bariyer - Turco Inglés Diccionario

bariyer

Significados de "bariyer" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bariyer barrier n.
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch.
Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi.

More Sentences
General
bariyer roadblock n.
The police had set up a roadblock to check for drunk drivers on the highway.
Polis, otoyolda alkollü sürücüleri tespit etmek amacıyla bir barikat kurmuştu.

More Sentences
bariyer barrier n.
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch.
Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi.

More Sentences
bariyer boom n.
They used river booms to clean the river from the garbage.
Nehri çöplerden temizlemek için nehir bariyerleri kullandılar.

More Sentences
Technical
bariyer barrier n.
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch.
Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi.

More Sentences
Food Engineering
bariyer barrier n.
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch.
Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi.

More Sentences
General
bariyer bar n.
bariyer crush barrier n.
bariyer safety fence n.
bariyer hedge n.
bariyer cordon n.
bariyer fire wall n.
bariyer flood gate n.
bariyer floodgate n.
bariyer fosse n.
Technical
bariyer guard fence n.
bariyer hurter n.
Architecture
bariyer closure n.
Automotive
bariyer barrier board n.
Traffic
bariyer safety fence n.
Sport
bariyer barrace n.
Archaic
bariyer stile n.

Significados de "bariyer" con otros términos en diccionario inglés turco: 115 resultado(s)

