market - Turco Inglés Diccionario
Historia

market

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "market" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
market n. çarşı
market n. pazar
market n. piyasa
General
market v. satmak
market v. satışa çıkarmak
market v. pazarlamak
market v. çarşıda alışveriş etmek
market v. alışveriş yapmak
market v. piyasaya sürmek
market n. panayır
market n. piyasa
market n. talep
market n. borsa
market n. istek
Trade/Economic
market v. alışveriş etmek
market v. pazarlamak
market n. alışveriş
market n. borsa
market n. çarşı
market n. piyasa
market n. pazar
market n. tüm sektör
market n. pazarda mal satın almak için toplanan topluluk
market n. ingiliz hukukunda halka açık pazar ayrıcalığı
market n. pazar yeri
market n. pazarlık nesnesi
market n. piyasa fiyatı
market n. kereste ticaretinde kullanılan bir hacim birimi
Technical
market n. piyasa
market n. pazar

Significados de "market" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
market grocery n.
market general store n.
market supermarket n.
Trade/Economic
market tryst [scottish] n.

Significados de "market" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
stock market n. borsa
General
conduct a market research v. pazar araştırması yapmak
come on the market v. çıkmak
come onto the market v. piyasaya çıkmak
be in the market for v. satın alma niyetinde olmak
put on the market v. satışa çıkarmak
play the market v. spekülasyon yapmak
put on the market v. satışa sunmak
introduce into the market v. piyasaya sürmek
remove from the market v. piyasadan çekmek
come onto the market v. satışa çıkmak
put something on the market v. satışa çıkarmak
recall from market v. piyasadan çekmek
put on the market v. piyasaya çıkarmak
place on the market v. piyasaya sürmek
remove from market v. piyasadan çekmek
put something on the market v. piyasaya sürmek
glut the market with v. piyasayı aşırı miktarda mala boğmak
go on the black market v. karaborsaya düşmek
have a market v. alıcı bulmak
set up on open market v. pazar kurmak
extend one's market share v. pazar payını genişletmek
pull from market v. piyasadan çekmek
sell on the black market v. kara borsada satmak
be sold on the black market v. kara borsada satılmak
be available on the black market v. kara borsaya düşmek
be on the black market v. kara borsaya düşmek
become a dominant player in the market v. piyasada hakim olmak
dominate the market v. piyasada hakim olmak
command the market v. piyasada hakim olmak
dominate the market v. pazara hakim olmak
recall from the market v. piyasadan toplatmak
withdraw from the market v. piyasadan toplatmak
pull out of the market v. piyasadan çekilmek
extend out to the market v. pazara yayılmak
spread to the market place v. pazara yayılmak
extend to the market v. pazara yayılmak
spread to the market v. pazara yayılmak
put (a product) on the market v. piyasaya çıkarmak
extend one's market v. pazar genişletmek
corner the market v. piyasayı kaplamak
penetrate the market v. piyasaya girmek
lose one's market v. pazarını kaybetmek
break into the market v. piyasaya girmek
capture the market v. piyasayı kaplamak
be released to the market v. piyasaya sürülmek
develop one's market v. piyasasını genişletmek
capture the market v. piyasaya hakim olmak
enlarge one's market v. piyasasını genişletmek
corner the market v. piyasaya hakim olmak
lose one's market v. pazar kaybetmek
develop one's market v. pazarını genişletmek
extend one's market v. pazarını genişletmek
extend one's market v. piyasasını genişletmek
release to the market v. piyasaya vermek
enlarge one's market v. pazarını genişletmek
sniff the market v. piyasayı koklamak
put something on the market v. piyasaya sokmak
develop one's market v. pazar genişletmek
enlarge one's market v. pazar genişletmek
release to the market v. piyasaya sunmak
get into the market v. piyasaya girmek
dominate the market v. piyasaya hakim olmak
(market) pick up v. piyasa açılmak
(market) rally v. piyasa açılmak
develop market v. pazar genişletmek
have a market share v. pazar payı almak
create a market v. pazar oluşturmak
be released to market v. pazara çıkarılmak
expand one's market share v. pazar payını genişletmek
get a market share v. pazar payı almak
expand market v. pazar genişletmek
be released to the market v. piyasaya çıkarılmak
put on market v. piyasaya sunmak
put on market v. pazara sunmak
be put on the market v. satışa sunulmak
be on the market v. satışa çıkarılmak
break into market v. piyasaya açılmak
