go into - Turco Inglés Diccionario

go into

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

go into — Definition

Significado:
detaylandırmak, girmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡoʊ ˈɪntuː/ – BrE /ɡəʊ ˈɪntuː/)
Categoría gramatical:
Fiil öbeği
Sinónimo:
examine
Antónimos:
skim

Significados de "go into" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
go into v. girmek
I shall not go into any more detail.
Daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim.

More Sentences
General
go into v. incelemek
I have gone into labelling in great depth and also got to grips with its practical implementation.
Etiketleme konusunu derinlemesine inceledim ve pratik uygulamasını da ele aldım.

More Sentences
go into v. kurcalamak
Who went into my bag?
Kim çantamı kurcaladı?

More Sentences
Phrasals
go into v. sarf edilmek
I believe she has crystallised a lot of the hard work that has gone into this subject.
Bu konuda sarf edilen yoğun mesainin büyük bir kısmını kristalize ettiğine inanıyorum.

More Sentences
go into v. harcanmak
A huge amount of work went into that position.
Bu mevki için çok büyük bir emek harcanmıştır.

More Sentences
go into v. değinmek
Our motion will give you a great deal of food for thought, but there is one point that I would just like to go into now.
Önergemiz size düşünecek çok şey sağlayacaktır, ancak şimdi değinmek istediğim bir nokta var.

More Sentences
General
go into v. tutulmak
go into v. araştırmak
go into v. atılmak
go into v. varmak
go into v. girmek (bir mesleğe)
go into v. girmek (araştırmaya)
go into v. girmek (tartışmaya)
go into v. girmek (açıklamaya)
go into v. (bir iş) için (belirli bir süre) harcanmak
go into v. girmek (konuşmaya)
go into v. -e sığmak
go into v. bir mesleğe girmek
go into v. bir iş için belirli bir süre harcanmak
go into v. mülkiyetine geçmek
go into v. detaylandırmak
Phrasals
go into v. etraflıca araştırmak/tartışmak
go into v. derinlemesine araştırmak/tartışmak
go into v. detaylıca araştırmak/tartışmak
go into v. yatırım yapılmak
go into v. yatırılmak
go into v. girebilmek
go into v. girmeyi başarmak
go into v. ele almak
go into v. araştırmak
go into v. söz etmek
go into v. bir işi/çalışmayı üstlenmek
go into v. bir işin/çalışmanın altına girmek
go into v. bir sürece girmek
go into v. kullanıma girmek
go into v. işleme girmek
go into v. giyinmek
go into v. (giysilere) bürünmek
go into v. vurmak
go into v. (özellikle geçici olarak) bir yerde yaşamaya gitmek
go into v. (özellikle geçici olarak) bir yere kabul edilmek
go into v. (belirli bir duruma) girmek
Math
go into v. bir sayı başka bir sayıyı bölmek

