tecavüz - Turco Inglés Diccionario

tecavüz

Significados de "tecavüz" en diccionario inglés turco : 43 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tecavüz rape n.
The psychologist gives free therapies to the rape victims.
Psikolog tecavüz mağdurlarına ücretsiz terapiler veriyor.

More Sentences
General
tecavüz rape n.
The psychologist gives free therapies to the rape victims.
Psikolog tecavüz mağdurlarına ücretsiz terapiler veriyor.

More Sentences
tecavüz offence n.
tecavüz offense n.
tecavüz desecrate n.
tecavüz excess n.
tecavüz invasion n.
tecavüz outrage n.
tecavüz an outrage upon decency n.
tecavüz violence n.
tecavüz incursion n.
tecavüz transgression n.
tecavüz intrusion n.
tecavüz desecration n.
tecavüz infringement n.
tecavüz infraction n.
tecavüz aggression n.
tecavüz inroad n.
tecavüz encroachment n.
tecavüz violation n.
tecavüz trench on n.
tecavüz attack n.
tecavüz assault n.
tecavüz breaking-in n.
tecavüz accroachment n.
tecavüz abuse n.
tecavüz genital torture n.
tecavüz impingement n.
tecavüz owerloup [dialect] [scotland] n.
tecavüz intrenchment [obsolete] n.
tecavüz perversion n.
tecavüz off (offence) abrev.
Idioms
tecavüz a fate worse than death n.
Trade/Economic
tecavüz trespass n.
Law
tecavüz breach n.
tecavüz aggression n.
tecavüz assault n.
tecavüz trespass n.
tecavüz breach of close n.
Politics
tecavüz attempt n.
tecavüz violation n.
tecavüz invasion n.
tecavüz transgression n.