get into market v. piyasaya açılmak
do a market study v. pazar araştırması yapmak
conduct a market study v. pazar araştırması yapmak
offer to market v. piyasaya arzetmek
offer to market v. piyasaya sunmak
price out of the market v. çok fazla değer biçmek
price out of the market v. fiyatını yükseltmek
price out of the market v. değerini yükseltmek
price out of the market v. yüksek fiyata satmak
be favoured in the market v. piyasada tutmak
close the market v. piyasayı kapatmak
go to the market v. markete gitmek
close the market v. pazarı kapatmak
throw on the market v. piyasaya sürmek
test the market v. piyasayı incelemek
put on the market v. piyasaya sürmek
introduce to the market v. piyasaya sürmek
find a rapid market v. seri sürüm imkanı bulmak
find a quick market v. seri sürüm imkanı bulmak
launch to the market v. piyasaya sürmek
find a large market v. büyük sürüm imkanı bulmak
put on the market v. piyasaya sunmak
put upon the market v. piyasaya arz etmek
introduce something into the market v. piyasaya tanıtmak
conquer the market v. piyasayı elde etmek
be on the market v. pazarda olmak
present to the market v. piyasaya arz edilmek
be on the market v. satılmakta olmak
sell into the domestic market v. iç piyasaya satmak
release to the domestic market v. iç piyasaya sürmek
price out of the market v. (piyasanın) çok üzerinde fiyat biçmek/koymak
pull something from the market v. piyasadan toplatmak
pull something from the market v. piyasadan çekmek
attain a place in the market v. piyasada yerini almak
attain a place in the market v. pazarda yerini almak
attain a place in the market v. pazarda/piyasada yer edinmek
gain a place in the market v. pazarda/piyasada yer edinmek
gain a place in the market v. pazarda yerini almak
gain a place in the market v. piyasada yerini almak
get into market v. pazara açılmak
put onto the market v. piyasaya sürmek
have the market cornered v. (piyasa) tekelinde olmak
have the market cornered v. (piyasayı) tekeline almak
forestall the market v. piyasaya sürülen malların tümünü daha yüksek fiyata satmak için toplamak
take over the market v. piyasayı ele geçirmek
market place n. pazaryeri
free market board n. serbest piyasa kurulu
livestock market n. hayvan pazarı
domestic market n. iç piyasa
market segmentation n. piyasa bölünmesi
bull market n. borsada fiyatların devamlı yükselişi
easing of the capital market n. sermaya piyasasının rahatlaması
exchange market n. borsa
covered market n. kapalı çarşı
wholesale fish market n. balıkhane
foreign exchange market n. döviz piyasası
social market economy n. sosyal piyasa ekonomisi
employment market n. emek piyasası
labour market n. emek pazarı
parts market n. parça tavuk pazarı
gold market n. altın piyasası
home market n. iç pazar
representative market n. temsili pazar
flea market n. bit pazarı
market segmentation n. pazar bölümleme
domestic market n. iç pazar
labour market n. iş piyasası
energy market n. enerji piyasası
parts market n. parça pazarı
market value n. rayiç
market value n. piyasa fiyatı
seller in a market n. pazarcı
flea market n. bitpazarı
market surveys n. pazar araştırmaları
state bound by market and price mechanism n. piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı devlet
finance market n. finans piyasası
market gardening n. bostancılık
commodity exchange market n. ticaret borsası
current market rate n. sürüm değeri
drug on the market n. satılmayan mal
black market n. karaborsa
common market n. avrupa ekonomik topluluğu
market latter n. borsa cetveli
free market economy n. serbest piyasa ekonomisi
world market n. dünya pazarı
foreign market n. dış pazar
labor market n. iş talebi
energy market board n. enerji piyasası kurulu
bond market n. tahvil piyasası
market basket n. market sepeti
competitive market n. rekabetçi pazar
job market n. amele pazarı
market surveys n. piyasa incelemeleri
market size n. piyasa ebadı
market gardener n. bostancı
employment market n. iş piyasası
commodity market n. ham maddeler piyasası
fish market n. balık pazarı
futures market n. vadeli sözleşmeler piyasası
labour market n. emek piyasası
farmers market n. pazar
futures market n. vadeli işlemler piyasası
market suveillance n. piyasa gözetimi
current market rate n. rayiç
market share n. pazar paylaşımı
market town n. pazar kurulan kasaba
market stall n. salaş
oil market n. petrol pazarı
stock exchange market n. menkul kıymetler borsası
drug in the market n. satılmayan mal
the common market n. ortak pazar