Turco Inglés
General
bariyer testi barrier collision test n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
bariyer (yol kenarındaki) guardrail n.
hareket edebilir bariyer movable barrier n.
bariyer şeridi barrier tape n.
kalkan bariyer tollbar n.
bariyer resifi barrier reef n.
tesis/garaj vb gibi mahallerde kullanılan otomatik demir bariyer boom gates n.
tesis/garaj vb gibi mahallerde kullanılan otomatik demir bariyer boom barrier n.
ışıklı bariyer light barrier n.
ışık bariyer light barrier n.
havanın geçişine engel olan bariyer ya da duvar air tight n.
şerit bariyer retractable belt barrier n.
ortaçağ savaşlarında bariyer olarak kullanılan sivri uçlu döner çerçeve turnpike [obsolete] n.
bariyer kapı barrier gate n.
(tahkimat) yayaların sur duvarı gibi bariyer teşkil eden yapılardan geçmesini sağlayan ahşap dönerkapı moulinet n.
bariyer olarak kullanılan sarılı dikenli tel concertina n.
su kanalının iki bariyer arasında kalan bölümü pound n.
geçidi kapatan hareketli bariyer gate n.
koruyucu bariyer strength [obsolete] n.
bir bariyer veya engelden kurtarmak için açmak unbarricade v.
bariyer ile ayırmak fence v.
girişi fiziksel bariyer, özel güvenlik veya kontrollü geçitle kısıtlanan gated adj.
bariyer direği bollard N.
Phrasals
sınır, bariyer ya da toprak parçası aşarak bir yerden bir yere gitmek cross over v.
bir hayvanın etrafına bariyer koymak fence an animal in v.
Idioms
arasına bariyer koymak drive a wedge between v.
(iki kişinin) arasına bariyer koymak drive a wedge between a and b v.
(iki kişinin) arasına bariyer koymak drive a wedge between someone and someone v.
(biriyle birinin) arasına bariyer koymak drive a wedge between someone and someone v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasına bariyer koymak drive a wedge between (someone or something) v.
Speaking
bariyer dayanıyor the barrier is holding expr.
Technical
bariyer hattı barrier line n.
geosentetik bariyer geosynthetic barrier n.
bariyer elemanı barrier element n.
bariyer şeridi barrier tape n.
keskin uçlu tel bariyer razor wire n.
havalı bariyer pneumatic barrier n.
pnömatik bariyer pneumatic barrier n.
kollu bariyer arm barrier n.
kollu bariyer boom barrier n.
kollu bariyer swing barrier n.
ısıl bariyer thermal barrier n.
jeosentetik bariyer geosynthetic barrier n.
geçirgen reaktif bariyer (grb) permeable reactive barrier (prb) n.
lambri ile duvar arasına yerleştirilen bariyer block n.
Electric
bariyer klemens barrier strip n.
bariyer klemens junction barrier n.
Automotive
bariyer testi barrier collision test n.
lastik bariyer tire stack n.
bariyer etkisi barrier effect n.
bariyer katmanı barrier coat n.
beton bariyer jersey barrier n.
koruyucu bariyer armco barrier n.
Transportation
düşme bariyer drop barrier n.
Traffic
mantar bariyer rising bollard n.
hareketli mantar bariyer retractable bollard n.
sabit mantar bariyer fixed bollard n.
(yol kenarındaki) bariyer traffic divider n.
araçların bir yoldan diğerine geçmesini engelleyen bariyer separator n.
bisiklet yoluna motosiklet girişini önleyen bariyer motorbike inhibitor n.
bisiklet yoluna motosiklet girişini önleyen bariyer motorcycle inhibitor n.
Railway
bariyer kapısı side-gate n.
çift yarım bariyer double half- barrier n.
sürgülü bariyer sliding barrier n.
iki yarım bariyer double half- barrier n.
bariyer bekçisi crossing keeper n.
bekçili mekanik bariyer manned mechanical gate n.
bekçili bariyer manually controlled barrier n.
otomatik bariyer automatic barrier n.
boylama bariyer longitudinal barrier n.
Aeronautic
acil durum bariyer emergency barrier n.
ısıl bariyer heat barrier n.
Marine
yüzer bariyer floating barrier n.
bariyer ada barrier island n.
yakın çatışmada mürettebatı koruması için gemi güvertesine dikilmiş bariyer close quarters n.
yakın çatışmada mürettebatı koruması için gemi güvertesine dikilmiş bariyer close-fights n.
kötü havada masadakilerin kayıp düşmesini önlemek için masaya konan bariyer fiddle n.
güverteye giren suyu dışarı atmaya yarayan v şekilli bariyer spurnwater n.
Medical
bariyer hemşirelik barrier nursing n.
mukozal bariyer mucosal barrier n.
derinin bariyer immunolojik ve termoregulatuar fonksiyonlarının bozulması disturbance in barrier immunologic and thermoregulatory functions of the skin n.
intestinal bariyer intestinal barrier n.
bariyer doğum kontrol aracı barrier n.
Dentistry
bariyer membran barrier membrane n.
Food Engineering
bariyer malzeme barrier material n.
Biology
türler arası bariyer etkisi species-barrier effect n.
Marine Biology
bariyer bankı barrier bank n.
bariyer resifi barrier reef n.
büyük bariyer resifi great barrier reef n.
Agriculture
bariyer kaynağı barrier spring n.
Environment
ön bariyer primary containment n.
koruyucu bariyer protective barrier n.
Geography
kuzey karolina'nın doğu kıyısı açıklarında bir bariyer adanın güney ucu lookout cape n.
kuzey carolina'nın kıyısı boyunca uzanan uzun bir bariyer ada ocracoke island n.
kuzeybatı florida'da bir bariyer adası santa rosa island n.
Meteorology
bariyer rüzgarları barrier winds n.
Geology
bariyer resif barrier reef n.
Military
ağaç bariyer log hurdle n.
bariyer ağı barrier net n.
bariyer kaldırma sistemi barrier stanchion system n.
bariyer kuvvetleri barrier forces n.
baraj balonlarından oluşan bariyer aerial barrage n.
baraj balonlarından oluşan bariyer barrage n.
bariyer, engel ve mayınla savaş planı barrier, obstacle, and mine warfare plan n.
savaşta dikenli telden yapılmış bariyer wire entanglement n.
koruyucu bariyer glacis n.
Hunting
korkulukla gizlenip kuş vurmak için kullanılan bariyer butt n.
Sport
buz hokeyi pistini çevreleyen alçak ahşap bariyer the boards [usa] n.
(basketbolda) cam bariyer glass n.
yarışın başlangıç noktası olarak kabul edilen mekanik bariyer gate n.
yarış başlangıç noktasında yer alan portatif bariyer starting stall n.
Archaic
nehir ve denizlerde balık tutmak için kullanılan, ağlarla ve direklerle oluşturulmuş bariyer kiddle [uk] n.
bariyer ile çevirmek mound v.
Star Wars
kalkan-bariyer shield-barrier n.