pillar - Turco Inglés Diccionario

pillar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pillar — Definition

Significado:
sütun, dayanak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈpɪlər/ – BrE /ˈpɪlə/)
Categoría gramatical:
İsim: pillar (pillars)
Sinónimo:
column, support
Antónimos:
collapse

Significados de "pillar" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pillar n. sütun
The bridge was held up by several pillars.
Köprü birkaç sütunla ayakta tutuluyordu.

More Sentences
General
pillar n. direk
Democracy is one of the pillars of a peaceful world.
Demokrasi barışçıl bir dünyanın temel direklerinden biridir.

More Sentences
pillar n. ayak
That is the first pillar.
İlk ayağı bu.

More Sentences
pillar n. dikilitaş
This pillar is a monument to all those who died for this country.
Bu dikilitaş, bu ülke için ölenlerin anısına dikilmiş bir anıttır.

More Sentences
Technical
pillar n. direk
Democracy is one of the pillars of a peaceful world.
Demokrasi barışçıl bir dünyanın temel direklerinden biridir.

More Sentences
pillar n. sütun
The bridge was held up by several pillars.
Köprü birkaç sütunla ayakta tutuluyordu.

More Sentences
Architecture
pillar n. sütun
The bridge was held up by several pillars.
Köprü birkaç sütunla ayakta tutuluyordu.

More Sentences
Automotive
pillar n. direk
Democracy is one of the pillars of a peaceful world.
Demokrasi barışçıl bir dünyanın temel direklerinden biridir.

More Sentences
Archaeology
pillar n. ayak
That is the first pillar.
İlk ayağı bu.

More Sentences
General
pillar n. en önemli kişi
pillar n. önemli destekçi
pillar n. önemli üye
pillar n. önemli yandaş
pillar n. kagir ayak
pillar n. atın etrafında döndüğü zeminin merkezi
pillar n. sütun şeklinde posta kutusu
pillar v. sütunlarla desteklemek
pillar N. dayanak
Technical
pillar n. anadirek
pillar n. destek
pillar n. dikme
pillar n. doğal dikit
pillar n. kılavuz sütunu
pillar n. payanda
pillar n. yapısal blok
pillar n. karyola direği
pillar n. fırında pişirilen kil boruların dayandığı çerçeve
pillar n. saat gövdesini tutan bir tür parça
pillar v. sütun şeklinde betimlemek
pillar v. sütunlarla desteklenmek
Architecture
pillar n. dikme
pillar n. kolon
Marine
pillar n. puntel
Mining
pillar n. yer altı madenciliğinde madenin çökmesini engelleyen topuk ya da sütun
Religious
pillar n. (özellikle islam dininde) temel ilke, inanç veya dini eylem
pillar n. (eskiden) kiliseye verdiği desteği temsilen kardinalin önünde taşınan süslü sütun
Sport
pillar n. uzun, ince ve genellikle dik kaya sütunu
Music
pillar n. arp çerçevesinde bulunan dikey boru