market boom n. piyasada yaşanan canlılık
market investigation n. piyasa araştırması
stock market n. menkul kıymetler borsası
share market n. borsa
foreign exchange market n. kambiyo piyasası
market price n. rayiç fiyat
junk market n. bit pazarı
market garden n. bostan
weak market n. zayıf piyasa
demand for market n. pazar isteği
market introduction date n. piyasaya sürülüş tarihi
real estate market n. gayrimenkul piyasası
real estate market n. emlak piyasası
open market operations n. açık piyasa işlemleri
foreign market n. dış piyasa
labor market n. iş piyasası
capital market n. sermaye piyasaları
market penetration n. pazara girme
market estimate n. pazar tahmini
market day n. pazarın kurulduğu gün
market penetration n. pazara nüfuz etme
domestic market n. yurtiçi piyasa
market estimate n. piyasa tahmini
gap in the market n. piyasa boşluğu
market opportunity n. pazar fırsatı
market opportunities n. pazar fırsatları
mass market n. kitle pazar
capital market performance n. sermaye piyasası performansı
housing market n. konut piyasası
property market n. emlak piyasası
property market n. konut piyasası
core market n. çekirdek pazar
core market n. çekirdek piyasa
market network n. pazar ağı
niche market n. niş pazar
market discipline n. piyasa disiplini
construction market n. yapı market
building market n. inşaat piyasası
construction market n. inşaat piyasası
construction market n. yapı pazarı
fish market n. balık hali
fruit market n. sebze hali
vegetable market n. sebze hali
wholesale market hall n. balık hali
wholesale market hall n. meyve hali
wholesale market hall n. sebze hali
super market n. süper market
chinese market n. çin pazarı
municipal market n. belediye pazarı
market chain n. marketler zinciri
capital market instruments n. sermaye piyasası araçları
market access n. pazara erişim
seafood market n. su ürünleri piyasası
free market n. serbest piyasa
free market n. serbest pazar
euro-bond market n. avrupa tahvil piyasası
euro-bond market n. euro-bond piyasası
free market economy n. serbest piyasa-pazar ekonomisi
market-square n. pazar yeri
euro-dollar market n. euro-dolar piyasası
euro-dollar market n. avrupa para piyasası
public-market n. halk pazarı
up-market n. pahalı mal satılan yer
money-market n. borsa
established market n. yerleşik piyasa
market gardening zone n. bostan bölgesi
market face n. kerestenin esas yüzü
market for n. -e rağbet
market for n. -e talep
world's market n. dünya piyasası
general market n. genel pazar
general market n. genel piyasa
black market ticket n. karaborsa bilet
night market n. akşam pazarı
night market n. gece pazarı
market attendant n. şarküteri görevlisi
market attendant n. market görevlisi
high-end flea market n. sosyete pazarı
wet market n. pazar
wet market n. meyve sebze satılan pazar
market square n. şehir meydanı
market square n. kent meydanı
floating market n. su üstünde kurulmuş pazar
a meat market n. et pazarı
a cattle market n. sığır pazarı
covered market n. kapalı pazar yeri
market square n. halka pazarı
open-air market n. halk pazarı
unscientific market research n. bilimsel olmayan piyasa araştırması
outdoor market n. pazar
flower market n. çiçek pazarı
friday market n. cuma pazarı
colourful market n. renkli pazar
colorful market n. renkli pazar
market net n. pazar filesi
music market n. müzik piyasası
market vendor n. pazar satıcısı
market development n. pazar gelişimi
market stall n. pazar standı
market booth n. pazar tezgahı
primary market n. ana pazar
down-market adj. düşük nitelikli
up-market adj. pahalı ve kaliteli
on the market adv. piyasada
at a fair market price adv. normal pazar fiyatına
Phrases
on a market by market basis expr. ayrı ayrı/tek tek piyasa/pazar bazında
on a market by market basis expr. her bir pazar/piyasa için ayrı ayrı
the market is flat expr. piyasa durgun
Colloquial
flood the market v. piyasayı/çarşıyı/pazarı istila etmek
kill the market v. piyasayı öldürmek
a rising market n. yükselen bir pazar/piyasa
in the market adj. pazara çıkmış
in the market expr. piyasada
Idioms
bring (one's) pigs to market v. yeteneğini tamamen ortaya koymak
bring (one's) pigs to market v. bütün hünerlerini göstermek
bring your pigs to market v. potansiyelini sonuna kadar kullanmak
bring your pigs to market v. potansiyelini açığa çıkarmak
drive your pigs to market v. potansiyelini sonuna kadar kullanmak
drive your pigs to market v. potansiyelini açığa çıkarmak
play the (stock) market v. borsaya yatırım yapmak
play the (stock) market v. borsada oynamak
