kontrol - Turco Inglés Diccionario
Historia

kontrol



Significados de "kontrol" en diccionario inglés turco : 46 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kontrol check n.
kontrol control n.
General
kontrol countenance n.
kontrol checkout n.
kontrol examination n.
kontrol clutch n.
kontrol grip n.
kontrol superintendence n.
kontrol governance n.
kontrol composure n.
kontrol wire n.
kontrol overhaul n.
kontrol helm n.
kontrol rein n.
kontrol command n.
kontrol control n.
kontrol disposal n.
kontrol hand n.
kontrol curb n.
kontrol controlling n.
kontrol metering n.
kontrol rounds n.
kontrol supervision n.
kontrol kerb n.
kontrol diagnostic adj.
kontrol pilot adj.
Trade/Economic
kontrol audit
kontrol working papers
kontrol visitation
kontrol checking
kontrol supervision
Law
kontrol control
Politics
kontrol controlling
Technical
kontrol check
kontrol supervision
kontrol checking
kontrol direction
kontrol inspection
Computer
kontrol control desk
Automotive
kontrol control
Aeronautic
kontrol controlling
Medical
kontrol control
Food Engineering
kontrol controlling
Statistics
kontrol control
Military
kontrol command
British Slang
kontrol once-over

Significados de "kontrol" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kontrol altına almak bring under control v.
kontrol etmek control v.
kontrol etmek check v.
yönetim/kontrol sway n.
kontrol kalemi test light n.
kontrol edilmiş controlled adj.
General
kontrol etmek audit v.
kontrol etmek check on v.
kontrol etmek check out v.
zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri/halkı) subdue v.
kontrol etmek manage v.
kontrol etmek discipline v.
kontrol etmek go over v.
belirli bir şeyi arayarak bir şeyi kontrol etmek check for v.
kontrol altında tutmak keep under control v.
kontrol etmek superintend v.
kontrol etmek choke back v.
kontrol etmek choke down v.
biletini kontrol ettirmek (havaalanında) check in v.
kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi) crosscheck v.
suyun derinliği ve dibin niteliğini kontrol etmek sound v.
kontrol altında tutmak stake in v.
kontrol etmek go through v.
kontrol altında tutmak keep a tight rein on v.
kontrol etmek check up v.
kontrol altında tutmak keep down v.
kontrol altına almak contain v.
sikkelerin ayarını kontrol etmek pyx v.
kontrol etmek see over v.
stok kayıtlarını kontrol etmek take stock v.
kontrol altına almak smother v.
kontrol etmek examine v.
bakmak (kontrol etmek amacıyla) check on v.
kontrol altında tutmak kept down v.
kontrol etmek command v.
biletini kontrol etmek (havaalanında) check in v.
kontrol etmek govern v.
kontrol etmek make sure something is ok v.
kontrol etmek explore v.
kontrol etmek overhaul v.
kontrol işareti koymak check v.
kontrol etmek check up on v.
kontrol altına almak check v.
kontrol altına almak curb v.
kontrol etmek check v.
kontrol altına alınmak be brought under control v.
yangını kontrol altına almak keep the fire under control v.
kontrol sağlamak gain control v.
kontrol sağlamak establish control v.
saatini kontrol etmek check one's watch v.
kontrol sağlamak assume control v.
yangını kontrol altına almak bring a fire under control v.
saati kontrol etmek check one's watch v.
zamanı kontrol etmek check one's watch v.
müsaitlik durumunu kontrol etmek check availability v.
kontrol altında tutmak keep something in check v.
kontrol yapmak perform control v.
kontrol altında olmak be under control v.
kontrol yapmak control v.
kontrol yapmak exercise control v.
kontrol dışına çıkmak go out of control v.
kontrol edilmek be controlled v.
kontrol dışına çıkmak get out of control v.
kontrol etmek make check v.
kendini kontrol etmek check oneself v.
kontrol etmek control v.
kontrol altında tutmak discipline v.
-i kontrol etmek go over v.
çifte kontrol etmek double-check v.
tekrar kontrol etmek double-check v.
