| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | boom f. | gümlemek | ||
|
The canons started to boom on the sea. Toplar denizde gümlemeye başladı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | boom i. | patlama sesi | ||
| Yaygın Kullanım | boom i. | gümbürtü | ||
| Genel | ||||
| Genel | boom i. | canlanma | ||
|
A sudden change in the prices caused a boom in the agricultural business. Fiyatlardaki ani bir değişiklik tarım sektöründe bir canlanmaya neden oldu. More Sentences |
||||
| Genel | boom i. | büyük rağbet | ||
|
The pandemic caused a boom in computer games. Pandemi bilgisayar oyunlarının büyük rağbet görmesine neden oldu. More Sentences |
||||
| Genel | boom i. | patlama (bir yerin ticaret, nüfus vb'nde) | ||
|
We heard a sudden boom in the morning. Sabah ani bir patlama duyduk. More Sentences |
||||
| Genel | boom i. | kol (mikrofon, kamera, vinç) | ||
|
You can use a boom to shoot videos from different angles. Farklı açılardan video çekmek için bir kol kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | boom i. | bariyer | ||
|
They used river booms to clean the river from the garbage. Nehri çöplerden temizlemek için nehir bariyerleri kullandılar. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | gelişmek | ||
|
Our economy is booming. Ekonomimiz gelişiyor. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | hızla artmak (ticaret) | ||
|
Sami's wealth was booming. Sami'nin serveti hızla artıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | gürlemek | ||
|
John's voice boomed out, announcing the contesters. John, sesi gürleyerek yarışmacıları anons etti. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | hızla yükselmek (nüfus vb) | ||
|
She is booming as a singer. Şarkıcı olarak hızla yükseliyor. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | patlamak (olumlu bir şekilde) | ||
|
Business was booming. İşler patlıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | patlama | ||
|
You don't want to miss out on the next tech boom. Bir sonraki teknoloji patlamasını kaçırmak istemezsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | boom f. | canlanma | ||
|
A sudden change in the prices caused a boom in the agricultural business. Fiyatlardaki ani bir değişiklik tarım sektöründe bir canlanmaya neden oldu. More Sentences |
||||
| Genel | boom ünl. | bom (gümbürtü sesi) | ||
|
The workers couldn't unload the ship as the boom of the lift leaked oil. Asansörün bomu yağ sızdırdığı için işçiler gemiyi boşaltamadı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | patlama | ||
|
The next boom in LCD TV purchases in China won't occur until the end of the year. Çin'de LCD TV alımlarında bir sonraki patlama yıl sonuna kadar gerçekleşmeyecek. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | boom i. | (rüzgar sörfü) bumba | ||
|
They couldn't sail as the boom was broken. Bumba kırıldığı için yelken açamadılar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | boom i. | ani artış | ||
| Genel | boom i. | gümbürtü | ||
| Genel | boom i. | bum | ||
| Genel | boom i. | yüzer kütüklerden oluşan engel | ||
| Genel | boom i. | uzun putrel | ||
| Genel | boom i. | gövdecik | ||
| Genel | boom i. | iş | ||
| Genel | boom i. | fiyatlarda ani yükselme | ||
| Genel | boom i. | güm | ||
| Genel | boom i. | akarsuların iki yakasına gerilen ve geçisi önleyen kalın zincir | ||
| Genel | boom i. | uğultu | ||
| Genel | boom i. | mikrofon kolu | ||
| Genel | boom i. | çıkış | ||
| Genel | boom i. | canlılık (pazarda) | ||
| Genel | boom i. | hızlı artış | ||
| Genel | boom i. | hızlı büyüme | ||
| Genel | boom i. | seren | ||
| Genel | boom i. | kamera kolu | ||
| Genel | boom i. | ışık direği | ||
| Genel | boom i. | hamle | ||
| Genel | boom i. | canlılık (piyasa) | ||
| Genel | boom i. | piyasada canlılık | ||
| Genel | boom i. | baston | ||
| Genel | boom i. | derinden gelen ses | ||
| Genel | boom i. | gürleme | ||
| Genel | boom i. | vinç kolu | ||
| Genel | boom i. | rüzgar uğultusu | ||
| Genel | boom i. | liman ağzındaki mania | ||
| Genel | boom i. | boru | ||
| Genel | boom i. | yükseliş | ||
| Genel | boom i. | artış | ||
| Genel | boom i. | su yolunda birbirine bağlı kütük bariyeriyle kapatılmış alan | ||
| Genel | boom i. | barfiks | ||
| Genel | boom f. | artırmak | ||
| Genel | boom f. | çıkış yapmak | ||
| Genel | boom f. | vızıldamak | ||
| Genel | boom f. | reklamını yapmak | ||
| Genel | boom f. | geliştirmek | ||
| Genel | boom f. | yükselmek | ||
| Genel | boom f. | ilerlemek | ||
| Genel | boom f. | uğuldamak | ||
| Genel | boom f. | gümbürdemek | ||
