disposal - Turco Inglés Diccionario

disposal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disposal — Definition

Significado:
bertaraf, atma, elden çıkarma
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈspoʊzəl/ – BrE /dɪˈspəʊzəl/)
Categoría gramatical:
İsim: disposal (uncountable)
Sinónimo:
disposal, removal
Antónimos:
retention, preservation

Significados de "disposal" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
disposal n. imha etme
Operators segregate hazardous liquids and accumulate them for safe disposal.
Operatörler tehlikeli sıvıları ayırır ve güvenli bir şekilde imha etmek için biriktirir.

More Sentences
disposal n. ortadan kaldırma
General
disposal n. emir
We want to put the necessary resources at Europol's disposal to enable it to be truly operationally effective.
Europol'ün operasyonel açıdan gerçekten etkili olabilmesi için gerekli kaynakları emrinde bulundurmak istiyoruz.

More Sentences
disposal n. elden çıkarma
Mr Goodwill has indeed referred to the many problems involved in disposal.
Sayın Goodwill gerçekten de elden çıkarma ile ilgili pek çok soruna değindi.

More Sentences
disposal n. kullanım
The committee questioned the disposal of the funds.
Komite fonların kullanımını sorguladı.

More Sentences
disposal n. tasarruf
The system exists and it is at the disposal of the Member States, but it is not the Commission's responsibility.
Sistem mevcuttur ve Üye Devletlerin tasarrufundadır, ancak Komisyonun sorumluluğunda değildir.

More Sentences
disposal n. imha
There is a new law regarding the proper disposal of batteries.
Pillerin uygun şekilde imhasına yönelik yeni bir yasa söz konusu.

More Sentences
Trade/Economic
disposal n. elden çıkarma
Mr Goodwill has indeed referred to the many problems involved in disposal.
Sayın Goodwill gerçekten de elden çıkarma ile ilgili pek çok soruna değindi.

More Sentences
disposal n. tasarruf
The system exists and it is at the disposal of the Member States, but it is not the Commission's responsibility.
Sistem mevcuttur ve Üye Devletlerin tasarrufundadır, ancak Komisyonun sorumluluğunda değildir.

More Sentences
Law
disposal n. tasarruf
The system exists and it is at the disposal of the Member States, but it is not the Commission's responsibility.
Sistem mevcuttur ve Üye Devletlerin tasarrufundadır, ancak Komisyonun sorumluluğunda değildir.

More Sentences
Environment
disposal n. tasfiye
He needed an experienced lawyer to handle the disposal of his business.
Şirketinin tasfiyesi ile ilgili konularda tecrübeli bir avukata ihtiyacı vardı.

More Sentences
General
disposal n. düzen
disposal n. idare
disposal n. tertip
disposal n. satış
disposal n. yok etme
disposal n. satma
disposal n. yerleştirme düzeni
disposal n. yerleştirme
disposal n. tanzim
disposal n. devir
disposal n. hibe
disposal n. kullanma
disposal n. kurtulma
disposal n. yönetim
disposal n. kontrol
disposal n. düzenleme
disposal n. çöp öğütücü
disposal N. atma
disposal N. bertaraf
Trade/Economic
disposal n. hibe
disposal n. satış
disposal n. tasarruf hakkı
disposal n. tertip
disposal n. tanzim
Law
disposal n. kullanma
disposal n. tasarruf etme
Technical
disposal n. hurdaya ayırma
disposal n. (lavabo giderinin alında bulunan) atık parçalayıcı
disposal n. lavabo giderinde (atıkları öğüterek su borularına gönderen) elektronik bir alet
Environment
disposal n. uzaklaştırma
disposal n. öğütme
disposal n. atık yönetimi
disposal n. atık yok etme yöntemi

