ülke - Turco Inglés Diccionario

ülke

Significados de "ülke" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ülke country n.
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
General
ülke nation n.
Of course, there is still natural solidarity between our nations and those of Latin America.
Elbette ülkelerimiz ile Latin Amerika ülkeleri arasında doğal bir dayanışma söz konusudur.

More Sentences
ülke realm n.
The king's realm was terrorized by a dragon.
Kralın ülkesi bir ejderha tarafından terörize edildi.

More Sentences
ülke land n.
For women Afghanistan is becoming, yet again, the land of their deepest sorrow and suffering.
Kadınlar için Afganistan bir kez daha en derin üzüntü ve acılarının ülkesi haline geliyor.

More Sentences
ülke country n.
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
ülke state n.
Your report contains no reference to an EU-wide list of safe third states and states of origin.
Raporunuzda AB çapında bir güvenli üçüncü dünya ülkeleri ve menşe ülkeler listesine atıfta bulunulmamaktadır.

More Sentences
Trade/Economic
ülke home adj.
Home livestock feed resources are on the rise.
Ülkenin besi hayvanı yemi kaynakları çoğalıyor.

More Sentences
Politics
ülke country n.
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
ülke realm n.
The king's realm was terrorized by a dragon.
Kralın ülkesi bir ejderha tarafından terörize edildi.

More Sentences
Technical
ülke land n.
For women Afghanistan is becoming, yet again, the land of their deepest sorrow and suffering.
Kadınlar için Afganistan bir kez daha en derin üzüntü ve acılarının ülkesi haline geliyor.

More Sentences
Computer
ülke country n.
Life in undeveloped countries can be very harsh for citizens.
Gelişmemiş ülkelerde vatandaşlar için hayat çok zor olabiliyor.

More Sentences
General
ülke soil n.
ülke region n.
ülke clime n.
ülke bourne n.
ülke domain n.
ülke territory n.
ülke reaume [obsolete] n.
ülke reame [italian] n.
ülke hemisphere n.
ülke monkery [uk] n.
ülke rewme n.
ülke pais n.
Social Sciences
ülke gentile n.
Literature
ülke fold [dialect] [obsolete] n.

