holding - Turco Inglés Diccionario
Historia

holding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "holding" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
holding n. holding
General
holding n. arazi parçası
holding n. alacak
holding n. kira ile tutulmuş arazi
holding n. toprak kiralama
holding n. edinç
holding n. depolama
holding n. göz altına alma
holding n. stok
holding n. istiap
holding n. mal
holding n. tutma
holding n. hisseler, emlak, mülk, mallar (bir kimsenin veya bir kuruluşun sahip olduğu)
holding n. arsa
holding n. hisse
holding n. arazi
holding n. elde tutma
holding n. meşgul etme
holding n. tahvil
holding n. bekleme
holding n. genelde tarım için kullanılan arazi
Trade/Economic
holding kirayla tutulmuş arazi
holding mal veya mülk ve tahvil
Technical
holding tutma
Computer
holding meşgul etme
holding bekletme
holding bekliyor
Aeronautic
holding bekleme
holding alıkoyma

Significados de "holding" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
holding holding n.
General
holding conglomerate n.
holding holding company n.
Trade/Economic
holding conglomeration
holding holding company
holding conglomerate

Significados de "holding" con otros términos en diccionario inglés turco: 198 resultado(s)

Inglés Turco
General
be incapable of holding (a job/post) v. dikiş tutturamamak
leave someone holding the bag v. üzerine yıkmak
leave holding the bag v. sorumluluğu bir başkasına yüklemek
leave someone holding the bag v. sorumluluğu başkasına yüklemek
leave holding the bag v. üzerine yıkmak
holding point n. bekleme noktası
holding company n. holding
holding area n. bekleme sahası
holding companies n. holding şirketler
holding tight n. sıkı tutma
small holding n. küçük çiftlik
holding accountable n. sorumlu tutma
property holding n. mal varlığı
holding time n. tutma süresi
underwater breath holding record n. su altında nefesini tutma rekoru
record of holding breath underwater n. su içinde nefes tutma rekoru
record of holding breath underwater n. su altında nefes tutma rekoru
record of holding breath underwater n. su altında nefesini tutma rekoru
record for underwater breath holding n. su altında nefes tutma rekoru
record for underwater breath holding n. su içinde nefes tutma rekoru
record for underwater breath holding n. su altında nefesini tutma rekoru
underwater breath holding record n. su altında nefes tutma rekoru
underwater breath holding record n. su içinde nefes tutma rekoru
breath holding n. nefes tutma
holding vessel n. sıvı bekletme tankı/deposu
holding six pieces adj. altılık
Idioms
be left holding the baby kabak başına patlamak
be left holding the bag kabak başına patlamak
leave someone holding the bag birini yüzüstü bırakmak
leave holding the baby üzerine yıkmak
leave holding the bag üzerine yıkmak
leave someone holding the bag suçu başkasının üstüne yıkmak
leave someone holding the baby sorumluluğu başkasının üzerine yıkmak
leave someone holding the bag sorumluluğu başkasının üzerine yıkmak
leave someone holding the baby suçu başkasının üstüne yıkmak
be left holding the bag işin üzerine yıkılması
be left holding the baby işin üzerine yıkılması
be left holding the baby ihalenin birine kalması
be left holding the bag ihalenin birine kalması
hand-holding birini destekleme
hand-holding birine destek olma
leave someone holding the bag birini günah keçisi yapmak
leave someone holding the baby birini günah keçisi yapmak
Speaking
there is no holding somebody tutmanın imkanı yok
thank you for holding (telefonda) beklediğiniz için teşekkür ederiz
keep holding on tutmaya devam et
how long you will be holding me here? beni burada ne kadar tutacaksınız?
how are you holding up? nasıl gidiyor?
how's your family holding up? ailen nasıl?
would you mind holding this for me? bunu benim için tutar mısın?
there's nothing holding me here anymore beni burada tutan bir şey yok artık
the barrier is holding bariyer dayanıyor
Trade/Economic
holding period yield elde tutma dönemi kazancı
holding company holding şirket
bank holding company banka holding şirketi
inventory holding cost envanter tutma masrafi
reciprocal share holding karşılıklı iştirak
financial holding company finansal holding şirketi
holding company holding şirketi
bank holding company birden fazla bankaya sahip olan banka dışı şirket
inventory holding envanter tutma
holding company holding
east of holding money para tutma maliyeti
opportunity cost of holding money para tutmanın fırsat maliyeti
one-bank holding company tek bankalı holding şirketi
personal holding company ferdi holding şirket
holding the line hatların yükselmesini önleyici
personal holding company bireysel holding şirketi
holding period return senedi elde tutma süresi getirisi
minority holding azınlık hissesi
vertical holding dikey holding
holding costs elde tutma maliyetleri
holding company hakim firma
holding company hakim şirket
Law
disablement from holding public office kamu hizmetlerinden yasaklılık
holding over bir arazi üzerindeki zilyetliği zamanında geri vermeme
holding out yanlış zehabı uyandırma
federal holding facility federal tutukevi
holding cell mahkumların duruşma sırasında mahkeme içinde tutuldukları hücre
