attack - Turco Inglés Diccionario

attack

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

attack — Definition

Significado:
saldırı, saldırmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈtæk/ – BrE /əˈtæk/)
Categoría gramatical:
İsim: attack (attacks); Fiil: attack (attacks – attacked – attacking)
Sinónimo:
assault, strike, offens(e)
Antónimos:
defend, protect, guard

Significados de "attack" en diccionario turco inglés : 94 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
attack n. atak
The team couldn't score any point in the last four attacks.
Takım son dört atakta puan alamadı.

More Sentences
attack n. saldırı
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles.
Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
attack n. hücum
I always played in defence, as I was too slow to play in attack.
Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım.

More Sentences
attack v. saldırmak
The whole village was attacked by the raiders.
Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı.

More Sentences
attack v. hücum etmek
General
attack n. hücum
I always played in defence, as I was too slow to play in attack.
Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım.

More Sentences
attack n. kriz
I had an anxiety attack.
Bir anksiyete krizi geçirdim.

More Sentences
attack n. taarruz
The attack will start on the fifth day's dawn.
Taarruz, beşinci günün şafağında başlayacak.

More Sentences
attack n. saldırı
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles.
Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
attack n. nöbet
The old man was seized with an attack of paralysis.
Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi.

More Sentences
attack n. eleştiriler
The parliament has come under attack for its decision on the new tax law.
Parlamento yeni vergi yasasıyla ilgili kararı nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.

More Sentences
attack v. atağa geçmek
The team attacked in the last minute but couldn't score.
Takım son dakikada atağa geçti ama gol atamadı.

More Sentences
attack v. saldırıya geçmek
They're going to attack.
Saldırıya geçecekler.

More Sentences
attack v. yakalanmak
He was suddenly attacked by a mysterious disease.
Aniden gizemli bir hastalığa yakalandı.

More Sentences
attack v. saldırı düzenlemek
The enemy forces attacked the strategic bases.
Düşman kuvvetleri stratejik üslere saldırı düzenledi.

More Sentences
attack v. saldırı yapmak
Ye Qingyu moved, not counter attacking at first.
Ye Qingyu ilk başta karşı saldırı yapmadan hareket etti.

More Sentences
attack v. eleştirmek
The author is often attacked by the public because of her political view.
Yazar, siyasi görüşleri nedeniyle sık sık halk tarafından eleştiriliyor.

More Sentences
attack v. saldırmak
The whole village was attacked by the raiders.
Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı.

More Sentences
Colloquial
attack n. nöbet
The old man was seized with an attack of paralysis.
Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi.

More Sentences
attack n. kriz
I had an anxiety attack.
Bir anksiyete krizi geçirdim.

More Sentences
Law
attack n. saldırı
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles.
Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
attack v. saldırmak
The whole village was attacked by the raiders.
Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı.

More Sentences
Technical
attack v. saldırmak
The whole village was attacked by the raiders.
Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı.

More Sentences
attack v. zarar vermek
The new type of this virus directly attacks the lungs.
Bu virüsün yeni türü doğrudan akciğerlere zarar vermektedir.

More Sentences
Medical
attack n. nöbet
The old man was seized with an attack of paralysis.
Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi.

More Sentences
Military
attack n. hücum
I always played in defence, as I was too slow to play in attack.
Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım.

More Sentences
attack n. saldırı
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles.
Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
attack n. taarruz
The attack will start on the fifth day's dawn.
Taarruz, beşinci günün şafağında başlayacak.

More Sentences
Sport
attack n. hücum
I always played in defence, as I was too slow to play in attack.
Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım.

