gum - Turco Inglés Diccionario

gum

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gum — Definition

Significado:
diş eti, sakız
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡʌm/ – BrE /ɡʌm/)
Categoría gramatical:
İsim: gum (gums)

Significados de "gum" en diccionario turco inglés : 72 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gum n. sakız
Plant gum is used to prepare mouthwash solutions with antibacterial.
Bitki sakızı antibakteriyel gargara solüsyonları hazırlamak için kullanılır.

More Sentences
gum n. diş eti
The main cause of bleeding gums is the buildup of plaque at the gum line.
Diş eti kanamasının ana nedeni diş eti çizgisinde plak birikmesidir.

More Sentences
General
gum n. yapıştırıcı
Using some gum for cards will not work.
Kartlarda yapıştırıcı kullanmak işe yaramaz.

More Sentences
gum v. yapıştırmak
Kids gummed a sticky substance on the asphalt.
Çocuklar asfalta yapışkan bir madde yapıştırdı.

More Sentences
Anatomy
gum n. dişeti
I have bleeding gums.
Benim dişetim kanıyor.

More Sentences
Dentistry
gum n. dişeti
I have bleeding gums.
Benim dişetim kanıyor.

More Sentences
Food Engineering
gum n. sakız
Plant gum is used to prepare mouthwash solutions with antibacterial.
Bitki sakızı antibakteriyel gargara solüsyonları hazırlamak için kullanılır.

More Sentences
Apiculture
gum n. sakız
Plant gum is used to prepare mouthwash solutions with antibacterial.
Bitki sakızı antibakteriyel gargara solüsyonları hazırlamak için kullanılır.

More Sentences
General
gum n. akındırık
gum n. kauçuk
gum n. çapak
gum n. zamk ağacı
gum n. lastik
gum n. reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir)
gum n. zamk
gum n. ciklet
gum n. çiklet
gum n. ham ipek telinin dış kısmındaki çoğunlukla serisinden meydana gelen yapışkan tabaka
gum n. doymamış karbonhidrat yakıtı veya yağlama maddesinden geriye kalan katranlı katman
gum n. yalnızca vulkanizasyon için gerekli maddeleri bulunduran kauçuk bileşimi
gum n. lastik çizme
gum n. şoson
gum n. galoş
gum n. yeni zelanda'ya özgü kauri ağaçlarından elde edilen, vernik ve muşamba yapımında kullanılan reçine
gum n. sakızlı şeker
gum n. jelatinli şekerleme
gum n. posta pulu yapıştırıcısı
gum v. zamk sürmek
gum v. yapışkan olmak
gum v. zamklamak
gum v. pıhtılaşmak
gum v. zamkla yapıştırmak
gum v. (aşınmış testerenin) dişleri arasındaki boşlukları genişletip derinleştirmek
gum v. (yiyeceği) diş etleriyle çiğnemek
gum v. çiğnerken diş yerine diş etlerini kullanmak
gum v. engel olmak
gum v. zamkla tıkamak
gum v. hile yapmak
gum v. kandırmak
gum v. aldatmak
gum v. kesici parçacıkların arasındaki boşluğu kesilmekte olan materyalle doldurmak
gum v. (zamk) sızmak
gum v. zamk üretmek
gum v. (yumuşayarak veya koyulaşarak) yapışkan hale gelmek
gum v. (yiyeceği) diş etleriyle çiğnemek
gum v. dışarı zamk vermek
gum v. zamk üretmek
gum interj. lanet olsun
gum interj. tüh
gum interj. kahretsin
Technical
gum n. kauçuk
gum n. tutkal
gum n. zamk
Construction
gum n. reçine
Woodworking
gum n. sakız ağacı
gum n. sakız ağacından elde edilen ahşap
gum n. amerikan sığla ağacından elde edilen ahşap
Automotive
gum n. oksitlenmiş yakıt artıkları
gum n. yakıt artığı
Anatomy
gum n. çenenin yumuşak doku geliştiren diş yuvası kısmı
Food Engineering
gum n. gam
gum n. tutkal
gum n. zamk
Botanic
gum n. kauçuk elde edilen çeşitli ağaçlara verilen ad
gum n. kırmızı reçine üreten ve sapına doğru koyu renkli kabuğu olan küçük bir okaliptüs çalısı
gum n. amerikan sığla ağacı
gum n. kuzey amerika'da yetişen parlak yeşil yaprakları, yuvarlak dikenli kahverengi meyveleri ve sert kerestesi olan bir ağaç
gum n. batı hint adaları'nda yetişen ve lateks üreten çeşitli ağaçlara verilen ad
gum n. sapodila ağacı
gum n. sakız benzeri bir madde elde edilen ve meyveleri yenilebilir olan, amerika'nın tropik bölgelerine özgü yaprak dökmeyen büyük bir ağaç
gum n. (avustralya'da) eucalyptus cinsine mensup bir ağaç
gum n. (avustralya'da) yumuşak kabuklu çeşitli okaliptüs ağaçlarına verilen ad