holding cell nezarethane
holding deposit (evi kiralamadan önce emlakçıya veya ev sahibine verilen) kapora
Politics
mixed activity holding company faaliyet sahası karışık olan holding şirketi
holding of securities menkul kıymetleri ellerinde bulunduranlar
mixed activity holding company karma faaliyete sahip holding şirketi
perpetual disqualification from holding public office devlet memuriyeti hakkından daimi mahrumiyet cezası
disablement from holding public office kamu hizmetlerinden men edilme
dual office holding aynı zamanda iki farklı göreve sahip olma
holding statement (bir olay sonrası yapılan ilk) resmi açıklama
Institutes
petrokimya holding corporation petrokimya holding aş.
Technical
holding current tutunma akımı
holding beam tutma ışını
dust holding capacity toz tutma kapasitesi
holding anode tutma anodu
holding period bekletme süresi
average holding time ortalama meşguliyet süresi
box holding removable accessories takma tel kafes sandığı
holding piece tutamak
holding valve geri tepme ventili
holding current tutma akımı
holding down bracket köşe halkası
moisture holding capacity nem tutma kapasitesi
holding-down bolt ankraj bulonu
holding-up hammer perçin dayaması
water-holding capacity su tutma kapasitesi
holding pattern bekleme paterni
holding spring tutucu yay
holding pattern havaalanına iniş izni bekleyen uçakların izledikleri belirli yol
holding winding kilit sargısı
water holding capacity su tutma kapasitesi
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
holding arbor kavrama mili
holding time bekletme zamanı
pressure holding valve basınç tutucu valf
self-holding tapers kendiliğinden tutan konikler
holding force tutma kuvveti
holding basket tutma sepeti
holding furnace bekletme fırını
holding basket bekletme sepeti
holding heat avarya ısısı
high dust holding capacity yüksek toz tutma kapasitesi
power holding capability enerji tutma kapasitesi
holding vessel bekletme tankı/deposu
Computer
call holding arama bekletiliyor
average holding time ortalama meşguliyet süresi
holding time tutma süresi
holding current tutma akımı
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
Informatics
holding time meşgul etme süresi
Telecom
average holding time on trunks trunklardaki ortalama bekleme süresi
holding time bekletme süresi
regional Bell holding company bell bölge holding şirketi
average holding time ortalama tutma süresi
holding time tutma süresi
Electric
holding beam tutma ışını
holding anode tutma anodu
Textile
heel pin holding strength topuk çivisi tutma mukavemeti
heel pin holding strength (ökçenin) çivi tutma dayanımı
Automotive
self holding circuit otomatik tutma mekanizması
pressure holding valve basınç tutma valfi
self-holding circuit otomatik tutma mekanizması
road-holding ability yol tutma kabiliyeti
road holding yol tutuş
holding the road yola yapışma
pressure holding valve basınç tutma valfı
holding down bastırma
screw-holding screwdriver vida tutucu tornavida
Railway
holding down force aşağı tutma kuvveti
holding track bekleme hattı
Aeronautic
holding point bekletme noktası
minimum holding altitude minimum bekleme irtifası
holding track beklemede uçuş yolu
holding bay bekleme alanı
holding pattern mode beklemede uçuş yolu şekli
holding pattern beklemede uçuş yolu
visual holding görerek bekleme
holding facility bekletme nirengi noktası
holding fix bekleme fiksi
holding procedure bekletme yöntemi
holding area bekleme sahası
holding point bekleme noktası
holding pattern bekleme paterni
holding pattern beklerken yapılan dairesel uçuş
taxi-holding position taksi bekletme düzeni
minimum holding altitude asgari bekleme irtifası
holding bay bekleme yeri
taxi holding position taksi bekleme pozisyonu
road-holding position araç yol bekleme pozisyonu
intermediate holding position ara bekleme pozisyonu
runway-holding position pist bekleme pozisyonu
Marine
holding power tutucu güç
holding ground tutucu zemin
holding anchorage bekleme demir yeri
Mining
moisture holding capacity su tutma kapasitesi
Medical
breath holding spell katılma nöbeti
Food Engineering
water holding su tutma
holding tube bekletme tüpü
water holding capacity su tutma kapasitesi
Botanic
holding stem sarılıcı gövde
Agriculture
moisture holding capacity nem tutma kapasitesi
Tobacco
holding tank bekleme tankı
fire-holding capacity ateş tutma yeteneği
Environment
water holding capacity su tutma kapasitesi
Geography
maximum water holding capacity maksimum su tutma kapasitesi
Military
holding element tespit kuvveti
holding attack tespit taarruzu
holding force tespit kuvveti
holding position tespit mevzii
holding anchorage dağılma demir yeri
records holding area geçici arşiv sahası
holding battalion hasta ve yaralı teslim alma ve sevk taburu
holding station hasta ve yaralı teslim alma ve sevk istasyonu
holding point bekleme noktası
holding pattern mode bekleme paterni modu
holding and reconsignment point bekletme ve tutma noktası
holding area bekletme bölgesi
Sport
holding techniques tutma teknikleri
Football
foul by holding rakip futbolcuya sarılmak suretiyle yapılan faul
British Slang
holding the folding üzerine yeterince nakit olan