boş - Turco Inglés Diccionario
Historia

boş



Significados de "boş" en diccionario inglés turco : 98 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boş available adj.
boş blank adj.
boş empty adj.
General
boş yeast n.
boş vacancy n.
boş windy adj.
boş ineffectual adj.
boş inoperative adj.
boş without foundation adj.
boş disengaged adj.
boş abortive adj.
boş chimerical adj.
boş useless adj.
boş pointless adj.
boş spare adj.
boş yeasty adj.
boş tenantless adj.
boş wishywashy adj.
boş voiding adj.
boş invalid adj.
boş stark adj.
boş uninhabited adj.
boş desert adj.
boş bare adj.
boş meaningless adj.
boş vapid adj.
boş unengaged adj.
boş meaning adj.
boş frothy adj.
boş punk adj.
boş unmeaning adj.
boş barren adj.
boş fallacious adj.
boş trumpery adj.
boş bootless adj.
boş unemployed adj.
boş frivolous adj.
boş otiose adj.
boş ineffective adj.
boş puerile adj.
boş captious adj.
boş airy adj.
boş leisure adj.
boş unavailing adj.
boş ignorant adj.
boş nugatory adj.
boş inane adj.
boş expressionless adj.
boş waste adj.
boş unoccupied adj.
boş flat adj.
boş desolate adj.
boş clear adj.
boş thin adj.
boş for hire adj.
boş unfounded adj.
boş purposeless adj.
boş unprofitable adj.
boş inutile adj.
boş fustian adj.
boş gaseous adj.
boş blank adj.
boş vacant adj.
boş empty adj.
boş vain adj.
boş free adj.
boş idle adj.
boş futile adj.
boş hollow adj.
boş devoid adj.
boş godforsaken adj.
boş null adj.
boş void adj.
boş unloaded adj.
boş aborsive adj.
boş toom adj.
Phrases
boş without any foundation expr.
Colloquial
boş silly in the extreme adj.
boş cashed adj.
Slang
boş clunker n.
boş tits on a boar hog adj.
boş chicken shit adj.
Technical
boş futile adj.
boş void adj.
boş vacant adj.
boş inert adj.
boş vacuous adj.
boş hollow adj.
Computer
boş scratch n.
boş idle adj.
boş nil adj.
boş null adj.
Telecom
boş null adj.
Automotive
boş neutral position n.
boş neutral adj.
boş blank adj.
Food Engineering
boş blank adj.
Linguistics
boş zero adj.

Significados de "boş" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boş yer vacancy n.
boş vakit leisure n.
boş (zaman) spare adj.
içi boş hollow adj.
General
boş vermek not to bother v.
araçta ön koltuk boş olmasına rağmen arka koltukta seyahat etmek vip v.
boş konuşmak gammon v.
boş boş dolaşmak meander v.
boş gezmek idle v.
boş oturmak be unemployed v.
boş duruma getirmek vacate v.
boş bulunmak be taken unawares v.
boş vermek disregard v.
boş oturmak sit back v.
boş boş dolaşmak maunder v.
boş vermek give a miss v.
boş sayfa eklemek interleave v.
boş olmak be unoccupied v.
boş boş oturmak goof off v.
boş olmak be empty v.
boş verip her şeyi oluruna bırakmak float v.
boş laf etmek twaddle v.
boş kalmak loaf around v.
boş oturmak have no work do v.
boş boş dolaşmak traipse v.
boş vermek forbear v.
boş ümitler uyandırmak tantalise v.
boş gezmek loaf v.
boş konuşmak gab v.
boş durmak idle v.
boş boş bakmak stare v.
boş vermek ignore v.
boş oturmak sit about v.
boş dolaşmak lollygag v.
boş ümitler uyandırmak (birinde) tantalize v.
boş olmak be free v.
boş konuşmak haver v.
boş şeyler konuşmak trifle v.
boş atıp dolu tutmak make a lucky shot v.
boş kalmak loaf about v.
boş çıkmak (piyangoda) draw a blank v.
boş vermek shrug off v.
boş konuşmak trifle v.
boş kalmak lie fallow v.
boş bırakmak void v.
