arazi - Turco Inglés Diccionario

arazi

Significados de "arazi" en diccionario inglés turco : 47 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
arazi land n.
"Get off my land," he shouted.
"Defolun arazimden," diye bağırdı.

More Sentences
arazi terrain n.
We couldn't go on as our car wasn't ideal for driving over rough terrain.
Arabamız engebeli arazide sürüş için ideal olmadığından devam edemedik.

More Sentences
General
arazi land n.
"Get off my land," he shouted.
"Defolun arazimden," diye bağırdı.

More Sentences
arazi plot n.
Tobacco is grown on small family plots in regions classed amongst the poorest in Europe.
Tütün, Avrupa'nın en yoksulları arasında sınıflandırılan bölgelerde küçük aile arazilerinde yetiştirilmektedir.

More Sentences
arazi estate n.
He went back to his hometown to manage a large farming estate built up by his mother's uncle, a former banker.
Annesinin eski bir bankacı olan amcası tarafından inşa edilen büyük bir tarım arazisini yönetmek için memleketine geri döndü.

More Sentences
arazi ground n.
He showed her the grounds surrounding the farm.
Ona çiftliği çevreleyen araziyi gösterdi.

More Sentences
arazi holding n.
That would entitle 5-6 ha holdings to the full compensation payment.
Bu da 5-6 hektarlık arazinin tam tazminat ödemesine hak kazanmasını sağlayacaktır.

More Sentences
arazi property n.
I saw kids trespassing on my property.
Çocukların arazime izinsiz girdiklerini gördüm.

More Sentences
arazi field n.
Sami's plane crashed in the field.
Sami'nin uçağı araziye düştü.

More Sentences
arazi acres n.
Tom owns several acres of land.
Tom'un birkaç dönüm arazisi var.

More Sentences
arazi range n.
Every spring they let the cattle roam freely on the open range.
Her bahar sığırların açık arazide serbestçe dolaşmasına izin verirler.

More Sentences
Trade/Economic
arazi land n.
"Get off my land," he shouted.
"Defolun arazimden," diye bağırdı.

More Sentences
arazi property n.
I saw kids trespassing on my property.
Çocukların arazime izinsiz girdiklerini gördüm.

More Sentences
Law
arazi land n.
"Get off my land," he shouted.
"Defolun arazimden," diye bağırdı.

More Sentences
Technical
arazi terrain n.
We couldn't go on as our car wasn't ideal for driving over rough terrain.
Arabamız engebeli arazide sürüş için ideal olmadığından devam edemedik.

More Sentences
Construction
arazi property n.
I saw kids trespassing on my property.
Çocukların arazime izinsiz girdiklerini gördüm.

More Sentences
arazi land n.
"Get off my land," he shouted.
"Defolun arazimden," diye bağırdı.

More Sentences
Geology
arazi field n.
Sami's plane crashed in the field.
Sami'nin uçağı araziye düştü.

More Sentences
General
arazi landed property n.
arazi country n.
arazi real property n.
arazi soil n.
arazi territory n.
arazi acre n.
arazi domain n.
arazi terrane n.
arazi dominion n.
arazi tract n.
arazi area n.
arazi possession n.
arazi spread n.
arazi agr- pref.
arazi agri- pref.
arazi agro- pref.
Trade/Economic
arazi premises n.
arazi territory n.
arazi landed property n.
arazi real estate n.
Law
arazi domain n.
arazi dominion n.
arazi fee estate n.
arazi solum n.
arazi solum n.
arazi proprietorship n.
Automotive
arazi off-road adj.
Agriculture
arazi yard n.
Geography
arazi whenua [new zealand] n.

