varmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

varmak



Significados de "varmak" en diccionario inglés turco : 39 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
varmak arrive v.
General
varmak come to v.
varmak come in v.
varmak amount v.
varmak hit v.
varmak extend v.
varmak approach v.
varmak come v.
varmak attain to v.
varmak end in v.
varmak arrive at v.
varmak turn up v.
varmak gain v.
varmak get v.
varmak go into v.
varmak get to v.
varmak disembark v.
varmak get at v.
varmak make v.
varmak arrive in v.
varmak lead v.
varmak come to hand v.
varmak amount to v.
varmak attain v.
varmak come at v.
varmak arrive v.
varmak reach v.
varmak recure v.
varmak get in v.
varmak roll up v.
varmak reach up v.
varmak obtain v.
varmak adsum v.
Slang
varmak rock up
Law
varmak attain
Technical
varmak arrive
varmak reach
Automotive
varmak pull in
varmak drive up

Significados de "varmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 345 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
anlaşmaya varmak come to an agreement v.
anlaşmaya varmak assent v.
anlaşmaya varmak compromise v.
farkına varmak notice v.
farkına varmak realize v.
farkına varmak realise v.
General
üzerine varmak bombard v.
sonucuna varmak deduce v.
fenaya varmak get worse v.
sonuca varmak conclude v.
üstüne varmak go for v.
zevkine varmak savor v.
üstüne varmak attack v.
mutabakata varmak reach an agreement v.
farkına varmak take stock of v.
dönüm noktasına varmak come to a head v.
keyfine varmak enjoy v.
farkına varmak be sensible of v.
tepesine varmak (bir yerin) top v.
giderek varmak (bir yere) work up to v.
tadına varmak discuss v.
farkına varmak discover v.
farkına varmak take notice v.
üstüne varmak assault v.
farkına varmak cotton on v.
anlaşmaya varmak close the deal v.
ağzı kulaklarına varmak grin from ear to ear v.
üstüne varmak keep on at somebody v.
karara varmak rule v.
farkına varmak get wise to v.
farkına varmak notice v.
sonunda varmak land up v.
başına varmak (bir yerin) top v.
anlaşmaya varmak strike a bargain v.
varmak (birine) marry someone v.
karara varmak render a verdict v.
karara varmak make a decision v.
karara varmak reach a decision v.
son noktaya varmak come to a head v.
sonuca varmak amount v.
hükmüne varmak adjudge v.
en yüksek dereceye varmak climax v.
hakkında yargıya varmak pass judgment on v.
anlaşmaya varmak (üzerinde) get together on v.
farkına varmak realize v.
karara varmak arrive at a decision v.
sonuca varmak educe v.
rüştüne varmak reach manhood v.
düşünceye varmak reach an opinion v.
rüştüne varmak reach puberty v.
farkına varmak waken v.
farkına varmak cotton to v.
rüştüne varmak reach lawful age v.
sonuca varmak reason v.
pazarlıkta anlaşmaya varmak strike a bargain v.
görünüşe dayanarak hükme varmak judge by externals v.
son raddeye varmak plumb the depths v.
farkına varmak catch on v.
farkına varmak realise v.
sonuca varmak decide v.
en yüksek noktaya varmak culminate v.
secdeye varmak prostrate oneself v.
bir karara varmak conclude v.
zirveye varmak crest v.
rüştüne varmak reach one's majority v.
farkına varmak discern v.
farkına varmak awake to v.
karara varmak judge v.
karara varmak resolve v.
farkına varmak become aware of v.
karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak compromise v.
farkına varmak behold v.
anlaşmaya varmak come to terms with v.
tadına varmak savor v.
aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum) run rampant v.
kararına varmak adjudge v.
farkına varmak wake to v.
parçaları birleştirip sonuca varmak reconstitute v.
karara varmak find v.
bilincine varmak comprehend v.
farkına varmak awaken v.
birine varmak marry someone v.
hükmüne varmak adjudicate v.
farkına varmak perceive v.
bir anlaşmaya varmak come to an agreement v.
anlaşmaya varmak make a bargain v.
karara varmak make up one's mind v.
kararına varmak adjudicate v.
karara varmak come to a decision v.
karara varmak determine v.
