waste - Turco Inglés Diccionario

waste

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

waste — Definition

Significado:
israf, atık, boşa harcamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /weɪst/ – BrE /weɪst/)
Categoría gramatical:
Fiil: waste (wastes – wasted – wasting); İsim: waste (wastes)
Sinónimo:
squander, refuse
Antónimos:
conserve, utilize

Significados de "waste" en diccionario turco inglés : 98 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
waste n. israf
I think this report is a waste of a lot of paper.
Bu raporun çok fazla kağıt israfı olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
waste n. atık
We have a standard procedure for disposing of toxic waste.
Zehirli atıkların imhası konusunda standart bir prosedürümüz mevcut.

More Sentences
waste v. boşa harcamak
Her skills are being wasted here.
Kızın yetenekleri burada boşa harcanıyor.

More Sentences
waste v. israf etmek
Don't waste water by leaving the faucet open.
Musluğu açık bırakarak suyu israf etmeyin.

More Sentences
waste n. sarfiyat
waste n. telef
General
waste n. atık
We have a standard procedure for disposing of toxic waste.
Zehirli atıkların imhası konusunda standart bir prosedürümüz mevcut.

More Sentences
waste n. israf
I think this report is a waste of a lot of paper.
Bu raporun çok fazla kağıt israfı olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
waste n. çöp
More than half of our food goes to waste.
Yiyeceklerimizin yarısından fazlası çöpe gidiyor.

More Sentences
waste v. kaybetmek
We cannot afford to waste any more time.
Daha fazla zaman kaybetmeyi göze alamayız.

More Sentences
waste v. ziyan etmek
I don't waste anything.
Ben hiçbir şeyi ziyan etmem.

More Sentences
waste v. boşa geçirmek
Tom doesn't have much time to waste.
Tom'un boşa geçirecek çok zamanı yok.

More Sentences
waste v. israf etmek
Don't waste water by leaving the faucet open.
Musluğu açık bırakarak suyu israf etmeyin.

More Sentences
waste v. harcamak
We would then be wasting Community funding on bureaucracy.
O zaman Topluluk fonlarını bürokrasi için harcamış oluruz.

More Sentences
waste v. tüketmek
Stop wasting your breath.
Nefesini boşa tüketmeyi bırak.

More Sentences
waste v. boşa harcamak
Her skills are being wasted here.
Kızın yetenekleri burada boşa harcanıyor.

More Sentences
waste v. öldürmek
It's too bad people use computers to waste time.
İnsanların bilgisayarları zaman öldürmek için kullanması çok kötü.

More Sentences
waste v. heba etmek
In the end, however, we are sorry to say that this opportunity was largely wasted.
Ancak sonuçta bu fırsatın büyük ölçüde heba edildiğini söylemekten üzüntü duyuyoruz.

More Sentences
waste v. çarçur etmek
Tom is wasting his money.
Tom parasını çarçur ediyor.

More Sentences
waste v. telef olmak
He got wasted in a crossfire.
Çapraz ateş altında kalarak telef oldu.

More Sentences
waste adj. atık
He built a shed from waste materials.
Atık malzemelerden bir kulübe inşa etti.

More Sentences
Trade/Economic
waste n. israf
I think this report is a waste of a lot of paper.
Bu raporun çok fazla kağıt israfı olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
waste n. kayıp
Trying to change his mind will be a waste of time.
Fikrini değiştirmeye çalışmak zaman kaybı olur.

More Sentences
Technical
waste n. çöp
More than half of our food goes to waste.
Yiyeceklerimizin yarısından fazlası çöpe gidiyor.

More Sentences
waste n. israf
I think this report is a waste of a lot of paper.
Bu raporun çok fazla kağıt israfı olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
Food Engineering
waste n. atık
We have a standard procedure for disposing of toxic waste.
Zehirli atıkların imhası konusunda standart bir prosedürümüz mevcut.

More Sentences
Environment
waste n. atık
We have a standard procedure for disposing of toxic waste.
Zehirli atıkların imhası konusunda standart bir prosedürümüz mevcut.

