call on - Turco Inglés Diccionario

call on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "call on" en diccionario turco inglés : 50 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
call on v. (sınıfta vb) çağırmak
General
call on n. uğrama
Tell him either to call on me or to ring me up.
Ona ya bana uğramasını ya da beni aramasını söyle.

More Sentences
call on v. istemek
You will be aware of what we call on the Commission to do in items 27 to 44 of the report.
Raporun 27 ila 44. Maddelerinde Komisyondan ne yapmasını istediğimizi biliyorsunuzdur.

More Sentences
call on v. başvurmak
But here, I would like to call on my experience as a lawyer.
Ancak burada bir avukat olarak tecrübelerime başvurmak istiyorum.

More Sentences
call on v. ziyaret etmek
Someone called on you ten minutes ago.
On dakika önce biri seni ziyaret etti.

More Sentences
call on v. uğramak
He brought us a small gift each time he called on us.
Bizi her uğradığında küçük bir hediye getirdi.

More Sentences
call on v. aramak
He will call on me tomorrow.
Yarın beni arayacak.

More Sentences
call on v. çağrıda bulunmak
Nevertheless, what we are calling on to unite Europe must not divide it.
Bununla birlikte Avrupa'yı birleştirmek için çağrıda bulunduğumuz şey onu bölmemelidir.

More Sentences
call on v. davet etmek
We therefore call on the competent committee to initiate its own report on this issue.
Bu nedenle yetkili komiteyi bu konuda kendi raporunu hazırlamaya davet ediyoruz.

More Sentences
Phrasals
call on v. ziyaret etmek
Someone called on you ten minutes ago.
On dakika önce biri seni ziyaret etti.

More Sentences
call on v. çağırmak
That is why we call on Europe to take urgent, large-scale measures in face of this humanitarian tragedy.
Bu nedenle Avrupa'yı bu insani trajedi karşısında acil ve geniş çaplı önlemler almaya çağırıyoruz.

More Sentences
Idioms
call on v. başvurmak
But here, I would like to call on my experience as a lawyer.
Ancak burada bir avukat olarak tecrübelerime başvurmak istiyorum.

More Sentences
call on v. ziyaret etmek
Someone called on you ten minutes ago.
On dakika önce biri seni ziyaret etti.

More Sentences
General
call on n. davet
call on n. çığlık
call on n. rağbet
call on n. bağırış
call on n. sesleniş
call on n. hakem kararı
call on n. deklare
call on n. resmi çağrı
call on n. telefonla arama
call on n. kısa ziyaret
call on v. seslenmek
call on v. bağırmak
call on v. diye hitap etmek
call on v. demek
call on v. farz etmek
call on v. adını vermek
call on v. varsaymak
call on v. ziyarette bulunmak
Phrasals
call on v. kısa bir ziyaret yapmak
call on v. ödeme talep etmek
call on v. tapınmak
call on v. ibadet etmek
call on v. tapmak
call on v. cevap istemek
call on v. mecbur tutmak
call on v. birinin bir şey yapmasını istemek/talep etmek
call on v. hesap vermek
call on v. meydan okumak
call on v. yeteneklerini kullanmak
call on v. (romantik olarak) peşinden gitmek
call on v. (romantik olarak) peşine takılmak
call on v. sorgulamak
call on v. yalancı çıkarmak
call on v. şüphe uyandırmak
call on v. birinin yanlışının farkında olduğunu söylemek
call on v. yanlışını yüzüne vurmak
Trade/Economic
call on v. ödenmesini talep etmek

