intend - Turco Inglés Diccionario

intend

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

intend — Definition

Significado:
niyet etmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈtɛnd/ – BrE /ɪnˈtɛnd/)
Categoría gramatical:
Fiil: intend (intends – intended – intending)
Sinónimo:
plan, mean
Antónimos:
neglect, disregard

Significados de "intend" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
intend v. niyet etmek
Tom knows what Mary intends to do.
Tom, Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini biliyor.

More Sentences
General
intend v. amaçlamak
It is attracting the opposition of those it is intended to help, who are up in arms.
Bu durum, yardım etmeyi amaçladığı kişilerin tepkisini çekmekte ve bu kişiler ayaklanmaktadır.

More Sentences
intend v. düşünmek
Is that correct and does the Commission intend to do anything about it?
Bu doğru mu ve Komisyon bu konuda bir şey yapmayı düşünüyor mu?

More Sentences
intend v. niyetlenmek
Tom intends to play tennis tomorrow afternoon with Mary.
Tom yarın öğleden sonra Mary ile tenis oynamaya niyetlendi.

More Sentences
intend v. hedeflemek
A Secure Chat mode provides end-to-end encryption so that only you and your intended recipient can read it.
Güvenli Sohbet modu uçtan uca şifreleme sağlar, böylece yalnızca siz ve hedeflediğiniz alıcı okuyabilir.

More Sentences
intend v. istemek
That is not something we intend to accept.
Bu bizim kabul etmek istediğimiz bir şey değil.

More Sentences
intend v. planlamak
What measures does the Council intend to take to support Bolivia's new constitutional government?
Konsey Bolivya'nın yeni anayasal hükûmetini desteklemek üzere ne gibi tedbirler almayı planlıyor?

More Sentences
intend v. niyeti olmak
We are told that the Commission intends to commission a study.
Bize Komisyon'un bir çalışma yaptırma niyetinde olduğu söylendi.

More Sentences
intend v. niyetinde olmak
I intend to keep our relationship a secret, at least for a while.
İlişkimizi en azından bir süreliğine gizli tutmak niyetindeyim.

More Sentences
intend v. tasarlamak
Tom intends to kill himself.
Tom kendini öldürmeyi tasarlıyor.

More Sentences
intend v. niyet etmek
Tom knows what Mary intends to do.
Tom, Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini biliyor.

More Sentences
Law
intend v. niyet etmek
Tom knows what Mary intends to do.
Tom, Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini biliyor.

More Sentences
intend v. planlamak
What measures does the Council intend to take to support Bolivia's new constitutional government?
Konsey Bolivya'nın yeni anayasal hükûmetini desteklemek üzere ne gibi tedbirler almayı planlıyor?

More Sentences
intend v. tasarlamak
Tom intends to kill himself.
Tom kendini öldürmeyi tasarlıyor.

More Sentences
Technical
intend v. niyet etmek
Tom knows what Mary intends to do.
Tom, Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini biliyor.

More Sentences
intend v. tasarlamak
Tom intends to kill himself.
Tom kendini öldürmeyi tasarlıyor.

More Sentences
General
intend v. kastetmek
intend v. azmetmek
intend v. seçmek
intend v. kararlı olmak
intend v. demek istemek
Law
intend v. kast etmek

Significados de "intend" con otros términos en diccionario inglés turco: 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
intend for v. seçmek
intend for v. ayırmak
intend to harm v. zarar vermek istemek
intend to kill v. kasten adam öldürmek
intend to kill v. canına kastetmek
intend to buy v. satın alma niyetinde olmak
intend to kill v. cana kastetmek
Phrasals
intend something for someone v. bir şeyi birisi için ayırmak
intend something as something v. bir şeyin bir şey olması amacında/niyetinde olmak
intend something as something v. bir şeyi bir şey niyetine düşünmek
intend something as something v. bir şeyin bir şey yerine geçmesini amaçlamak
intend something as something v. bir şeyi bir şey olarak planlamak
intend something as something v. bir şeyi bir şey olarak düşünmek
intend as v. (bir şey) olarak düşünmek/planlamak
intend (something) for (someone or something) v. (bir şeyi birine/bir şeye) vermeyi hedeflemek/planlamak
intend as v. (bir şey) niyetine düşünmek
intend (something) for (someone or something) v. (bir şeyi birine/bir şeye) vermeye niyetli olmak
intend (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için ayırmak/planlamak
intend as v. (bir şey) olması amacında/niyetinde olmak
intend (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için düşünmek
intend as v. (bir şey) yerine geçmesini amaçlamak
Speaking
what I intend to say is expr. söylemek istediğim
do you intend to represent yourself expr. kendinizi temsil etmek mi istiyorsunuz?
I don't intend to make a comparison expr. benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması
Trade/Economic
letter of intend n. niyet mektubu
Law
letter of intend n. niyet mektubu