drive one's pigs to market v. horlamak
drive one's pigs to market v. horul horul horlamak
corner the market v. piyasada söz sahibi olmak
have a corner on the market v. pazarda söz sahibi olmak
be a glut on the market v. piyasada bol miktarda bulunmak
have a corner on the market v. piyasada söz sahibi olmak
be a drug on the market v. piyasada bol miktarda bulunmak
find (oneself) in the market for (something) v. (kendini bir şeyin) peşinde bulmak
find (oneself) in the market for (something) v. (kendini) piyasada (bir şey) ararken bulmak
find (oneself) in the market for (something) v. piyasaya düşmek
make a market v. piyasa yapmak
make a market v. (yatırımcı) alım veya satım yapmaya hazır olduğu fiyatı sunmak
corner the market on something v. bir şeyde piyasaya hakim olmak
corner the market on something v. bir şey piyasasına hakim olmak
corner the market on something v. bir şey piyasasında söz sahibi olmak
corner the market on something v. bir şey piyasasını ele geçirmek
corner the market on something v. bir şeyde piyasayı ele geçirmek
corner the market on something v. bir şey piyasasını tekeline almak
corner the market on something v. bir şeyde piyasayı tek eline almak
corner the market on something v. bir şey piyasasında tek/rakipsiz olmak
corner the market on something v. bir şey piyasasını kaplamak
corner the something market v. bir şeyde piyasaya hakim olmak
corner the something market v. bir şey piyasasına hakim olmak
corner the something market v. bir şey piyasasında söz sahibi olmak
corner the something market v. bir şey piyasasını ele geçirmek
corner the something market v. bir şeyde piyasayı ele geçirmek
corner the something market v. bir şey piyasasını tekeline almak
corner the something market v. bir şeyde piyasayı tek eline almak
corner the something market v. bir şey piyasasında tek/rakipsiz olmak
corner the something market v. bir şey piyasasını kaplamak
be on the market v. piyasaya çıkmak
be on the market v. piyasada olmak
be on the market v. yalnız/bekar olmak
be on the market v. yeni bir ilişkiye açık olmak
cattle market n. genelev
meat market n. et pazarı
cattle market n. kerhane
meat market n. genelev
cattle market n. kırmızıfener
meat market n. kerhane
cattle market n. umumhane
meat market n. kırmızıfener
cattle market n. et pazarı
meat market n. umumhane
cattle market n. podyum
meat market n. podyum
cattle market n. sergi
meat market n. sergi
drug on the market n. elde kalan mal
black market n. kara borsa
like a blind dog in a meat market expr. darı ambarına düşmüş tavuk gibi
the bottom drops out of the market expr. piyasa/pazar çöktü
the bottom falls out of the market expr. piyasa/pazar çöktü
like a blind dog in a meat market expr. tamamen kontrolden çıkmış
on the market expr. satışta
on the market expr. satılık
on the open market expr. serbest/açık piyasada
on the open market expr. serbest satışta
on the open market expr. koşulsuz olarak satışta
on the open market expr. serbest olarak alınıp satılabilir
on the open market expr. koşulsuz olarak alınabilir
on the open market expr. herkes tarafından alınıp satılabilir
Speaking
the stock market peaked expr. borsa tavan yaptı
what about going to the market? expr. markete gitmeye ne dersin?
Trade/Economic
test-market v. ürün tamamen piyasaya sürülmeden önce hedef pazardaki başarısını ufak bir denemeyle tahmin etmek
be long of the market v. fiyat artışına karşı hisse senetlerini elde tutmak
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
bull the market v. borsa piyasasını yükseltmek
introduce a product into the market v. bir ürünü/eşyayı/malı piyasaya sürmek
secondary market trading v. ikincil piyasa menkul değer işlemi yapmak
make one's market v. malını satmak
break into market v. pazara girmek
bear the market v. piyasayı düşürmek
strengthen one's market presence v. piyasadaki yerini güçlendirmek
attain a place in the market v. piyasalaşmak
boost the market v. piyasayı canlandırmak
create a market v. pazar yaratmak
switch to market economy v. pazar ekonomisine geçmek
lag behind in the market v. pazarda geride kalmak
market to boom v. piyasa canlanmak
do a market research v. piyasa araştırması yapmak
establish a market presence v. piyasada yer edinmek
penetrate market v. pazara girmek
recall from the market v. piyasadan çekmek
follow the market v. piyasayı takip etmek
get into market v. pazara girmek
put on the market v. piyasaya sürmek
price out of the market v. piyasa ortalamasının üzerinde fiyat vermek
