pill - Turco Inglés Diccionario
Historia

pill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "pill" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pill n. hap
General
pill v. hap/ilaç vermek
pill v. hapa dönüştürmek
pill n. izmarit
pill n. ilaç
pill n. sıkıntı
pill n. doğum kontrol hapı
Colloquial
pill n. sıkıcı tip
Medical
pill n. oral kontraseptif
Gastronomy
pill n. hap
Basketball
pill n. top
Slang
pill n. ahlaksız kimse
pill n. ahlaksızın teki
pill n. aşağılık kimse/tip
pill n. sevimsiz kimse/tip
pill n. sevimsizin teki
pill n. antipatik kimse/tip
pill n. zor biri
pill n. kötü bir gerçek/bilgi
pill n. hoş olmayan bir gerçek/bilgi
pill n. kötü bir şey
pill n. nahoş şey/bilgi
pill n. tatsız bir gerçek/bilgi
pill n. tatsız şey
pill n. hoşa gitmeyen bir gerçek/bilgi/şey
pill n. can sıkıcı bir gerçek/bilgi/şey
pill n. hap/tablet formunda amfetamin
pill n. uyuşturucu hap
pill n. yatıştırıcı hap
pill n. uyku hapı
pill n. hap formunda barbitürat
pill n. top
pill n. bir spor dalında kullanılan herhangi bir top

Significados de "pill" con otros términos en diccionario inglés turco: 172 resultado(s)

