yakalanmak - Turco Inglés Diccionario

yakalanmak

Significados de "yakalanmak" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
General
yakalanmak be caught v.
Tom has been caught cheating before.
Tom daha önce de hile yaparken yakalandı.

More Sentences
yakalanmak come down with v.
I'm afraid I'm coming down with a cold.
Korkarım soğuk algınlığına yakalanıyorum.

More Sentences
yakalanmak attack v.
He was suddenly attacked by a mysterious disease.
Aniden gizemli bir hastalığa yakalandı.

More Sentences
yakalanmak contract v.
Can you confirm that the French football team has contracted Legionella?
Fransız futbol takımının Legionella hastalığına yakalandığını doğrulayabilir misiniz?

More Sentences
yakalanmak be arrested v.
Tom was arrested on his wedding day.
Tom düğün gününde yakalandı.

More Sentences
yakalanmak catch v.
Therefore, it protects you from catching cold and flu.
Bu nedenle sizi soğuk algınlığı ve gribe yakalanmaktan korur.

More Sentences
yakalanmak get caught v.
He did that on his own, and he got caught.
Bunu kendi başına yaptı ve yakalandı.

More Sentences
yakalanmak be captured v.
Tom tried to avoid being captured.
Tom yakalanmamaya çalıştı.

More Sentences
Colloquial
yakalanmak be busted v.
But that's not the only reason he was busted.
Fakat yakalanmasının tek sebebi bu değil.

More Sentences
yakalanmak be busted v.
But that's not the only reason he was busted.
Fakat yakalanmasının tek sebebi bu değil.

More Sentences
Slang
yakalanmak get busted v.
Tom got busted.
Tom yakalandı.

More Sentences
General
yakalanmak go down with something v.
yakalanmak attaint v.
yakalanmak catch an infection v.
yakalanmak succumb v.
yakalanmak be smitten with v.
yakalanmak hitch v.
yakalanmak smite v.
yakalanmak incur v.
yakalanmak be seized v.
yakalanmak fixate v.
Phrasals
yakalanmak come over v.
Colloquial
yakalanmak get burned (by someone) v.
Idioms
yakalanmak be had up (for something) v.
yakalanmak get burned (by someone) v.
yakalanmak have (one's) collar felt v.