Significados de "arazi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
arazi sahibi landowner n.
General
açık arazi unprotected terrain n.
arazi mülkiyeti land ownership n.
arazi ekibi koordinatörü field team coordinator n.
verimli arazi fertile land n.
ormanlık arazi timberland n.
kızılderililer için ayrılmış arazi reservation n.
arazi mühendisi surveyor n.
arazi ölçme surveying n.
eski roma'da çok büyük arazi latifundia n.
arazi ölçü aleti theodolite n.
kırsal arazi kullanımı rural land use n.
arazi yapısı lay n.
ormanlık arazi woodlander n.
arazi ıslahı land development n.
düz arazi lowland n.
arazi tapu sicili land register n.
arazi idaresi management of land n.
arazi hukuku land law n.
açık otlak ve arazi anlamında güney afrika terimi veldt/veld n.
çalılık arazi bush n.
dağlık arazi mountainous terrain n.
arazi sahibi the landed interest n.
arazi geliri capital rent n.
umumi arazi common land n.
arazi sahipliği landowning n.
arazi düzlemesi land leveling n.
arazi kiralama land leasing n.
ekilebilir arazi arable n.
arazi araçları land vehicles n.
arazi parçası plot n.
arazi kazanımı land reclamation n.
arazi parçası a piece of land n.
yerleşim yerleri dışında açık ve işlenmemiş arazi moor n.
küçük çalı ve gür ağaçlıklı arazi scrub n.
arazi sahibi proprietor n.
arazi koruma land conservation n.
dağlık arazi highland n.
ovalık arazi bottom land n.
boş arazi wasteland n.
arazi sahipliği landlordship n.
bir arazinin komşu arazi ile sınır olan kısımları abuttals n.
çölde genellikle bir su birikintisinin etrafında bulunan verimli arazi oasis n.
hükümdara ait arazi dominion n.
arazi parçası holding n.
rıhtım yakınındaki arazi quayside n.
düz arazi plain n.
ispanyolca konuşan ülkelerde konaklama imkanı olan arazi veya plantasyon hacienda n.
meskun olmayan arazi unsettled land n.
koruma altına alınmış arazi park n.
arazi sahibi landed proprietor n.
arazi ıslahı reclamation n.
arazi hukuku real property law n.
arazi sahibi landlord n.
düz arazi level land n.
derebeylik arazi tasarruf hakkı socage n.
arazi etüdü land survey n.
arazi doğrulaması ground truth n.
boş arazi waste n.
komşu arazi sahibi abutter n.
arazi değerlendirme ekibi field assessment team n.
bataklık arazi marshy land n.
miri arazi demesne n.
arazi kazanma land reclamation n.
batak arazi marshy ground n.
alüvyondan oluşan arazi alluvion n.
hayvan otlatılan arazi range land n.
arazi sınırı abuttals n.
kıraç arazi moorland n.
engebeli arazi rough terrain n.
engebeli ve ağaçsız arazi moor n.
ev ve çevresindeki arazi homestead n.
kerestelik ağaçların yetiştiği arazi timberland n.
arazi bilgisi terrain intelligence n.
açık arazi exposed terrain n.
uçsuz bucaksız arazi vastness n.
arazi tesviye makinesi land leveler n.
arazi ıslahı land reclamation n.
arazi doldurma landfill n.
kira ile tutulmuş arazi holding n.
kıraç arazi barren land n.
verimli arazi fruitful land n.
geniş arazi tract n.
küçük arazi veya çiftlik işleten çiftçi crofter n.
arazi alanı acreage n.
imtiyazlı arazi patent n.
çimen ve çiçek kaplı arazi meadow n.
arazi gözlemleri field observations n.
arazi araştırması ground truth n.
arazi drenajı land drainage n.
arazi kullanım hakkı land tenure n.
arazi keşfi field reconnaissance n.
arazi planı land plan n.
arazi çalışması field survey n.
korumaya alınmış arazi reserve n.
arazi (bir kuruma veya kişiye ait) premises n.
arazi düzenlemesi land arrangement n.
arazi kullanım etüdü land use survey n.
arazi etüdü investigation of land form n.
bataklık arazi slew n.
arazi rantı ground rent n.
arazi uçuşu terrain flight n.
arazi sahibi franklin n.
emlak ve arazi sahibi landowner n.
fuar arazi binası fair building n.
arazi eğitimi field training n.
arazi parselleme land subdivision n.
arazi tescili land registration n.
emlak ve arazi sahipleri landowners n.
arazi parçası patch n.
arazi ıslahı land improvement n.
ağaçlık arazi woodland n.
kapalı arazi avı canned hunt n.
arazi bankası land bank n.
yolun kenarındaki arazi şeridi roadside n.
alüvyonlu arazi alluvium n.
boş arazi vacancy n.
katılan arazi annexation n.
arazi tahsisi land allocation n.
arazi vasıtası all terrain vehicle n.
çalılık arazi moor n.
fundalık arazi moor n.
yol geçen arazi parçası right of way n.
çorak arazi barrens n.
çorak arazi badlands n.
arazi kazanma reclamation n.
arazi bisikletleri all terrain bicycles n.
sulak arazi wetland n.
arazi vergilendirmesi land value taxation n.
arazi kullanımı land use n.
bağışı yapanlara ve onların ailelerine öldükten sonra ruhları icin duacı olunması karşılığında hibe edilen arazi frankalmoigne n.
bağışı yapanlara ve onların ailelerine öldükten sonra ruhları icin duacı olunması karşılığında hibe edilen arazi tenure by free alms n.
arazi ölçüm land measure n.
arazi ölçüm measurement of ground area n.
arazi şartları land conditions n.
arazi çalışmaları land works n.
açık arazi open field n.
arazi sınırı boundary line n.
arazi aracı land vehicle n.
arazi aracı terrain vehicle n.
arazi planlaması land planning n.
düz arazi flat n.
makilik arazi maquis shrubland n.
ekim için kiralanan arazi allotment n.
bataklık arazi bogland n.
dalgalı arazi undulating country n.
belirli bir amaç için ayrılmış arazi reserve n.
arazi temizleme land clearing n.
arazi temizleme land clearance n.
arazi boşaltma land clearing n.