Inglés Turco
General
gild the pill v. göz boyamak
take a pill v. hap yutmak
pop a pill v. hap yutmak
swallow a pill v. hap yutmak
take a pill v. hap içmek
take the whole pill v. hapın tamamını almak
take the whole pill v. hapın tamamını içmek
pep pill n. amfetaminli hap
sleeping pill n. uyku ilacı
pill bug n. tespihböceği
bitter pill to swallow n. kötü haber
poison pill n. zehir hapı
the pill n. doğum kontrol hapı
contraceptive pill n. doğum kontrol hapı
suicide pill n. intihar hapı
a bitter pill n. beraberinde zorluklar getiren bir çözüm yolu
pill bottle n. ilaç şişesi
sleeping pill n. uyku hapı
birth control pill n. doğum kontrol hapı
weight-loss pill n. zayıflama hapı
weight-reducing pill n. zayıflama hapı
weight-loss pill n. kilo verme hapı
weight-reducing pill n. kilo verme hapı
pill pusher n. eczacı
pill roller n. eczacı
morning after pill n. doğum kontrol hapı
pill box n. hap kutusu
anti-baby pill n. doğum kontrol hapı
sleeping pill n. uyku ilacı/hapı
vitamin pill n. vitamin hapı
morning after pill n. ertesi gün hapı
Colloquial
morning after pill n. ertesi gün hapı
horse pill n. kocaman tablet/hap
horse pill n. yutulması zor büyük boyutlu hap
horse pill n. inanılması zor iddia, hikaye, söylem
horse pill n. asılsız iddia, hikaye, söylem
horse pill n. yutturulamayacak iddia, hikaye, söylem
horse pill n. yutturması zor iddia, hikaye, söylem
the pill n. kötü bir gerçek/bilgi
the pill n. hoş olmayan bir gerçek/bilgi
the pill n. kötü bir şey
the pill n. nahoş şey/bilgi
the pill n. tatsız bir gerçek/bilgi
the pill n. tatsız şey
the pill n. hoşa gitmeyen bir gerçek/bilgi/şey
the pill n. can sıkıcı bir gerçek/bilgi/şey
Idioms
gild the pill v. allayıp pullamak
sweeten the pill v. allayıp pullamak
sugar-coat the pill v. allayıp pullamak
sugar the pill v. allayıp pullamak
sugar the pill v. çirkin olan bir şeyi çekici hale getirmek
be on the pill v. doğum kontrol hapı kullanmak
gild the pill v. güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek
gild the pill v. göz boyamak
sugar-coat the pill v. göz boyamak
sweeten the pill v. güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek
sugar the pill v. göz boyamak
sweeten the pill v. göz boyamak
a hard pill to swallow n. yenilir yutulur gibi olmayan
a hard pill to swallow n. sindirmesi zor
a hard pill to swallow n. kabullenmesi zor
blue pill n. mavi hap
blue pill n. kırmızı hap-mavi hap seçeneğindeki mavi hap
blue pill n. özgür iradeyle gerçeği bilmek istememe seçimi
a tough pill to swallow n. acı reçete
a tough pill to swallow n. kabullenmesi zor olan şey
a tough pill to swallow n. hazmı zor olan durum
a tough pill to swallow n. yenilir yutulur cinsten olmayan şey
a tough pill to swallow n. baş etmesi güç olan sorun
a bitter pill to swallow n. acı reçete
bitter pill to swallow n. acı reçete
a bitter pill to swallow n. kişinin kabullenmesi gereken kötü olay
bitter pill to swallow n. yenilir yutulur olmayan
pill-in-the-pocket n. yanında ilaç taşıma
pill-in-the-pocket n. yanında reçeteli ilacını taşıma
pill-in-the-pocket n. bir belirti olduğunda almak üzere yanında ilaç taşıma
pill-in-the-pocket n. bir belirti olması halinde almak üzere ilacını cebinde taşıma
pill-in-the-pocket n. sürekli ilaç taşıma
pill mill n. uygun olmayan şekilde ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
pill mill n. sorumsuzca ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
pill mill n. yasa dışı şekilde ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
pill mill n. reçetesiz ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
poison pill n. yönetimin ele geçirilmesi tehlikesine karşı yönetim kurulunun piyasaya düşük fiyatlı hisseler sunarak yönetimi devralmak isteyen şirketi zarara uğratmak suretiyle uyguladığı bir savunma taktiği
poison pill n. şirket satın almalarında agresif yatırımcılara karşı şirket sahipleri tarafından şirket yönetimini kaptırmamak için kullanılan bir savunma taktiği
poison pill n. bir şirketin devralmak için cazip olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için başvurulan yöntem
sugar pill n. ilaç içermeyen hap
sugar pill n. tedavi edici etkisi olmayan hap
sugar pill n. ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz hap
sugar pill n. plasebo
sugar pill n. tıbbi bir özelliği olmayan fakat öyleymiş gibi verilen hap
Speaking
take a chill pill expr. sakin ol
Textile
anti-pill adj. pilelenmeyen
Medical
pain pill n. ağrı kesici
pep pill n. amfetaminli ilaç
sublingual pill n. dil altı hapı
abortion pill n. düşük ilacı
diet pill n. diyet hapı
sugar coated pill n. draje
abortion pill n. düşük hapı
contraceptive pill n. doğum kontrol hapı
oral contraceptive pill n. doğum kontrol hapı
pill taken to prevent pregnancy n. doğumu önleyici hap
sugar-coated pill n. draje
birth control pill n. doğum kontrol hapı
small pill n. hapçık
a pill for every ill n. her hastalık için bir hap
pep pill n. kuvvet hapı
small pill n. küçük hap
travel sickness pill n. (seyahat kaynaklı) mide bulantısı hapı
Pharmaceutics
sugarcoated pill n. draje
pep pill n. enerjiyi artıran ve iştahı azaltan merkezi sinir sistemi uyarıcısı bir ilaç
Zoology
pill bug n. tespih böceği
Slang
boner pill n. ereksiyon hapı
pill line n. ilaç sırası
boner pill n. penis kaldırıcı hap
pill dropper n. hapçı
pill dropper n. hap atan kimse
pill-popper n. hapçı
pill-popper n. hap atan kimse
pill-popper n. sık hap alan kimse
pill-popper n. alışkanlık halinde hap alan kişi
pill-popper n. gerekli gereksiz hap yutan kimse
pill freak n. hap bağımlısı
pill freak n. hapçı
pill freak n. papikçi
pill freak n. düğmeci
pill peddler [uk/australia] n. ilaç yazma yetkisi olan hekim
pill peddler [uk/australia] n. ilaç veren/verebilen hekim
pill popper n. hapçı
pill popper n. hap atan kimse
pill popper n. hap bağımlısı
pill popper n. sürekli hap içen kimse
pill popper n. papikçi
pill-popper n. hapçı
pill-popper n. hap atan kimse
pill-popper n. hap bağımlısı
pill-popper n. sürekli hap içen kimse
pill-popper n. papikçi
pill-dropper n. hapçı
pill-dropper n. hap atan kimse
pill-dropper n. hap bağımlısı
pill-dropper n. sürekli hap içen kimse
pill-dropper n. papikçi
pill pusher [uk/australia] n. ilaç yazma yetkisi olan hekim
pill pusher [uk/australia] n. ilaç veren/verebilen hekim
pill roller [uk/australia] n. ilaç yazma yetkisi olan hekim
pill roller [uk/australia] n. ilaç veren/verebilen hekim
red pill n. kırmızı hap
red pill n. zorluklarına rağmen gerçeklerle yüzleşmeyi seçme
red pill n. zorluklarına rağmen gerçeklerden haberdar olma tercihi
red pill n. gerçekleri görme tercihi
red pill n. kırmızı hapı alma/yutma
red pill n. sert erkek
red pill n. maskülen özellikleri baskın erkek
red pill n. kadın/feminizm düşmanı maço erkek
red pill n. kadın/feminizm karşıtı maço erkek
red pill n. baskın erkek
take a chill pill expr. sakin ol
take a chill pill expr. gevşe
take a chill pill expr. salla
take a chill pill expr. boş ver
take a chill pill expr. takma kafana
take a chill pill expr. boş ver ya
take a chill pill expr. aldırma
British Slang
pill it v. haplanmak
pill it v. hap çakmak
pill it v. eks atmak
pill it v. eks takılmak
pill it v. hap atmak
pill it v. pıt atmak
pill-head n. hap takılan tip
pill-head n. hapçı