boom - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
boomcanlanman.
  • A sudden change in the prices caused a boom in the agricultural business.
  • Fiyatlardaki ani bir değişiklik tarım sektöründe bir canlanmaya neden oldu.
Show More (-2)
boombom (gümbürtü sesi)n.
  • The workers couldn't unload the ship as the boom of the lift leaked oil.
  • Asansörün bomu yağ sızdırdığı için işçiler gemiyi boşaltamadı.
  • The PSA1 is a studio boom arm for radio, broadcast, studio and home use.
  • PSA1 radyo, yayın, stüdyo ve ev kullanımı için bir stüdyo bom koludur.
Show More (-1)
boombüyük rağbetn.
  • The pandemic caused a boom in computer games.
  • Pandemi bilgisayar oyunlarının büyük rağbet görmesine neden oldu.
Show More (-2)
boompatlama (bir yerin ticaret, nüfus vb'nde)v.
  • The business was booming thanks to the demand for the products.
  • Ürünlere olan talep sayesinde iş patlaması yaşanıyordu.
  • We heard a sudden boom in the morning.
  • Sabah ani bir patlama duyduk.
  • Booms are followed by recession.
  • Patlamaları durgunluk takip eder.
Show More (6)
boomgümlemekv.
  • The canons started to boom on the sea.
  • Toplar denizde gümlemeye başladı.
Show More (-2)
boombariyern.
  • They used river booms to clean the river from the garbage.
  • Nehri çöplerden temizlemek için nehir bariyerleri kullandılar.
Show More (-2)
boomgürlemekv.
  • John's voice boomed out, announcing the contesters.
  • John, sesi gürleyerek yarışmacıları anons etti.
Show More (-2)
boomkol (mikrofon, kamera, vinç)n.
  • You can use a boom to shoot videos from different angles.
  • Farklı açılardan video çekmek için bir kol kullanabilirsiniz.
Show More (-2)
boom(rüzgar sörfü) bumban.
  • They couldn't sail as the boom was broken.
  • Bumba kırıldığı için yelken açamadılar.
Show More (-2)
boompatlaman.
  • The computer industry is enjoying a boom.
  • Bilgisayar endüstrisi bir patlama yaşıyor.
  • The next boom in LCD TV purchases in China won't occur until the end of the year.
  • Çin'de LCD TV alımlarında bir sonraki patlama yıl sonuna kadar gerçekleşmeyecek.
  • These booms were achieved with two kinds of explosives.
  • Bu patlamalar iki çeşit patlayıcıyla sağlandı.
Show More (3)
boompatlamak (olumlu bir şekilde)v.
  • Business was booming.
  • İşler patlıyordu.
Show More (-2)
boomhızla yükselmek (nüfus vb)v.
  • She is booming as a singer.
  • Şarkıcı olarak hızla yükseliyor.
Show More (-2)
boomgelişmekv.
  • Our economy is booming.
  • Ekonomimiz gelişiyor.
Show More (-2)
boomhızla artmak (ticaret)v.
  • Sami's wealth was booming.
  • Sami'nin serveti hızla artıyordu.
Show More (-2)