Significados de "call on" con otros términos en diccionario inglés turco: 118 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
call the meeting on short notice v. acil toplantıya çağırmak
call the meeting on short notice v. acil toplantıyı çağırmak
General
nurse on call n. nöbetçi hemşire
doctor on call n. nöbetçi doktor
officer on call n. nöbetçi memur
be on call v. nöbete kalmak
be on call v. nöbette olmak
call on someone to resign v. istifaya davet etmek
call on someone to resign v. istifaya çağırmak
put on hold (the call) v. telefonu kapatmayıp beklemek
call on the carpet v. fırça çekmek
call on the carpet v. azarlamak
call on the carpet v. fırça atmak
call on the carpet v. paylamak
call dibs on something v. bir şeyin üzerinde hak iddia etmek
call someone on his/her cell v. cebinden aramak
on call adv. kullanıma hazır
on call adv. hazır
on call adv. göreve hazır
on call adv. beklemede olan
on call adv. bekletilmekte olan
on call adv. emre hazır
on call adv. öncesinde bildirilmeksizin ödeme veya tahsilat talep edilebilecek şekilde
Phrasals
call on someone v. birine kur yapmak
call (one) on (something) v. (birine bir konuda) karşı çıkmak
call on someone v. birini ziyaret etmek
call on someone v. birine uğramak
call on something v. belirli özellikler/becerile/yetenekler gerektirmek
call (one) on (something) v. (birine bir konuda) bir şey demek
call (one) on (something) v. (birine bir şeyde) telefon etmek
call (one) on (something) v. (birini bir konuda) karşılaşmaya davet etmek/çağırmak
call on someone v. birine söz vermek
call (one) on (something) v. (birini bir şeyde telefonla) aramak
call on someone (to do something) v. (birini bir şey yapmaya) davet etmek
call (one) on (something) v. (birini bir konuda) uyarmak
call (one) on (something) v. (birine bir konuda) itiraz etmek
call (one) on (something) v. (birini bir şeye/bir şey yapmaya) çağırmak/davet etmek
call on something v. belirli özellikler/becerile/yetenekler istemek
call on someone (to do something) v. (birini bir şey yapması için) seçmek
call on someone (to do something) v. (birinin bir şey yapmasını) istemek
call on someone v. biriyle flört etmek
call (one) on (something) v. (birini bir şeyde) aramak
call on someone v. cevap vermesi için birini seçmek/kaldırmak
call (one) on (something) v. (birini bir konuda) düelloya davet etmek/çağırmak
call (one) on (something) v. (birine bir şeyde) meydan okumak
call on someone (to do something) v. (birini bir şey yapmaya) çağırmak
call (one) on (something) v. (birine bir konuda) muhalefet etmek
call on (someone) v. cevap vermesi için birini seçmek/kaldırmak
call on (someone) v. (birini) ziyaret etmek
call on (someone) v. (birini) kovalamak (ilgi duyduğu için)
call on (someone) v. birine söz vermek
call on (someone) v. (birini) bir şey yapmaya çağırmak/davet etmek
call on (someone) v. (birine) uğramak
call on (someone) v. (birinin) peşine düşmek (ilgi duyduğu için)
call on (something) v. (bir yeteneğini/becerisini) kullanmak
call on (someone) v. (birinden) bir şey yapmasını istemek
call on (something) v. (bir yeteneğine/becerisine) başvurmak
call on (something) v. (bir yeteneğinden/becerisinden) yararlanmak
Phrases
call the number on the bottom of your screen expr. ekranınızın altındaki numarayı arayın
Idioms
call someone on the carpet v. ağzının payını vermek
call someone on the carpet v. paylamak
pay a call on someone v. birisini ziyaret etmek
call someone on the carpet v. fırçalamak
call someone on the carpet v. azarlamak
pay a call on someone v. birisini görmeye gitmek
call someone on the carpet v. fırça atmak
have first call on something v. ilk söz söyleme/kullanma hakkına sahip olmak
call dibs on something v. bir şey üzerinde hak iddia etmek
pay a courtesy call on someone v. birine nezaket ziyaretinde bulunmak
make a courtesy call on someone v. birine nezaket ziyaretinde bulunmak
call time on something [uk] v. sonlandırmak
call time on something [uk] v. sona erdirmek
call time on something [uk] v. son noktayı koymak
call time on something [uk] v. bitirmek
call someone to task on it v. göreve çağırmak
call (one) on the carpet v. (birinin) ağzının payını vermek
call (one) on the carpet v. (birini) itin götüne sokmak
call (one) on the carpet v. (birini) fırçalamak
call (one) on the carpet v. (birini) paylamak
call (one) on the carpet v. (birini) azarlamak
call (one) on the carpet v. (birine) fırça atmak
have first call (on somebody/something) v. (biri/bir şey hakkında/üzerine) ilk söz söyleme/kullanma hakkına sahip olmak
have first call (on somebody/something) v. (biri/bir şey için) ilk sırada gelmek
have first call (on somebody/something) v. (birinin/bir şeyin) önceliği olmak
pay a call on (someone or something) v. (birine/bir şeye) uğramak
pay a call on v. -i ziyaret etmek
pay a call on v. '-e uğramak
pay a call on v. '-i görmeye gitmek
pay a call on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) görmeye gitmek
pay a call on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) ziyaret etmek
Speaking
please call me on my mobile expr. lütfen beni cepten arayın
please call me on my mobile expr. lütfen beni cebimden arayın
I'm on a call expr. telefonla konuşuyorum
call me on my cell expr. beni cebimden ara
you can call me on my cell phone expr. beni cep telefonumdan arayabilirsiniz
you can call me on my cell phone expr. beni cep telefonumdan arayabilirsin
you can call me on my cell phone expr. bana cep telefonumdan ulaşabilirsiniz
you can call me on my cell phone expr. bana cep telefonumdan ulaşabilirsin
Trade/Economic
on-call adv. öncesinde bildirilmeksizin ödeme veya tahsilat talep edilebilecek şekilde
Politics
on-call working n. çağrı üzerine çalışma
Institutes
office on call n. nöbetçi memurluk
Computer
call add-on n. çağrı ekleme
Telecom
call add-on n. çağrı ekleme
selective call forwarding on busy n. meşgulken arama yönlendirme
on a call by call basis expr. çağrı bazında
Construction
on call work n. çağrı üzerine çalışma
Medical
on-call doctor n. nöbetçi doktor
Military
on-call list n. nöbet haricinde gerektiğinde çağrılacak personel listesi
on-call target n. program dışı planlanmış hedef
on call wave n. destek dalgası
on call force n. çağrı kuvveti
on-call targets n. program dışı planlanmış hedefler
on-call target (nuclear) n. talep üzerine yürürlüğe konmak üzere planlanmış, zamanı belirsiz olan nükleer hedef
on-call resupply n. özel harekat timinin operasyona başlamasından önce planlanıp timin talebi üzerine uygulamaya konan bütünleme ikmali görevi
on call expr. istek üzerine yapılan (iş görev)
on-call expr. önceden düzenlenmiş yığınak, hava taarruzu veya taarruz ateşi gerektiğinde talep edilebilir
Slang
call someone on the carpet v. itin götüne sokmak
call someone on the carpet v. itin kıçına sokmak