Significados de "gum" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
güm boom n.
güm thump n.
güm hollow noise n.
güm popping n.
güm bang interj.
güm pow interj.
güm plonk interj.
Colloquial
güm zap interj.

Significados de "gum" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
chewing gum n. sakız
chewing gum n. ciklet
(eye) gum n. göz çapağı
(eye) gum n. (göz) çapak
(eye) gum n. (gözde) çapak
General
gum tragacanth n. kitre
gum resin n. zamk reçine karışımı
gum mastic n. damla sakızı
gum tree n. sıtmaağacı
gum mastic n. damla sakız
gum arabic n. akasya sakızı
sweet gum n. amerikansığlası
gum tree n. okaliptüs
sweet gum n. sığla balsamı
gum arabic n. bazı akasya ağaçlarından elde edilen zamk
gum elastic n. lastik
gum tragacanth plant n. geven
gum acacia n. akasya sakızı
gum mastic n. sakız
gum arabic n. akasya zamkı
gum resin n. ağaçlardan elde edilen zamk ve reçine karışımı
gum ammoniac n. doğal sakız reçinesi
bubble gum n. balonlu sakız
gum-plant n. sütleğen
bubble gum n. balonlu ciklet
a wad of gum n. pabuç kadar ciklet
guar gum n. siyam baklası zamkı
guar gum n. guar zamkı
gum base n. sakız mayası
gum company n. sakız şirketi
rosin gum n. reçine sakızı
bubble gum n. ciklet
nicotine gum n. nikotin sakızı
chewing gum n. çiklet
turkish coffee with gum mastic n. damla sakızlı türk kahvesi
gum bottle n. şişe şeklinde sakız kutusu
gum bottle n. şişe sakız
tara gum n. ta-ra sakızı
chicle gum n. sapodila ağacından elde edilen sakız benzeri bir madde
mesquite gum n. meskit ağacının tohum zarflarından elde edilen, akasya zamkına benzer bir sakız
pure gum n. yalnızca vulkanizasyon için gerekli maddeleri içeren kauçuk bileşimi
high gum n. yalnızca vulkanizasyon için gerekli maddeleri içeren kauçuk bileşimi
gum dragon n. kitre
gum kino n. çeşitli tropik bitkilerden elde edilen, kanama durdurucu ve bronzlaştırıcı olarak kullanılan bir reçine
gum band [pennsylvania] n. lastik bant
gum labdanum n. bazı laden türlerinden elde edilen ve parfüm yapımında kullanılan, hoş kokulu bir yağ reçinesi
gum pot n. vernik yapımında zamkı eritip diğer malzemelerle karıştırmak için kullanılan alet
gum nut [australia] n. mersingiller familyasına mensup bir okaliptüs ağacının sertleşmiş tohum zarfı
gum sangapenum n. bir zamk çeşidi
gum ball n. dışı renkli şekerle kaplı top şeklinde çiklet
gum ladanum n. bazı laden türlerinden elde edilen ve parfüm yapımında kullanılan, hoş kokulu bir yağ reçinesi
gum boot n. lastik çizme
gum ball n. şekerli sakız
gum boot n. yüksek konçlu lastik bot
gum kino n. hint kino ağacının ilaç, bronzlaşma için kullanılan kırmızımsı ya da siyah reçinesi
gum band [pennsylvania] n. nesneleri bir arada tutmak için kullanılan, esnek yapılı doğal veya sentetik kauçuk halka
gum ball n. top çiklet
gum albanum n. şeytantersine benzer acı bir zamk reçine karışımı
gum-stick n. ince uzun çubuk sakız
spirit gum n. peruk yapıştırıcı
spirit gum n. saç yapıştırıcısı
chew gum v. sakız çiğnemek
be up a gum tree v. zor bir durumda olmak
gum up v. bozmak
gum up v. işini bozmak
chew gum during class v. derste sakız çiğnemek
gum up v. tıkamak
gum up v. tıkanmak
gum up v. zamkla pekiştirmek
gum up v. zamkla kaplamak
gum up v. hafifçe zamklamak
gum-like adj. çiklete benzer
Phrasals
gum up v. yapışmak
