country - Turco Inglés Diccionario

country

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

country — Definition

Significado:
ülke, memleket, kırsal
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkʌntri/ – BrE /ˈkʌntri/)
Categoría gramatical:
İsim: country (countries)
Sinónimo:
nation, countryside
Antónimos:
city, metropolis

Significados de "country" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
country n. memleket
Georgia is his native country.
Gürcistan onun memleketi.

More Sentences
country n. yurt
Have you ever been outside the country?
Hiç yurt dışına çıktın mı?

More Sentences
country n. ülke
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
country adj. taşra
And yet this is not the only recent transformation of French country life.
Ancak bu, Fransız taşra hayatındaki son dönemdeki tek dönüşüm değil.

More Sentences
General
country n. köy
Even rare and exotic breeds or the pet animals of country children were compulsorily killed.
Nadir ve egzotik ırklar ya da köy çocuklarının evcil hayvanları bile zorunlu olarak öldürüldü.

More Sentences
country n. kır
These lags in development go hand in hand with large disparities between regions and between town and country.
Kalkınmadaki bu gecikmeler, bölgeler arasında ve kentle kır arasında büyük eşitsizlikler ile el ele gitmektedir.

More Sentences
country n. vatan
It's beautiful to die for your country.
Vatan için ölmek güzeldir.

More Sentences
country n. ülke
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
country n. bölge
They unanimously approved a joint memorial which calls for peace in the Basque country.
Bask bölgesinde barış çağrısında bulunan ortak bir bildiriyi oybirliğiyle onayladılar.

More Sentences
country n. (faaliyet amaçlı) alan
This forested route is an awesome cycling country.
Bu ormanlık rota harika bir bisiklet alanıdır.

More Sentences
country n. country
Tim McGraw is a very talented musician in the genre of country.
Tim McGraw country tarzında çok yetenekli bir müzisyen.

More Sentences
country adj. kırsal
We'd get a nice, quiet little place in the country.
Kırsalda şirin, sessiz, küçük bir yerimiz olurdu.

More Sentences
Politics
country n. ülke
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
Computer
country n. ülke
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
Music
country n. country müzik
I would go to the concert, but I don't like country.
Konsere giderdim ama country müzik sevmiyorum.

More Sentences
country adj. country müziğe ait
Tim McGraw is a very talented country musician.
Tim McGraw çok yetenekli bir country müziği müzisyeni.

More Sentences
General
country n. toprak
country n. sayfiye
country n. millet
country n. arazi
country n. diyar
country n. il
country n. ulus
country n. halk
country n. kırsal kesim
country n. ilgi alanı
country adj. taşraya ait
country adj. el
country adj. temiz
country adj. taşraya özgü
country adj. taze
country adj. kırsal bölgede bulunan
country adj. kaba saba
country adj. inceliksiz
country adj. kültürsüz
country adj. görgüsüz
country adj. taşralı
Law
country n. jüri
country n. yargıcılar kurulu
Marine
country n. (özellikle abd donanmasına ait gemilerde) görevli kabinlerinin yakınındaki bölüm
Food Engineering
country adj. (fabrika yapımı olmayıp) doğal ürün ve süreçlerle hazırlanmış, işlenmiş ve korunmakta olan
Geology
country n. anakaya
Sport
country n. (krikette) iç saha dışı
Music
country adj. country müzikle ilgili

Significados de "country" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
country country n.
Tim McGraw is a very talented musician in the genre of country.
Tim McGraw country tarzında çok yetenekli bir müzisyen.

