boom - Turco Inglés Diccionario

boom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

boom — Definition

Significado:
gümleme, ani büyüme
Pronunciación (IPA):
(AmE /buːm/ – BrE /buːm/)
Categoría gramatical:
İsim: boom (booms); Fiil: boom (booms – boomed – booming)

Significados de "boom" en diccionario turco inglés : 135 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
boom v. gümlemek
The canons started to boom on the sea.
Toplar denizde gümlemeye başladı.

More Sentences
boom n. patlama sesi
boom n. gümbürtü
General
boom n. canlanma
A sudden change in the prices caused a boom in the agricultural business.
Fiyatlardaki ani bir değişiklik tarım sektöründe bir canlanmaya neden oldu.

More Sentences
boom n. büyük rağbet
The pandemic caused a boom in computer games.
Pandemi bilgisayar oyunlarının büyük rağbet görmesine neden oldu.

More Sentences
boom n. patlama (bir yerin ticaret, nüfus vb'nde)
We heard a sudden boom in the morning.
Sabah ani bir patlama duyduk.

More Sentences
boom n. kol (mikrofon, kamera, vinç)
You can use a boom to shoot videos from different angles.
Farklı açılardan video çekmek için bir kol kullanabilirsiniz.

More Sentences
boom n. bariyer
They used river booms to clean the river from the garbage.
Nehri çöplerden temizlemek için nehir bariyerleri kullandılar.

More Sentences
boom v. gelişmek
Our economy is booming.
Ekonomimiz gelişiyor.

More Sentences
boom v. hızla artmak (ticaret)
Sami's wealth was booming.
Sami'nin serveti hızla artıyordu.

More Sentences
boom v. gürlemek
John's voice boomed out, announcing the contesters.
John, sesi gürleyerek yarışmacıları anons etti.

More Sentences
boom v. hızla yükselmek (nüfus vb)
She is booming as a singer.
Şarkıcı olarak hızla yükseliyor.

More Sentences
boom v. patlamak (olumlu bir şekilde)
Business was booming.
İşler patlıyordu.

More Sentences
boom v. patlama
You don't want to miss out on the next tech boom.
Bir sonraki teknoloji patlamasını kaçırmak istemezsiniz.

More Sentences
boom v. canlanma
A sudden change in the prices caused a boom in the agricultural business.
Fiyatlardaki ani bir değişiklik tarım sektöründe bir canlanmaya neden oldu.

More Sentences
boom interj. bom (gümbürtü sesi)
The workers couldn't unload the ship as the boom of the lift leaked oil.
Asansörün bomu yağ sızdırdığı için işçiler gemiyi boşaltamadı.

More Sentences
Trade/Economic
boom n. patlama
The next boom in LCD TV purchases in China won't occur until the end of the year.
Çin'de LCD TV alımlarında bir sonraki patlama yıl sonuna kadar gerçekleşmeyecek.

More Sentences
Sport
boom n. (rüzgar sörfü) bumba
They couldn't sail as the boom was broken.
Bumba kırıldığı için yelken açamadılar.