üstüne varmak provoke v.
bir karara varmak come to an agreement v.
olacağına varmak take its course v.
yanıldığının farkına varmak come to recognize that one is wrong v.
ifrata varmak go to excess v.
tadına varmak enjoy v.
tadına varmak relish v.
karara varmak take a decision v.
farkına varmak awaken to v.
karara varmak conclude v.
zevkine varmak savour v.
farkına varmak awake v.
son haddine varmak go all the way v.
amacına varmak win through v.
anlaşmaya varmak get together v.
anlaşmaya varmak come to an arrangement v.
anlaşmaya varmak reach an agreement v.
anlaşmaya varmak come to an understanding with v.
anlaşmaya varmak settle with v.
anlaşmaya varmak strike a balance v.
sağ salim varmak arrive safely v.
mutabakata varmak reach a mutual understanding v.
mutabakata varmak come to a mutual agreement v.
mutabakata varmak come to an agreement v.
zevkine varmak discover pleasure v.
zevkine varmak start feel enjoyment v.
mutabakata varmak come to an understanding v.
mutabakata varmak strike a bargain v.
anlaşmaya varmak arrive at an agreement v.
bir karara varmak arrive at a decision v.
limana varmak come into the harbour v.
limana varmak arrive the harbour v.
limana varmak reach the harbour v.
hatasının farkına varmak realize one's mistake v.
hatasının farkına varmak discover one's mistake v.
kanısına varmak be of the opinion that v.
sonuca varmak draw conclusion v.
görüş birliğine varmak reach a consensus v.
görüş birliğine varmak arrive at a consensus v.
görüş birliğine varmak reach an agreement v.
görüş birliğine varmak arrive at an agreement v.
görüş birliğine varmak come to an agreement v.
görüş birliğine varmak achieve a consensus v.
sonuca varmak come to the conclusion v.
sonuca varmak come to conclusion v.
tüme varmak induce v.
dili varmak dare say v.
fikir birliğine varmak arrive at a consensus v.
fikir birliğine varmak reach a consensus v.
bir sonuca varmak reach a conclusion v.
neticeye varmak reach a conclusion v.
neticeye varmak arrive at a conclusion v.
neticeye varmak come to a conclusion v.
son haddine varmak come to a head v.
sonucuna varmak conclude v.
anlaşmaya varmak close with v.
-e varmak add up to v.
-e varmak get to v.
-e bakarak hükme varmak go by v.
-e varmak come at v.
bir maksada varmak için engellerden kaçınmak by-pass v.
-e varmak get through to v.
-e varmak get up to v.
-e varmak progress v.
koşarak varmak run-up v.
sonucuna varmak infer v.
sonuca varmak deduce v.
farkına varmak note v.
farkına varmak recognize v.
anlaşmaya varmak come to terms v.
üzerinde bir karara varmak fix on v.
üzerinde bir karara varmak fix upon v.
görüşüne varmak come to the inference that v.
görüşüne varmak infer v.
görüşüne varmak deduce v.
görüşüne varmak come to the conclusion on v.
farkına varmak bring to one's notice v.
farkına varmak bring to one's attention v.
sonuca varmak come to a conclusion v.
karşılıklı anlaşmaya varmak make a deal with v.
farkına varmak observe v.
eve varmak arrive home v.
anlaşmaya varmak close a deal v.
anlaşmaya varmak reach a deal v.
limana varmak enter the port v.
üstüne varmak get at someone v.
bir karara varmak adopt a resolution v.
bir anlaşmaya varmak reach an agreement v.
karara varmak form an opinion v.
eve varmak reach home v.
sağ salim varmak arrive safe v.
salimen varmak arrive safe v.
amaca varmak attain an aim v.
kazasız varmak arrive safe v.
kanaatine varmak reach the conclusion that v.
kanaate varmak reach a conclusion v.
kanaatine varmak come to a conclusion that v.
kanaatine varmak reach a conclusion v.
kanaate varmak come to a conclusion v.
saplantı boyutuna varmak border on obsession v.
anlaşmaya varmak reach an understanding with someone v.
anlaşmaya varmak come to an understanding v.
