| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | attack i. | atak | ||
|
The team couldn't score any point in the last four attacks. Takım son dört atakta puan alamadı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | attack i. | saldırı | ||
|
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles. Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | attack i. | hücum | ||
|
I always played in defence, as I was too slow to play in attack. Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | attack f. | saldırmak | ||
|
The whole village was attacked by the raiders. Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | attack f. | hücum etmek | ||
| Genel | ||||
| Genel | attack i. | hücum | ||
|
I always played in defence, as I was too slow to play in attack. Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım. More Sentences |
||||
| Genel | attack i. | kriz | ||
|
I had an anxiety attack. Bir anksiyete krizi geçirdim. More Sentences |
||||
| Genel | attack i. | taarruz | ||
|
The attack will start on the fifth day's dawn. Taarruz, beşinci günün şafağında başlayacak. More Sentences |
||||
| Genel | attack i. | saldırı | ||
|
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles. Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | attack i. | nöbet | ||
|
The old man was seized with an attack of paralysis. Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi. More Sentences |
||||
| Genel | attack i. | eleştiriler | ||
|
The parliament has come under attack for its decision on the new tax law. Parlamento yeni vergi yasasıyla ilgili kararı nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | atağa geçmek | ||
|
The team attacked in the last minute but couldn't score. Takım son dakikada atağa geçti ama gol atamadı. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | saldırıya geçmek | ||
|
They're going to attack. Saldırıya geçecekler. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | yakalanmak | ||
|
He was suddenly attacked by a mysterious disease. Aniden gizemli bir hastalığa yakalandı. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | saldırı düzenlemek | ||
|
The enemy forces attacked the strategic bases. Düşman kuvvetleri stratejik üslere saldırı düzenledi. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | saldırı yapmak | ||
|
Ye Qingyu moved, not counter attacking at first. Ye Qingyu ilk başta karşı saldırı yapmadan hareket etti. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | eleştirmek | ||
|
The author is often attacked by the public because of her political view. Yazar, siyasi görüşleri nedeniyle sık sık halk tarafından eleştiriliyor. More Sentences |
||||
| Genel | attack f. | saldırmak | ||
|
The whole village was attacked by the raiders. Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | attack i. | nöbet | ||
|
The old man was seized with an attack of paralysis. Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | attack i. | kriz | ||
|
I had an anxiety attack. Bir anksiyete krizi geçirdim. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | attack i. | saldırı | ||
|
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles. Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor. More Sentences |
||||
| Hukuk | attack f. | saldırmak | ||
|
The whole village was attacked by the raiders. Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | attack f. | saldırmak | ||
|
The whole village was attacked by the raiders. Bütün köy akıncıların saldırısına uğradı. More Sentences |
||||
| Teknik | attack f. | zarar vermek | ||
|
The new type of this virus directly attacks the lungs. Bu virüsün yeni türü doğrudan akciğerlere zarar vermektedir. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | attack i. | nöbet | ||
|
The old man was seized with an attack of paralysis. Yaşlı adam felç nöbeti geçirdi. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | attack i. | hücum | ||
|
I always played in defence, as I was too slow to play in attack. Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım. More Sentences |
||||
| Askeri | attack i. | saldırı | ||
|
Some think that the new emission standards are an attack on petrol-powered vehicles. Bazıları yeni emisyon standartlarının benzinli araçlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor. More Sentences |
||||
| Askeri | attack i. | taarruz | ||
|
The attack will start on the fifth day's dawn. Taarruz, beşinci günün şafağında başlayacak. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | attack i. | hücum | ||
|
I always played in defence, as I was too slow to play in attack. Hücumda oynamak için çok yavaş olduğumdan hep savunmada oynadım. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | attack i. | çatma | ||
| Genel | attack i. | tecavüz | ||
| Genel | attack i. | yakalanma | ||
| Genel | attack i. | dil uzatma | ||
| Genel | attack i. | girişme | ||
| Genel | attack i. | koyulma | ||
| Genel | attack i. | atılış | ||
| Genel | attack i. | hamle | ||
| Genel | attack i. | tutulma | ||
| Genel | attack i. | tasallut | ||
| Genel | attack f. | taarruz etmek | ||
| Genel | attack f. | çatmak | ||
| Genel | attack f. | girişmek | ||
| Genel | attack f. | tutulmak | ||
| Genel | attack f. | baskın yapmak | ||
| Genel | attack f. | vurmak | ||
| Genel | attack f. | tecavüz etmek | ||
| Genel | attack f. | atağa kalkmak | ||
| Genel | attack f. | basmak | ||
| Genel | attack f. | saldırıda bulunmak | ||
| Genel | attack f. | aşındırmak | ||
| Genel | attack f. | uğraşmak | ||
| Genel | attack f. | hamle yapmak | ||
| Genel | attack f. | dil uzatmak | ||
| Genel | attack f. | koyulmak | ||
| Genel | attack f. | üstüne varmak | ||
| Genel | attack f. | atılmak | ||
| Genel | attack f. | tutmak | ||
| Genel | attack f. | hücum etmek | ||
| Genel | attack f. | (yemeğe) iştahla saldırmak | ||
| Genel | attack f. | zarar vermeye başlamak | ||
| Genel | attack f. | kemirmeye başlamak | ||
| Genel | attack f. | küfretmek | ||
| Genel | attack f. | sövüp saymak | ||
| Genel | attack s. | sert eleştiri içeren | ||
| Genel | attack s. | sivri dilli | ||
| Genel | attack s. | kalemi keskin | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | attack i. | saldırma | ||
| Hukuk | attack f. | hücum etmek | ||
| Hukuk | attack f. | tecavüz etmek | ||
| Hukuk | attack f. | taarruz etmek | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | attack i. | çeşitli taahhütler çerçevesinde çalışmaya başlama | ||
| Sanayi | attack i. | başlangıç prosedürü | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | attack f. | hücum etmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | attack i. | başlama | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | attack i. | kimyasal maddenin aşındırmaya başlaması | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | attack i. | ses artikülasyonunun başlangıcı | ||
| Dini | ||||
| Dini | attack i. | ilahi kurtuluş için dönüşüm çabası | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | attack s. | askeri saldırıyı başlatma/destekleme amaçlı | ||
| Spor | ||||
| Spor | attack i. | akın | ||
| Spor | attack i. | (krikette) vurucuyu oyun dışı bırakma hareketi | ||
| Spor | attack i. | (eskrimde) vur komutu | ||
| Spor | attack i. | (eskrimde) vuruş | ||
| Spor | attack i. | (lakrosta) ev ve merkez arasındaki üç oyuncudan her biri | ||
| Spor | attack i. | (yarışta) öne geçmek için yapılan agresif hamle | ||
| Spor | attack f. | (topa) hücum ederek agresif bir şekilde oynamak | ||
| Spor | attack f. | (lakrosta) hücum oyununda hedefe ilerlemek | ||
| Spor | attack f. | voleybolda, ağ üzerinden (topa) kuvvetle vurmak | ||
| Spor | attack f. | (yarışmada) ani ve yoğun çaba sarf etmek | ||
| Satranç | ||||
| Satranç | attack i. | konumsal avantaj için yapılan bir dizi saldırı hamlesi | ||
| Satranç | attack f. | (rakip taşı) almakla tehdit etmek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | attack i. | bir müzik parçasına kararlı bir şekilde giriş yapma | ||
| Müzik | attack i. | notanın maksimum sesine ulaşma hızı | ||
| Müzik | attack i. | birkaç müzisyenin koordine biçimde esere giriş yapması | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | attack i. | tasaddi | ||