get in - Turco Inglés Diccionario

get in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "get in" en diccionario turco inglés : 92 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
get in v. (arabaya) binmek
We all got in the car.
Hepimiz otomobile bindik.

More Sentences
General
get in v. içeri girmek
These people could not have got in without being let in.
Bu insanlar içeri alınmadan içeri girmiş olamazlar.

More Sentences
get in v. içeriye girmek
I'm getting in now.
Ben şimdi içeriye giriyorum.

More Sentences
get in v. girmek
How do they get in your home?
Evinize nasıl giriyorlar?

More Sentences
get in v. arabaya binmek
When will you be ready to get in a driverless car?
Sürücüsüz bir arabaya binmeye ne zaman hazır olacaksınız?

More Sentences
get in v. gelmek
Tell him to get in here.
Ona buraya gelmesini söyle.

More Sentences
get in v. gitmek
The sooner you get in to see a doctor, the more likely you are to regain your hearing.
Bir doktora ne kadar erken giderseniz, işitme duyunuzu yeniden kazanma olasılığınız o kadar artar.

More Sentences
get in v. varmak
I'll get in touch with you as soon as I arrive.
Varır varmaz seninle iletişime geçeceğim.

More Sentences
Phrasals
get in v. içeri girmek
These people could not have got in without being let in.
Bu insanlar içeri alınmadan içeri girmiş olamazlar.

More Sentences
get in v. girmek
How do they get in your home?
Evinize nasıl giriyorlar?

More Sentences
get in v. varmak
I'll get in touch with you as soon as I arrive.
Varır varmaz seninle iletişime geçeceğim.

More Sentences
get in v. ulaşmak
Can't you get in touch with Tom?
Tom'a ulaşamaz mısın?

More Sentences
get in v. ulaşmak
Can't you get in touch with Tom?
Tom'a ulaşamaz mısın?

More Sentences
get in v. varmak
I'll get in touch with you as soon as I arrive.
Varır varmaz seninle iletişime geçeceğim.

More Sentences
General
get in v. seçilmek
get in v. ürünü toplamak
Phrasals
get in v. satın almak
get in v. temin etmek
get in v. içeri almak
get in v. içeri sokmak
get in v. içeri getirmek
get in v. bir yere varmak
get in v. bir yere kabul edilmek
get in v. bir programa girmek
get in v. bir kuruma kabul almak
get in v. birini aldırmak
get in v. birini bir yere aldırmak
get in v. birini bir yere sokmak
get in v. birini bir yere kabul ettirmek için konumunu/nüfuzunu kullanmak
get in v. torpille kabul ettirmek
get in v. torpille aldırmak
get in v. torpille sokmak
get in v. sığdırmak
get in v. içine sığdırmak
get in v. yutturmak
get in v. yutmasını sağlamak
get in v. bir şey yemek
get in v. bir şey içmek
get in v. mideye indirmek
get in v. araya sıkıştırmak
get in v. iki arada yapmak
get in v. belli bir zaman içerisinde yapmak
get in v. belli bir zaman içerisine sığdırmak
get in v. bir şeyin, kıyafetin içine sığmak
get in v. bir şeyin, kıyafetin içine girmek
get in v. bir şeyin, kıyafetin içine girebilmek
get in v. belli bir forma, şekle girmek
get in v. belli bir duruma erişmek
get in v. belli bir hale gelmek
get in v. belli bir durumun içine girmek
get in v. düzene sokmak
get in v. şekle sokmak
get in v. forma sokmak
get in v. bir duruma sokmak
get in v. bir şeye katılmak
get in v. bir şey hakkında bilgi edinmek
get in v. arasına girmek
get in v. biri/birileri tarafından kabul edilmek
get in v. gruba girmek
get in v. gruba kabul edilmek
get in v. seçilmek
get in v. alınmak
get in v. kabul edilmek
get in v. dahil edebilmek
get in v. yapıştırabilmek
get in v. tamamlayabilmek
get in v. içine girmek
get in v. okula, kulübe, bir kuruma kabul edilmek
get in v. okula, kulübe, bir kuruma alınmak
get in v. içeri almak
get in v. içeri sokmak
get in v. içeri getirmek
get in v. araya sıkıştırmak
get in v. iki arada yapmak
get in v. belli bir zaman içerisinde yapmak
get in v. belli bir zaman içerisine sığdırmak
get in v. bir durum içerisine girmek
get in v. bir duruma düşmek
get in v. bir duruma sokmak
get in v. bir duruma getirmek
get in v. katılmak
get in v. kapmak
get in v. öğrenmek
get in v. bir şeyin/grubun içine girmek
get in v. bir gruba/şeye bulaşmak
get in v. ekmek
get in v. dikmek
get in v. (mahsul, alacak toplamak
get in v. (birinden) hizmet etmesini istemek
Law
get in v. üye olmak
Politics
get in v. seçimi kazanmak
Automotive
get in v. binmek

