iskele - Turco Inglés Diccionario

iskele

Significados de "iskele" en diccionario inglés turco : 69 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
iskele pier n.
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
iskele wharf n.
The boat crashed into the wharf.
Tekne iskeleye çarptı.

More Sentences
iskele scaffold n.
Don't walk through under the scaffold.
İskelenin altından geçmeyin.

More Sentences
General
iskele dock n.
A few minutes later, the ferry left the dock.
Birkaç dakika sonra feribot iskeleden ayrıldı.

More Sentences
iskele staging n.
I need three stagings right here for the competitors to stand.
Yarışmacıların üzerinde durması için burada bana üç iskele lazım.

More Sentences
iskele jetty n.
The boat was tied up at the jetty.
Tekne iskeleye bağlanmıştı.

More Sentences
iskele quay n.
The boat stopped near the quay.
Tekne iskelenin yakınında durdu.

More Sentences
iskele port n.
Instead, peaceful demonstrators were taken into custody when they arrived at the ferry port.
Bunun yerine barışçıl göstericiler feribot iskelesine vardıklarında gözaltına alındılar.

More Sentences
iskele pier n.
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
Trade/Economic
iskele wharf n.
The boat crashed into the wharf.
Tekne iskeleye çarptı.

More Sentences
Construction
iskele gangway n.
The ship lowered its gangway after docking.
Gemi yanaştıktan sonra iskelesini indirdi.

More Sentences
iskele scaffold n.
Don't walk through under the scaffold.
İskelenin altından geçmeyin.

More Sentences
iskele scaffolding n.
Scaffolding has gone up, so let's start!
İskele kuruldu, hadi başlayalım!

More Sentences
Marine
iskele quay n.
The boat stopped near the quay.
Tekne iskelenin yakınında durdu.

More Sentences
iskele pier n.
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
iskele berth n.
Ege Gübre is planning to extend both of its berths for 100 metres.
Ege Gübre her iki iskelesini de 100 metre uzatmayı planlıyor.

More Sentences
iskele gangway n.
The ship lowered its gangway after docking.
Gemi yanaştıktan sonra iskelesini indirdi.

More Sentences
iskele jetty n.
The boat was tied up at the jetty.
Tekne iskeleye bağlanmıştı.

More Sentences
iskele wharf n.
The boat crashed into the wharf.
Tekne iskeleye çarptı.

More Sentences
Mining
iskele scaffold n.
Don't walk through under the scaffold.
İskelenin altından geçmeyin.

More Sentences
Medical
iskele framework n.
I bought a wooden framework for my plants to grow against.
Bitkilerimin büyümesi için ahşap bir iskele aldım.

More Sentences
Archaeology
iskele scaffold n.
Don't walk through under the scaffold.
İskelenin altından geçmeyin.

More Sentences
iskele scaffolding n.
Scaffolding has gone up, so let's start!
İskele kuruldu, hadi başlayalım!

More Sentences
General
iskele embarcadero n.
iskele dockage n.
iskele landing place n.
iskele scaffoldage n.
iskele landing stage n.
iskele gangboard n.
iskele ship's ladder n.
iskele stage n.
iskele port side n.
iskele larboard n.
iskele seaport n.
iskele landing deck n.
iskele port town n.
iskele landing site n.
iskele catwalk n.
iskele gangplank n.
iskele landing n.
iskele loading place n.
iskele fabric n.
iskele stopping place n.
iskele cripple n.
iskele derrick n.
iskele tressel n.
iskele bridge [obsolete] n.
iskele plank n.
iskele scale [obsolete] n.
iskele stair n.
iskele staith n.
iskele strand [obsolete] n.
iskele gantry N.
Trade/Economic
iskele landing n.
Technical
iskele stage n.
iskele catwalk n.
iskele falsework n.
Construction
iskele catwalk n.
iskele cage n.
Marine
iskele landing-stage n.
iskele warf pier n.
iskele landing place n.
iskele landing stage n.
iskele landing n.
iskele jettee n.
iskele gare n.
iskele staithe n.
iskele whf (wharf) abrev.
Marine Biology
iskele port-side n.