çifte kontrol yapmak double-check v.
rasgele kontrol etmek spot-check v.
kontrol etmek guard v.
kontrol altına almak hold in v.
kontrol altına almak get under control v.
kontrol altında tutmak get under control v.
doğru olup olmadığını kontrol etmek check v.
kontrol etmek supervise v.
kontrol altına almak keep down v.
kontrol etmek monitor v.
kontrol etmek police v.
yeniden kontrol etmek recheck v.
kontrol etmek test v.
(sinirini vb) kontrol altında tutmak choke-down v.
(sinirini vb) kontrol altında tutmak choke back v.
(sinirini vb) kontrol altında tutmak choke off v.
kontrol etmek check through v.
kontrol etmek check over v.
kontrol etmek take something in hand v.
durumu kontrol altına almak get a grip on the situation v.
kontrol etmek inspect v.
uygunluğunu kontrol etmek screen out v.
çok yakından idare veya kontrol etmek micromanage v.
kontrol altına almak bring someone under control v.
kontrol edilemez hale gelmek become uncontrollable v.
sonra kontrol etmek control later v.
sonradan kontrol etmek control later v.
tekrar kontrol etmek recontrol v.
yeniden kontrol etmek reexamine v.
tekrar kontrol etmek reinspect v.
tekrar kontrol etmek reexamine v.
yeniden kontrol etmek control again v.
tekrar kontrol etmek check again v.
yeniden kontrol etmek recontrol v.
yeniden kontrol etmek check again v.
tekrar kontrol etmek control again v.
tekrar kontrol etmek recheck v.
yeniden kontrol etmek reinspect v.
durumu kontrol altında tutmak handle the situation v.
durumu kontrol etmek handle the situation v.
hislerini kontrol etmek control one's feelings v.
kontrol altına almak restrain v.
kanamayı kontrol etmek control the bleeding v.
kontrol altında-olmamak not be under control v.
birinin hayatını kontrol altına almaya çalışmak try to control one’s life v.
çevreyi kontrol etmek check the perimeter v.
bir havaleyi kontrol etmek check on a wire transfer v.
arka tarafı kontrol etmek check the back v.
kontrol/denetim altına almak harness v.
tekrar kontrol etmek take another look v.
yönünü idare/kontrol etmek control the direction of v.
arabaları kontrol etmek check the cars v.
doğum kontrol hapı kullanmak be on the birth control pills v.
her şeyi kontrol altına almak have everything under control v.
numarayı kontrol etmek check the number v.
kimliğini kontrol etmek perform an identity check on someone v.
kontrol işareti koymak check off v.
kontrol altında tutmak control v.
tekrar kontrol etmek re-examine v.
yeniden kontrol etmek re-examine v.
kontrol etmek review v.
kontrol altına almak accoy v.
(nabız vb) kontrol etmek take v.
(bir merkezden) kontrol veya kumanda etmek tame v.
sıkı kontrol uygulamak ramrod v.
kimliğe bakarak yaş kontrol etmek card v.
talebin çok yoğun olduğu dönemlerde kimi gemi ve feribot seferlerinde kullanılan bir kontrol doküman sailing ticket n.
çevre kirliliğini önleme ve kontrol genel müdürlüğü general directorate of environmental pollution prevention and control n.
trafik kontrol traffic control n.
gıda kontrol food control n.
shewart kalite kontrol grafiği shewart quality control charts n.
roket kontrol devresi missile control circuit n.
kontrol aygıtı control apparatus n.
kontrol kuponu auditor's coupon n.
kontrol programı monitor program n.
doğum kontrol aleti contraceptive n.
kontrol hanesi check digit n.
doğrusal olmayan kontrol teorisi nonlinear control theory n.
elle basılmış biletin kontrol kuponlarını taklit etme cardboarding n.
kontrol altına alma pacification n.
kontrol eden wielder n.
kendini kontrol edebilirlik assuredness n.
dijital kontrol sistemleri digital control systems n.
kontrol kapsamı span of control n.
kontrol etme controlling n.
kontrol paneli instrument panel n.
kontrol işareti check n.
tartı kontrol memuru check weighman n.
kontrol edilemeyen seks düşkünlüğü satyriases n.
trafik kontrol noktası traffic control point n.
sıkı kontrol strict control n.
genel kontrol general overview n.
hücresel kontrol mekanizması cellular control mechanisms n.
kontrol tablosu instrument panel n.
daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet protectorate n.
sayısal kontrol sistemleri digital control systems n.
ihraç kontrol bilgisi export controlled information n.
kontrol edilebilir rüya lucid dream n.