Significados de "disposal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
waste disposal n. çöp boşaltılması
garbage disposal n. çöp yokedici
garbage disposal unit n. çöp öğütücü
garbage disposal n. çöp öğütücü
disposal area n. boşaltım yeri
sewage disposal n. pissu arıtma
towel disposal container n. çöp kutusu
medical waste disposal n. tıbbi atık kontrolü
refuse and refuse disposal n. çöp ve çöp kullanımı
disposal unit n. çöp öğütücü
garbage disposal unit n. elektrikli çöp öğütücüsü
radioactive waste disposal n. radyoaktif atıkların yok edilmesi
sewage disposal plants n. atık su boşaltım tesisleri
mine disposal n. mayını zararsız hale getirme
waste disposal n. atıkların yokedilmesi
disposal area n. boşaltma yeri
unsanitary disposal n. vahşi depolama
garbage disposal n. çöp yok etme
garbage disposal plant n. çöp yok etme tesisi
ultimate disposal n. nihai bertaraf
disposal of packaging n. ambalajların yok edilmesi
disposal of packaging n. ambalajın imhası
waste disposal unit n. çöp öğütme makinesi
garbage disposal unit n. çöp öğütme makinesi
food waste disposal n. çöp öğütücü
food waste disposal n. çöp öğütücüsü
garbage disposal n. çöp öğütücüsü
waste disposal unit n. çöp öğütücüsü
bomb disposal n. bomba imhası
bomb disposal n. bombayı etkisiz hale getirme
disposal fee n. imha ücreti
bomb disposal officers n. bomba imha görevlileri
be at someone's disposal v. birinin emrine amade olmak
be at someone's disposal v. birinin emrinde olmak
place at the disposal v. emre amade bulundurmak
put at the disposal of v. emrine hazır bulundurmak
hold at the disposal v. emre hazır bulundurmak
place at the disposal v. emre hazır bulundurmak
remain at the disposal v. emre amade olmak
remain at the disposal v. emre hazır olmak
remain at the disposal v. emre hazır bulunmak
at the disposal of adv. birisinin emrine amade
at one's disposal adv. emre amade
for disposal adv. satılık
at one's disposal adv. elinin altında
at one's disposal adv. hizmetinde
at the disposal of adv. -in tasarrufunda
Phrasals
put someone or something at someone's disposal v. birini/bir şeyi birinin emrine hazır bulundurmak
put someone or something at someone's disposal v. birini/bir şeyi birinin hizmetine sunmak
Phrases
remain at your disposal expr. (hizmetlerimizle) emrinize amadeyiz (resmi yazışmalarda)
at one's disposal expr. birinin emrine amade
at one's disposal expr. tasarrufunda
at your/somebody's disposal expr. hizmetinde
at your/somebody's disposal expr. emrine amade
at your/somebody's disposal expr. emrinde
Colloquial
be at (one's) disposal v. birinin emrine amade olmak
be at (one's) disposal v. birinin hizmetinde olmak
be at (one's) disposal v. birinin emrinde olmak
be at (one's) disposal v. birinin yardımına hazır olmak
at your disposal expr. emrinize hazır
at your disposal expr. emrinize amade
Idioms
put at the disposal of someone v. hizmetine sunmak
put something at someone's disposal v. emrine hazır bulundurmak
put something at someone's disposal v. hizmetine sunmak
put at the disposal of someone v. emrine hazır bulundurmak
put (someone, something, or oneself) at (one's) disposal v. (birini/bir şeyi/kendini birinin) emrine amade etmek
put at someone's disposal v. birinin hizmetine sunmak
put at disposal v. hizmete sunmak
put at someone's disposal v. birinin emrine hazır bulundurmak
put (someone, something, or oneself) at (one's) disposal v. (birini/bir şeyi/kendini birinin) hizmetine sunmak
put at disposal v. emrine hazır bulundurmak
at somebody's disposal expr. emrine amade
Speaking
I remain at your disposal expr. hizmetinizdeyim
I remain at your disposal expr. size yardım etmeye hazırım
Trade/Economic
net disposal proceeds n. varlıkları elden çıkarma net tahsilatları
disposal of fixed assets n. duran varlıkların elden çıkarılması
costs of disposal n. elden çıkarma maliyetleri
disposal of assets n. varlıkların elden çıkarılması