Significados de "tecavüz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tecavüz etmek ravish v.
tecavüz etmek rape v.
General
tecavüz eden adam rapist n.
marka hakkına tecavüz trademark infringement n.
tecavüz etme entrenching on n.
cebren tecavüz forcible rape n.
şahsiyete tecavüz iniruia n.
ırza tecavüz violation n.
gizlice tecavüz eden (hak, mülk) encroacher n.
ırza tecavüz ravishment n.
tecavüz etme violation n.
tecavüz kurbanı rape victim n.
araziye tecavüz trespass n.
ırza tecavüz rape n.
yavaşça veya gizlice tecavüz etme (hak, mülk) encroaching n.
ırza tecavüz violence n.
cinsel tecavüz sexual rape n.
cinsel tecavüz rape n.
bir kadına ilk randevusunda tecavüz edilmesi date rape n.
başkasının arsasına tecavüz encroachment n.
meskene tecavüz break-in n.
-e tecavüz etme infringement upon n.
-e tecavüz etme infringement on n.
zorla tecavüz violence n.
haneye tecavüz housebreaking n.
başkasının arsasına tecavüz accroachment n.
tecavüz eden kimse ravisher n.
başkasının hakkına tecavüz eden kimse usurper n.
haneye tecavüz break and entry n.
fiziksel tecavüz offensive n.
tecavüz etme constupration [obsolete] n.
başkasının malına, haklarına veya fikirlerine edilen tecavüz poaching n.
haneye tecavüz trespass n.
tecavüz etmek infringe on v.
tecavüz etmek trespass upon v.
tecavüz etmek invade v.
tecavüz etmek trench on v.
tecavüz etmek outrage v.
tecavüz etmek exceed v.
ırzına tecavüz etmek rape v.
tecavüz etmek encroach v.
tecavüz etmek trench upon v.
tecavüz etmek violate v.
tecavüz etmek impinge on v.
tecavüz etmek shame v.
tecavüz etmek aggress v.
tecavüz etmek encroach on v.
tecavüz etmek encroach upon v.
tecavüz etmek assault v.
tecavüz etmek infringe up v.
tecavüz etmek attack v.
tecavüz etmek transgress v.
tecavüz etmek entrench upon v.
tecavüz etmek impinge v.
tecavüz etmek interfere with v.
tecavüz etmek trespass on v.
tecavüz etmek break into v.
tecavüz etmek (hak) trespass v.
tecavüz etmek intrude v.
tecavüz edilmek be raped v.
birinin imtiyazlarına tecavüz etmek encroach up somebody's prerogatives v.
hakkına tecavüz etmek encroach v.
(birinin hakkına) tecavüz etmek encroach v.
hakkında tecavüz etmek encroach v.
başkasının hakkına tecavüz etmek poach v.
tecavüz etmek trespass v.
kanuna tecavüz etmek trespass upon the law v.
tecavüz etmek do violence to v.
hakkına tecavüz etmek entrench v.
tecavüz etmek enjamb [obsolete] v.
tecavüz etmek entrench v.
toplu tecavüz etmek jackroll [south africa] v.
tecavüz etmek oppress [obsolete] v.
tecavüz etmek constuprate [obsolete] v.
(ticarette) başkasının hakkına tecavüz etmek interlope v.
tecavüz etmek suppress [obsolete] v.
tecavüz etmek spoil v.
tecavüz etmek (alana) encroach v.
yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk) encroached adj.
tecavüz edilmiş (sınır vb) overstepped adj.
tecavüz edilmemiş unravished adj.
başkasının hakkına tecavüz eden usurpant [obsolete] adj.
başkasının hakkına tecavüz eden usurping adj.
başkasının hakkına tecavüz eden usurpatory [rare] adj.
başkasının hakkına tecavüz ederek usurpedly adv.
başkasının hakkına tecavüz ederek usurpingly adv.
Phrasals
tecavüz etmek (fikre/haklara) entrench upon v.
tecavüz etmek spring on v.
(birine) tecavüz etmek force on (someone or something) v.
(birine) tecavüz etmek force (oneself) on v.
(birine) tecavüz etmek force (oneself) upon v.
haklarına tecavüz etmek infringe upon something v.
haklarına tecavüz etmek infringe on something v.
tecavüz etmek force (oneself) on (someone or something) v.
birine/bir şeye tecavüz etmek encroach on someone or something v.
(bir şeye) tecavüz etmek encroach on (something) v.
(bir şeye) tecavüz etmek encroach upon (something) v.
birine/bir şeye tecavüz etmek encroach upon someone or something v.
tecavüz etmek obtrude upon v.
Idioms
birinin hakkına tecavüz etmek tread on someone's toes v.
tecavüz etmek interfere with v.
haneye tecavüz etmek break in v.
haneye tecavüz etmek break into v.
tecavüz etmek lay hands on v.
birinin alanına tecavüz etmek poach on someone's territory v.
birinin hakkına tecavüz etmek poach on someone's territory v.
(birinin) alanına tecavüz etmek poach on (one's) territory v.
Trade/Economic
hakkına tecavüz etme encroachment n.
hakka tecavüz etme infringement n.
başkasının malına tecavüz disturbance of possession n.
hakkına tecavüz etme accroachment n.
tecavüz etmek infringe v.
Law
hakkı olmayan yerlere tecavüz trespassing n.
haneye tecavüz home invasion n.
haneye tecavüz hamesucken n.
haneye tecavüz breaking and entering n.
haneye tecavüz haimsucken n.
tecavüz kurbanları rape victims n.
hududu tecavüz etme surpassing the limit n.
haneye tecavüz suçu offense of breaking into house n.
hakkı olmayan yere tecavüz trespassing n.
meskene tecavüz housebreaking n.
haneye tecavüz housebreaking n.
haneye tecavüz suçu hamesucken n.
haneye tecavüz break-in n.
mahkemeye tecavüz contempt n.
tecavüz edildiği iddia edilen yere davalının tayin edilmesini isteyen defi blank bar n.
tecavüz edildiği iddia edilen yere davalının tayin edilmesini isteyen defi common bar n.
başkasının arsasına tecavüz eden kimse dispossessor n.
ırza tecavüz defloration n.
tecavüz etmeme non-violence n.
başkasının arsasına tecavüz eden kimse disseizor n.
tecavüz etmeme nonviolence n.
bir başkasının arazisine tecavüz eden şahıs dispossessor n.
bir başkasının arazisine tecavüz eden şahıs disseizor n.
bir başkasının arazisine tecavüz eden kadın disseizoress n.
bir başkasının arsasına tecavüz etme deforcement n.
başkasının arazisine tecavüz etme pourpresture n.
başkasının mülküne tecavüz eden intruder n.
başkasının arsasına tecavüz eden intruder n.
başkasının arazisine tecavüz etme purpresture n.
silahlı tecavüz assault at arms n.
ırza tecavüz amacıyla saldırı assault with intent to rape n.
ikinci derecede cinsel tecavüz sexual assault in the second degree n.
fiili tecavüz assault n.
başkasının arazisine tecavüz trespassing n.
başkasının mülküne tecavüz trespassing n.
araziye tecavüz trespass to land n.
başkasının arazisine tecavüz trespass n.
şahsa fiili tecavüz trespass to the person n.