Significados de "iskele" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
iskele tahtası gangplank n.
iskele hamalı roustabout n.
geminin iskele tarafı port n.
iskele sahibi wharfinger n.
iskele ücreti wharfage n.
iskele tarafı port n.
sürme iskele gangplank n.
asma iskele hanging scaffold n.
denize uzanmış iskele pier n.
kagir iskele jetty n.
iskele direği scaffolding pole n.
dubalı iskele floating pier n.
iskele kullanımı wharfage n.
iskele tarafı portside n.
dirsekli iskele outrigger n.
gemi ya da iskele kurtçuğu shipworm n.
iskele köprüsü gangway n.
iskele memuru makbuzu wharfinger's receipt n.
iskele merdiveni gangway n.
iskele memuru wharfinger n.
açık iskele open wharf n.
asma iskele cradle n.
sal iskele boat scaffold n.
topal iskele cripple scaffold n.
tek direkli iskele cripple scaffold n.
iskele korkuluğu guard board n.
uçan iskele hanging buttress n.
iskele sıpası horse n.
iskele babası bollard n.
taşınır iskele portable scaffold n.
seyyar iskele portable scaffold n.
iskele sıpası trestle n.
seyyar iskele traveller n.
seyyar iskele traveler n.
iskele köprüsü passerelle n.
iskele merdiveni passerelle n.
iskele babası fast n.
iskele malzemeleri scaffolding n.
iskele çalışanı staithman n.
iskele tarafına ait port adj.
geminin iskele tarafı larboard adj.
iskele tarafında olan portside adj.
iskele karşıtı starboard adj.
iskele tarafında bulunarak portside adv.
iskele sistemi scaffolding N.
Colloquial
iskele babası niggerhead n.
iskele uzatmak make overtures to v.
Trade/Economic
iskele ücreti pierage n.
iskele resmi pierage n.
iskele parası quayage n.
iskele ücreti wharfage n.
iskele memuru makbuzu wharfinger’s receipt n.
iskele memuru wharfinger n.
Technical
makinelerin iskele korkuluğu handrail n.
dizisel iskele serial port n.
seri iskele serial port n.
asma iskele suspended scaffolding n.
iskele babası bollard n.
iskele trafiğini yoğunlaştırıcı port concentrator n.
asma iskele suspended scaffold n.
boru iskele tubular scaffolding n.
iskele montajı rack mounting n.
taşıyıcı iskele supporting scaffolding n.
sürgü iskele gangway n.
betonarme iskele quay n.
çıkma iskele bracket staging n.
konsol iskele bracket scaffold n.
kalas iskele boardwalk n.
çıkma iskele bracket scaffold n.
iskele sıpası buck n.
basit iskele common scaffold n.
çift direkli iskele double-pole scaffold n.
boru iskele tubular scaffold n.
metal iskele iron scaffold n.
merdiven iskele ladder scaffold n.
taşınır iskele movable scaffold n.
yürür iskele rolling scaffold n.
tekerlekli iskele rolling scaffold n.
seyyar iskele movable scaffold n.
dış iskele outside scaffold n.
dirsekli iskele outrigger n.
kazık iskele pile pier n.
direkli iskele pole scaffold n.
taşıyıcı iskele supporting scaffold n.
t-biçimi iskele t-shaped pier n.
gezer asma iskele travelling cradle n.
gezer iskele traveller crane n.
üzerine çıkılarak çalışmaları kolaylaştıran iskele scaffolding n.
iskele kirişi putlog n.
iskele tahtası gangplank n.
bir tür yüzer iskele balance dock n.
ahşap iskele hoarding n.
iskele kurmak erect scaffold v.
iskele tarafına doğru aport adv.
iskele sancak stbd (starboard) abrev.
Computer
iskele trafiği yoğunlaştırıcısı port concentrator n.
iskele çekişmesi port contention n.
özgülenmiş iskele dedicated port expr.
özgül iskele dedicated port expr.
Informatics
özgül iskele dedicated port n.
Architecture
kemerin ilk taşını koymak için iskele direğine yerleştirilen taş coussinet n.
Construction
iskele kurma scaffolding n.
iskele direği scafolding pole n.
salıncak iskele sellette n.
asma iskele suspended landing stage n.
kemer iskele arched falsework n.
katlanır iskele folding scaffold n.
boru iskele tubular scaffolding n.
iskele işi trestlework n.
iskele kirişi putlog n.
içe asılı çıkma iskele interior hung scaffold n.
fincanlı iskele cup-lock n.
iskele kule scaffold tower n.
çok amaçlı iskele kule multi-purpose scaffold tower n.
tekerlekli iskele rolling tower n.
tekerlekli iskele rolling tower n.
köprü, iskele gibi yapıları destekleyen demir iskelet sistemi trestlework n.
köprü, iskele gibi yapıları destekleyen demir iskelet sistemi trestling n.
iskele zeminleri, dalgakıran gibi yapılara etki eden dalga enerjisini sönümlemek için suya atılan büyük kaya parçaları enrockment n.
füze atmada kullanılan hareketli iskele gantree n.
yoldan geçenleri düşen nesnelerden korumak için inşaatlara kurulan iskele rigger n.
bir iskele döşemesini destekleyen kısa kereste parçalarından her biri putlock n.
iskele kurmak attach scaffolding to v.
iskele kurmak scaffold v.
iskele gibi inşa edilmiş dayanıklı bir ahşap veya taş duvar ile korumak wharf [obsolete] v.
iskele gibi inşa edilmiş dayanıklı bir ahşap veya taş duvar ile sağlamlaştırmak wharf [obsolete] v.
iskele sancaklı sided adj.
Railway
taşıyıcı iskele supporting trestle n.
Aeronautic
açık iskele open wharf n.
uçağın dış kısımlarını çevreleyerek bunlara erişim sağlayan bir iskele dock n.
Marine
kamuya açık iskele public wharf n.
gemilerin bağlandığı iskele wharf n.
kazıklı iskele piled jetty n.
geminin iskele tarafı larboard n.
yüzer iskele floating jetty n.
bir geminin denizdeyken iskele veya sancak tarafına doğru eğilmesi heel n.
iskele yanı port n.
çift yassı kazıktipinde iskele double sheet pile pier n.
iki uzun iskele arasındaki yanaşma yeri slip n.
iskele babası bitt n.
gemilerde direkler veya iskele tahtası üzerinde ayakların basabileceği şekilde yapılmış çıkıntı cleat n.
kereste iskele lumber pier n.
yüzer iskele floating pier n.
iskele rıhtım tabliyesi apron n.
iskele resmi keelage n.
ana iskele ladder accommodation n.
iskele çapası landing anchorage n.
iskele tahtası fly bridge n.
ayrık iskele detached pier n.
iskele köprüsü footbridge n.