hoarding - Turco Inglés Diccionario

hoarding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hoarding — Definition

Significado:
istifleme
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈhɔːrdɪŋ/ – BrE /ˈhɔːdɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim
Sinónimo:
accumulation
Antónimos:
disposal

Significados de "hoarding" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
hoarding n. pano
There weren't any advertisement hoardings along the road.
Yol boyunca herhangi bir reklam panosu yoktu.

More Sentences
hoarding n. istifleme
There are obvious suspicions about the hoarding of meat and bonemeal and about where and how the testing is effected.
Et ve kemik etinin istiflenmesi ve testlerin nerede ve nasıl yapıldığı konusunda şüphelerimiz var.

More Sentences
hoarding n. istifçilik
Data hoarding is a digital disease.
Veri istifçiliği dijital bir hastalıktır.

More Sentences
Trade/Economic
hoarding n. istifçilik
Data hoarding is a digital disease.
Veri istifçiliği dijital bir hastalıktır.

More Sentences
Law
hoarding n. istifçilik
Data hoarding is a digital disease.
Veri istifçiliği dijital bir hastalıktır.

More Sentences
Technical
hoarding n. ahşap iskele
The building sites must be covered with hoarding.
İnşaat alanlarının ahşap iskele ile kapatılması gerekir.

More Sentences
General
hoarding n. istif
hoarding n. stok yapma
hoarding n. ilan panosu
hoarding n. biriktirme
hoarding n. tahta perde
hoarding n. gömüleme
hoarding n. ilan tahtası
hoarding n. reklam panosu
hoarding n. reklam tabelası
hoarding n. birikmiş şey
hoarding n. yığma
Trade/Economic
hoarding n. gömüleme
hoarding n. gereğinden fazla stok yapma
hoarding n. reklam panosu
hoarding n. stok yapma
Architecture
hoarding n. çıkma ahşap metris
Construction
hoarding n. tahta perde

Significados de "hoarding" con otros términos en diccionario inglés turco: 13 resultado(s)

Inglés Turco
General
advertisement hoarding n. ilan panosu
Trade/Economic
tax on hoarding n. yığma vergisi
tax on hoarding n. depolama vergisi
labor hoarding n. konjonktürün daralma döneminde firmaların emeği tam kapasite çalıştırmamalarına karşın onları işte tutmaları ve görevlerine son vermemeleri
labor hoarding n. emek istifçiliği
labor hoarding n. emek gömülemesi
labor hoarding n. emek stoklaması
Psychology
hoarding character n. istifçi kişilik
compulsive hoarding n. saklama ve istifleme rahatsızlığı
compulsive hoarding n. biriktirme hastalığı
compulsive hoarding n. stoklama bağımlılığı
hoarding disorder n. istifçilik bozukluğu
hoarding disorder n. biriktiricilik bozukluğu