disposal value n. elden çıkarma değeri
disposal consideration n. elden çıkarma tazminatı
disposal consideration n. elden çıkarma kararı
disposal consideration n. elden çıkarma bedeli
net disposal proceeds n. varlıkların elden çıkarılmasından kaynaklanan net tahsilatlar
gain on disposal n. elden çıkarma kazancı
disposal value n. satış değeri
off-site disposal location n. alan dışı boşaltma mahalli
property disposal officer n. mal sorumlusu
gains on disposal of fixed assets n. duran varlıkların tasfiyesine ilişkin kazançlar
losses on disposal of tangible fixed assets in the ordinary course of business n. maddi duran varlıkların işin normal seyrinde kullanımından kaynaklanan zararlar
losses on disposal of fixed assets n. duran varlıkların tasfiyesine ilişkin zararlar
gains on disposal of tangible fixed assets in the ordinary course of business n. işin normal seyri sırasında maddi duran varlıkların tasfiyesinden haynaklanan kazançlar
disposal of the documents n. dokümanların imha edilmesi
disposal of the documents n. dokümanların imhası
asset disposal n. varlık elden çıkarma
free disposal axiom n. terk-i zilyetlik serbestlik karinesi
free disposal n. bedelsiz tasfiye
free disposal n. bedelsiz elden çıkarma
free disposal n. maliyetsiz terk etme
free disposal n. bedelsiz terk etme
hold at disposal v. emre hazır tutmak
Law
at your disposal n. sizin tasarrufunuzda
act of disposal n. tasarruf işlemi
bomb disposal expert n. bomba imha uzmanı
disposal hearing n. hızlı duruşma
be at the disposal of v. tasarrufunda olmak
Politics
disposal of products n. ürünlerin pazara sürümü
disposal of products n. ürünlerin imha edilmesi
safe disposal of non-recoverable waste and residues n. geri kazanımsız atıkların güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi
basel convention on the control of transboundary movements of hazardous wastes and their disposal n. tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınması ve bertaraf edilmesinin kontrolüne ilişkin basel sözleşmesi
Technical
radioactive disposal n. radyoaktif birikim
water disposal n. su tahliyesi
refuse disposal facilities n. atık boşaltım tesisleri
sewage disposal n. pis suyun temizlenmesi
disposal site n. atık alanı
disposal plant n. yok etme tesisi
disposal site n. yok etme alanı
ultimate disposal site n. kesin depolama alanı
towel disposal container n. çöp kutusu
refuse disposal n. çöp toplama
refuse disposal works n. çöp yok etme işleri
refuse disposal n. atık yok etme
refuse disposal n. çöp kaldırma
chemical disposal n. kimyasal tasfiye
waste-disposal unit n. çöp değirmeni
waste-disposal work n. artık yok etme işleri
waste-disposal unit n. çöp öğütücü
waste-disposal plant n. atık yok etme tesisi
waste-disposal unit n. çöp yok etme ünitesi
solid waste disposal n. katı atıkları yok etme
solid waste disposal n. katı atık uzaklaştırma
sewage disposal n. lağım boşaltma
disposal of sewage water n. pis su atımı
disposal of waste n. atık giderme
disposal of waste n. atıkların giderilmesi
chip disposal n. talaş atma
slag disposal n. dışık atma
slag disposal n. curuf yok etme
slag disposal n. dışık atımı
disposal of packaging materials n. paketleme malzemesinin tasfiyesi
ash disposal n. kül atma
disposal unit n. (lavabo giderinin alında bulunan) atık parçalayıcı
disposal unit n. lavabo giderinde (atıkları öğüterek su borularına gönderen) elektronik bir alet
Marine
radioactive waste disposal into the sea n. denize radyoaktif atık boşaltılması
ocean disposal of radioactive waste n. radyoaktif atıkların okyanusa dökülmesi
waste oil disposal facilities n. atık petrol boşaltım tesisleri
hulk disposal facilities n. gemi atığı boşaltım tesisleri
bulkhead for waste disposal n. atık boşaltımı için kıyı perdesi
dredge material disposal site n. taranan malzemenin boşaltım alanı
waste disposal facilities n. artık boşaltım tesisleri
Medical
medical waste disposal n. tıbbi atık imhası