drug - Turco Inglés Diccionario

drug

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drug — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /drʌɡ/ – BrE /drʌɡ/)
Categoría gramatical:
İsim: drug (drugs); Fiil: drug (drugs – drugged – drugging)
Sinónimo:
medication, narcotic
Antónimos:
antidote, sobriety

Significados de "drug" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drug n. ilaç
The group gathered to protest the drug prices.
Grup ilaç fiyatlarını protesto etmek için toplandı.

More Sentences
General
drug n. uyuşturucu
The government has taken some measures to prevent drug usage.
Hükümet uyuşturucu kullanımını önlemek için bazı tedbirler aldı.

More Sentences
drug n. ilaç
The group gathered to protest the drug prices.
Grup ilaç fiyatlarını protesto etmek için toplandı.

More Sentences
drug n. uyuşturucu madde
Winners don't use drugs.
Kazananlar uyuşturucu madde kullanmaz.

More Sentences
drug v. ilaç vermek
The officers drugged the lion that escaped from the cage.
Memurlar kafesten kaçan aslana ilaç verdiler.

More Sentences
drug v. içkisine ilaç katmak
The woman drugged his husband's meal to make him sleep.
Kadın kocasını uyutmak için içkisine ilaç kattı.

More Sentences
drug v. ilaçla uyuşturmak
Layla drugged Sami.
Layla Sami'yi ilaçla uyuşturdu.

More Sentences
drug v. uyuşturmak
They kidnapped me, drugged me, and then brainwashed me.
Onlar beni kaçırdılar, uyuşturdular ve sonra beynimi yıkadılar.

More Sentences
Law
drug n. uyuşturucu madde
Winners don't use drugs.
Kazananlar uyuşturucu madde kullanmaz.

More Sentences
General
drug n. esrar
drug n. hap
drug n. ecza
drug n. yiyecek
drug n. satılmayıp elde kalan ticari mal
drug n. satışa elverişli olmayan ticari mal
drug n. elde kalan mal
drug n. talep görmeyen ürün
drug n. piyasası olmayan ürün
drug v. uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe/içeceğe)
drug v. ilaçla uyutmak
drug v. uyuşturucu vermek
drug v. uyuşturucu almak
drug v. uyuşturmak/ilaç vermek
Technical
drug v. herhangi birisinin içkisine veya yemeğine uyuşturucu koymak
drug v. zararlı madde koymak
Mechanic
drug n. alt derece
Medical
drug n. drog
drug n. ecza
Forestry
drug n. kereste taşınan ağır ve alçak at arabası

