boş - Turco Inglés Diccionario
Historia

boş



Significados de "boş" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Zoology
bos n. yabani veya evcil olabilen bir sığır cinsi

Significados de "boş" en diccionario inglés turco : 117 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boş available adj.
boş blank adj.
boş empty adj.
boş vacant adj.
General
boş yeast n.
boş vacancy n.
boş ineffectual adj.
boş inoperative adj.
boş windy adj.
boş without foundation adj.
boş disengaged adj.
boş abortive adj.
boş chimerical adj.
boş useless adj.
boş pointless adj.
boş spare adj.
boş yeasty adj.
boş tenantless adj.
boş wishywashy adj.
boş voiding adj.
boş invalid adj.
boş stark adj.
boş uninhabited adj.
boş desert adj.
boş bare adj.
boş meaningless adj.
boş vapid adj.
boş unengaged adj.
boş meaning adj.
boş frothy adj.
boş punk adj.
boş unmeaning adj.
boş barren adj.
boş fallacious adj.
boş trumpery adj.
boş bootless adj.
boş unemployed adj.
boş frivolous adj.
boş otiose adj.
boş ineffective adj.
boş puerile adj.
boş captious adj.
boş airy adj.
boş leisure adj.
boş unavailing adj.
boş ignorant adj.
boş nugatory adj.
boş inane adj.
boş expressionless adj.
boş waste adj.
boş unoccupied adj.
boş flat adj.
boş desolate adj.
boş clear adj.
boş thin adj.
boş for hire adj.
boş unfounded adj.
boş purposeless adj.
boş unprofitable adj.
boş inutile adj.
boş fustian adj.
boş gaseous adj.
boş blank adj.
boş vacant adj.
boş empty adj.
boş vain adj.
boş free adj.
boş idle adj.
boş futile adj.
boş hollow adj.
boş devoid adj.
boş godforsaken adj.
boş null adj.
boş void adj.
boş unloaded adj.
boş aborsive adj.
boş toom adj.
boş unbuilt adj.
boş unbusy adj.
boş unmeaning adj.
boş zilch adj.
boş leary [dialect] adj.
boş wild adj.
boş exsufflicate adj.
boş bland adj.
boş boney adj.
boş bony adj.
boş boss [dialect] [uk] adj.
boş boteless adj.
boş boweled adj.
boş holler adj.
boş hot adj.
boş husky adj.
Phrases
boş without any foundation expr.
Colloquial
boş silly in the extreme adj.
boş cashed adj.
Technical
boş hollow adj.
boş vacuous adj.
boş futile adj.
boş void adj.
boş vacant adj.
boş inert adj.
Computer
boş scratch n.
boş idle adj.
boş nil adj.
boş null adj.
Telecom
boş null adj.
Automotive
boş neutral position n.
boş neutral adj.
boş blank adj.
Food Engineering
boş blank adj.
Linguistics
boş zero adj.
Environment
boş barren adj.
Archaic
boş viduous adj.
Slang
boş clunker n.
boş tits on a boar hog adj.
boş chicken shit adj.

Significados de "boş" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boş yer vacancy n.
boş vakit leisure n.
boş (zaman) spare adj.
içi boş hollow adj.
General
kendini boş yere harap etmek ruin oneself in vain v.
boş vermek forbear v.
bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak drift v.
boş bulunmak be taken unawares v.
boş vermek disregard v.
boş gezmek loaf v.
boş konuşmak gab v.
boş konuşmak gammon v.
boş gezmek idle v.
boş boş dolaşmak meander v.
araçta ön koltuk boş olmasına rağmen arka koltukta seyahat etmek vip v.
boş vermek not to bother v.
boş boş oturmak goof off v.
boş olmak be unoccupied v.
boş sayfa eklemek interleave v.
boş duruma getirmek vacate v.
boş oturmak sit back v.
boş oturmak be unemployed v.
boş vermek give a miss v.
boş boş dolaşmak maunder v.
boş yere harcamak squander v.
boş vermek shrug off v.
boş konuşmak trifle v.
boş olmak be free v.
boş ümitler uyandırmak (birinde) tantalize v.
boş kalmak lie fallow v.
boş şeyler konuşmak trifle v.
boş dolaşmak lollop v.
boş bırakmak void v.
boş atıp dolu tutmak make a lucky shot v.
