alacak - Turco Inglés Diccionario

alacak

Significados de "alacak" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alacak receivable adj.
Our receivables can save the company.
Alacaklarımız şirketi kurtarabilir.

More Sentences
alacak credit n.
Trade/Economic
alacak receivable n.
Our receivables can save the company.
Alacaklarımız şirketi kurtarabilir.

More Sentences
General
alacak demand n.
alacak money owed to one n.
alacak due n.
alacak debt owed to one n.
alacak lien n.
alacak debt n.
alacak holding n.
alacak debt owed n.
alacak assets n.
alacak dette [obsolete] n.
Trade/Economic
alacak claim n.
alacak credit n.
alacak account receivable n.
alacak due in n.
alacak assets n.
alacak bad debt n.
alacak debt receivable n.
Law
alacak chose in action n.
alacak claim n.
Politics
alacak lien n.

Significados de "alacak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
alacak verecek receivables and payables n.
değersiz alacak bad debt n.
alınamayan alacak bad debt n.
alacak günleri receivable days n.
nefes alacak yer breathing space n.
adi alacak unsecured claim n.
alacak davası personal action n.
hesabın alacak bölümü contra n.
alacak miktarı amount due n.
güneş ışınlarını maksimum oranda alacak şekilde tasarlanmış oda sunroom n.
kesinleşmiş alacak specified receivable n.
kan alacak damarı bilmek know which side one's bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side one's bread is buttered v.
nefes bile alacak zamanı olmamak hardly to have time to breathe v.
alacak verecek hesaplarını denkleştirmek play with the numbers v.
alacak için sıkıştırmak dun v.
aklını başından alacak şekilde enravishingly adv.
(vurucunun durduğu köşeyi geçerek) sayı alacak şekilde in adv.
içine alacak şekilde into prep.
alacak finansmanı factoring N.
Phrasals
(mahsul, alacak toplamak get in v.
Phrases
can alacak kadar as much as (one's) life is worth adv.
tüm bunları dikkate alacak olursak If we take into account all of these expr.
tüm bu unsurları dikkate alacak olursak If we take into account all of these factors expr.
uç uç böceği annen sana terlik pabuç alacak ladybug, ladybug, fly away home expr.
, annem sana terlik pabuç alacak ladybug, ladybug, fly away home expr.
uç, uç böceğim, yarın düğün olacak, annem sana terlik pabuç alacak ladybug, ladybug, fly away home expr.
Proverb
ucuz mal alacak kadar zengin değilim i'm not rich enough to buy cheap things
ucuz mal alacak kadar zengin değilim i'm not rich enough to buy cheap stuff
Colloquial
polisin sokak gösterilerinde eylemcileri içine alacak şekilde kordonla çevirdiği alan kettle [uk] n.
alışmak biraz daha zaman alacak it takes getting used to expr.
Idioms
nefes alacak yer breathing room n.
kan alacak damarı bilmek know which side one's bread is buttered on v.
bal alacak çiçeği bilmek know on which side one's bread is buttered v.
alacak vereceklerini hesaplamak cast up (one's) accounts [obsolete] v.
(biriyle) arasında borç alacak kalmamak be quits (with somebody) v.
(biriyle) arasında borç alacak kalmamak be quits (with someone) v.
alacak verecek kalmamak call (something) square v.
işe alacak birini bulmak head hunt v.
kan alacak damarı bilmek know which side of one's bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side of (one's) bread is buttered v.
kan alacak damarı bilmek know on which side your bread is buttered v.
kan alacak damarı bilmek know which side of (one's) bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side of one's bread is buttered v.
kan alacak damarı bilmek know which side your bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side your bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know on which side your bread is buttered v.
bir daha toplanması zor olacak/uzun süre alacak şekilde dağılmış scattered from here to breakfast adj.
aklını başından alacak it'll knock you on your butt expr.
aklını başından alacak it'll knock you on your ass expr.
Speaking
alacak verecek meselesi yüzünden çıkan kavga the fight that broke out over money n.
nefes alacak vaktim yok I don't have time to breathe expr.
nefes alacak vaktim yok I don't have time to catch my breath expr.
babam gelip alacak beni my father will come and get me expr.
alışmak biraz daha zaman alacak it takes some getting used to expr.
vakit alacak it will take time expr.
bu biraz zaman alacak this is going to take some doing expr.
bu biraz zaman alacak this will take some time expr.
aklını başından alacak It is gonna blow you away expr.
herkes aklını başına alacak lan they all have to pull themselves together expr.
Trade/Economic
amerika'da kredi kartı alacak hesapları ile desteklenen dönen nitelikteki sertifikalar certificates for amortizing revolving debt n.