üzerinde anlaşmaya varmak agree upon v.
zamanında varmak reach in time v.
vaktinden önce varmak get there ahead of time v.
vaktinden önce varmak arrive ahead of time v.
olay mahalline gelmek/varmak arrive on the scene (of something) v.
olay mahalline gelmek/varmak arrive upon the scene (of something) v.
olay mahalline gelmek/varmak arrive at the scene (of something) v.
(söylenenden/beklenenden/duyurulan zamandan) önce gelmek/varmak/ulaşmak arrive ahead of time v.
(söylenenden/beklenenden/duyurulan zamandan) önce gelmek/varmak/ulaşmak get there ahead of time v.
(söylenenden/beklenenden/duyurulan zamandan) önce gelmek/varmak/ulaşmak show up ahead of time v.
kanıya/kansısına varmak surmise v.
zamanında farkına varmak discover in time v.
uzlaşmaya varmak reach a settlement v.
anlaşmaya varmak reach a settlement v.
öyle ya da böyle bir karara varmak make a decision one way or the other v.
zamanında varmak arrive in time v.
erken varmak/ulaşmak arrive early v.
anlaşılan/kararlaştırılan zamanda ulaşmak/varmak arrive by the agreed time v.
gerçeği anlamak/kavramak/ farkına varmak realize the truth v.
bir karara varmak reach a decision v.
potansiyelinin farkına varmak realize one's potential v.
(kasırga vb) ana karaya ulaşmak/varmak make landfall v.
son dakikada gelmek/varmak arrive at the last minute v.
tadına varmak savour v.
farkına varmak recognise v.
kazasız belasız varmak arrive safe and sound v.
anlaşmaya varmak come to agreement v.
bir anlaşmaya varmak settle on a deal v.
okula varmak arrive at school v.
okula varmak arrive at school v.
bilince varmak achieve an awareness v.
kıyıya varmak set ashore v.
ayırdına varmak realize v.
farkına varmak get v.
sonuca varmak arrive at a conclusion v.
hakkında yargıya varmak pass judgement on v.
karara varmak addeem [obsolete] v.
karara varmak addoom [obsolete] v.
farkına varmak agnise v.
farkına varmak agnize v.
yeniden farkına varmak reawaken v.
farkına varmak recognosce [obsolete] v.
Phrasals
ödün vererek anlaşmaya varmak compromise over
ödün vererek anlaşmaya varmak compromise with
farkına varmak pick out
anlaşmaya varmak hammer something out
bir yerde olmak (varmak anlamında) appear at
farkına varmak catch on to
tepeye varmak peak up
Colloquial
son raddeye varmak plumb the depths
tam vaktinde varmak show up on the dot
son dakikada gelmek/varmak cut it fine
tam vaktinde varmak get somewhere on the dot
son anda gelmek/varmak cut it a bit fine
tam vaktinde varmak arrive somewhere on the dot
tam zamanında varmak get somewhere on the dot
son dakikada gelmek/varmak cut it a bit fine
tam zamanında varmak show up on the dot
tam zamanında varmak be somewhere on the dot
son anda gelmek/varmak cut it fine
tam vaktinde varmak be somewhere on the dot
tam zamanında varmak arrive somewhere on the dot
gece yarısı gibi (varmak/gitmek vb) along about midnight
bir yere varmak get somewhere
Idioms
sağduyusunu kullanarak mantıklı bir sonuca varmak put two and two together
ağzı kulaklarına varmak be on cloud nine
ağzı kulaklarına varmak be as happy as a sand boy
ağzı kulaklarına varmak be as happy as a lark
ağzı kulaklarına varmak grin from ear to ear
üstüne varmak put the boot in
ağzı kulaklarına varmak smile from ear to ear
her türlü ayrıntı üzerinde düşünüp karara varmak hammer out
-e dayanarak yargıya varmak judge by
-e dayanarak yargıya varmak judge from
ağzı kulaklarına varmak hang the flags out
ağzı kulaklarına varmak put the flags out
anlaşmaya varmak enter into an agreement
uzlaşmaya varmak come together
anlaşmaya varmak come together
ayağına varmak come to one's feet
kendi yeteneklerinin farkına varmak find oneself
hatasının farkına varmak catch tripping
sonuca varmak strike a bargain
anlaşmaya varmak close a deal with
yaptığı hatanın farkına varmak come to one's senses