Significados de "pillar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
pillar box n. açık yerlerde bulunan umumi posta kutusu
a pillar of society n. topluma dayanak olan kimse
earth pillar n. peribacası
a pillar of society n. nüfuzlu kimse
a pillar of society n. bir yerin eşrafından olan biri
pillar-box n. posta kutusu
pillar box n. mektup kutusu
concrete pillar n. beton direk
pillar of faith n. imanın şartı
pillar-box [uk] n. sütun şeklindeki posta kutusu
run from pillar to post   v. mekik dokumak  
drive (someone) from pillar to post v. sürüm sürüm süründürmek
be driven from pillar to post v. sürüm sürüm sürünmek
pillar-shaped adj. silindirik sütun şeklinde
from pillar to post adv. oradan oraya
from pillar to post adv. kapı kapı (dolaşma)
from pillar to post adv. bir güçlükten diğer bir güçlüğe
from pillar to post adv. bir yerden başka bir yere
Phrases
central pillar of expr. ...'n temel dayanağı
central pillar of expr. ...'n temel direği
Colloquial
pillar of support n. en büyük destekçi
pillar of support n. destekçi
pillar of strength n. en büyük destekçi
pillar of strength n. destekçi
from pillar to post expr. oradan buraya
from pillar to post expr. bir yerden bir yere
Idioms
a pillar of the community n. toplumun önde gelenlerinden
a pillar of the community n. nüfuzlu kimse
a pillar of the community n. sayılan bir isim
pillar of the community n. topluluğun direği
pillar of the community n. yerel bir topluluğun öne çıkan kişi
pillar of the community n. sözü geçen kişi
pillar of the community n. hatırı sayılır kişi
pillar of the community n. sözü dikkate alınan kişi
pillar of the community n. toplumda önemli bir yere/konuma sahip kişi
pillar of the community n. itibarlı/hatırlı kişi
pillar of the community n. ağırlığı olan kişi
pillar of the community n. saygıdeğer kişi
a pillar of society n. toplumda, bir toplulukta saygın bir yeri olan kimse
a pillar of strength n. sırtını dayayacak güvenilir biri
a pillar of strength n. güç/cesaret veren kimse
a pillar of society n. toplumda, bir toplulukta önemli bir yeri olan kimse
a pillar of the community n. toplumun/topluluğun saygıdeğer bir üyesi
a pillar of society n. toplumun/topluluğun önemli bir üyesi
a pillar of strength n. kötü gününde sırtını dayayacak biri
a pillar of strength n. en büyük destekçi
a pillar of society n. toplumun/topluluğun saygıdeğer bir üyesi
a pillar of strength n. sağlam destekçi
a pillar of society n. sorumlu bir vatandaş
a pillar of society n. toplumda, bir toplulukta nüfuzu olan kimse
a pillar of strength n. kötü gününde yanında/destek olan kimse
a pillar of society n. toplumda, bir toplulukta saygı duyulan kimse
a pillar of the community n. toplumun/topluluğun önemli bir üyesi
a pillar of strength n. kötü gününde yanında/destek olan kimse
a pillar of strength n. sırtını dayayacak güvenilir biri
a pillar of strength n. güç/cesaret veren kimse
a pillar of strength n. kötü gününde sırtını dayayacak biri
a pillar of strength n. sağlam destekçi
pillar of (something) n. (bir şeyin) direği
pillar of (something) n. (bir şeyin) önemli bir üyesi
pillar of (something) n. (bir şeyin) ana direği
pillar of (something) n. (bir şeyin) dayanağı
pillar of (something) n. destekçi
pillar of (something) n. en büyük (bir şey)
pillar of (something) n. (bir şey) timsali
pillar of (something) n. (bir şey) abidesi
go from pillar to post v. mekik dokumak
rush from pillar to post v. mekik dokumak
send someone from pillar to post v. birini oradan oraya koşturmak
be driven, pushed from pillar to post v. oradan oraya itilmek
be pushed from pillar to post v. oradan oraya gönderilmek
be driven, pushed from pillar to post v. oradan oraya yollanmak
be pushed from pillar to post v. oradan oraya seyahat etmek zorunda bırakılmak
be driven, pushed from pillar to post v. oradan oraya seyahat etmek zorunda bırakılmak
be pushed from pillar to post v. oradan oraya yollanmak
be driven, pushed from pillar to post v. oradan oraya gönderilmek
be pushed from pillar to post v. oradan oraya itilmek
be driven, pushed, from pillar to post v. oradan oraya itilmek
be driven, pushed, from pillar to post v. oradan oraya sürüklenmek
be driven, pushed, from pillar to post v. oradan oraya yollanmak
be driven, pushed, from pillar to post v. oradan oraya gönderilmek
send from pillar to post v. oradan oraya koşturmak/göndermek
pillar-to-post adj. baştan sona kadar liderliği elden bırakmadan
pillar-to-post adj. baştan sona önde
pillar-to-post adj. baştan sona lider konumda
pillar to post [uk] expr. baştan sona lider konumda
pillar to post [uk] expr. baştan sona önde
pillar to post [uk] expr. baştan sona kadar liderliği elden bırakmadan
Trade/Economic
pillar-box n. posta kutusu
Politics
agencies of the first pillar n. birinci sütun ajansları
Technical
intermediate pillar n. ara direk
pillar type vertical drilling machine n. düşey silindirik kolonlu matkap tezgahı
pillar antenna n. çubuk anten
pillar drilling n. sütunlu delme
corner pillar n. köşe direği
side pillar n. yan direk
pillar drilling n. sütunlu matkap
door pillar n. kapı direği
inner pillar n. iç direk
front pillar n. ön direk
rear pillar n. arka direk
windshield pillar n. ön cam direği
rear wall pillar n. arka duvar direği
anchorage pillar n. ankraj ayağı
anchorage pillar n. bağlama ayağı
centre pillar n. orta kapı çerçevesi
body pillar n. pencere dikmesi
body center pillar n. kaporta orta takviyesi
corner pillar n. köşe dikmesi
doorway pillar n. kapı dikmesi
door pillar n. kapı yan çerçeve parçası
earth pillar n. nişan tümseği
a-pillar n. a sütunu
b-pillar n. b sütunu
c-pillar n. c sütunu
d-pillar n. d sütunu
end-door pillar n. başlık kapağı dikmesi
pillar mounting block n. dikme bağlama bloğu
pillar drill n. sütunlu matkap
pillar crane n. dikmeli vinç
pillar crane n. dikme vinci
feeder pillar n. besleme panosu
pillar-block n. yatak gövdesi
Architecture
chief pillar n. temel direk
marble pillar n. mermer sütun
pillar-free ballroom n. kolonsuz balo salonu
pillar-free ballroom n. sütunsuz balo salonu
a massive free-standing pillar inside a mosque or church n. pilpaye
a massive free-standing pillar inside a mosque or church n. filayağı
bundle pillar n. ekleri olan sütun
Construction
body side pillar n. yan duvar dikmesi
concrete pillar n. beton ayak
crane pillar n. vinç burnu
end pillar n. başlık duvar dikmesi
end pillar n. kapı çerçevesi
intermediate side-pillar n. yan duvar dikmesi
partition pillar n. ara bölme dikmesi
stone pillar n. taş ayak
precast pillar n. beton baba
precast concrete pillar n. beton baba
window pillar n. pencere sütunu
Dyeing
pillar-box red n. parlak bir kırmızı tonu
pillar box adj. sütun şeklinde olan (posta kutusu)
pillar-box red adj. parlak bir kırmızı tonunda
Furniture
pillar and scroll n. eskiden kullanılan bir amerikan masa saati
Automotive
b pillar n. sütunu
quarter pillar n. arka çamurluk direği
body pillar n. kaporta direği
body front pillar n. kaporta ön takviyesi
c-pillar n. sütunu