Significados de "ülke" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
müttefik ülke ally n.
General
alıcı ülke purchasing country n.
ülke ekonomisi economics n.
bir ülke veya bölgenin karayollarını gösteren harita road map n.
tarafsız ülke neutral n.
kral veya kraliçe tarafından yönetilen ülke kingdom n.
hassas ülke sensitive country n.
afrika'nın atlantik kıyısındaki ülke ivory coast n.
gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke developing country n.
dış ülke abroad n.
zayıf durumda olan ülke underdog n.
yabancı ülke abroad n.
bağımsız ülke sovereign n.
arka ülke backland n.
ülke ziyaretleri visits of state n.
başında tek bir hükümdar olan devlet veya ülke monarchy n.
ülke içi inland n.
tahditli ülke restricted country n.
gelişmekte olan ülke yatırımları developing country investments n.
gelişmekte olan ülke developing country n.
bir prens tarafından yönetilen ülke principality n.
denizlerin ötesinde bulunan ülke vb overseas n.
sömürge oluşturan ülke colonizer n.
az gelişmiş ülke the third world n.
bağımlı ülke client n.
ülke para birimi domestic monetary unit n.
bir ülke veya toplumun ahlak, görgü ve davranış kalıpları customs n.
azgelişmiş ülke underdeveloped country n.
ülke dışı overseas n.
ülke dışı abroad n.
yabancı ülke foreign country n.
ülke savunması landwehr (alm) n.
kutsal ülke promised land n.
ülke üzerindeki birkaç devletin egemenliği condominium n.
demokratik ülke democracy n.
batı afrika'da ülke sierra leone n.
yardım eden ülke aid giving nation n.
fakir ülke poor country n.
komşu ülke contiguous country n.
üçüncü ülke third country n.
ülke sınırları national borders n.
ülke sınırları national boundaries n.
üye ülke member nation n.
üye olmayan ülke nonmember country n.
ülke savunması landwehr (almanca) n.
küçük ülke ya da eyalet yöneticisi toparch n.
başka devletlerin işine karışmayan ülke ya da politikacı noninterventionist n.
ülke riski country risk n.
gelişmiş ülke developed country n.
komşu ülke neighbouring country n.
ülke çalışması country study n.
yabancı ülke vatandaşı foreign national n.
yabancı ülke vatandaşı foreign citizen n.
ülke insanı countryman n.
kardeş ülke brother country n.
kardeş ülke sister country n.
ülke planlaması country planning n.
ülke kodu country code n.
ülke sevgisi patriotism n.
ülke sevgisi love of country n.
ütopik ülke cloud-cuckoo-land n.
nbc silahları üretme ve kullanma kabiliyetine sahip ülke nuclear-biological-chemical capable nation n.
(ülke) iç kısım inland n.
saldırgan ülke aggressor n.
dış ülke muhabiri correspondent n.
hemhudut ülke contiguous country n.
üreten ülke producing country n.
ülke çıkarları national interests n.
ülke sakinleri nation's residents n.
dış satımcı ülke exporter n.
vaadedilmiş ülke a promised land n.
vaadedilmiş ülke the promised land n.
(ait olunan) ülke home n.
ülke toprağı country's land n.
müslüman ülke muslim country n.
bu ülke vatandaşı citizen of this country n.
farklı ülke mutfaklarından örnekler sunan restoran fusion restaurant n.
müreffeh ülke prosperous country n.
serbest ülke free county n.
başka bir ülke a different country n.
müttefik ülke allied country n.
ilk beş ülke first five countries n.
denizci ülke a maritime country n.
denizci ülke a seafaring country n.
doğduğu ülke country of birth n.
afete karşı dirençli ülke disaster-resilient country n.
ülke bazlı örgütler country-based organizations n.
yabancı ülke outland n.
ülke bayrakları country flags n.
gelişen ülke developing country n.
sömürge oluşturan ülke coloniser n.
başka devletlerin işine karışmayan ülke ya da politikacı non-interventionist n.
su fakiri ülke water poor country n.
su zengini ülke water rich country n.
platform-ada şeklinde bir ülke sealand n.
çöl ülke desert country n.
hedef ülke destination country n.
hedef ülke target country n.
komşu ülke neighboring country n.
ülke takımı country team n.
büyük ülke big country n.
geleneksel ülke traditional country n.
birkaç ülke several countries n.
birçok ülke several countries n.
ülke güvenliği country security n.
ülke güvenliği country safety n.
sömürgeci (ülke) colonizer n.
denize kıyısı bulunmayan ülke landlocked state n.
ülke yöneticisi rector [obsolete] n.
bir ülke veya bölgedeki en büyük şehir primate city n.
düz ve geniş toprakları olan ülke champion [obsolete] n.
düz ve geniş toprakları olan ülke champaign n.
ekonomisinin önemli bir bölümü yasadışı uyuşturucu ticaretinden oluşan ülke narco-state n.
bir ülke içerisinde genellikle çoğunluğun mensup olduğu dini temsil eden bağımsız kilise national church n.
güneydoğu asya'da, bengal körfezi kıyısında yer alan bir ülke union of burma n.
ülke sınırlarını genişletmek veya nüfuzu artırmak için askeri güçle alınan toprak parçası land grab n.
ülke hasreti longing for one's homeland n.
ülke özlemi longing for one's homeland n.
insanları ülke dışına kaçırarak ölüm tehlikesinden kurtaran kimse scarlet pimpernel n.
gelişmekte olan ülke ldc (less-developed country) n.
az gelişmiş ülke ldc (less-developed country) n.
dünyanın yarımkürelerinde bulunan ülke ve insanlar hemisphere n.
(ada, ülke) kara kütlesinin yapısal düzenlemesi build n.
diğerleri üzerinde hakimiyeti olduğu düşünülen ülke veya devlet mistress n.
güneydoğu afrika'da portekiz sömürgesi olan eski bir ülke mocambique n.
güney avrupa'da bir antik ülke moesia n.
doğu asya'da bir ülke mongolia n.
iç ülke heartland n.
kurum, alan, uygulama, yayın veya kelimenin başka bir ülke veya dildeki karşılığı opposite number n.
aşırı ülke sevgisi overpatriotism n.
halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet commonalty [obsolete] n.
iki veya daha çok ülke/ordu tarafından ortak kullanılan parça common-user item n.
hayali ülke disneyland n.
ülke sınırı coast [obsolete] n.
ülke sınırındaki toprak coast [obsolete] n.
ülke sınırı commark n.
avlanmaya uygun ülke coverside n.
menşe ülke cradleland n.
aynı ülke vatandaşı paesano n.
(bir ülke veya hukuk sistemine ait) kanunname pandect n.
güney amerika'da bir ülke co-operative republic of guyana n.
tarıma elverişli ülke plow n.
tarıma elverişli ülke plough n.
düşman ülke public enemy n.
düşman ülke hükumeti public enemy n.
bir sınırın bağlı olduğu ülke shore n.
ülke siyasetini etkileyen grup fourth estate n.
saltanat rejimi altındaki ülke soldanrie n.
sultan tarafından yönetilen ülke soldanrie n.
petrol zengini ülke oil state n.