ödemeler bilançosu kayıtlan açısından ülke üzerinde yabancılar lehine alacak hakkı doğuran işlemler debit n.
iskonto edilmiş alacak senetleri note receivable discounted n.
alacak hesapları finansmanı accounts receivable financing n.
diğer alacak senetleri reeskontu rediscount on other notes receivable n.
şüpheli alacak doubtful n.
alacak senetleri long term notes receivable n.
alacak bakiyesi credit .balance n.
alacak faturası credit memo n.
alacak senetleri notes receivables n.
hesabın alacak tarafı credit n.
soyut alacak abstract claim n.
alacak dekontu credit memorandum n.
yabancı ülkede yerleşik kişiler üzerindeki alacak hakları claims on foreign residents n.
işletmenin alacak hesapları karşılığında örneğin bankalardan kısa süreli finansman elde etmesi accounts receivable financing n.
alacak hesapları accounts receivables n.
factoring anlaşmasıyla alacak haklarını belirli bir ıskonto karşılığı satıcıdan devralan mali kurum factor n.
alacak senetleri reeskontu rediscount on notes receivables n.
alacak tahsili collecting debts n.
alacak tahsil süresi debt collection period n.
alacak hesapları yönetimi accounts receivable management n.
gayrimenkuller üzerine kurulabilen bir tür alacak annuity charge bond n.
alacak senetleri reeskontu rediscount on notes receivable n.
tahsildeki alacak senetleri notes receivables in collection n.
alacak kaydı credit entry n.
diğer alacak senetleri reeskontu rediscount of other notes rec. n.
bir hesabın alacak bakiyesi credit balance n.
alacak bakiyesi credit balance n.
alacak hesabı receivable accounts n.
alacak ve borçların toplanması pooling of interests n.
alacak hakkı claim n.
iskonto ettirilmiş alacak account receivable discounted n.
alacak olan kimse recipient n.
diğer alacak senetleri reeskontu rediscounts on other notes receivables n.
faizlerin arttığı ancak yeteri kadar yükselmediği dolayısıyla krediye aşırı talebin bulunduğu bir ortamda bazı insanların cari faiz oranından ödünç alacak fon bulamamaları dolayısıyla bir tür kredi dağıtımı durumunun ortaya çıkması credit crunch n.
alacak senetleri reeskontu rediscount ofnotes receivable n.
ipotekti alacak sahibi mortgagee n.
ticari alacak commercial receivable n.
prim alacak karşılıkarı provision for premiums receivable n.
şüpheli ticari alacak karşılığı provisions for doubtful trade receivables n.
ilama bağlı alacak debt secured by a court judgment n.
alacak senetleri reeskontu rediscount of notes receivables n.
alacak ve borçların belirlenmesi ve varlıkların paraya dönüştürülmesi ile borçların ödenmesi liquidation n.
alacak devir hızı accounts receivables turnover rate n.
diğer alacak senetleri reeskontu rediscount for otherl t nnotes receivables n.
alacak senetleri notes receivable n.
amerika'da kredi kartı alacak hesapları ile desteklenen dönen nitelikteki sertifikalar cards n.
discounted iskonto ettirilmiş alacak senetleri discounted note receivable n.
teminata verilmiş alacak senetleri pledged notes receivable n.
alacak senetleri reeskontu rediscount for l t notes receivable n.
alacak senedi note receivable n.
gönderileni alacak olan recipient n.
alacak davası action of debt n.
borç alacak debit credit n.
üzerinde alacak hesabı yazılmış kağıt compass n.
alacak senedi bills receivable n.
alacak hesapları accounts receivable n.
diğer alacak senetleri reeskontu rediscount on other notes receivables n.
alacak senetleri acceptance receivable n.
müşteri alacak hesapları customers account in credit n.
diğer alacak senetleri reeskontu prov. for other notes rec. n.
otomobil alacak hesapları ile destekli, dönen nitelikli sertifikalar certificates of automobile receivables n.
ticari alacak trade receivable n.
nakit alacak cash receivables n.
alacak dekontu credit note n.
hesabın alacak tarafı credit account n.
diğer alacak senetleri reeskontu discounts on other notes receivables n.
alacak ve verecek credit and debit n.
alacak senedi bill receivable n.
alacak bildirimi debit memo n.
şüpheli alacak bad debt n.
tahsil edilemeyen alacak bad debt n.
senetsiz alacak account receivable n.
iskonto ettirilmiş alacak senetleri discounted note receivable n.
batak alacak bad debt n.
nakit alacak hesabı cash receivables n.
hesabın alacak bakiyesi credit balance n.
alacak tarafı credit side n.
alacak davası personal action n.
alacak senedi bill's receivable n.
alacak dekontu credit advice n.
alacak senetleri bills receivable n.
alacak bakiyesi effect n.
alacak hakkının kayıtsız ve şartsız olarak teslim edilmesi forfaiting n.
iskonto edilmiş alacak senedi note receivable discounted n.
müşterek alacak joint credit n.
tahsil mümkün olmayan alacak uncollectible loans n.
alacak verecek assets and liabilities n.
alacak-borç hesabı asset and liability statement n.
mahsup etme karşılıklı alacak ve borçların mahsup edilmesi set-off n.