| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | mission n. | vazife | ||
|
My mission in life is to make my mother proud. Hayattaki vazifem annemi gururlandırmak. More Sentences |
||||
| Common Usage | mission n. | misyon | ||
|
Don't forget to visit the French Mission Building in Hong Kong. Hong Kong'daki Fransız Misyon Binası'nı ziyaret etmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| Common Usage | mission n. | görev | ||
|
Experts expect a new peacekeeping mission to Libya. Uzmanlar Libya'da barışı sağlamak üzere yeni bir görev olacağı beklentisindeler. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | mission n. | görev | ||
|
Experts expect a new peacekeeping mission to Libya. Uzmanlar Libya'da barışı sağlamak üzere yeni bir görev olacağı beklentisindeler. More Sentences |
||||
| General | mission n. | çalışma | ||
|
It has carried out various fact-finding missions regarding the situation of human rights in Turkey. Türkiye'deki insan hakları durumuyla ilgili çeşitli bilgi toplama çalışmaları yapmıştır. More Sentences |
||||
| General | mission n. | sefarethane | ||
|
I built this mission as a place of peace. Ben bu sefarethaneyi huzurlu bir yer olarak inşa ettim. More Sentences |
||||
| General | mission n. | imaret | ||
|
I built this mission as a place of peace. Bu imareti bir huzur yuvası olarak inşa ettim. More Sentences |
||||
| General | mission n. | misyon | ||
|
Don't forget to visit the French Mission Building in Hong Kong. Hong Kong'daki Fransız Misyon Binası'nı ziyaret etmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| General | mission n. | hristiyanlığı yayma görevi | ||
|
Missionaries go on missions to different countries of the world. Misyonerler dünyanın farklı ülkelerinde Hristiyanlığı yayma görevi yaparlar. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | mission n. | heyet | ||
|
Kenyan trade mission to the United States isn't going to be visiting the president. Kenya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderdiği ticaret heyeti başkanı ziyaret etmeyecek. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | mission n. | misyon | ||
|
Don't forget to visit the French Mission Building in Hong Kong. Hong Kong'daki Fransız Misyon Binası'nı ziyaret etmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| Politics | ||||
| Politics | mission n. | görev | ||
|
Experts expect a new peacekeeping mission to Libya. Uzmanlar Libya'da barışı sağlamak üzere yeni bir görev olacağı beklentisindeler. More Sentences |
||||
| Politics | mission n. | misyon | ||
|
Don't forget to visit the French Mission Building in Hong Kong. Hong Kong'daki Fransız Misyon Binası'nı ziyaret etmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| Politics | mission n. | vazife | ||
|
My mission in life is to make my mother proud. Hayattaki vazifem annemi gururlandırmak. More Sentences |
||||
| Military | ||||
| Military | mission n. | görev | ||
|
Experts expect a new peacekeeping mission to Libya. Uzmanlar Libya'da barışı sağlamak üzere yeni bir görev olacağı beklentisindeler. More Sentences |
||||
| Military | mission n. | heyet | ||
|
Kenyan trade mission to the United States isn't going to be visiting the president. Kenya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderdiği ticaret heyeti başkanı ziyaret etmeyecek. More Sentences |
||||
| Military | mission n. | uçuş | ||
|
NASA says three of 22 space missions that carried generators similar to Galileo's ended in accidents. NASA Galileo'nunkine benzeyen jeneratörler taşıyan 22 uzay uçuşunun üçünün kazayla sonuçlandığını söylüyor. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | mission n. | belirlenmiş görev | ||
| General | mission n. | alan çalışması | ||
| General | mission n. | misyoner heyeti | ||
| General | mission n. | ideal | ||
| General | mission n. | elçilik | ||
| General | mission n. | memuriyet | ||
| General | mission n. | iş | ||
| General | mission n. | amaç | ||
| General | mission n. | hizmet | ||
| General | mission n. | hedef | ||
| General | mission n. | kurul | ||
| General | mission n. | özel görev | ||
| General | mission n. | evsizler için barınak | ||
| General | mission n. | evsizler barınağı | ||
| General | mission n. | barınak | ||
| General | mission n. | sevk etme | ||
| General | mission n. | sevk etme vakası | ||
| General | mission n. | inancını yaymak veya insani yardım faaliyetleri yürütmek üzere dini otoritelerce yetkilendirilen vekillik | ||
| General | mission n. | bir misyonere atanmış olan bölge | ||
| General | mission n. | kendi rahibi bulunmayıp daha büyük dini kuruluşların desteği ile varlığını sürdüren kilise veya hristiyan cemaati | ||
| General | mission n. | bir ilçedeki ihtiyaç sahibi kimselere yardım amaçlı kurulmuş sosyal yardımlaşma veya eğitim kurumu | ||
| General | mission n. | güneybatı abd'deki ilk ispanyol misyonerlerin kullandığı stilde olan | ||
| General | mission n. | 3. dünya ülkeleri için yapılan yardım faaliyetleri | ||
| General | mission v. | (birini) özel bir görev için göndermek | ||
| General | mission v. | (birini) görevlendirmek | ||
| General | mission v. | dini bir görev yürütmek | ||
| General | mission v. | misyoner olarak hareket etmek | ||
| General | mission v. | misyoner gibi davranmak | ||
| General | mission adj. | göreve ait | ||
| General | mission adj. | görev ile ilişkili | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | mission n. | özel görev | ||
| Politics | ||||
| Politics | mission n. | elçilik heyeti | ||
| Politics | mission n. | görev tanımı | ||
| Politics | mission n. | memuriyet | ||
| Politics | mission n. | misyoner heyeti | ||
| Institutes | ||||
| Institutes | mission n. | özel hizmet kuruluşu (kilise, okul, hastane) | ||
| Institutes | mission n. | özel hizmet tesisi (yerleşke, topluluk ve arazisi) | ||
| Institutes | mission n. | özel hizmet binası | ||
| Institutes | mission n. | finansal olarak kendi kendine yetemeyen ve parasal desteği kendi mezhebinden veya daha büyük dini kurumlardan alan yerel kilise | ||
| Architecture | ||||
| Architecture | mission adj. | güneybatı abd'deki ilk ispanyol misyonerlerin kullandığı stile ait veya ilişkin | ||
| Architecture | mission adj. | 20. yüzyılın ilk yıllarında abd'de ortaya çıkan, düz hatları ve kare parçaları ile dikkat çeken, düz, koyu renkli ve ağır bir mobilya tarzına ait veya ilişkin | ||
| Aeronautic | ||||
| Aeronautic | mission n. | belirli bir görev için hava veya uzay aracı sevk etme | ||
| Marine Biology | ||||
| Marine Biology | mission n. | özgörev | ||
| Geography | ||||
| Geography | mission n. | teksas eyaletinde şehir | ||
| Geography | mission n. | kansas eyaletinde şehir | ||
| Geography | mission n. | güney dakota eyaletinde şehir | ||
| Geography | mission n. | ingiliz kolumbiyası'nın güneybatı kesiminde yer alan bir kanada kenti | ||