More Sentences

Significados de "country" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
purchasing country n. alıcı ülke
the country n. kent dışındaki yerler
country music n. kantri müzik
country homes n. kır evleri
legendary native country of turks n. ergenekon
the country n. taşra
back country n. taşra
home country control principle n. ev sahibi ülkenin gözetim ve denetim yetkisine sahip olması
foreign country n. yabancı ülke
love of country n. memleket aşkı
the country n. kırsal kesim
country bumpkin n. salak
native country n. vatan
the country n. şehir dışı
country estate n. yurtluk
mother country n. anavatan
country life n. kır yaşamı
country house n. yazlık köşk
open country n. kırlık
the old country n. göçmenin anayurdu
country homes n. taşra evleri
balkan country n. balkan ülkesi
underdeveloped country n. azgelişmiş ülke
asian country n. asya ülkesi
the country n. kent dışı
country bumpkin n. ahmak
sensitive country n. hassas ülke
mother country n. anayurt
country dancing n. yerel dans
country dance n. yerel dans
country house n. köy evi
back country n. memleketin uzak köşeleri
country folk n. köylü
game country n. avlak
central american country n. orta amerika
country bumpkin n. hödük
restricted country n. tahditli ülke
african country n. afrika ülkesi
developing country investments n. gelişmekte olan ülke yatırımları
country doctor n. köy doktoru
developing country n. gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke
cajun country n. 18 yy'da ingilizler tarafından nova scotia'dan sürülen fransız asıllı bir topluluğun güney louisiana
foreign country n. hariç
the country n. kırsal bölge
the country n. kırsal bölgeler
country life n. şehir hayatı
developing country n. gelişmekte olan ülke
country club n. golf klübü
country music n. country müzik
the country n. kır
basque country n. bask ülkesi
country bumpkin n. saf
open country n. sahra
native country n. yurt
migration from the country to town n. köyden kente göç
poor country n. fakir ülke
contiguous country n. komşu ülke
nonmember country n. üye olmayan ülke
third country n. üçüncü ülke
in country resources n. iç kaynaklar
european country n. avrupa ülkesi
country style n. kırsal bölge stili
lack of a devotion to one´s country or family n. hamiyetsizlik
whole country's n. tüm ülkenin
country risk n. ülke riski
developed country n. gelişmiş ülke
neighbouring country n. komşu ülke
country study n. ülke çalışması
undulating country n. dalgalı arazi
transition country n. geçiş ülkesi
sister country n. kardeş ülke
brother country n. kardeş ülke
country road n. kır yolu
country seat n. kır konutu
country planning n. ülke planlaması
country seat n. kırsal yerleşim
country road n. köy yolu
country code n. ülke kodu
country house n. yazlık
country house n. kırevi
loyalty to country n. vatana bağlılık
love of country n. ülke sevgisi
flat country n. düzlük
flat country n. düz arazi
cross-country tyre n. arazi lastiği
cross-country race n. kır koşusu
cross-country running n. kros koşusu
cross-country n. kros
cross-country skiing n. kayak krosu
cross-country skiing n. kros kayağı
in-country escort n. memleket içi refakat
in-country period n. memleket içi inceleme fasılası
cross-country n. kros kayağı
cross-country n. kır koşusu
cross-country n. kayak krosu
country of origin n. menşe ülkesi
contiguous country n. hemhudut ülke
producing country n. üreten ülke
love of country and nation n. vatan ve millet sevgisi
country's land n. vatan toprağı
native country n. anavatan
native country n. anayurt
rough country n. engebeli arazi
country man n. çiftçi
country's land n. ülke toprağı
muslim country n. müslüman ülke
citizen of this country n. bu ülke vatandaşı
the four corners of the country n. ülkenin dört bir yanı
present situation of our country n. ülkemizin şu anki hali
rest of the country n. ülkenin geri kalanı
heart of the country n. ülkenin kalbi
cross-country skiing n. kır kayağı
capital city of the country n. ülkenin başkenti
capital of the country n. ülkenin başkenti
prosperous country n. müreffeh ülke
living in a foreign country n. yabancı bir ülkede yaşama
a threat to the country n. ülkeye tehdit
a different country n. başka bir ülke
country house n. kır evi
mother country n. memleket
country of origin n. memleket
allied country n. müttefik ülke
heart of the country n. ülkenin merkezi
center of the country n. ülkenin merkezi
a seafaring country n. denizci ülke
a maritime country n. denizci ülke
country of birth n. doğduğu ülke
disaster-resilient country n. afete karşı dirençli ülke
the whole country n. ülkenin tamamı
the country as a whole n. ülkenin tamamı
the whole country n. ülkenin bütünü
the country as a whole n. ülkenin bütünü
country-based organizations n. ülke bazlı örgütler
country flags n. ülke bayrakları
back country n. geri kalmış yöreler
country folk n. taşra halkı
country dance n. amerikan folk dansı
country dance n. köy dansı
country music n. amerikan folk müziği
country cousin n. taşralı kimse
country dancing n. amerikan folk dansı
country dance n. halk dansı
developing country n. gelişen ülke
scenic country road n. manzaralı kır yolu
water rich country n. su zengini ülke
water poor country n. su fakiri ülke
country cottage n. kır veya bağ evi
remoter parts of country n. ülkenin ücra kısımları
country curate n. köy papazı
country air n. kır havası