More Sentences
General
waste n. harabe
waste n. ziyan
waste n. ziyan etme
waste n. boş arazi
waste n. ıssız yer
waste n. ekilmemiş toprak
waste n. heba
waste n. beyaban
waste n. heder
waste n. boşa harcama
waste n. savurma
waste n. heder etme
waste n. çöl
waste n. yıkım
waste n. virane
waste n. atıklar
waste n. çarçur
waste n. boş ve işlenmemiş arazi
waste n. metruk arazi
waste n. döküntü
waste n. kullanılmayan arazi
waste n. artık madde
waste n. savurganlık
waste n. çer çöp
waste n. boşa harcanma
waste v. telef etmek
waste v. tükenmek
waste v. saçıp savurmak
waste v. harap etmek
waste v. aşınmak
waste v. viraneye çevirmek
waste v. havaya savurmak
waste v. aşındırmak
waste v. heder etmek
waste v. har vurup harman savurmak
waste v. iyi kullanmamak
waste adj. atılacak (kağıt)
waste adj. ıskarta
waste adj. kıraç
waste adj. harap
waste adj. kasvetli
waste adj. işe yaramaz
waste adj. hali
waste adj. ekilmemiş
waste adj. çorak
waste adj. sıkıcı
waste adj. fire
waste adj. viran
waste adj. ıssız
waste adj. boş
waste adj. kullanılmış
waste adj. artık
waste adj. hurda
Trade/Economic
waste n. fire
waste n. hurda
waste n. iktisadi bir gelir getirmeyen harcama
waste n. ıskarta
waste n. kırpıntı
waste n. ziyan
Technical
waste n. atık madde
waste n. artık
waste n. boşa giden
waste n. döküntü
waste n. fire
waste n. ıskarta
waste n. pasa
waste n. telef olma
waste n. telef
waste n. ziyan olan
Textile
waste n. kendir deşesi
Slang
waste n. çöplük