Significados de "yakalanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
(hastalığa) yakalanmak contract v.
General
hastalığa yakalanmak fall ill v.
hazırlıksız yakalanmak be blindsided v.
yakalanmak (hastalığa) get v.
hazırlıksız yakalanmak be caught off one's guard v.
(hastalığa) yakalanmak become infected v.
yağmura yakalanmak be caught in the rain v.
hastalığa yakalanmak come down with v.
yakalanmak (bir hastalığa) catch v.
hastalığa yakalanmak catch an illness v.
hazırlıksız yakalanmak be caught unprepared v.
uygunsuz vaziyette yakalanmak (cinsel ilişki vb) be caught in flagrante v.
fırtınaya yakalanmak be caught in a storm v.
pamukçuğa yakalanmak canker v.
hırsızlık yaparken yakalanmak be caught in the act of burglary v.
gribe yakalanmak catch flu v.
iş üstünde yakalanmak be caught in the act v.
yakalanmak (suçlu) be busted v.
(hastalık) yakalanmak catch v.
kameralara yakalanmak be caught on camera v.
kameraya yakalanmak be caught on camera v.
hastalığa yakalanmak get ill v.
hastalığa yakalanmak get sick v.
ciddi bir hastalığa yakalanmak contract a serious illness v.
ciddi bir hastalığa yakalanmak contract a serious disease v.
zatürreeye yakalanmak contract pneumonia v.
zatürreeye yakalanmak develop pneumonia v.
zatürreeye yakalanmak catch pneumonia v.
hastalığa yakalanmak become sick v.
hazırlıksız yakalanmak be taken unawares v.
(hastalığa) yakalanmak get v.
suçüstü yakalanmak be caught red-handed v.
kıskıvrak yakalanmak be caught in an impossible-to-escape situation v.
yağmura yakalanmak be rained on v.
bir hastalığa yakalanmak be infected with a disease v.
bir hastalığa yakalanmak catch a disease v.
bir hastalığa yakalanmak be stricken with an ailment v.
bir hastalığa yakalanmak get a disease v.
bir hastalığa yakalanmak contract a disease v.
radara yakalanmak be caught by the radar v.
radara yakalanmak get caught by a speed gun v.
radara yakalanmak get caught by a radar gun v.
hastalığa yakalanmak catch disease v.
prostat kanserine yakalanmak contract prostate cancer v.
prostat kanserine yakalanmak get prostate cancer v.
prostat kanserine yakalanmak develop prostate cancer v.
kızamığa yakalanmak catch measles v.
kızamığa yakalanmak contract measles v.
kızamığa yakalanmak get measles v.
fırtınaya yakalanmak be caught by the storm v.
güvenlik kamerasına yakalanmak be spotted on a security camera v.
bir silahla yakalanmak get caught with a gun v.
kansere yakalanmak get cancer v.
kansere yakalanmak contract cancer v.
taş kokain çekerken yakalanmak be caught smoking crack pipe v.
krek çekerken yakalanmak be caught smoking crack pipe v.
bir hastalığa yakalanmak develop a disease v.
hız sınırını aşarak (polis tarafından) yakalanmak get done for speeding v.
soğuk algınlığına yakalanmak catch a cold v.
yatakta sigara içerken yakalanmak be caught smoking in bed v.
sele yakalanmak get caught in a flash flood v.
sıtmaya yakalanmak contract malaria v.
kabakulağa yakalanmak contract mumps v.
hastalığa yakalanmak contract an illness v.
hastalığa yakalanmak contract a disease v.
suçiçeği hastalığına yakalanmak catch chickenpox v.
çiçek hastalığına yakalanmak contract smallpox v.
birisine yakalanmak get caught by someone v.
birine yakalanmak get caught by someone v.
suçüstü yakalanmak be taken in the manner v.
sarılığa yakalanmak jaundice v.
soğuk algınlığına yakalanmak enrheum [obsolete] v.
ağa yakalanmak web v.
ağlara takılmışçasına yakalanmak mesh v.
(ağlara) yakalanmak mesh v.
tedbirsiz yakalanmak feel v.
hazırlıksız yakalanmak snap v.
Phrasals
hastalığa yakalanmak be down with v.
(ağlara vb) yakalanmak be entangled in v.
hazırlıksız yakalanmak catch out v.
birden bir hastalığa yakalanmak strike (someone or something) with (something) v.
-e yakalanmak strike with v.
(bir hastalığa) yakalanmak come down with (something) v.
uçakta bir hava koşuluna/durumuna yakalanmak fly into something v.
uçakta bir hava koşuluna/durumuna yakalanmak fly into (something or some place) v.
Phrases
uygunsuz pozisyonda yakalanmak be caught in a compromising position expr.
uygunsuz durumda yakalanmak be caught in a compromising position expr.
Colloquial
bakışını yakalanmak catch someone's eye v.
öldürücü derecede soğuk algınlığına yakalanmak catch one's death (of cold) v.
suç işleyip yakalanmak fall v.
(nezleye, hastalığa) yakalanmak be down with (something) v.
hazırlıksız yakalanmak be caught flat-footed v.
habersiz yakalanmak be caught flat-footed v.
ölümcül bir hastalığa yakalanmak be dying of (something) v.
suçüstü yakalanmak be busted v.
uyurken yakalanmak be caught napping v.
Idioms
hazırlıksız yakalanmak off one's guard v.
tuzağa yakalanmak fall into a trap v.
hazırlıksız yakalanmak be asleep at the switch v.
suçüstü yakalanmak be caught with one's fingers in the cookie jar v.
suçüstü yakalanmak be caught with one's hand in the cookie jar v.
rezil bir durumda yakalanmak be caught with one's trousers down v.
rezil bir durumda yakalanmak be caught with one's pants down v.
hazırlıksız yakalanmak be caught napping v.
savunmasız yakalanmak be caught with one's pants down v.
hazırlıksız yakalanmak be caught with one's trousers down v.
savunmasız yakalanmak be caught with one's trousers down v.
hazırlıksız yakalanmak be caught with one's pants down v.
duran trafiğe yakalanmak hit a parking lot on v.
yağmura yakalanmak get rained out v.
uygunsuz durumda (seks yaparken) yakalanmak be caught in a compromising position v.
bir hastalığa yakalanmak be down with (something) v.
umulmadık bir anda yakalanmak be caught flat-footed v.
habersiz yakalanmak be caught flat-footed v.
beklenmedik bir anda yakalanmak be caught flat-footed v.
hazırlıksız yakalanmak be caught flat-footed v.
(bir hastalığa) yakalanmak down with v.
(paraca) sıkışık durumda yakalanmak be caught in the crunch v.
eli darda yakalanmak be caught in the crunch v.
hastalığa yakalanmak drop like ninepins v.
kitleler halinde bir şeye yakalanmak die like flies v.
aradan sıyrılırken yakalanmak be caught in the middle v.
hazırlıksız yakalanmak be thrown off balance v.
(bir şeyden, suçtan, hatadan) dolayı yakalanmak get done for (something) v.
(bir şey, suç, hata yaptığı/işlediği) için yakalanmak get done for (something) v.
(bir şey yapmaktan) yakalanmak get done for (something) v.
(bir şeyden, suçtan, hatadan) yakalanmak get done for (something) v.
beklenmedik bir anda yakalanmak be caught on the wrong foot v.
umulmadık bir anda yakalanmak be caught on the hop v.
hazırlıksız yakalanmak be caught on the hop v.
habersiz yakalanmak be caught on the wrong foot v.
hazırlıksız yakalanmak be caught on the wrong foot v.
umulmadık bir anda yakalanmak be caught on the wrong foot v.
beklenmedik bir anda yakalanmak be caught on the hop v.
habersiz yakalanmak be caught on the hop v.
ölümcül bir hastalığa yakalanmak be on the danger list v.
beklenmedik bir anda yakalanmak be caught off (one's) guard v.
savunmasız yakalanmak be caught off (one's) guard v.
hazırlıksız yakalanmak be caught with your trousers down [uk] v.
dikkatsiz/savunmasız bir anında yakalanmak be caught off (one's) guard v.
rezil bir durumda yakalanmak be caught with your trousers down [uk] v.
savunmasız yakalanmak be caught with your pants down v.
rezil bir durumda yakalanmak be caught with your pants down v.
hazırlıksız yakalanmak be caught with your pants down v.
savunmasız yakalanmak be caught with your trousers down [uk] v.
hazırlıksız yakalanmak be off your guard v.
hazırlıksız yakalanmak be taken by surprise v.
savunmasız yakalanmak be taken by surprise v.
hastalığa yakalanmak catch death v.
hastalığa yakalanmak catch (one's) death v.