anlaşmaya varmak sign on the dotted line
ansızın ayrımına varmak sit up and take notice
tam saat ....'de varmak arrive on the stroke of some time
tam saat ...'yi çaldığında varmak arrive on the stroke of some time
bilmeden/yeterince düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak jump to a conclusion
(fiyat konusunda) anlaşmaya varmak strike a deal
(fiyat konusunda) uzlaşmaya varmak strike a deal
(fiyat konusunda) uzlaşmaya varmak strike a bargain
(fiyat konusunda) anlaşmaya varmak strike a bargain
vaktinde varmak/ulaşmak beat the clock
olay yerine gelmek/varmak burst upon the scene
olay yerine gelmek/varmak burst on the scene
anlaşmaya varmak cut a deal
anlaşmaya varmak close a sale
yeterince bilmeden/düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak leap to conclusions
yeterince bilmeden/düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak jump to conclusions
anlaşmaya varmak close the sale
son anda gelmek/varmak cut things fine
son dakikada gelmek/varmak cut things fine
bir şeyin bilincine varmak be borne in upon
son saniyede varmak arrive in the nick of time
son saniyede varmak get there in the nick of time
son saniyede varmak arrive in the very nick of time
son saniyede varmak get there in the very nick of time
(bir konuma/amaca) ulaşmak/varmak have arrived
(söylenenden) erken varmak/ulaşmak arrive ahead of time
biri hakkında yargıya varmak take the measure of somebody
biri hakkında kanıya varmak take the measure of somebody
nihayetinde bir şey yapmaya başlamak (o noktaya varmak) come to do something
üstüne varmak give someone a hard time
üzerine varmak give someone a hard time
biriyle bir uzlaşmaya varmak reach an agreement with someone
biriyle bir uzlaşmaya varmak reach an accord with someone
biriyle bir anlaşmaya varmak reach an agreement with someone
biriyle bir anlaşmaya varmak reach an accord with someone
biriyle bir anlaşmaya varmak reach an understanding with someone
biriyle bir uzlaşmaya varmak reach an understanding with someone
biriyle bir uzlaşmaya varmak come to an understanding with someone
biriyle bir anlaşmaya varmak come to an understanding with someone
yeterince bilmeden/düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak rush to conclusions
tam saat ....'de varmak arrive (somewhere) at the stroke of some time
tam saat ....'de varmak arrive (somewhere) upon the stroke of some time
künhüne varmak gain insight into
(durumun/olayın) farkına geç/zor varmak slow to catch on
Speaking
seyahat etmenin en keyifli yanı istenen yere varmak değil seyahatin kendisidir the best part of travelling is not arriving but the journey itself
yolculuğun en güzel kısmı gidilen yere varmak değil yolculuğu yapmaktır the best part of travelling is not arriving but the journey itself
oraya varmak üzereyiz we are about to arrive there
Slang
üstüne varmak bust someone's chops
Trade/Economic
toplu sözleşmede anlaşmaya varmak için tarafların işbirliği yapmalarının gerekli olduğu aralarındaki çekişmenin asıl amacının ise bu işbirliğinden doğacak yararların bölüşümüyle ilgili olduğu görüşü symbiotic relationship
üzerinde uzlaşmaya varmak compromise
karara varmak bring in
limana varmak enter the port
beklenmedik bir dönüm noktasına varmak come to a strange pass
farkına varmak to take cognizance of
Law
karara varmak (jüri) bring in
karara varmak bring in a verdict
hükümüne varmak bring in a verdict
karşılıklı anlaşmaya varmak settle by mutual consent
bir anlaşmaya varmak come to an arrangement
karara varmak reach a verdict
sonucuna varmak take to mean
Politics
bir hakkın varlığı konusunda mutabakata varmak agree to a right
uzlaşmaya varmak reach a compromise
mutabakata varmak agree
anlaşmaya varmak accord a treatment
Technical
farkına varmak recognize
farkına varmak recognise
British Slang
farkına varmak cotton on