Significados de "get in" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
get in somebody's hair v. başının dibinden ayrılmamak
get in somebody's hair v. rahat vermemek
get in somebody's hair v. rahat bırakmamak
General
get in someone's hair v. birini rahatsız etmek
get in with v. arkadaşlığını kazanmak
get lost in the shuffle v. arada kaynamak
get in touch v. temasa geçmek
get behind in v. gecikmek (bir işte)
get in touch with v. ilişki kurmak
get in a tizzy v. eli ayağı dolaşmak
get bogged down in v. bir yerde saplanıp kalmak
get involved in v. bulaşmak
get somebody in v. çağırmak
get in touch with v. temas etmek
get in someone's hair v. canını sıkmak
get behind in v. gerisinde kalmak (bir işin)
get in touch with v. bağlantı kurmak
get oneself in a fix v. kendini zor bir duruma sokmak
get in someone's hair v. kızdırmak
get caught in fishing net v. ağa takılmak
get in someone's hair v. rahatsız etmek
get in somebody's way v. ayak altında dolaşmak
get wet in the rain v. yağmur yemek
be unable to get a word in edgewise v. karşısındakinin fazla konuşmasından dolayı ağzını açamamak
not to get a word in edgeways v. ağzını açamamak
get in a tizzy v. eteği ayağına dolaşmak
get a rise in one's salary v. maaşına zam almak
get in touch v. temasta olmak
get in a happy mood v. neşesini bulmak
get in touch with v. temasa geçmek
get in the habit of v. itiyat etmek
get in touch v. bağlantıda olmak
get in touch with v. irtibat kurmak
get in the habit of v. alışkanlık edinmek
get in other people's hair v. başkalarını rahatsız etmek
get one's hand in v. belirli bir işe alışmak
get one's hand in v. belirli bir işe başlamak
get a lump in one's throat v. üzüntüden boğazı düğümlenmek
get in touch with v. ile temasa geçmek
get in touch with v. bağlantıya geçmek
get in trouble v. başına kötü bir şey gelmek
get in trouble v. başına bela gelmek
get caught up in a debt trap v. borç batağına saplanmak
get stuck in v. sıkışıp kalmak
get stuck in v. saplanıp kalmak
get one's hand in v. usta olmak
get one's hand in v. eli alışmak
get in somebody's hair v. rahatsız etmek
get stuck in v. kıran kırana mücadele etmek
get a word in edgewise v. söylemeye fırsat bulmak
get in a wering rage v. zıvanadan çıkmak
not be able get a word in edgewise v. laf ağzında kalmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. listede bir numaraya taşımak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numaraya çıkarmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numara yapmak
get in (the car) v. arabaya binmek
get to (a place) in time v. bir yere yetişmek
get clued in v. bilgilendirilmek
get involved in v. katılmak
get involved in v. dahil olmak
get in contact with v. iletişime geçmek
get in someone's good books v. göze girmek
get mixed in v. içine karışmak
get in a pissing contest with v. sidik yarışına girmek
get lost in the ocean v. okyanusta kaybolmak
get in touch (with) v. ilişki kurmak
get in contact (with) v. başvurmak
get in contact (with) v. bağlantı kurmak
get in touch (with) v. bağlantı kurmak
get in contact (with) v. temasa geçmek
get in contact (with) v. ilişki kurmak
get in touch (with) v. temasa geçmek
get in touch (with) v. başvurmak
get in touch v. ilişki kurmak
get in favour v. rağbet görmek
get in difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
get mixed up in a fight v. bir kavgaya karışmak
get involved in a bar-room brawl v. bir bar kavgasına karışmak
get involved in a fight v. bir kavgaya karışmak
get in return for v. karşılığını almak
get in the way v. ayağına dolanmak
get in the way v. araya girmek
get in the way v. bir şeyin olmasını (araya girerek) engellemek
get a place in no time flat v. soluğu (bir yerde) almak
get in touch with someone v. birisiyle temasa geçmek