boş dolaşmak lollop v.
boş durmak be unemployed v.
boş yere harcamak squander v.
bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak drift v.
boş konuşmak talk the hind legs off a donkey v.
boş laf etmek palaver v.
boş konuşmak jaw v.
iskan etmek (insanları boş bir yere) settle v.
boş olmak have one's hands free v.
boş atıp dolu tutmak draw a bow at a venture v.
boş boş dolaşmak screw around v.
boş boş dolaşmak wander about v.
elleri boş olmak have one's hands free v.
zamanı boş geçirmek fiddle away v.
boş boş dolaşmak ramble v.
kendini boş yere harap etmek ruin oneself in vain v.
boş kart atmak sluff v.
boş konuşmak prate v.
boş gitmek go light v.
boş konuşmak twattle v.
meydanı boş bulmak find an opportunity do something v.
boş boş takılmak wander about v.
-e boş boş bakmak look blankly at v.
eli boş dönmek return empty-handed v.
boş vermek get past caring v.
boş yaprak eklemek interleave v.
boş vermek bypass v.
boş bırakmak desolate v.
boş laf etmek fable v.
boş vermek pass by v.
boş vermek pass over v.
boş konuşmak bloviate v.
boş yere beklemek wait in vain v.
boş yere riske girmek take an unnecessary risk v.
allah'ın adını boş yere ağzına almak take the name of god in vain v.
boş vermek not to care v.
başı boş bırakmak set loose v.
başı boş bırakmak let (a child) run loose v.
başı boş bırakmak leave unattended v.
boş bakmak stare vacantly v.
boş bakmak stare blankly v.
boş bakmak stare absently v.
eli boş dönmek come up empty handed v.
boş vermek pay no mind v.
boş zamanı olmak have free/spare time v.
boş zamana/vakte sahip olmak have free/spare time v.
boş vakti olmak have free/spare time v.
boş bırakmak leave empty v.
boş zamanını değerlendirmek make use of one's spare time v.
bir sayfayı boş bırakmak leave a page blank v.
boş bir park yeri için beklemek wait for a parking space to become available v.
boş mide ile seyahat etmek travel on an empty stomach v.
boş ümitler uyandırmak tantalize v.
boş ümitler uyandırmak (birinde) tantalise v.
boş bırakmak leave blank v.
boş gezinmek loaf v.
boş boş konuşmak cagmag v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
başı boş dolaşmak taver [scottish] v.
boş kalan iş pozisyonunu doldurmak backfill v.
boş konuşmak tinkle v.
boş zamanında oyalanmak toy v.
boş boş dolaşmak trape [obsolete] v.
boş boş dolaşmak trapes v.
boş boş dolaşmak trapse v.
boş konuşmak twiddle v.
boş laf jazz n.
boş laf palaver n.
boş konuşan yapper n.
boş laf garbage n.
boş laf vapourings n.
boş konuşma empty talk n.
boş yer void n.
kitaba eklenen boş sayfa interleaf n.
boş laf flubdub n.
boş kağıt plain paper n.
boş laf poppycock n.
boş vaatler empty promises n.
boş gezme loafing n.
boş laf hokum n.
içi boş olan tüy sapı quill n.
boş laf gab n.
arkası boş blank back n.
boş laf galimatias n.
boş laf rant n.
boş insan wally n.
boş kap empty n.
boş boş gezen saunterer n.
boş gurur vainglory n.
piyangoda boş numara blank n.
boş boş konuşma yapping n.
boş laf nonsense n.
boş laf hot air n.
ilk boş yer sayacı next available position counter n.
boş kart discard n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endleaf n.
boş ve anlamsız sohbet schmooze n.
boş boş bakış vacuity n.
boş iddia jactitation n.
boş laf guff n.
boş kadro vacant position n.
boş iş bubble n.
boş laf tripe n.
boş kağıt blank n.
boş söz vain promise n.
boş gezenin boş kalfası dawdler n.
boş laf fudge n.
boş su kesimi light waterline n.
boş gezenin boş kalfası hobo n.
boş zaman free time n.
boş hayal pipe dream n.
boş pozisyon vacancy n.
boş laf lark n.
boş zaman faaliyetleri free time occupation n.
boş umutlar empty promises n.
boş vakit spare time n.
boş laf flummery n.