çekirge kontrol locust control n.
kontrol paneli panel n.
kontrol listesi checklist n.
uyarlanabilir kontrol sistemleri adaptive control systems n.
kontrol hayvanı control animal n.
çoklu silah kontrol panel multiple weapon control panel n.
kontrol belgesi check n.
manuel vc kontrol ayarı man vc control setting n.
koruma ve kontrol genel müdürlüğü general directorate for protection and control n.
doğum kontrol hapı contraceptive n.
bir başka devlete bağımlı olan veya onun tarafından kontrol edilen küçük devlet satellite state n.
kontrol alevi pilot burner n.
ihracat kontrol export control n.
kontrol deliği manhole n.
kendini kontrol etme self control n.
akıllı kontrol sistemleri intelligent control systems n.
kontrol aygıtı tester n.
kontrol düğmesi knob n.
kontrol programı monitoring program n.
kontrol aleti survey instrument n.
kontrol grafiği control chart n.
doğum kontrol hapı the pill n.
giriş kontrol noktası access control point n.
kontrol paneli desk n.
hava trafik kontrol air traffic control n.
biletleri kontrol eden veya yer gösteren görevli theater attendant n.
kontrol sistemleri controls systems n.
kontrol teorisi control theory n.
kontrol edilebilir rüya lucid dreaming n.
kontrol mühendisliği control engineering n.
doğum kontrol hapı contraceptive pill n.
kontrol çubuğu absorbing rod n.
biyolojik kontrol sistemleri biological control systems n.
sosyal kontrol social control n.
doğum kontrol hapı birth control pill n.
kontrol uçuşu check flight n.
kalite kontrol quality control n.
yer ölçme kontrol noktası placemark n.
intihara eğilimli tutukluların gardiyanlarca sık sık kontrol edilmesi suicide watch n.
ara kontrol intermediate control n.
komuta ve kontrol sistemleri command and control systems n.
kirlenme kontrol endüstrisi pollution control industry n.
kirlenme kontrol donanımı pollution control equipment n.
taşıyıcı kontrol sistemleri carrier control systems n.
pnömatik kontrol pneumatic control n.
mimari kontrol architectural control n.
kalite kontrol belgesi quality control certificate n.
kalite kontrol sertifikası quality control certificate n.
kontrol mühendisi control engineer n.
optimal kontrol optimal control n.
bilgisayarlı kontrol computerized control n.
planlama ve kontrol planning and control n.
kendini kontrol edememe nonrestraint n.
kontrol edilemeyen yangın vegetation fire n.
kontrol edilemeyen yangın forest fire n.
kontrol edilemeyen yangın peat fire n.
kontrol edilemeyen yangın hill fire n.
kontrol edilemeyen yangın gambut n.
kontrol edilemeyen yangın wild fire n.
kontrol edilemeyen yangın grass fire n.
kontrol edilemeyen yangın bushfire n.
kontrol edilemeyen yangın wildland fire n.
kontrol edilemeyen yangın wildfire n.
erkekleri kontrol edebilen kadın ballbreaker n.
doğum kontrol yöntemleri birth control methods n.
periyodik stok kontrol periodical stock control n.
bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol walkthrough n.
bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol walk through n.
irade gücünü kullanarak güçlükleri kontrol edebilme mind over matter n.