get stopped in a spot check v. çevirmeye denk gelmek
get nothing in return v. karşılığında hiçbir şey almamak
get nothing in return v. karşılığında birşey almamak
get nothing in return v. karşılığında bir şey almamak
get involved in crime v. suça dahil olmak
get involved in crime v. suça karışmak
get in bad (with someone) v. birisiyle kötü olmak
get in bad (with someone) v. birisiyle sorunu olmak
get caught in the riptide v. ters akıntıya kapılmak
get a 90 percent rate of success in the tests v. testlerde yüzde 90 başarılı olmak/çıkmak
get in the line v. sıraya geçmek
want to get in touch v. irtibata geçmek istemek
get to the top of one's field in a very short time v. çok kısa zamanda alanında en üste/tepeye çıkmak/ulaşmak
get in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
get up in the middle of the night v. gecenin bir yarısında kalkmak
get a part in a movie v. bir filmde rol kapmak
get five numbers in the lottery v. lotoda 5 tutturmak
get four numbers in the lottery v. lotoda dört tutturmak
get five numbers in the lottery v. lotoda beş tutturmak
get four numbers in the lottery v. lotoda 4 tutturmak
get a small part in the film v. filmde küçük bir rol almak
get in over head v. (su) boyu/boyunu aşmak
get sand in the binoculars v. dürbünün içine kum girmek
get high marks in exam v. sınavlarda yüksek notlar almak
get high marks in exam v. sınavlardan yüksek notlar almak
get a cramp in the leg v. kramp girmek (bacağa)
get involved in match-fixing activities v. şike faaliyetleri içerisinde bulunmak
get involved in match-fixing activities v. şike faaliyetlerine adı karışmak
get involved in match-fixing activities v. şike faaliyetlerinde bulunmak
get involved in match-fixing activities v. şikeye adı karışmak
get involved in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
get a splinter in one's finger v. parmağına kıymık batmak
get in the mood for v. havasına girmek
get in a fight v. kavgaya karışmak
get in exchange v. karşılığında almak
get in exchange v. karşılığı olarak almak
get (somewhere) in no time flat v. soluğu (bir yerde) almak
get wet in the rain v. yağmurda ıslanmak
get in line v. (bankada vb) sıra almak
get in the teller line v. (bankada vb) sıra almak
get back in line v. tekrar sıraya (kuyruğa) girmek/geçmek
get shot in the head v. kafasından vurulmak
get a start in business v. iş hayatına atılmak
get in shape v. forma girmek
get in the running v. yarışa/rekabete katılmak
get caught in a flash flood v. sele yakalanmak
get involved in the project v. projede yer almak
get used to living in somewhere v. bir yerde yaşamaya alışmak
get back in time v. zamanında dönmek
get a word in edgewise v. zorla da olsa bir kelam etmek
Phrasals
get ahead (in something) v. (işinde vb.) ilerlemek
get ahead (in something) v. mesafe katetmek
get someone interested in something v. bir kimsenin bir şeyle ilgilenmesini/ilgi duymasını/alakadar olmasını sağlamak
get someone in touch with someone v. görüştürmek
get (something) in perspective v. bir şeyin gerçek değerini/önemini bilmek
get (something) in perspective v. bir şeye gerçek değerini/önemini vermek
get (something) in perspective v. bir şeyin gerçek değerini/önemini açıklamak
get behind in (something) v. (bir şeyin) gerisinde kalmak
get behind in (something) v. (bir şeyden) yemek
get someone in something v. birini bir şeye (okul, kulüp, organizasyon ) aldırmak
get behind in (something) v. (birinin/bir şeyin) arkasında kalmak
get someone in something v. birini bir şeye kabul ettirmek
get something in something v. bir şeyi bir şeye sokmak
get something in someone v. birine bir şey vermek (enjekte etmek, yedirmek)
get someone in something v. birini bir şeye yazdırmak/kaydettirmek