boş kalmak loaf about v.
boş durmak be unemployed v.
zamanı boş geçirmek fiddle away v.
boş çıkmak (piyangoda) draw a blank v.
boş boş dolaşmak ramble v.
boş boş bakmak stare v.
boş durmak idle v.
boş vermek ignore v.
boş oturmak sit about v.
boş dolaşmak lollygag v.
boş konuşmak haver v.
boş konuşmak jaw v.
boş laf etmek palaver v.
boş konuşmak talk the hind legs off a donkey v.
boş laf etmek twaddle v.
boş olmak be empty v.
boş kalmak loaf around v.
boş verip her şeyi oluruna bırakmak float v.
boş oturmak have no work do v.
boş boş dolaşmak traipse v.
elleri boş olmak have one's hands free v.
boş boş dolaşmak wander about v.
boş ümitler uyandırmak tantalise v.
boş atıp dolu tutmak draw a bow at a venture v.
boş boş dolaşmak screw around v.
boş olmak have one's hands free v.
iskan etmek (insanları boş bir yere) settle v.
boş kart atmak sluff v.
boş konuşmak prate v.
boş gitmek go light v.
boş konuşmak twattle v.
meydanı boş bulmak find an opportunity do something v.
boş boş takılmak wander about v.
-e boş boş bakmak look blankly at v.
eli boş dönmek return empty-handed v.
boş vermek get past caring v.
boş yaprak eklemek interleave v.
boş vermek bypass v.
boş bırakmak desolate v.
boş laf etmek fable v.
boş vermek pass by v.
boş vermek pass over v.
boş konuşmak bloviate v.
boş yere beklemek wait in vain v.
boş yere riske girmek take an unnecessary risk v.
allah'ın adını boş yere ağzına almak take the name of god in vain v.
boş vermek not to care v.
başı boş bırakmak leave unattended v.
başı boş bırakmak let (a child) run loose v.
başı boş bırakmak set loose v.
boş bakmak stare absently v.
boş bakmak stare vacantly v.
boş bakmak stare blankly v.
eli boş dönmek come up empty handed v.
boş vermek pay no mind v.
boş zamana/vakte sahip olmak have free/spare time v.
boş zamanı olmak have free/spare time v.
boş vakti olmak have free/spare time v.
boş bırakmak leave empty v.
boş zamanını değerlendirmek make use of one's spare time v.
bir sayfayı boş bırakmak leave a page blank v.
boş bir park yeri için beklemek wait for a parking space to become available v.
boş mide ile seyahat etmek travel on an empty stomach v.
boş ümitler uyandırmak tantalize v.
boş ümitler uyandırmak (birinde) tantalise v.
boş bırakmak leave blank v.
boş gezinmek loaf v.
boş boş konuşmak cagmag v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
boş kalan iş pozisyonunu doldurmak backfill v.
boş konuşmak tinkle v.
boş zamanında oyalanmak toy v.
boş boş dolaşmak trape [obsolete] v.
boş boş dolaşmak trapes v.
boş boş dolaşmak trapse v.
boş konuşmak twiddle v.
boş boş dolaşmak rake [dialect] v.
(masa oyunlarında) boş bir noktaya atlamak jump v.
boş bırakmak jump v.
boş gezmek hang v.
boş konuşmak jangle v.
boş konuşmaktan keyif almak vapor v.
boş konuşmaktan keyif almak vapour v.
boş boş takılmak vege out v.
(boş konuşurken) dili hızlıca hareket ettirmek wag v.
boş boş gezinmek linger v.
boş hale gelmek blank v.
yaşlı gözlerle boş boş bakmak blear v.
yaşlı gözlerle boş boş izlemek blear v.
boş konuşmak bleat v.
boş konuşmak whiffle v.
boş boş konuşmak blither v.
boş olmak hollow v.
boş yere gıpta etmek miscovet v.
boş boş zaman geçirmek moon v.
boş konuşmak gaffle v.
boş konuşmak mucker v.
boş iş bubble n.
boş sayfa flyleaf n.
boş laf tripe n.
boş vaatler empty promises n.
boş gezme loafing n.
boş laf hokum n.
içi boş olan tüy sapı quill n.
boş laf poppycock n.
boş insan wally n.
boş kap empty n.
boş gurur vainglory n.
boş laf balderdash n.