More Sentences
General
attack n. çatma
attack n. tecavüz
attack n. yakalanma
attack n. dil uzatma
attack n. girişme
attack n. koyulma
attack n. atılış
attack n. hamle
attack n. tutulma
attack n. tasallut
attack v. taarruz etmek
attack v. çatmak
attack v. girişmek
attack v. tutulmak
attack v. baskın yapmak
attack v. vurmak
attack v. tecavüz etmek
attack v. atağa kalkmak
attack v. basmak
attack v. saldırıda bulunmak
attack v. aşındırmak
attack v. uğraşmak
attack v. hamle yapmak
attack v. dil uzatmak
attack v. koyulmak
attack v. üstüne varmak
attack v. atılmak
attack v. tutmak
attack v. hücum etmek
attack v. (yemeğe) iştahla saldırmak
attack v. zarar vermeye başlamak
attack v. kemirmeye başlamak
attack v. küfretmek
attack v. sövüp saymak
attack adj. sert eleştiri içeren
attack adj. sivri dilli
attack adj. kalemi keskin
Law
attack n. saldırma
attack v. hücum etmek
attack v. tecavüz etmek
attack v. taarruz etmek
Industry
attack n. çeşitli taahhütler çerçevesinde çalışmaya başlama
attack n. başlangıç prosedürü
Technical
attack v. hücum etmek
Computer
attack n. başlama
Chemistry
attack n. kimyasal maddenin aşındırmaya başlaması
Linguistics
attack n. ses artikülasyonunun başlangıcı
Religious
attack n. ilahi kurtuluş için dönüşüm çabası
Military
attack adj. askeri saldırıyı başlatma/destekleme amaçlı
Sport
attack n. akın
attack n. (krikette) vurucuyu oyun dışı bırakma hareketi
attack n. (eskrimde) vur komutu
attack n. (eskrimde) vuruş
attack n. (lakrosta) ev ve merkez arasındaki üç oyuncudan her biri
attack n. (yarışta) öne geçmek için yapılan agresif hamle
attack v. (topa) hücum ederek agresif bir şekilde oynamak
attack v. (lakrosta) hücum oyununda hedefe ilerlemek
attack v. voleybolda, ağ üzerinden (topa) kuvvetle vurmak
attack v. (yarışmada) ani ve yoğun çaba sarf etmek
Chess
attack n. konumsal avantaj için yapılan bir dizi saldırı hamlesi
attack v. (rakip taşı) almakla tehdit etmek
Music
attack n. bir müzik parçasına kararlı bir şekilde giriş yapma
attack n. notanın maksimum sesine ulaşma hızı
attack n. birkaç müzisyenin koordine biçimde esere giriş yapması
Ottoman Turkish
attack n. tasaddi

