hap - Turco Inglés Diccionario

hap

Significados de "hap" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
General
hap n. şans
hap n. tesadüf
hap n. baht
hap n. rastlantı
hap n. örtü
hap n. kaplama
hap n. kılıf
hap n. olay
hap n. hadise
hap v. rastlamak
hap v. meydana gelmek
hap v. olmak
hap v. tesadüf etmek
hap v. örtmek
hap v. gizlemek
hap v. sarıp sarmalamak

Significados de "hap" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hap pill n.
Sleeping pills helped her to get some rest.
Uyku hapları biraz dinlenmesine yardımcı oldu.

More Sentences
Gastronomy
hap pill n.
Sleeping pills helped her to get some rest.
Uyku hapları biraz dinlenmesine yardımcı oldu.

More Sentences
Chemistry
hap tablet n.
Dakota recommended these vitamin C tablets.
Dakota bu C vitamini haplarını önerdi.

More Sentences
General
hap tabloid n.
hap drug n.
hap pilule n.
hap cachet n.
Colloquial
hap cap n.
Construction
hap pellet n.
Slang
hap candy n.
hap hog n.
hap thizz n.
hap bounce [dialect] n.
British Slang
hap little fella n.
hap littles n.
hap jack and jill n.
hap disco biscuit n.
hap gary n.

Significados de "hap" con otros términos en diccionario inglés turco: 141 resultado(s)

