seren - Turco Inglés Diccionario

seren

Significados de "seren" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
seren doorpost n.
seren jib n.
seren sprit n.
seren boom n.
seren stile n.
seren mast n.
Technical
seren spar n.
Architecture
seren doretree n.
Marine
seren boom n.
seren bumpkin n.
seren yard n.
seren spar n.
seren arm n.

Significados de "seren" con otros términos en diccionario inglés turco: 62 resultado(s)

Turco Inglés
General
seren (0.9144 m) yard n.
büyük zarar ve acıyı gözler önüne seren manzara charnel house n.
büyük zarar ve acıyı gözler önüne seren manzara charnel-house n.
(bir şeyi) gözler önüne seren kimse unfolder n.
kullanma veya taşıma sırasında malları korumak için üzerlerine veya badana, bakım gibi işlemler sırasında eşyaları korumak için belirli kısımlarına örtü seren işçi masquer n.
model çıkarmak için masa üzerine kumaş seren kimse spreader n.
seren yelkenli square-rigged adj.
Industry
yumuşak zeminde inşaat makinelerinin rahat hareket edebilmesi için yere şilte seren veya kalas döşeyen, aynı zamanda iş makinelerinin temizlenmesine ve çalıştırılmasına yardım eden işçi matman n.
kullanma veya taşıma sırasında malları korumak için belirli kısımlarına örtü seren işçi masker n.
Technical
yola bitüm seren işçi road oiler n.
orta seren meeting stile n.
dört köşe seren yelkeni square sail n.
direk veya seren üzerindeki metal halka withe n.
Construction
hamaylıyı yukarı çekmek için seren yelkeninin ortasına yerleştirilen malzeme glut n.
Marine
geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı rigging n.
geminin baş tarafına uzanan sabit seren jib boom n.
seren direği ucu yardarm n.
seren yakası head n.
seren ucu yardarm n.
seren yakası eyelet leach n.
ana seren lower yard n.
alt seren lower yard n.
seren kaldırma halatı halliard n.
seren kaldırma halatı halyard n.
seren çatlağı spring n.
seren iğrilmesi spring n.
dört köşe seren yelkeni square sail n.
seren veya tersanelerde kullanılan halatların tutturulmasına yarayan tek kulaklı çengel thumb cleat n.
üzerinde bir halkanın hareket ettiği halat, çubuk veya seren traveler n.
halat, çubuk veya seren üzerinde hareket eden halka traveller n.
halat, çubuk veya seren üzerinde hareket eden halka traveler iron n.
üzerinde bir halkanın hareket ettiği halat, çubuk veya seren horse n.
üzerinde bir halkanın hareket ettiği halat, çubuk veya seren traveller n.
halat, çubuk veya seren üzerinde hareket eden halka traveler n.
üzerinde bir halkanın hareket ettiği halat, çubuk veya seren traveler iron n.
halat, çubuk veya seren üzerinde hareket eden halka horse n.
seren cundası yardarm n.
sadece ön direği seren yelkenli olan üç direkli gemi jackass bark n.
grandi direğinin babafingo kısmından açılan yelken veya seren main topgallant n.
seren yelkenli gemide grandi direğinin ana gabya çubuğunun üst kısmındaki parçası main topgallantmast n.
geminin seren yelkenlerindeki en alt yelken course n.
civadra altında yer alan seren dolphin striker n.
seren direği pole mast n.
seren yelkeninin iki alt köşesinden biri clue n.
(sübye armalı gemilerde) rüzgar tam arkadan alındığında bazen açılan dört köşe seren yelkeni fly-by-night n.
ıskota yakasını bumba veya seren boyunca çekerek yelkenin ucunu sıkıştırmada kullanılan halat outhauler n.
(savaş gemisinde) seren direği ucuna bağlanmış düz halat snorter n.
gemiyi rıhtımdan uzak tutan seren spur n.
bumba ile seren veya yelkeni rüzgar yönünde giderken kavanço etmek jibe v.
rüzgar yönünde giderken bumba ile seren veya yelkeni kavanço etmek jibe v.
bumba ile seren veya yelkeni rüzgar yönünde giderken kavanço etmek gybe v.
rüzgar yönünde giderken bumba ile seren veya yelkeni kavanço etmek gybe v.
alt seren ile demir atmak ride a portoise v.
seren direğinin ucunu döndürmek trip v.
seren yelkeninin alt köşelerini kuntra iskotasıyla kaldırmak clue (up) v.
(karaya oturan gemiyi) seren ve palanga ile hareket ettirmek spar v.
dört köşe seren yelkeni olan square-rigged adj.
kaldırılmış ve yerleştirilmeye hazır (seren) atrip adj.
toplu durumdayken iskota yakaları sarkmış (dört köşe seren yelkeni) goosewinged adj.
(gemi) seren yelkenli üç veya daha fazla direği olan full-rigged adj.
(seren, istralya gibi) donanıma bağlanmaksızın flying adv.
History
(antik yunan savaş gemilerinde) seren cundasından sarkan metal kütlesi dolphin n.