şehirde boş arsa vacant lot n.
boş laf bullshit n.
boş zamanı olma leisureness n.
boş umutlar empty promises n.
boş laf flummery n.
boş laf punk n.
boş laf hooey n.
boş vakit spare time n.
boş zaman faaliyetleri free time occupation n.
boş laf vaporings n.
boş ve anlamsız sohbet schmoos n.
boş şey vanity n.
boş ortam empty medium n.
(fıçıda/çuvalda) boş kalan kısım ullage n.
boş alanda spor oynayan kimse sandlotter n.
boş arazi vacancy n.
boş gezenin boş kalfası loafer n.
boş umut vain hope n.
boş uçarılık frivolousness n.
boş boş gezme sauntering n.
boş laf routine n.
boş laf haver n.
boş dizgi empty string n.
boş vakit leisure time n.
boş yük dummy load n.
boş numara blank n.
kapların veya içi boş şeylerin açık yanı mouth n.
boş laf nonsense n.
boş laf hot air n.
boş kart discard n.
boş ve anlamsız sohbet schmooze n.
piyangoda boş numara blank n.
ilk boş yer sayacı next available position counter n.
boş kadro vacant position n.
boş sokak empty street n.
boş laf guff n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endleaf n.
boş boş konuşma yapping n.
boş boş bakış vacuity n.
boş iddia jactitation n.
boş boş gezen saunterer n.
arkası boş blank back n.
boş laf galimatias n.
boş laf gab n.
boş laf rant n.
boş gezenin boş kalfası hobo n.
boş su kesimi light waterline n.
boş hayal pipe dream n.
boş zaman free time n.
boş kağıt blank n.
boş laf lark n.
boş pozisyon vacancy n.
boş gezenin boş kalfası dawdler n.
boş söz vain promise n.
boş laf fudge n.
boş verme disregard n.
boş zaman uğraşısı spare time activity n.
boş yer hiatus n.
boş olan memuriyet vb vacancy n.
boş laf flimflam n.
boş laf buncombe n.
boş arazi waste n.
boş zaman faaliyeti leisure n.
boş laf small talk n.
boş zamanı değerlendirme recreation n.
boş laf froth n.
boş söz empty word n.
boş laf wind n.
boş vaat pie in the sky n.
boş gezen idler n.
boş oda vacancy n.
boş oda (otel/pansiyon vb'nde) vacancy n.
boş laf claptrap n.
boş gezenin boş kalfası idler n.
boş laf falderal n.
boş laf moonshine n.
boş laf inanity n.
boş kartuş blank cartridge n.
boş zamanı değerlendirme balıkçılığı recreational fishery n.
son boş koltuk last seat availability n.
boş gezenin boş kalfası layabout n.
boş laf bunkum n.
boş kafa pate n.
boş laf waffle n.
boş laf twaddle n.
boş yer room n.
boş olmayan fulness n.
boş laf gas n.
boş laf empty words n.
boş laf applesauce n.
boş zaman spare time n.
boş boş konuşma waffling n.
boş alan free field n.
boş arazi wasteland n.
boş laf cant n.
ilk boş tutanak next available record counter n.
boş gurur false pride n.
boş başarı hollow victory n.
boş gün day off n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endpaper n.
boş gezen loafer n.
boş yer void n.
kitaba eklenen boş sayfa interleaf n.
boş kağıt plain paper n.
boş laf flubdub n.
boş yer vacant seat n.
boş tohum empty seed n.
boş saatler vacant hours n.
bir konaklamada veya taşıtta boş yerin mevcut bulunması vacancy n.
boş tehdit bluster n.
boş gezen kimse idler n.
boş zaman etkinlikleri spare time activities n.
boş araç deadheading n.
boş laf comment n.
boş vakit idle hours n.
boş ve anlamsız konuşma schmoozing n.
boş laf vapourings n.
boş konuşma empty talk n.
boş laf garbage n.
boş laf jazz n.
boş laf palaver n.
boş konuşan yapper n.
boş kadro vacancy n.
boş boş dönüp dolaşan twiddler n.
boş konuşan kimse slaverer n.
kitabın başında ve sonundaki boş sayfa flyleaf n.
boş konuşma prating n.
boş vakit leisure n.
boş inanç superstition n.
boş zaman etkinliği recreation n.
boş laf tarradiddle n.
boş yer lacuna n.