gum up v. sakız gibi yapışmak
Idioms
be up a gum tree v. şapa oturmak
gum up the works v. şansı kaçırmak
walk and chew gum at the same time v. iki/ birçok işi aynı anda yapabilmek
gum something up v. tekerine çomak sokmak
gum the works up v. içine etmek
gum something up v. içine etmek
gum something up v. bir şeyi işlevsiz/çalışamaz hale getirmek
gum the works up v. tekerine çomak sokmak
gum something up v. bir şeyi berbat etmek
gum the works up v. bir şeyi berbat etmek
gum the works up v. bir şeyi işlevsiz/çalışamaz hale getirmek
gum up the works v. işleri sekteye uğratmak
gum up the works v. makinelerin çalışmasını aksatmak
up a gum tree expr. çetrefilli
up a gum tree expr. kötü durumda
up a gum tree expr. güç durumda
up a gum-tree expr. sıkıntıda
up a gum-tree expr. sıkışmış vaziyette
up a gum-tree expr. darda
Trade/Economic
gum-method n. gum-yöntemi
Technical
silk gum n. ipek zamkı
gum targacath n. kitre
gum deposits n. giriş supaplarında oluşan yapışkan artıklar
ammoniac gum n. amonyak zamkı
senegal gum n. senegal zamkı
gum arabic n. arapzamkı
gum mastic mixer n. sakız mikseri
silk gum n. serisin
printing gum n. baskı kıvamlaştırıcısı
british gum n. ingiliz zamkı
starch gum n. dekstrin
bubble gum n. balonlu ciklet
karaya gum n. karaya zamkı
gum water n. sulu arap zamkı
gum resin n. kauçuk reçinesi
gum elastic n. kauçuk
core gum n. maça sakızı
gum arabic n. arap zamkı
gum juniper n. ardıç sakızı
gum arabic n. akasya sakızı
gum juniper n. ardıç reçinesi
gum mustic n. mastika
sugar gum n. okaliptüs
carob bean gum n. keçi boynuzu zamkı
locust bean gum n. keçi boynuzu zamkı
carob gum n. keçi boynuzu zamkı
gum base n. sakız mayası
turkey gum n. akasya sakızı
turkey gum n. arapzamkı
amrad gum n. hindistan'da üretilen renkli ve kalitesiz bir arap zamkı
cow gum n. solvent bazlı lateks yapıştırıcı
Textile
british gum n. ingiliz zamkı
printing gum n. baskı kıvamlaştmcısı
gum tragacanth n. kitre
printing gum n. baskı kıvamlaştırıcısı
gum tragacanth n. kestere
bee gum n. yüksek silindir şapka
Woodworking
sweet gum n. hoş kokulu bir ağacın mobilya yapımında kullanılan sert, kırmızımsı kahverengi odunu
bolly gum n. defnegillere ait, pullu kabuklu bir avustralya ağacının odunu
gum dammar n. dipterocarpaceae familyasına mensup birtakım ağaçlardan elde edilip vernik ve matbaa mürekkebi yapımında kullanılan yumuşak reçine
gum dammar n. güneydoğu asya'ya özgü çeşitli reçinelere verilen ad
gum damar n. malay takımadaları'nda yetişen dipterocarpaceae familyasına mensup birtakım ağaçlardan elde edilip vernik ve matbaa mürekkebi yapımında kullanılan yumuşak bir reçine
gum damar n. güneydoğu asya'ya özgü çeşitli reçinelere verilen ad
gum [dialect] [us] n. içi oyuk kütükten yapılan kap
gum wood n. sıtmaağacından elde edilen ahşap
gum wood n. yeni güney galler'de yetişen eucalyptus cinsi bir ağacın ahşabı
Automotive
cushion gum n. taban kauçuğu
cushion gum n. kuşingam
cushion gum n. lastik tabanı
bubble gum machine n. tepe lambası
cushion gum n. kuşingam
Aeronautic
high gum compound n. zengin kauçukla bileşik
Mining
gum field [new zealand] n. ana kaynağı yeni zelanda'ya özgü kauri ağaçları olan fosilleşmiş reçinelerin gömülü olduğu arazi
Medical
oral gum n. oral sakız
japanese gum n. japon zamkı
chewing gum n. sakız