önceden sezme yoluyla kontrol anticipating control n.
sistem ve kontrol system and control n.
yeniden kontrol reinspection n.
kontrol etme checking n.
kontrol eden controller n.
kontrol aygıtı controller n.
kontrol birimi controller n.
tekrar kontrol counter check n.
kapı kontrol ünitesi door control unit n.
su kirliliği kontrol yönetmeliği water pollution control regulations n.
uzaktan kontrol remote control n.
kapı kontrol yapısı gatehouse n.
vaka-kontrol çalışmaları case-control studies n.
sürekli çevresindeki insanları kontrol altında tutmaya çalışan kimse control-freak n.
kontrol manyağı control-freak n.
hava terminalinde bilet ve bagajın kontrol edildiği tezgah check-in desk n.
kontrol hastası control-freak n.
kendini kontrol etme self-control n.
gerçek zamanlı kontrol real-time control n.
nbc kontrol merkezi nuclear-biological-chemical control center n.
gerçek zamanlı kontrol sistemleri real-time control systems n.
gerçek zamanlı sayısal kontrol real-time numerical control n.
kendi kendini kontrol self-test n.
bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol walk-through n.
kontrol etme inspection n.
trafik kontrol noktası checkpoint n.
kontrol altına alınamayan büyük yangın conflagration n.
tatminkar kontrol satisfactory control n.
kontrol grubu control group n.
limit kontrol limit control n.
mal sahibinin kontrol elemanı owner's inspector n.
kontrol deliği peep hole n.
doğum kontrol hapı pill n.
tatmin edici kontrol satisfactory control n.
tek tuş kontrol one touch control n.
tek dokunma ile kontrol one touch control n.
deney sonuçlarının doğruluğunu kontrol etme validation n.
son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını crown fire n.
kontrol tarihi control date n.
kontrol tarihi date of control n.
etkin kontrol effective control n.
aşırı kontrol over-monitoring n.
kredi kontrol credit control n.
sıkı kontrol tight control n.
doğum kontrol hapı morning after pill n.
kontrol felsefesi control philosophy n.
kontrol etme supervising n.
istatistiki kontrol statistical control n.
kontrol hastası control nut n.
kontrol noktaları checkpoints n.
kontrol noktası checkpoint n.
iç kontrol bileşenleri components of internal control n.
kalite kontrol qc (quality control) n.
kontrol tarihi time horizon n.
doğum kontrol hapı anti-baby pill n.
kontrol paneli control board n.
tekrar kontrol etme countercheck n.
hız kontrol düzeni cruise control n.
kontrol mekanizması detent n.
kontrol edilemezlik recalcitrance n.
kontrol edilemezlik refractoriness n.
kontrol edilemezlik unmanageableness n.
diyafram (bir doğum kontrol yöntemi) dutch cap n.
son kontrol final check n.
polis sınır kontrol noktası border checkpoint n.
makul kontrol reasonable control n.
insan davranışının yalnızca bireyin genleri ve bir takım psikolojik faktörlerin etkisiyle oluştuğuna ve kontrol edildiğine inanan görüş biodeterminism n.
insan davranışının yalnızca bireyin genleri ve bir takım psikolojik faktörlerin etkisiyle oluştuğuna ve kontrol edildiğine inanan görüş biological determinism n.
proses kontrol mühendisi process control engineering n.
kontrol edilemeyen yangın raging fire n.
kontrol edi̇lebi̇li̇rli̇k inspectability n.
ses kontrol sound check n.
ses kontrol sound control n.
kontrol tarihi date of inspection n.
kontrol tarihi date of control n.
kontrol illüzyonu illusion of control n.
bilet kontrol ticket control n.
bir insanın kötü bir ruh tarafından ele geçirilip kontrol edildiğine inanması cacodemonia n.
doğum kontrol takvim yöntemi calendar method of birth control n.
meditasyon ile zihnin enerjisini kontrol etmeye ve kullanmaya dayalı bir yoga çeşidi raja yoga n.
hava trafik kontrol air-traffic control n.
sıkı kontrol yapan kimse ramrod n.
rastgele kontrol testi random control test n.
kontrol edilmiş reviewed adj.
değerlendirilmiş (kontrol edilmiş vb) evaluated adj.
kontrol edilemeyen uncontrolled adj.
kontrol altına alınmamış uncontrolled adj.
kontrol edilebilir manageable adj.
kontrol edilemez ungovernable adj.
kendini kontrol edemeyen ungoverned adj.
askeri kontrol altında olmayan demilitarised adj.
askeri kontrol altında olmayan demilitarized adj.
kontrol edilemez uncontrollable adj.
kontrol edilmiş checked adj.
kolay kontrol edilir tractable adj.