boş boş gezen gallivanter n.
boş zaman leisure n.
boş arsa empty land n.
boş koltuk empty seat n.
boş ifade blank expression n.
boş koltuk vacant seat n.
boş koltuk spare seat n.
boş ifade vacant expression n.
boş arsa vacant land n.
boş arsa unused land n.
boş vakit faaliyeti leisure activity n.
boş zamanlarda yapılan aktivite leisure activity n.
boş laf etme redundancy n.
boş laf etme circumbendibus n.
boş laf etme roundabout n.
boş laf etme verbiage n.
boş laf etme tautology n.
boş laf etme periphrasis n.
boş laf etme periphrase n.
boş laf etme pleonasm n.
boş laf etme verbality n.
boş laf etme circumlocution n.
boş adam empty headed man n.
boş adam airhead n.
boş adam loser n.
boş boğaz big mouth n.
boş boğaz loud mouth n.
boş yer blank n.
eroin enjekte etmek için boş damar arama trainspotting n.
gün ışığı boş filmi daylight film n.
boş laf folderol n.
boş laf rubbish n.
boş laf trash n.
boş laf codswallop n.
boş laf trumpery n.
boş bant empty band n.
boş laf fiddle-de-dee n.
boş-verme free-riding n.
boş gezenin boş kalfası do-nothing n.
boş zaman free-spare time n.
boş laf talky-talk n.
boş film non-exposed stock n.
boş laf wish-wash n.
boş hat arama hunting n.
boş laf boloney n.
boş paket dummy n.
boş gezen idlesse n.
fundalık boş arazi moor n.
boş ve işlenmemiş arazi waste n.
içi boş mil quill n.
boş deplasman light displacement n.
boş gezenin boş kalfası bum n.
boş taht empty throne n.
boş mide empty tummy n.
boş taht vacant throne n.
boş taht unoccupied throne n.
ekilmemiş boş arazi wilderness n.
boş laf empty talk n.
boş gezenin boş kalfası swagman n.
boş gezenin boş kalfası swaggie n.
boş gezenin boş kalfası swagger n.
boş ağırlık light weight n.
boş konuşma bloviation n.
boş beklenti vain hope n.
boş beklenti false hope n.
boş zaman idle time n.
boş mide empty stomach n.
boş bakış blank stare n.
gececi otel görevlisinin boş günü night out n.
boş zaman aktiviteleri spare time activities n.
boş zihin empty mind n.
boş zamanlar leisure times n.
boş zamanlar spare times n.
boş zaman leisure time n.
boş yer space n.
boş defter blankbook n.
boş kanı superstition n.
boş soru idle question n.
boş soru useless question n.
boş soru unanswered question n.
boş soru meaningless question n.
içi boş vaatler empty promises n.
boş sözler empty words n.
boş sözler empty talk n.
boş sözler palaver n.
boş laflar hot air n.
boş laflar empty words n.
boş sözler hot air n.
boş laflar empty talk n.
boş laflar palaver n.
boş verme insouciance n.
boş kafa silly n.
boş kağıt torba empty paper sack n.
boş bir sahne an empty stage n.
içi boş ağaç hollow tree n.
bir sonraki boş sayfa the next blank page n.
boş kaset blank tape n.
boş hayat useless life n.
boş hayat aimless life n.
boş hayat empty life n.
boş zaman faaliyetleri leisure time activities n.
boş zaman faaliyetleri spare time activities n.
boş yuva sendromu empty nest syndrome n.
boş bakış vacant stare n.
boş konuşma/söylem empty rhetoric n.
boş laf empty rhetoric n.
boş depo empty tank n.
boş zaman yatçılığı leisure yachting n.
(disneyland vb gibi) park/oyun alanı gibi insanların boş zaman etkinliklerine cevap veren alanların ticarileşmesi commercialization of leisure n.
boş oda empty room n.
boş laf babble n.
boş laf bosh n.
boş alan clear n.
boş zamanlarda gidilen okul continuation school n.
boş kalkan otobüs deadhead n.
boş konuşan kimse driveller n.
boş konuşan kimse driveler n.
boş şişeler empty bottles n.
son boş koltuk last seat available n.
boş gezenin boş kalfası bindle stiff n.
boş gezenin boş kalfası bindlestiff n.
boş gezen slacker n.
boş hücre vacant cell n.