| Genel | boom f. | yıldızı parlamak | ||
| Genel | boom f. | medh ederek tanıtmak | ||
| Genel | boom f. | fırlamak | ||
| Genel | boom f. | patlama içinde olmak | ||
| Genel | boom f. | reklam yapmak | ||
| Genel | boom f. | güm etmek | ||
| Genel | boom f. | birden artmak | ||
| Genel | boom f. | uğuldamak | ||
| Genel | boom f. | gürüldemek | ||
| Genel | boom f. | gürleyerek konuşmak | ||
| Genel | boom f. | şiddetle bağırmak | ||
| Genel | boom f. | büyük telaş içinde hareket etmek | ||
| Genel | boom f. | sertçe vurmak | ||
| Genel | boom f. | şimşek çakmak | ||
| Genel | boom f. | (yüklü bir gemi gibi) hızla ve gümbürdeyerek hareket etmek | ||
| Genel | boom f. | avare avare dolaşmak | ||
| Genel | boom f. | sürtmek | ||
| Genel | boom f. | (nehir) özellikle kütüklerin yüzeceği seviyeye kadar aniden yükselmek | ||
| Genel | boom f. | (kütük) yükselen bir nehirde yüzmek | ||
| Genel | boom f. | bir şeyin gelişmesi için çaba göstermek | ||
| Genel | boom f. | desteklemek | ||
| Genel | boom zf. | aniden | ||
| Genel | boom zf. | vakit kaybetmeden | ||
| Genel | boom zf. | tereddüt etmeden | ||
| Genel | boom N. | gümleme | ||
| Genel | boom N. | ani büyüme | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | boom i. | beklenmedik zenginlik | ||
| Konuşma Dili | boom i. | beklenmedik şans | ||
| Konuşma Dili | boom i. | gökten gelen refah | ||
| Konuşma Dili | boom i. | talih kuşu | ||
| Konuşma Dili | boom f. | müzik dinlemek | ||
| Konuşma Dili | boom f. | taşınabilir/kablosuz hoparlörlerle müzik dinlemek | ||
| Konuşma Dili | boom exclam. | işte bu | ||
| Konuşma Dili | boom exclam. | budur | ||
| Konuşma Dili | boom exclam. | işte bu kadar | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | boom i. | devlet kuşu | ||
| Deyim | boom i. | devletkuşu | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | aşırı iyileşme | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | ekonominin ani ve kısa yükselişi | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | ekonomik canlılık | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | piyasada yükselme | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | piyasadaki canlılık | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | piyasada canlılık | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | (yolda) engel | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönem | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom i. | ekonomi patlaması | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom s. | ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir döneme ait | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom s. | ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönemden kaynaklanan | ||
| Ticaret/Ekonomi | boom s. | ekonomik etkinliklerin hızla arttığı bir dönemle sürdürülen | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | boom i. | yüksek konjonktür | ||
| Hukuk | boom i. | yüksek konjonktürde piyasanın aşırı kızışması | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | boom i. | (siyasi aday) popülaritenin artması | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | boom i. | bum | ||
| Teknik | boom i. | kaldırma kolu | ||
| Teknik | boom i. | putrel | ||
| Teknik | boom i. | vinç kolu | ||
| Teknik | boom i. | bir yagi antenin en uzun parçası | ||
| Teknik | boom i. | çapa kepçe üzerinde kolun traktöre en yakın kısmı | ||
| Teknik | boom f. | vinçle hareket ettirmek | ||
| Teknik | boom f. | vinçle konumlandırmak | ||
| Teknik | boom f. | (kütükleri) vinç bomuyla toplamak | ||
| Teknik | boom f. | vinç bomuyla su çekmek | ||
| Teknik | boom f. | (direğe bağlı yükü) vinç bomuyla kaldırıp yerleştirmek | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | boom i. | bom | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | boom i. | gümbürtü | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | boom i. | uçağın kuyruğuyla gövdesini birbirine bağlayan kiriş | ||
| Havacılık | boom i. | uçuş sırasında tanker uçağından başka bir uçağa yakıt ikmali yapmaya yarayan uzun boş tüp | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | boom i. | baston | ||
| Denizcilik | boom i. | bumba | ||
| Denizcilik | boom i. | seren | ||
| Denizcilik | boom i. | yüzer engeli | ||
| Denizcilik | boom i. | doğu akdeniz ve hint okyanusu'nda kıyı ticareti ve inci çıkarma için kullanılan iki direkli yelkenli gemi | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | boom i. | bazı hayvanların çığlığı | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | boom i. | etek | ||
| Spor | ||||
| Spor | boom i. | yüzücü geçit engeli | ||