kolay kontrol edilemeyen intractable adj.
kontrol edilemez unmanageable adj.
kontrol edilmemiş unchecked adj.
kontrol eden controlling adj.
kontrol edilemeyen uncurbed adj.
kontrol edilemeyen checkless adj.
kontrol altında tutan disposing adj.
kontrol edilemeyen noncontrollable adj.
kontrol dışı noncontrollable adj.
kontrol edilemez noncontrollable adj.
kontrol edilemez incontrollable adj.
kontrol edilmeyen unsupervised adj.
kontrol edilebilir containable adj.
kontrol edilemez uncontainable adj.
kontrol edilemez out-of-control adj.
kontrol edilemeyen out-of-hand adj.
kontrol edilemeyen out-of-control adj.
ön kontrol pre-control adj.
kontrol edilemez out-of-hand adj.
iyi kontrol edilen well-controlled adj.
kendi kendini kontrol eden self checking adj.
yeniden kontrol edilen reexamined adj.
yeniden kontrol edilen reinspected adj.
yeniden kontrol edilen rechecked adj.
yeniden kontrol edilen recontrolled adj.
kontrol edilebilir restrainable adj.
kontrol altında tutulabilir restrainable adj.
kontrol edilemez unrestrainable adj.
kontrol altında tutulamayan unrestrainable adj.
kontrol altına alınmış controlled adj.
zihinle/akılla/düşünceyle/düşünmeyle/düşünerek kontrol edilen mind-controlled adj.
yeniden kontrol edilen re-examined adj.
kontrol dışı uncontrollable adj.
kontrol edilemeyen radge adj.
kontrol edilemeyen raging adj.
sermayesiz olarak baskı veya kontrol altında on a string adv.
kontrol altında under control adv.
kontrol altında in hand adv.
kontrol edilemez bir biçimde uncontrollably adv.
baskı veya kontrol altında on a string adv.
kontrol altında in check adv.
kontrol altına alınmış under control adv.
kontrol edilemeyecek şekilde ragingly adv.
Phrasals
kontrol etmek check out
doğruluğunu kontrol etmek check on
birini kontrol etmek check in on someone
birisini kontrol etmek check somebody out
kontrol etmek suss out
Colloquial
kontrol altına almak bring under control
kontrol dışında beyond control
kontrol et check that
maillerini kontrol etmek check one's emails
Idioms
durumu kontrol altında tutmak have a steady hand on the tiller v.
durumu kontrol altında tutmak have a firm hand on the tiller v.
kontrol yeri/merkezi back room n.
kontrol dışı out of hand
kendini kontrol edememek not contain oneself for
kontrol altında olmak be well in hand
kontrol edilmek be well in hand
işlerini kontrol altına almak set one's house in order
işlerini kontrol altına almak put one's house in order
duygularını kontrol altında tutmaya çalışmak bite one's lip
duygularını kontrol altında tutmaya çalışmak bite one's lips
iyice kontrol etmeden satın almak buy a pig in a poke
kontrol altında olmak be in the driver's seat
kontrol altında olmak be in the driving seat
kontrol altına almak clip (someone's) wings
kontrol edilemeyecek noktaya gelmek reach boiling point
kontrol altında tutmak hold in check
kontrol edilemeyecek noktaya gelmek come to a boil
kontrol altında tutmak hold someone in check
kontrol altında tutmak keep someone in check
kontrol altında tutmak keep a lid on
geçmişini kontrol etmek do a background check
kontrol altında well in hand
birini sıkı kontrol altına almak take a firm grip on someone
duygularını kontrol altında tutmak hold one's emotions in check
sıkı kontrol altında on a tight leash
(artık) kontrol edilemeyecek düzeye/duruma gelmek take on a life of its own (no longer be controlled by anyone)
artık kontrol/idare edememek lose one's touch with someone
doğum kontrol hapı kullanmak be on the pill
sıkı kontrol altına almak tighten the reins
kimliğini kontrol etmek run a make on someone
(güçlü bir duyguyu) kontrol altında tutmak keep something bottled up
kontrol etmek check in
kontrol altında tutmak keep on point
kendini kontrol etmek için çaba sarfetmek swallow hard
bir şeyi tamamen kontrol altına almak have a lock on something
Speaking
kontrol et check it out
kontrol edemeyeceğin şeyler things you can't control
beni kontrol edemezsin you can't control me
artık kontrol edilememek no longer be controlled
artık kontrol altına alınamamak no longer be controlled
fişi kontrol ettin mi? did you check the plug?