Turco Inglés
General
hap verme pilling n.
büyük hap bolus n.
yuvarlak yassı hap troche n.
iri hap bolus n.
hap kutusu pillbox n.
amfetaminli hap pep pill n.
hap yapma pilling n.
yassı hap tabloid n.
uyuşturucu hap opiate drug n.
hap kutusu pill box n.
hap kutusu capsule bottle n.
hap kutusu medicine bottle n.
hap kutusu pills bottle n.
hap bilgi info nugget n.
hap bilgi tidbit (of information) n.
hap bilgi brief info n.
hap bilgi bite-sized information n.
hap bilgi nugget of information n.
hap bilgi snippet (of information) n.
hap bilgi concise information n.
hap bilgi short information n.
hap bilgi quick fact n.
hap içmek take a pill v.
hap yutmak pop a pill v.
hap yutmak take a pill v.
hap yutmak swallow a pill v.
bir sürü hap almak take too many pills v.
hap - happed happed v.
hap almış dopey adj.
hap gibi pilulous adj.
Phrasals
(hap vs.) patlamak kick in v.
Colloquial
yutulması zor büyük boyutlu hap horse pill n.
hap yapmak cap v.
hap almış belted adj.
(mahkumların) yanında/elinde bulundurduğu (ilaç, hap) ip (in possession)
Idioms
kırmızı hap-mavi hap seçeneğindeki mavi hap blue pill n.
mavi hap blue pill n.
tedavi edici etkisi olmayan hap sugar pill n.
tıbbi bir özelliği olmayan fakat öyleymiş gibi verilen hap sugar pill n.
ilaç içermeyen hap sugar pill n.
ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz hap sugar pill n.
hap almak pop pills v.
bir sürü hap almak pop pills v.
Law
hap müptelalığı drug addiction n.
Technical
hap biçiminde pilular adj.
Telecom
per-hap davranışı per-hap behaviour n.
Medical
doğumu önleyici hap pill taken to prevent pregnancy n.
küçük hap small pill n.
küçük hap small tablet n.
küçük hap pilule n.
küçük hap capsule n.
her hastalık için bir hap a pill for every ill n.
çoklu hap polypill n.
kokteyl hap cocktail drug n.
kokteyl hap drug cocktail n.
mide ve spazm çözücü olarak kullanılan aromatik pastil ve hap cachunde n.
birden fazla vitamin içeren hap veya tablet multivitamin pill n.
Pharmaceutics
hipertansiyon ve anjina pektoris için reçete edilen damar genişletici bir hap amlodipine besylate n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan bir ilaç markası empirin n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan bir ilaç markası bayer n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan beyaz ve kristalli bir bileşik acetylsalicylic acid n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan beyaz ve kristalli bir bileşik aspirin n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan bir ilaç markası st. joseph n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan beyaz ve kristalli bir bileşik headache powder n.
salisilik asitten türetilen, yaygın olarak hap şeklinde kullanılan beyaz ve kristalli bir bileşik aspirin powder n.
bifazik hap biphasic pill n.
hap haline getirilen yoğun macun kıvamındaki ilaç içeren karışım mass n.
vücudun progesteron kullanımını engelleyerek hamileliğin erken dönemlerinde düşüğe neden olan bir hap ru-486 n.
bir gebelik önleyici hap lo/ovral® n.
ilişki sonrası hamileliği önlemek için alınan (hap) morning-after adj.
Veterinary
iri hap dope n.
büyük hap ball n.
(hayvana) hap vermek ball v.
Archaic
büyük hap bole n.
Slang
penis kaldırıcı hap boner pill n.
bir tür sakinleştirici hap lude n.
hap amfetamin ace n.
uyuşturucu hap candy n.
eks (uyuşturucu hap) candy n.
şeker (uyuşturucu hap) candy n.
düğme (uyuşturucu hap) candy n.
hap biçiminde keyif verici uyuşturucu bop n.
uyuşturucu hap bop n.
hap bağımlısı/müptelası a bean head n.
hap bağımlısı/müptelası bean head n.
gerekli gereksiz hap yutan kimse pill-popper n.
hap atan kimse popper n.
hap atan kimse pill-popper n.
alışkanlık halinde hap alan kişi pill-popper n.
sık hap alan kimse pill-popper n.
hap atan kimse pill dropper n.
hap bağımlısı pill freak n.
sakinleştirici hap jack-ups n.
amfetaminli hap pepper-upper n.
yatıştırıcı hap pill n.
hap atan kimse pill-dropper n.
kırmızı hap red pill n.
hap formunda barbitürat pill n.
sürekli hap içen kimse pill-dropper n.
sürekli hap içen kimse pill popper n.
hap atan kimse pill popper n.
hap bağımlısı pill-dropper n.
hap bağımlısı pill popper n.
hap bağımlısı pill-popper n.
hap atan kimse pill-popper n.
uyuşturucu hap pill n.
sürekli hap içen kimse popper n.
sürekli hap içen kimse pill-popper n.
hap bağımlısı popper n.
hap atan kimse popper n.
gerekli gereksiz hap yutan kimse popper n.
alışkanlık halinde hap alan kişi popper n.
sık hap atan kimse popper n.
hap takılan tip pillhead n.
uyuşturucu hap tuie n.
uyuşturucu hap tooey n.
uyuşturucu hap tooie n.
uyuşturucu hap tuie n.
hap formundaki barbitürat doll n.
hap atmak drop v.
hap atmak drop a bop v.
hap çakmak drop a bop v.
(hap, LSD) ruh halini değiştirmek blow v.
(hap, LSD) ruh halini değiştirmek blow someone's mind v.
hap atmak party v.
(hap almış) patlayan beaned up adj.
hap almış beaned up adj.
hap etkisinde pilled adj.
hap mı attınız siz? are you guys on drugs? expr.
hap mı attın? are you on drugs? expr.
British Slang
uyuşturucu hap bean n.
eks (hap) bean n.
(sümük) hap bogey n.
ekstazi hap disco biscuit n.
ekstazi hap little fella n.
hap takılan tip pill-head n.
hap gibi sümük bogie n.
(hap vb) atmak drop v.
hap çakmak pill it v.
hap atmak pill it v.
Modern Slang
adhd ve nörolepsi hastalıklarının tedavisi için kullanılan hap amphetamine salts n.