More Sentences
General
boom n. ani artış
boom n. gümbürtü
boom n. bum
boom n. yüzer kütüklerden oluşan engel
boom n. uzun putrel
boom n. gövdecik
boom n.
boom n. fiyatlarda ani yükselme
boom n. güm
boom n. akarsuların iki yakasına gerilen ve geçisi önleyen kalın zincir
boom n. uğultu
boom n. mikrofon kolu
boom n. çıkış
boom n. canlılık (pazarda)
boom n. hızlı artış
boom n. hızlı büyüme
boom n. seren
boom n. kamera kolu
boom n. ışık direği
boom n. hamle
boom n. canlılık (piyasa)
boom n. piyasada canlılık
boom n. baston
boom n. derinden gelen ses
boom n. gürleme
boom n. vinç kolu
boom n. rüzgar uğultusu
boom n. liman ağzındaki mania
boom n. boru
boom n. yükseliş
boom n. artış
boom n. su yolunda birbirine bağlı kütük bariyeriyle kapatılmış alan
boom n. barfiks
boom v. artırmak
boom v. çıkış yapmak
boom v. vızıldamak
boom v. reklamını yapmak
boom v. geliştirmek
boom v. yükselmek
boom v. ilerlemek
boom v. uğuldamak
boom v. gümbürdemek
boom v. yıldızı parlamak
boom v. medh ederek tanıtmak
boom v. fırlamak
boom v. patlama içinde olmak
boom v. reklam yapmak
boom v. güm etmek
boom v. birden artmak
boom v. uğuldamak
boom v. gürüldemek
boom v. gürleyerek konuşmak
boom v. şiddetle bağırmak
boom v. büyük telaş içinde hareket etmek
boom v. sertçe vurmak
boom v. şimşek çakmak
boom v. (yüklü bir gemi gibi) hızla ve gümbürdeyerek hareket etmek
boom v. avare avare dolaşmak
boom v. sürtmek
boom v. (nehir) özellikle kütüklerin yüzeceği seviyeye kadar aniden yükselmek
boom v. (kütük) yükselen bir nehirde yüzmek
boom v. bir şeyin gelişmesi için çaba göstermek
boom v. desteklemek
boom adv. aniden
boom adv. vakit kaybetmeden
boom adv. tereddüt etmeden
boom N. gümleme
boom N. ani büyüme
Colloquial
boom n. beklenmedik zenginlik
boom n. beklenmedik şans
boom n. gökten gelen refah
boom n. talih kuşu
boom v. müzik dinlemek
boom v. taşınabilir/kablosuz hoparlörlerle müzik dinlemek
boom exclam. işte bu
boom exclam. budur
boom exclam. işte bu kadar
Idioms
boom n. devlet kuşu
boom n. devletkuşu
Trade/Economic
boom n. aşırı iyileşme
boom n. ekonominin ani ve kısa yükselişi
boom n. ekonomik canlılık
boom n. piyasada yükselme
boom n. piyasadaki canlılık
boom n. piyasada canlılık
boom n. (yolda) engel
boom n. ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönem
boom n. ekonomi patlaması
boom adj. ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir döneme ait
boom adj. ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönemden kaynaklanan
boom adj. ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönemle sürdürülen
Law
boom n. yüksek konjonktür
boom n. yüksek konjonktürde piyasanın aşırı kızışması
Politics
boom n. (siyasi aday) popülaritenin artması
Technical
boom n. bum
boom n. kaldırma kolu
boom n. putrel
boom n. vinç kolu
boom n. bir yagi antenin en uzun parçası
boom n. çapa kepçe üzerinde kolun traktöre en yakın kısmı
boom v. vinçle hareket ettirmek
boom v. vinçle konumlandırmak
boom v. (kütükleri) vinç bomuyla toplamak
boom v. vinç bomuyla su çekmek
boom v. (direğe bağlı yükü) vinç bomuyla kaldırıp yerleştirmek
Construction
boom n. bom
Automotive
boom n. gümbürtü
Aeronautic
boom n. uçağın kuyruğuyla gövdesini birbirine bağlayan kiriş
boom n. uçuş sırasında tanker uçağından başka bir uçağa yakıt ikmali yapmaya yarayan uzun boş tüp
Marine
boom n. baston
boom n. bumba
boom n. seren
boom n. yüzer engeli
boom n. doğu akdeniz ve hint okyanusu'nda kıyı ticareti ve inci çıkarma için kullanılan iki direkli yelkenli gemi
Zoology
boom n. bazı hayvanların çığlığı
Geography
boom n. etek
Sport
boom n. yüzücü geçit engeli