her şey kontrol altında everything is under control
her şey kontrol altında it's all under control
bir kontrol edeyim let me check
zamanı kontrol edemezsin you can't control time
beni kontrol mü ediyorsun? are you checking up on me?
cumhuriyet genel hesap kontrol departmanı general controller's department of the republic
Slang
çok hareketli ve kontrol altında tutulamayan hell on wheels
erkeği kontrol eden kadın ball-breaker
erkeği kontrol eden kadın ball-buster
hayatı kontrol etmek grab life by the balls
duş alan mahkumları kontrol amacıyla izleyen ceza evi görevlisi gazer
şoförü hareketlerini kontrol eden yolcu harassenger
Trade/Economic
bütçe kontrol araçlarının belirlenmesinden önce genel harcamalara getirilen sınır cash limit n.
kontrol belgesi inspection certificate
kontrol ve raporlama planning
maliyet kontrol cost control
birlikte kontrol edilen işletme jointly controlled entity
kontrol ve raporlama fpcr forecasting
yedek parça stoku kontrol kodu inventory control code
bütçe ve kontrol müdürü budget and control manager
kontrol edilebilir maliyet controllable cost
rekabeti önlemek için fiyatları kontrol altında tutan tüccarlar birliği pool
risk yönetimi ve iç kontrol müdürü risk management and internal audit manager
üçüncü tarafın düzenlediği kalite kontrol belgesi third party certificate of inspection
pay senedi değerine yansıyan kontrol maliyetleri agency cost
post kontrol post verify
yönetsel kontrol managerial control
istatistiksel kontrol yöntemi statistical control method
üst kontrol tarafı ultimate controlling party
bir belgenin ödenmesinden önce onun üzerinde yapılan kontrol preaudit
iştirakler, bağlı ve birlikte kontrol edilen ortaklar affiliates, subsidiaries and joint ventures
kontrol sayısı control number
kontrol riski control risk
kontrol altına alma curbing
imalatçının veya satıcının kalite veya kontrol belgesi manufacturer' or supplier's quality or inspection certificate
iç kontrol sistemi internal control system
bütçe kontrol budget control
kontrol amaçlı parti üretimi batch building
ülkeye giren ve çıkan malların hareketini kontrol eden devlet birimi customs
nihai kontrol gücüne sahip taraf ultimate controlling party
dolaylı kontrol indirect control
belgelerdeki bilgileri kontrol etmek vouch
ertelenmiş kontrol deferred control
birleşik kontrol joint control
kambiyo kontrol düzenlemeleri exchange control regulations
iç kontrol accounting control
inşaat kontrol müdürü construction control manager
devlet malı ya da devletçe kontrol edilen ticaret şirketleri state trading companies
kontrol süreci control process
resmi kontrol ve soruşturma inquest
iç kontrol standartları internal control standards
ticaret kontrol ve uzmanlık sistemi trade control and expert system
idari kontrol managerial control
kalite kontrol işlemleri quality circle activity
bilgisayarın işleyişini kontrol eden bütünleşmiş programlar dizisi operating system
karşılıklı kontrol collateral control
kontrol ve raporlama control and reporting
ortaklaşa kontrol joint control
ortak kontrol joint control
ticari kontrol listesi commerce control list
kontrol hesabı control account
para arzını kontrol etmek üzere amerikan hükümeti'nden yetkili on iki bankadan her biri federal reserve bank
iç kontrol internal check
tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları hazard analysis & critical control points
kontrol sistemleri control systems
kalite kontrol quality control
yasal olarak kontrol edilen ölçü aleti legally controlled measuring instrument
yasal metrolojik kontrol legal metrological control
iç kontrol internal control
senelik kontrol annual audit
büyük defter kontrol kartı ledger control card
dahili kontrol internal check
kontrol sistemi control system
kontrol noktası check point