Significados de "waste" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
waste bin n. çöp sepeti
waste water n. atık su
General
waste disposal n. atıkların yokedilmesi
refinery waste n. rafineri atığı
nuclear waste n. nükleer artık
domestic solid waste n. evsel katı atık
hazardous waste management industry n. tehlikeli atık yönetimi endüstrisi
waste basket n. çöp kutusu
waste collection vehicle n. çöp kamyonu
nuclear waste n. nükleer atık
waste collection n. atık toplama
waste product n. yan ürün
waste water treatment facility n. atıksu arıtma tesisi
waste electrical and electronic equipment n. atık elektrikli ve elektronik cihazlar
waste collection vehicle n. çöp toplama kamyonu
waste bin n. çöp kutusu
waste pipe n. pissu borusu
waste oils n. artık yağlar
medical waste disposal n. tıbbi atık kontrolü
package waste n. paket halinde atık
waste minimization n. çöp azaltma
waste picker n. eskici
cork waste n. şişe mantarı atığı
waste collector n. çöp toplama görevlisi
waste of time n. zaman kaybı
laying waste n. tahrip etme
waste utilization n. atıkları değerlendirme
animal waste n. hayvansal atık
medical waste n. tıbbi atık
waste product n. atık
waste energy n. artık enerji
domestic waste n. evsel atık
waste garbage n. atık çöp
radioactive waste disposal n. radyoaktif atıkların yok edilmesi
animal waste n. hayvansal artık
hazardous waste sites n. tehlikeli atık alanları
comber waste n. tarak döküntüsü
waste collector n. çöpçü
waste product n. ıskarta
waste disposal n. çöp boşaltılması
waste material n. çöp
waste generation n. atık çıkarma
liquid waste n. sıvı atık
waste treatment n. atık arıtma
waste parsing n. atık ayrıştırma
waste collection vehicle n. çöp toplama aracı
industrial waste n. endüstriyel atıklar
waste composition n. atık yapısı
atomic waste n. nükleer atıklar
waste water n. atıksu
packaging waste n. ambalaj atığı
waste of money n. para israfı
waste of money n. gereksiz harcama
waste of money n. paranın israf edilmesi
recyclable waste n. geri dönüştürebilir atık
hazardous waste n. zararlı atık
harmful waste n. zararlı atık
waste recycling n. atık dönüştürme
waste cleaning n. atık temizleme
integrated waste n. entegre atık
waste burial n. atık gömme
waste utilization n. atık değerlendirme
waste utilisation n. atık değerlendirme
reuse of waste n. artıkların yeniden kullanılması
distillery waste water n. içki fabrikası atık suyu
waste water treatment system n. atık su arıtma sistemi
waste car n. pert otomobil
waste car n. ıskarta (otomobil)
waste car n. pert araç
environmental waste n. çevresel atık
recyclable waste n. geri dönüşebilir atık
hazardous waste storage n. vahşi depolama
effluent waste water n. artık su
body waste n. vücut dışkısı
low-level radioactive waste n. düşük seviyeli radyoaktif atık
low-level waste n. düşük seviyeli radyoaktif atık
waste-paper basket n. çöp sepeti
household waste water n. evsel atıksu
waste paper n. kağıt çöpü
waste paper basket n. çöp sepeti
kitchen waste n. mutfak atıkları
kitchen waste n. ıslak çöp
municipal waste n. şehir çöpü
skin waste n. deri kırpıntısı
waste basket n. çöp sepeti
waste container n. çöp kutusu
waste container n. çöp tenekesi
waste paper n. atık kağıt
waste of effort n. çabanın boşa çıkması
waste of effort n. çabanın heba olması
waste of time n. vakit kaybı
nonhazardous waste n. zehirsiz atık
waste pipe n. lağım borusu
a great waste of time n. büyük zaman kaybı
food waste n. yiyecek artığı
waste of battery n. pil israfı
waste output n. atık ürün/çıktı
waste disposal unit n. çöp öğütme makinesi
food waste disposer n. çöp öğütücü
food waste disposer n. çöp öğütücüsü
waste disposal unit n. çöp öğütücüsü
food waste disposal n. çöp öğütücü
food waste disposal n. çöp öğütücüsü
flagrant waste of resources n. kaynakların fütursuzca/göz göre göre/alenen harcanması/heba edilmesi
waste of factories n. fabrika atıkları
poisonous waste n. zehirli atık
cotton waste n. kıtık
space waste n. uzay çöplüğü
waste of talent n. kabiliyet ziyanı
waste of talent n. kabiliyetin ziyan edilmesi
waste of talent n. yetenek israfı
waste of talent n. kabiliyet israfı
waste of water n. su israfi
a complete waste n. tam bir kayıp
food waste n. gıda israfı
lay waste v. tahrip etmek
waste away v. erimek
leave waste v. atık bırakmak
waste time v. siftinmek
waste away v. aşınmak
waste one's breath v. çene yormak
go to waste v. ziyan olmak
lay waste to v. yerle bir etmek
waste away v. iğne ipliğe dönmek
waste away v. eriyip bitmek (hastalıktan/açlıktan)
waste somebody's time v. oyalamak
waste away v. cılızlaşmak
waste time v. oyalanmak
waste away v. ağır ağır azalmak
waste money v. parayı denize atmak
waste one's time v. abesle iştigal etmek
waste away v. tükenmek
store waste v. atık depolamak
waste away v. har vurup harman savurmak
lay waste to v. yakıp yıkmak
waste away v. yıpranmak
go to waste v. heder olmak
waste one's time v. abesle uğraşmak
waste one's breath v. nefesini boşuna tüketmek
waste one's breath v. boşuna nefes tüketmek
go to waste v. boşa gitmek
waste one's time v. zamanını çalmak
waste one's life v. ömrü yemek
utilize waste v. atık değerlendirmek
utilise waste v. atık değerlendirmek
waste one's youth v. gençliğini harcamak
waste one's youth v. gençliğini boşa harcamak
waste one's youth v. gençliğini heba etmek
waste one's time and effort v. boşa uğraşmak
waste the time v. zamanı boşa harcamak