Significados de "drug" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drug possession n. uyuşturucu bulundurma
drug smuggler n. uyuşturucu kaçakçısı
drug treatment n. uyuşturucu bağımlılığı tedavisi
wonder drug n. mucize ilaç
drug catalogs n. ilaç katalogları
drug dealer n. zehir taciri
drug abuse n. ilacın kötüye kullanımı
drug allergy n. ilaç allerjisi
drug addict n. hapçı
drug smuggler n. zehir taciri
drug treatment n. ilaçla tedavi
drug management n. ilaç yönetimi
drug habit n. uyuşturucu bağımlılığı
drug on the market n. satılmayan mal
drug in the market n. satılmayan mal
narcotic drug n. uyuşturucu ilaç
drug addict n. uyuşturucu maddelere düşkün
drug addiction n. ilaç alışkanlığı
drug use n. ilaç kullanımı
over the counter drug n. reçetesiz ilaç
drug addiction n. madde bağımlılığı
drug addict n. uyuşturucu bağımlısı
drug dealing n. zehir tacirliği
drug company n. ilaç firması
drug company n. ilaç şirketi
opiate drug n. uyuşturucu hap
drug treatment n. uyuşturucu tedavisi
drug use n. uyuşturucu kullanımı
chemical drug n. kimyasal ilaç
drug addict n. uyuşturucu düşkünü
drug-related violence n. uyuşturucuyla bağlantılı şiddet
drug-store n. eczane
drug trafficker n. uyuşturucu kaçakçısı
drug peddler n. uyuşturucu satıcısı
drug trafficker n. uyuşturucu satıcısı
drug dealer n. uyuşturucu satıcısı
drug lord n. zehir taciri
drug baron n. zehir taciri
drug cartel n. uyuşturucu şebekesi
drug cartel n. zehir taciri
drug lord n. uyuşturucu baronu
drug baron n. uyuşturucu baronu
drug cartel n. uyuşturucu karteli
hard drug n. sert uyuşturucu
soft drug n. hafif uyuşturucu
hard drug n. ağır uyuşturucu
drug smuggling n. uyuşturucu kaçakçılığı
drug trafficking n. uyuşturucu kaçakçılığı
drug dog n. narkotik köpeği
drug user n. uyuşturucu madde kullanıcısı
food and drug control n. gıda ve ilaç kontrolü
food and drug control n. gıda ve ilaç denetimi
food and drug packaging n. gıda ve ilaç paketleme/ambalajlama
drug container n. ilaç kutusu
drug store n. eczane (abd)
a serious drug habit n. ciddi bir uyuşturucu alışkanlığı
drug courier n. uyuşturucu kuryesi
drug mule n. uyuşturucu kuryesi
a rise in drug-related crime n. uyuşturucu ile ilgili suçlarda artış
drug driving n. uyuşturucu maddenin etkisinde araç kullanma
drug information association n. ilaç bilgi derneği
a recreational drug user n. eğlence amacıyla arada sırada uyuşturucu kullanan kimse
drug king n. uyuşturucu kralı
narcotic drug n. uyuşturucu madde
drug-free treatment n. ilaçsız tedavi
addictive drug n. bağımlılık yapan ilaç
drug pusher n. uyuşturucu satıcısı
drug warehouse n. ecza deposu
drug czar n. uyuşturucu baronu
drug czar n. uyuşturucu çarı
drug abuse n. madde bağımlılığı
drug usage instructions n. ilaç kullanım talimatları
mexican drug cartel n. meksikalı uyuşturucu karteli
drug warehouse n. ilaç deposu
drug paraphernalia n. narkotik madde kullanım amaçlı araç gereçler
recreational drug n. keyif için alınan, bağımlılık yapmayan uyuşturucu
drug smuggler n. uyuşturucu taciri
club drug n. genellikle gençlerin gece kulüplerinde kontrollü olarak aldıkları uyuşturucu
drug-running n. yasadışı uyuşturucuları ülkeye sokma
drug withdrawal n. keyif verici madde alımını durdurma
street drug n. keyif verici etkileri için alınan ilaç
drug interdiction n. hava, deniz veya kara yoluyla yapılan yasadışı uyuşturucu ticaretinin önlenmesi
drug of abuse n. keyif verici etkileri için alınan ilaç
drug war n. narkotik ile uyuşturucu satıcıları arasındaki çatışma
drug abuser n. uyuşturucu bağımlısı
drug-taking n. yasadışı uyuşturucu kullanan kimse
drug abuser n. ilaçları kötüye kullanan kimse
drug-taker n. yasadışı uyuşturucu kullanan kimse
drug bust n. polisin yasadışı uyuşturucu maddeleri ele geçirmesi
drug abuser n. madde bağımlılığı olan kimse
drug-driver n. uyuşturucu etkisi altındayken araba süren kimse
single drug n. tek ilaç
kick the drug v. uyuşturucuyu bırakmak
sell a drug over the counter v. ilacı reçetesiz satmak
mix drink with a drug v. içkisine ilaç katmak
drug one's drink v. içkisine ilaç katmak
sell drug v. ilaç satmak
take drug v. ilaç içmek
become a drug-addict v. uyuşturucu müptelası olmak
become a drug-addict v. uyuşturucu bağımlısı olmak
show (its) effect (drug etc) v. faydasını göstermek
have a drug problem v. uyuşturucu problemi olmak
have a drug problem v. uyuşturucu sorunu olmak
addict someone to a drug or alcohol v. birini uyuşturucuya veya alkole alıştırmak
break a drug addiction v. uyuşturucuyu bırakmak
break a drug addiction v. uyuşturucu kullanmayı bırakmak
expand one’s drug business v. uyuşturucu işini büyütmek
buy a drug in a drugstore without a prescription v. eczaneden reçetesiz ilaç almak
drug addicted adj. uyuşturucu bağımlısı
drug addicted adj. madde bağımlısı
drug-infested adj. uyuşturucunun yoğun olduğu (bölge)
drug-free adj. ilaçsız
drug-naive adj. (bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi görmemiş
drug-naive adj. (bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi almamış
drug-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi almamış
drug-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi olmamış
drug-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi görmemiş
drug-proof adj. ilaca dayanıklı
drug-proof adj. ilaç etki etmez
drug-free adj. uyuşturucu maddelerin kullanılmadığı
drug-free adj. uyuşturucu içermeyen
drug-free adj. uyuşturucu kullanmayan
drug-related adj. uyuşturucuya bağlı
drug-related adj. uyuşturucudan kaynaklı
Phrasals
drug out v. uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe/içeceğe)
drug out v. ilaç vermek
drug out v. ilaçla uyuşturmak
drug out v. içkisine ilaç katmak
drug out v. uyuşturmak
drug out v. uyuşturucu vermek
drug out v. ilaçla uyutmak
Colloquial
a drug addict n. uyuşturucu bağımlısı
drug store cowboy n. zampara
head drug n. zihni manipüle eden/etkileyen uyuşturucu
drug store cowboy n. sağda solda düzgün kıyafetlerle gezip kadınları tavlamaya çalışan adam
drug store cowboy n. sağda solda çapkınlık yapan adam
head drug n. psikoaktif madde/uyuşturucu
drug store cowboy n. gönülçelen
become a drug-addict v. uyuşturucuya düşmek
Idioms
drug on the market n. elde kalan mal
drug of choice n. tavsiye edilen ilaç tedavisi
drug of choice n. güvenilir liman
drug of choice n. sığınılan faaliyet
drug of choice n. beğenilen yasak madde
drug of choice n. sevilen uyuşturucu
drug of choice n. yeğlenen faaliyet, alışkanlık
drug of choice n. tercih edilen ilaç tedavisi
drug of choice n. ilk tercih
drug of choice n. (birine) en iyi gelen şey/faaliyet
drug of choice n. gözde uyuşturucu