şehirde boş arsa vacant lot n.
boş laf balderdash n.
boş laf punk n.
boş sokak empty street n.
boş laf hooey n.
boş sayfa flyleaf n.
boş zamanı olma leisureness n.
boş laf bullshit n.
boş laf routine n.
boş vakit leisure time n.
boş yük dummy load n.
boş numara blank n.
kapların veya içi boş şeylerin açık yanı mouth n.
boş uçarılık frivolousness n.
boş boş gezme sauntering n.
boş gezenin boş kalfası loafer n.
boş umut vain hope n.
boş laf vaporings n.
boş ve anlamsız sohbet schmoos n.
boş ortam empty medium n.
(fıçıda/çuvalda) boş kalan kısım ullage n.
boş şey vanity n.
boş alanda spor oynayan kimse sandlotter n.
boş arazi vacancy n.
boş kartuş blank cartridge n.
boş laf inanity n.
boş gezenin boş kalfası idler n.
boş laf falderal n.
boş vaat pie in the sky n.
boş gezen idler n.
boş oda vacancy n.
boş oda (otel/pansiyon vb'nde) vacancy n.
boş laf buncombe n.
boş laf bunkum n.
boş laf twaddle n.
boş zamanı değerlendirme balıkçılığı recreational fishery n.
boş laf waffle n.
boş yer room n.
boş laf applesauce n.
boş kafa pate n.
son boş koltuk last seat availability n.
boş gezenin boş kalfası layabout n.
boş zamanı değerlendirme recreation n.
boş laf froth n.
boş söz empty word n.
boş laf wind n.
boş dizgi empty string n.
boş laf haver n.
boş verme disregard n.
boş olan memuriyet vb vacancy n.
boş yer hiatus n.
boş zaman uğraşısı spare time activity n.
boş arazi waste n.
boş zaman faaliyeti leisure n.
boş laf flimflam n.
boş laf small talk n.
boş laf claptrap n.
boş laf moonshine n.
boş saatler vacant hours n.
boş tohum empty seed n.
boş yer vacant seat n.
boş tehdit bluster n.
boş gezen kimse idler n.
boş laf gas n.
boş laf empty words n.
boş arazi wasteland n.
boş olmayan fulness n.
boş ve anlamsız konuşma schmoozing n.
bir konaklamada veya taşıtta boş yerin mevcut bulunması vacancy n.
boş zaman etkinlikleri spare time activities n.
boş araç deadheading n.
boş laf comment n.
boş vakit idle hours n.
boş gün day off n.
boş başarı hollow victory n.
boş alan free field n.
boş boş konuşma waffling n.
boş zaman spare time n.
boş gurur false pride n.
ilk boş tutanak next available record counter n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endpaper n.
boş gezen loafer n.
boş laf cant n.
boş kadro vacancy n.
boş boş dönüp dolaşan twiddler n.
boş konuşan kimse slaverer n.
kitabın başında ve sonundaki boş sayfa flyleaf n.
boş konuşma prating n.
boş inanç superstition n.
boş vakit leisure n.
boş zaman etkinliği recreation n.
boş laf tarradiddle n.
boş yer lacuna n.
boş boş gezen gallivanter n.
boş zaman leisure n.
boş ifade blank expression n.
boş koltuk empty seat n.
boş arsa empty land n.
boş ifade vacant expression n.
boş arsa unused land n.
boş arsa vacant land n.
boş koltuk spare seat n.
boş koltuk vacant seat n.
boş vakit faaliyeti leisure activity n.
boş zamanlarda yapılan aktivite leisure activity n.
boş laf etme redundancy n.
boş laf etme circumbendibus n.
boş laf etme roundabout n.
boş laf etme tautology n.
boş laf etme periphrasis n.
boş laf etme verbiage n.
boş laf etme pleonasm n.
boş laf etme verbality n.
boş laf etme circumlocution n.
boş laf etme periphrase n.
boş adam empty headed man n.
boş adam airhead n.