Significados de "attack" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
panic attack n. panik atak
heart attack n. kalp krizi
General
bombing attack n. bombalı saldırı
warning of attack n. taaruz alarmı
munition attack n. saldırı
fierce attack n. savlet
panic attack n. panik saldırısı
attack of nerves n. sinir krizi
wanton attack n. nedensiz saldırı
ground attack n. kara saldırısı
terrorist attack n. terör saldırısı
vasovagal attack n. vagal atak
accidental attack n. kazara saldırı
flank attack n. kanat taarruzu
missile attack n. roket saldırısı
sudden attack n. baskın
frontal attack n. cephe taarruzu
attack rate n. yayılma hızı
attack on n. saldırı
plan of attack n. saldırı planı
frontal attack n. cepheden taarruz
angle of attack n. saldırı açısı
road rage attack n. yol verdin yol vermedin kavgası
terrorist attack n. terörist saldırı
massive attack n. büyük saldırı
terrorist attack n. terörist eylem
suicide attack n. intihar saldırısı
attack on personal rights n. kişilik haklarına saldırı
bloody terrorist attack n. kanlı terör eylemi
bloody attack n. kanlı eylem
dog attack n. köpek saldırısı
heinous attack n. çirkin saldırı
ugly attack n. çirkin saldırı
an ugly attack n. çirkin bir saldırı
missile attack n. füze saldırısı
word attack skills n. anlama (dinleme-okuma) ve anlatma (konuşma-yazma) becerileri
word attack skills n. sözel beceriler
word attack skills n. dil becerileri
attack side n. saldırı yönü
attack side n. saldırı tarafı
attack of nerves n. sinir buhranı
doner knife attack n. döner bıçağıyla saldırı
mode of attack n. saldırı şekli
savagery of the attack n. saldırının vahşet derecesi
meat cleaver attack n. satırlı saldırı
knife attack method n. bıçakla saldırı yöntemi
knife attack n. bıçaklı saldırı
atrocious/heinous/outrageous/ hateful attack n. menfur saldırı
stinging attack n. iğneleyici saldırı
first serious attack n. ilk ciddi saldırı
first serious attack n. ilk ciddi atak
verbal attack n. sözlü saldırı
a jealousy attack n. kıskançlık krizi
brute force attack n. kaba kuvvet saldırısı
shark attack n. köpek balığı saldırısı
deadly attack n. ölümcül saldırı
bear attack n. ayı saldırısı
all-out attack n. topyekün saldırı
fierce attack n. şiddetli saldırı
sleep attack n. uyku krizi
air attack n. hava akını
morally reprehensible attack n. ahlaken kınanası saldırı
attack dog n. komut verildiğinde saldırmak için eğitilmiş bekçi köpeği
attack dog n. sert ve aleni sözlü saldırılarıyla tanınan kimse
heart attack n. (mecaz) ölüm
heart attack n. yıkım
heart attack n. başarısızlık
counter-attack n. karşı saldırı
brute force attack n. deneme yanılma saldırısı
beat off the attack v. saldırıyı tamamen püskürtmek
attack a meal like a ravenous wolf v. aç kurt gibi saldırmak
proceed to attack v. atağa geçmek
attack suddenly v. basmak
be under attack v. saldırılara maruz kalmak
die of heart attack v. kalpten ölmek
repel an attack v. saldırıyı püskürtmek
go on attack v. atağa kalkmak
have a heart attack v. damla inmek
attack with a drawn knife v. bıçak çekmek
be under attack v. topa tutulmak
beat off an attack v. saldırıyı püskürtmek
repulse an attack v. saldırıyı püskürtmek
make a sudden attack v. baskın düzenlemek
make a surprise attack v. baskın düzenlemek
have an attack v. atak geçirmek
carry out an attack v. saldırıda bulunmak
carry out an attack v. saldırı yapmak
carry out an attack v. saldırı gerçekleştirmek
attack with a knife v. bıçakla saldırmak
have a heart attack v. kalp krizi geçirmek
suffer a heart attack v. kalp krizi geçirmek
mount an attack against v. -e karşı saldırıya geçmek
have a hysteria attack v. cinnet geçirmek
have an attack of nerves v. sinir krizi geçirmek
turn an attack v. saldırıya karşılık vermek
repel the attack v. saldırıyı püskürtmek
die of a heart attack v. kalbine yenik düşmek
die of a heart attack v. kalpten ölmek
organize an attack v. saldırı düzenlemek
organise an attack v. saldırı düzenlemek
attack from behind v. arkadan saldırmak
have an attack v. kriz geçirmek
attack someone with meat cleaver v. birine satırla saldırmak
attack someone for no reason v. birine nedensiz yere saldırmak
give someone a heart attack v. birine kalp krizi geçirtmek
launch an attack against someone v. birine karşı bir saldırı başlatmak
attack someone with a knife v. birine bıçakla saldırmak
have a jealousy attack v. kıskançlık krizine girmek
attack an officer v. bir memura saldırmak
attack someone verbally v. birine sözlü olarak saldırmak
attack someone v. birine saldırmak
unleash an attack against the enemy v. düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak
unleash an attack upon the enemy v. düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak
unleash an attack on the enemy v. düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak
come under attack v. saldırıya maruz kalmak/uğramak
counter-attack v. karşı saldırı yapmak
under attack adj. saldırı altında
open to attack adj. saldırıya açık
under attack adj. eleştiri alan
under attack adj. suçlanan
under attack adj. kınamaya maruz kalan
Phrases
attack is the best form of defense expr. en iyi savunma saldırıdır
attack is the best form of defense expr. saldırı en iyi savunma biçimidir
Proverb
attack is the best form of defense expr. saldırı en iyi savunma yoludur
attack is the best form of defense expr. en iyi savunma saldırıdır
attack is the best form of defense en iyi savunma saldırıdır
attack is the best form of defense saldırı en iyi savunma şeklidir
Colloquial
a fatal heart attack n. ölümcül bir kalp krizi
big mac attack n. mcdonald's big mac sandviçini aşerme
big mac attack n. big mac krizi
big mac attack n. aniden gelen karşı konulmaz big mac yeme isteği
spoofing attack n. internet dolandırıcılığı
big mac attack n. big mac çıkarması
spoofing attack n. telefon dolandırıcılığı
big mac attack n. big mac'e duyulan aşırı istek
an attack of (some illness) n. (bir hastalık) atağı
an attack n. kriz
an attack of (some illness) n. (bir hastalık) nöbeti, krizi, atağı
an attack n. nöbet
an attack n. atak
an attack of (some illness) n. (bir hastalık) krizi
Idioms
a malicious attack n. hain saldırı
an attack of nerves n. sinir krizi
bloody nose attack n. önleyici ama karşı saldırıya yol açmayacak derece dar darbe/müdahale
bloody nose attack n. kanlı burun saldırısı
attack in force v. güruh halinde saldırmak
be on the attack against v. saldırıya geçmek
suffer an attack v. nöbet geçirmek
come under attack v. saldırıya uğramak
produce an attack v. bir krizi tetiklemek