Significados de "go into" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
go into dry dock v. havuza girmek
go into shock v. şoka girmek
go into a decline v. kuvvetten düşmek
go into rapture v. hevesli olmak
go into orbit v. yörüngesine oturmak
go into one's shell v. susup insanlarla konuşmamak
go into action v. harekete geçmek
go into splinters v. dağılmak
go into more depth v. bir şeyde derinleşmek
go into splinters v. parçalanmak
go into one's shell v. kabuğuna çekilmek
go into division v. ikiye ayrılmak
go into detail v. detaya girmek
go into liquidation v. kapanmak
go into the discard v. unutulmak
go into the army v. askere gitmek
go into action v. faaliyete geçmek
go into a skid v. araba kaymaya başlamak
go into action v. eyleme geçmek
go into action v. faaliyete başlamak
go into retirement v. işten çekilmeyi araştırmak
go into detail v. ayrıntılara girmek
go into details v. ayrıntılara girmek
go into rapture v. heyecan duymak
go into a rage v. ifrit olmak
go into politics v. politikaya atılmak
go into a frenzy of rage v. afyonu başına vurmak
go into business v. bir işe başlamak
go into operation v. yürürlüğe girmek
go into effect v. yürürlüğe girmek
go into a partnership v. ortaklığa girmek
go into a grave crisis v. ağır krize girmek
go into a trance v. transa geçmek
go deep into the v. derine inmek
go into a change v. değişime girmek
go down into a pit v. çukura inmek
go into depression v. depresyona sürüklemek
go down into a hollow v. çukura inmek
go down into a hole v. çukura inmek
go into depression v. depresyona girmek
go into dialysis v. diyalize girmek
go into (something) wholeheartedly v. dört elle sarılmak
go into hospital v. hastaneye gitmek
go into profession v. meslek hayatına başlamak
go into harbour v. limana girmek
go into hospital v. hastaneye yatmak
go into a career v. meslek hayatına atılmak
go into the tunnel v. tünele girmek
go into production v. üretime geçmek
go into decline v. inişe geçmek
(ball) go into the net v. top ağlara gitmek
(for a firm) to go into liquidation v. tasfiyeye gitmek
go into partnership v. ortaklığa girmek
go into partnership v. ortaklığa katılmak
go into politics v. siyasete girmek
go into hibernation v. kış uykusuna yatmak
go into depression v. bunalıma girmek
go into panic v. paniğe kapılmak
go into detail v. ayrıntıya inmek
go into liquidation v. tasfiye edilmek
go into mass production v. seri üretime geçmek
go into hysterics v. sinir krizi geçirmek
go into competition v. rekabete girmek
go into service v. hizmete girmek
go into a coma v. bilincini kaybetmek
go into hysterics v. isteri krizine girmek
go into use v. kullanıma girmek
go into the crowd v. kalabalığın içine karışmak
go into the crowd v. kalabalığa karışmak
go into more detail v. daha fazla detaya girmek
go into more detail v. daha fazla teferruata girmek
go into the effort of v. çabası içine girmek
go into spasm v. spazma uğramak
go into orbit v. yörüngeye girmek
go into orbit v. yörüngesine girmek
go into sepsis v. (yarası) mikrop kapmak
go into the procedure v. ameliyata girmek
go into combat v. çatışmaya girmek
go into debt v. borca girmek
go into the tent v. çadıra girmek
go into mourning v. yas tutmak
go into mourning v. karalar bağlamak
go into a coma v. komaya girmek
go into higher demand v. talep tavan yapmak
go into business v. ticarete atılmak
go deeper into debt v. daha da/daha fazla borçlanmak
go into witness protection v. tanık koruma programına girmek
go into the woods v. ormana girmek
go into the forest v. ormana girmek
go into plan b v. b planına geçmek
go into labor v. doğumun başlaması (gebelikte)
go into space v. uzaya gitmek
go into space v. uzaya uçmak
go into orbit v. bir gök cismi etrafında dönmeye başlamak
go into orbit v. yörüngeye girmek
go (into) v. dahil olmak
Phrasals
go into (something) v. bir duruma girmek
go into (something) v. içine sığmak
go into (something) v. (bir şeyi) uzun uzadıya anlatmak
go into (something) v. (bir yere/şeye) girmek
go into (something) v. bir durum içerisine düşmek
go into (something) v. (bir şeyi) uzunca tartışmak/ele almak
go into (something) v. sığmak
go into (something) v. yanlışlıkla dokunmak
go into (something) v. bir duruma düşmek
go into (something) v. (bir yerin/şeyin) içine girmek
go into (something) v. (bir şeyi) derinlemesine anlatmak
go into (something) v. (bir mesleğe/alana) girmek
go into (something) v. (bir şeyin) detayına girmek
go into (something) v. yanlışlıkla içine girmek
go into (something) v. yanlışlıkla çarpmak
go into (something) v. bir sayının faktörü olmak (bölme işleminde)
go into (something) v. (bir mesleğe/alana) giriş yapmak
go into [obsolete] v. aynı fikirde olmak
go into [obsolete] v. '-e uymak
go into (something) v. (bir yeri) ziyaret etmek/gezmek
Colloquial
go into abeyance v. (yasa vb) yürürlüğe girmeden önce bir süre için askıya alınmak
go into a huddle v. baş başa verip konuşmak
go into one's routine v. bilinen şeyleri yinelemek
go into hiding v. gizli bir yere girip beklemek
go into action v. harekete geçmek
go into hiding v. saklanmak
go into a huddle v. kafa kafaya verip konuşmak
go into a decline v. sağlığı bozulmak
go into a decline v. düşüşe geçmek
go into a spin v. eski yaşam dengesini yitirmek
go into a decline v. zayıf düşmek
go into a spin v. (uçak vb) kontrolden çıkmak
go into a decline v. gerilemek
go into shock v. şoka girmek
Idioms
go into a frenzy of rage v. baharı başına vurmak
go into raptures v. mutluluktan havalara uçmak
go into raptures v. sevinçten etekleri zil çalmak
go into a nose dive v. baş aşağı gitmek
go into a tailspin v. bunalıma girmek
go into rhapsodies v. göklere çıkarmak
go into one's shell v. kabuğuna çekilmek
go out of the frying-pan into the fire v. yağmurdan kaçıp doluya tutulmak
go into particulars v. ayrıntıya girmek
go into particulars v. detaya inmek
go off into the blue v. kayıplara karışmak
go off into the blue v. ortadan kaybolmak
go off into the blue v. toz olmak
go off into the blue v. yok olmak
go off into the blue v. buhar olmak
go into a huddle v. baş başa gelip konuşmak
go into a nosedive v. (işleri vb) tepetaklak olmak
go out of the frying pan and into the fire v. yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
go out of the frying pan into the fire v. yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
go into orbit v. öfkeden çılgına dönmek