boş adam loser n.
boş boğaz big mouth n.
boş boğaz loud mouth n.
boş yer blank n.
eroin enjekte etmek için boş damar arama trainspotting n.
gün ışığı boş filmi daylight film n.
boş laf folderol n.
boş laf trumpery n.
boş laf codswallop n.
boş laf rubbish n.
boş laf trash n.
boş bant empty band n.
boş gezenin boş kalfası do-nothing n.
boş-verme free-riding n.
boş laf fiddle-de-dee n.
boş zaman free-spare time n.
boş film non-exposed stock n.
boş laf talky-talk n.
boş laf wish-wash n.
boş hat arama hunting n.
boş laf boloney n.
boş paket dummy n.
boş gezen idlesse n.
fundalık boş arazi moor n.
boş ve işlenmemiş arazi waste n.
içi boş mil quill n.
boş gezenin boş kalfası bum n.
boş deplasman light displacement n.
boş mide empty tummy n.
boş taht empty throne n.
ekilmemiş boş arazi wilderness n.
boş taht vacant throne n.
boş taht unoccupied throne n.
boş laf empty talk n.
boş gezenin boş kalfası swagman n.
boş gezenin boş kalfası swaggie n.
boş gezenin boş kalfası swagger n.
boş ağırlık light weight n.
boş konuşma bloviation n.
boş beklenti false hope n.
boş beklenti vain hope n.
boş zaman idle time n.
boş bakış blank stare n.
boş mide empty stomach n.
gececi otel görevlisinin boş günü night out n.
boş zaman aktiviteleri spare time activities n.
boş zihin empty mind n.
boş zamanlar spare times n.
boş zaman leisure time n.
boş zamanlar leisure times n.
boş yer space n.
boş defter blankbook n.
boş kanı superstition n.
boş soru meaningless question n.
boş soru useless question n.
boş soru idle question n.
boş soru unanswered question n.
içi boş vaatler empty promises n.
boş laflar hot air n.
boş sözler empty words n.
boş sözler empty talk n.
boş sözler palaver n.
boş laflar empty words n.
boş sözler hot air n.
boş laflar palaver n.
boş laflar empty talk n.
boş verme insouciance n.
boş kafa silly n.
boş kağıt torba empty paper sack n.
boş bir sahne an empty stage n.
içi boş ağaç hollow tree n.
bir sonraki boş sayfa the next blank page n.
boş kaset blank tape n.
boş hayat aimless life n.
boş hayat empty life n.
boş hayat useless life n.
boş zaman faaliyetleri leisure time activities n.
boş zaman faaliyetleri spare time activities n.
boş yuva sendromu empty nest syndrome n.
boş bakış vacant stare n.
boş konuşma/söylem empty rhetoric n.
boş laf empty rhetoric n.
boş depo empty tank n.
boş zaman yatçılığı leisure yachting n.
(disneyland vb gibi) park/oyun alanı gibi insanların boş zaman etkinliklerine cevap veren alanların ticarileşmesi commercialization of leisure n.
boş oda empty room n.
boş laf babble n.
boş laf bosh n.
boş alan clear n.
boş zamanlarda gidilen okul continuation school n.
boş kalkan otobüs deadhead n.
boş konuşan kimse driveller n.
boş konuşan kimse driveler n.
boş şişeler empty bottles n.
son boş koltuk last seat available n.
boş gezenin boş kalfası bindle stiff n.
boş gezenin boş kalfası bindlestiff n.
boş gezen slacker n.
boş hücre vacant cell n.
beyaz/boş sayfa blank slate n.
boş ders no teacher in class n.
boş ders idle class n.
boş yıl gap year n.
boş gezenin boş kalfası luftmensch (yiddish) n.
sonradan gömülmek için alınan boş mezar cemetery plot n.
boş vakit free time n.
boş kap empty vessel n.
içi boş oyuk cavity n.
boş masa free table n.
boş masalar free tables n.
boş zaman aktivitesi leisure n.
boş şeyler useless trivia n.
içi boş kabuk empty shell n.
boş kabuk empty shell n.
boş levha blank slate n.
boş kapasite vacant capacity n.