beyaz/boş sayfa blank slate n.
boş ders no teacher in class n.
boş ders idle class n.
boş yıl gap year n.
boş gezenin boş kalfası luftmensch (yiddish) n.
sonradan gömülmek için alınan boş mezar cemetery plot n.
boş vakit free time n.
boş kap empty vessel n.
içi boş oyuk cavity n.
boş masalar free tables n.
boş masa free table n.
boş zaman aktivitesi leisure n.
boş şeyler useless trivia n.
içi boş kabuk empty shell n.
boş kabuk empty shell n.
boş levha blank slate n.
boş kapasite vacant capacity n.
boş kağıt blank paper n.
boş konuşma babblement n.
boş konuşma babblery n.
ortaçağa ait kale veya hisar duvarının dışı veya bu duvarla çevrelenen boş alan ballium n.
ortaçağa ait kale veya hisar duvarının dışı veya bu duvarla çevrelenen boş alan bailey n.
boş söz talk n.
boş laf talk n.
boş umut/vaat rainbow n.
boş konuşan kimse rattle n.
boş konuşan kimse rattlehead n.
boş konuşan kimse rattlepate n.
boş konuşma rawmaish [irish] n.
boş hülyalara dalan kimse castlebuilder n.
boş laf chat n.
boş sohbet nashgab [scottish] n.
boş muhabbet natter [brit] n.
boş yanıt nonresponse n.
boş işler nugae n.
boş işlerle uğraşma nugation [obsolete] n.
boş olma nullness n.
boş vakit time n.
birlikte boş zaman değerlendirilen kişi time killer n.
boş zamanı olan kimse time killer n.
boş yere koşuşturma to-ing and fro-ing n.
boş zaman geçirme toying n.
boş konuşma trash-talking n.
boş konuşma trifling n.
boş konuşan kimse twaddle n.
boş konuşan kimse twaddler n.
boş konuşan kimse twattler n.
boş konuşma twattle [dialect] n.
boş sohbet twiddle-twaddle n.
çok fazla boş zaman a lot of free time n.
çok boş zaman a lot of free time n.
boş durma unactiveness n.
boş yatırım idle investment n.
boş içki şişeleri empties n.
evin önünde veya arkasında yer alan boş alan yard [us/canada] n.
boş iş vanity [obsolete] n.
boş düşünce vacancy n.
boş zaman vacancy n.
boş yer vacuity n.
boş inanç balloon n.
büyük ve boş bina barn n.
boş konuşma jangle n.
boş konuşan kimse jangler n.
boş konuşma janglery n.
içi boş bitki sapı kecksy [dialect] n.
boş masa empty table n.
(kağıtta) yazı olmayan boş yer white n.
boş ve aldatıcı konuşma beflum n.
belirli bir zaman diliminde boş olan veya kiralanmamış tüm kiralık birimlerin yüzdesi vacancy rate n.
boş konuşma vaniloquence n.
lüzumsuz veya boş kelimeler kullanarak kendini ifade etme verboseness n.
boş konuşma bibble-babble n.
rıhtım sistemindeki boş alan quayage n.
boş konuşma blab n.
uzun ve boş konuşma blabber n.
boş balon bladder n.
kendini önemli sanan boş kimse bladder n.
boş konuşma blague n.
boş konuşma blattering n.
boş konuşan kimse blatteroon n.
boş konuşma bleat n.
boş laf wishwash n.
(madencilik) boş vagonların park yeri layby n.
(madencilik) boş vagonların park yeri lay-by n.
kaset veya filmin başındaki veya sonundaki boş şerit leader n.
boş veya saçma konuşmalar, fikirler white lightning n.
boş konuşanlar windies n.
boş merak idle curiosity n.
boş boş dolaşan kimse maunderer n.
boş konuşan kimse wordmonger n.
içi boş ağaç gövdesinden yapılan kano dug-out n.
içi boş ağaç gövdesinden yapılan kano dugout n.
kitaptaki boş sayfalar book n.
boş laf falderol n.
çocukların boş zamanlarında yaptığı örgülü şerit boondoggle n.
boş böbürlenme braggadocio n.
gemi ambarını istiflerken boş bırakılan alan breakage n.
boş yer breathing room n.
(dama) aralarında boş bir kare bırakılmış aynı renkte iki taş bridge n.
boş şey hibernianism n.