Significados de "boom" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
baby boom n. doğum oranındaki ani artış
boom town n. hızla kalkınmış kent
microphone boom n. mikrofon vinci
sonic boom n. ses duvarını aşan bir uçağın yol açtığı patlama sesi
boom town n. mantar kent
market boom n. piyasada yaşanan canlılık
boom box n. taşınabilir kaset veya cd çalar
boom town n. mantar şehir
demand boom n. talep patlaması
migration boom n. göç patlaması
emigration boom n. göç patlaması
bottom boom n. alt başlık
crime boom n. suç patlaması
boom gates n. tesis/garaj vb gibi mahallerde kullanılan otomatik demir bariyer
boom barrier n. tesis/garaj vb gibi mahallerde kullanılan otomatik demir bariyer
boom year n. patlama yılı
log boom n. nehir bariyeri
boom time n. yükselme dönemi
boom time n. refah dönemi
boom repeatedly v. güm güm etmek
lower the boom on someone v. birini yerden yere vurmak
Phrasals
boom something out v. bağırarak söylemek
boom out v. gümbürdemek
boom something out v. yüksek sesle söylemek
boom (off) v. vinç bomuyla hareket ettirmek
boom (out) v. vinç bomuyla müdahale etmek
boom (out) v. vinç bomuyla hareket ettirmek
boom (out) v. vinç bomuyla uzatmak
boom (off) v. vinç bomuyla müdahale etmek
boom (off) v. vinç bomuyla uzatmak
boom out v. bağırarak söylemek
boom out v. yüksek sesle konuşmak
boom out v. gümlemek
boom out v. haykırmak
boom out v. gürlemek
Phrases
boom or bust expr. birden patlama-sönme
boom or bust expr. hızla yükselme-düşme
boom or bust expr. ya patlar ya söner
boom or bust expr. ya çok iyi ya da çok kötü sonuçlanan durum
boom or bust expr. ya hızla yükselir ya hızla düşer
Colloquial
ace boom-boom n. yakın arkadaş
ace boom-boom n. eküri
ace boom-boom n. kanka
ace boom-boom n. yakın arkadaş
ace boom-boom n. kanka
ace boom-boom n. pampa
boom goes the dynamite interj. budur
boom goes the dynamite interj. işte bu
boom goes the dynamite interj. işte bu kadar
Idioms
ace boom-boom n. kanka
ace boom-boom n. canciğer dost
lower the boom on someone v. birini azarlamak
drop/lower the boom v. gardını almak
lower the boom (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) yerden yere vurmak
lower the boom (on something) v. (bir şeyi) durdurmak
lower the boom (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) cezalandırmak
lower the boom (on something) v. (bir şeyi) sonlandırmak
lower the boom on v. '-i durdurmak
lower the boom on v. '-i azarlamak
lower the boom on v. -i yerden yere vurmak
lower the boom on v. '-i cezalandırmak
lower the boom on v. '-i sonlandırmak
Trade/Economic
export boom n. ihracat patlaması
boom value n. spekülatif değer
boom company n. su üzerinde kereste taşıma şirketi
boom value n. gerçeği yansıtmayan değer
boom value n. balon değer
boom value n. şişirme değer
boom and bust n. ani yükseliş ve düşüş
economic boom n. ekonomik patlama
boom in the market n. piyasada hareketlilik
boom in the market n. pazarda hareketlilik
market boom n. piyasada hareketlilik
market boom n. pazarda hareketlilik
the sales boom n. satış patlaması
dot-com boom n. internet şirketleri patlaması
boom and slump n. ani artış-düşüş
mini-boom n. kısa süreli ekonomik büyüme
market to boom v. piyasa canlanmak
(the sales) to boom v. satış patlamak
boom-bust adj. yükseliş ve düşüş döngüsüyle ilgili
boom and bust adj. yükseliş ve düşüş döngüsüyle ilgili
Politics
baby boom n. bebek doğumundaki artış
baby boom generations n. baby boom kuşağı
boom-and-bust episode n. ani yükseliş ve düşüş dönemi
baby boom n. doğum oranında artış olan zaman dilimi (bilhassa ikinci dünya savaşı sonrası dönem)
baby boom n. doğum patlaması
Tourism
tourist boom n. turist patlaması
tourism boom n. turizm patlaması
Technical
sonic boom n. ses duvarını aşan bir uçağın çıkardığı ses
compression boom n. basınç başlığı
boom lift n. sepetli vinç
tension boom n. çekme başlığı
boom hoist n. direkli vinç
boom kickout n. vinç kolu uzaması
boom lift n. çubuk forklift
boom locking pin n. bom kilit pini
boom elevation n. bum yüksekliği
boom hinge n. bum mafsalı
boom extension n. bum uzatması/eki
boom hoist n. direkli yükseltici
boom inclination n. bum eğimi
boom derrick n. bumlu derik
boom limit switch n. bum sınırlama anahtarı
boom hoist n. bumlu kaldırıcı
boom placement concreting method n. bumlu beton serme yöntemi
boom length n. bum uzunluğu
boom-town n. mantar kent
fore boom n. ön bom
boom drum n. bom kampanası
reach boom n. uzun bom
stub boom n. sivri bom
boom cylinder n. bom silindiri
boom base pins n. bom kule bağlantı pimleri
microphone boom n. mikrofon vinci
microphone boom n. mikrofon arabası
telescopic boom n. teleskopik bum
sonic boom n. ses patlaması
boom hoist n. bomlu vinç
whisker boom n. civadra çubuğu
boom lift n. personel yükseltici platform
boom lift n. çalışma platformu
boom barrier n. kollu bariyer
mobile lattice boom hydraulic crane n. kafes bomlu hidrolik mobil vinç
boom pour v. vinç kolu ile beton dökmek
Telecom
gravity gradient boom n. hacıyatmaz çubuğu
Construction
concreting boom n. beton dökme bumu
crane boom n. vinç kolu
side boom n. boru döşeyici
boom lowering control device n. bom indirme kontrol tertibatı
loader equipped with side boom n. yan bomlu yükleyici
crane boom n. vinç bomu
telescoping-boom cranes n. teleskopik bumlu vinçler
knuckle boom mobile crane n. katlanır bomlu mobil vinç
boom truck n. vinç kamyonu
Automotive
engine boom n. motor gürültüsü
Aeronautic
flying boom n. havada yakıt ikmal hortumu
sonic boom n. ses patlaması
tail boom n. uçağın kuyruğuyla gövdesini birbirine bağlayan kiriş
Marine
spanker boom toping lift n. randa bumbası dik ventosu
oil boom n. petrolün yayılmasını önleme çiti
lifting boom n. kaldırma direği
boom vang n. pupa palangası
jib boom n. cıvadra
jib boom n. geminin baş tarafına uzanan sabit seren
spanker boom n. randa bumbası
awning boom n. tente omurgası
cargo boom n. yük bumbası
jib boom n. büyük baston
boom-guy tackle n. orsa pupa palangaları