boş kağıt blank paper n.
boş konuşma babblement n.
boş konuşma babblery n.
ortaçağa ait kale veya hisar duvarının dışı veya bu duvarla çevrelenen boş alan ballium n.
ortaçağa ait kale veya hisar duvarının dışı veya bu duvarla çevrelenen boş alan bailey n.
boş söz talk n.
boş laf talk n.
boş umut/vaat rainbow n.
boş konuşan kimse rattle n.
boş konuşan kimse rattlehead n.
boş konuşan kimse rattlepate n.
boş konuşma rawmaish [irish] n.
boş hülyalara dalan kimse castlebuilder n.
boş laf chat n.
boş sohbet nashgab [scottish] n.
boş muhabbet natter [brit] n.
boş yanıt nonresponse n.
boş işler nugae n.
boş işlerle uğraşma nugation [obsolete] n.
boş olma nullness n.
boş vakit time n.
birlikte boş zaman değerlendirilen kişi time killer n.
boş zamanı olan kimse time killer n.
boş yere koşuşturma to-ing and fro-ing n.
boş zaman geçirme toying n.
boş konuşma trash-talking n.
boş konuşma trifling n.
boş konuşan kimse twaddle n.
boş konuşan kimse twaddler n.
boş konuşan kimse twattler n.
boş konuşma twattle [dialect] n.
boş sohbet twiddle-twaddle n.
çok fazla boş zaman a lot of free time n.
çok boş zaman a lot of free time n.
boş inançtan kaynaklanan superstitious adj.
boş zamanı olan at leisure adj.
boş zamanı çok olan leisured adj.
boş (bakış) vacant adj.
boş inançlara inanan superstitious adj.
boş konuşan windy adj.
daha boş emptier adj.
boş inançların etkisinde olan superstitious adj.
uzun ve boş laf dolu windy adj.
boş zamanda serbest at leisure adj.
boş (vakit) idle adj.
boş yere umutlandırılmış tantalized adj.
kendini veya diğerlerini boş yere tehlikeye atan foolhardy adj.
boş zamanı olmayan leisureless adj.
uzun ve boş laf eden windy adj.
en boş emptiest adj.
boş zamanda at leisure adj.
boş kafalı rattlebrained adj.
boş (zaman açısından) clear adj.
boş olmayan nonblank adj.
eli boş penniless adj.
eli boş broke adj.
eli boş empty handed adj.
boş masa empty table adj.
(vites) boş neutral adj.
boş duran idle adj.
boş kafalı empty-headed adj.
eli boş empty-handed adj.
içi boş hollow adj.
başı boş kalmış rampant adj.
boş şeylere inanan superstitious adj.
boş konuşan inaniloquent adj.
yarı boş half empty adj.
boş kafa light-headed adj.
boş kafa lightheaded adj.
boş kafa dizzy adj.
boş kafa featherbrained adj.
boş kafa giddy adj.
boş kafa airheaded adj.
boş kafa empty-headed adj.
boş kafa frivolous adj.
insanın çaba ve umutlarının boş olduğuna inanma ile ilgili futilitarian adj.
-den boş bare of adj.
boş yere umutlandırılmış tantalised adj.
yarı yarıya boş half empty adj.
yarıya kadar boş half empty adj.
boş olmayan nonempty adj.
boş kafalı rattle-brained adj.
boş kafalı rattlepated adj.
boş olmayan nonvacant adj.
boş vakti olmayan time-poor adj.
boş zamanlarda at leisure adv.
boş yere unduly adv.
boş vakitlerde at odd moments adv.
boş yere unnecessarily adv.
içi boş bir biçimde hollowly adv.
boş boş blankly adv.
boş bir şekilde hollow adv.
boş yere for nothing adv.
boş zamanlarında at one's leisure adv.
boş bir şekilde emptily adv.
boş olarak desolately adv.
boş bir şekilde idly adv.
boş yere in vain adv.
boş vaktinde in one's spare time adv.
boş yere recklessly adv.
boş yere distemperately adv.
boş yere sonuçsuz olarak bootlessly adv.
boş yere no end adv.
boş yere without a reason adv.