recall from the market v. piyasadan kaldırmak
increase one's market share v. pazar payını arttırmak
pull from the market v. piyasadan kaldırmak
supply to the market v. piyasaya arz etmek
hold the market v. piyasayı elinde tutmak
put on the market v. satışa çıkartmak
take it off the market v. piyasadan çekmek
corner the market v. piyasayı ele geçirmek
have difficulty in finding a market v. pazar bulmakta zorlanmak
gain a place in the market v. piyasalaşmak
find buyers in the free market v. serbest piyasada alıcı bulmak
become a market place v. piyasalaşmak
take it off the market v. piyasadan kaldırmak
strengthen one's market presence v. pazardaki konumunu güçlendirmek
conduct a market research v. pazar araştırması yapmak
pull from the market v. piyasadan çekmek
rig the market v. piyasayı oynatmak
find a ready market v. pazar bulmak
strengthen one's market presence v. pazardaki yerini güçlendirmek
boost the market v. piyasaları canlandırmak
close the market v. piyasayı kapatmak
conduct a market research v. piyasa araştırması yapmak
create a market v. pazar oluşturmak
lead the market v. piyasaya öncülük etmek
fall behind in the market v. pazarda geride kalmak
near-market research n. yakın pazar araştırması
near-market research n. ticari olarak istifade edilebilir olması muhtemel bilimsel araştırma
tiger market n. (özellikle doğu asya'da) hızlı büyüyen ekonomi
alternative investment market (aim) n. küçük şirketlerin sermaye artırmasına olanak sağlayan londra menkul kıymetler borsası
assets market n. aktifler piyasası
open market paper n. açık piyasa senedi
land market n. arsa piyasası
active market n. aktif piyasa
buyers' market n. alıcı piyasası
the american market n. amerikan pazarı
open market sales n. açık piyasa satışları
eu market n. ab pazarı
open market discount rate n. açık piyasa ıskonto haddi
lower-of-cost-or-market method n. alış fiyatı veya piyasa fiyatından düşük olanı ile değerleme
spot foreign exchange market n. anında teslim döviz piyasası
low-end market n. alt pazar/alt piyasa
open market policy n. açık piyasa politikası
bear-bearish market n. aşağı yönlü hareket eden piyasa
open market operation n. açık piyasa işlemi
common market n. avrupa ortak pazarı
gold market n. altın piyasası
open market operation n. açık piyasa faaliyeti
job market n. amele pazarı
european market n. avrupa pazarı
federal funds market n. abd'de çoğunlukla ticari bankalardan oluşan ve bankaların diğer bankalardan genellikle gecelik ödünç alma amacıyla kullandıkları özel bir piyasa
heavy market n. ağır piyasa
fair market price n. adil piyasa fiyatı
fair market n. adil piyasa
market trolley n. alışveriş arabası
spot market n. anında teslim ve peşin para ile alınıp satılan mallar piyasası
key market n. anahtar piyasa
futures market n. alivre alım satım piyasası
open market n. açık piyasa
open market paper n. açık piyasa ıskonto senetleri
open market paper n. açık piyasa politikası
open market purchases n. açık piyasa alımları
asian market n. asya pazarı
buyer’s market n. alıcı piyasası
primary market n. ana piyasa
euromoney market n. avrupa para piyasası
land market n. arazi piyasası
fair market value n. adil piyasa değeri
asian market n. asya piyasası
open market operation n. açık piyasa muamelesi
oligopoly market n. alıcısı çok satıcısı az piyasa
hectic market n. ateşli piyasa
buyer's market n. alıcı piyasası
assets market n. aktifler piyasası
buyer's market n. alıcı piyasası
spot exchange market n. anında teslim döviz piyasası
gold market n. altın piyasası
European Single Market n. avrupa tek pazarı
imperfect market n. aksak piyasa
open market n. açık piyasa
spot delivery market n. anında teslim piyasası
open market operations n. açık piyasa işlemleri
adaptive market hypothesis n. adaptif piyasa hipotezi
bear market n. ayı piyasası
eurocapital market n. avrupa sermaye piyasası
open market n. açık pazar
open market operations n. açık piyasa işlemler
open market credit n. açık piyasa kredisi
pre-market trading n. açılış öncesi işlemler
fair market n. adil pazar
big-board market n. aktif hisselerin işlem gördüğü pazar
national income at market prices n. alıcı fiyatlarıyla ulusal gelir
buyer’s market n. alıcıların hakim olduğu pazar
broad market n. alınıp satılan menkullerin çeşitliliği
regular market n. ana pazar
key market n. anahtar pazar
main market n. anapazar
market forces n. arz ve talep
european common market n. avrupa ortak pazarı veya yalnızca ortak pazar
arm's length market price n. ayrıntılı müzakerelerden önce söylenen fiyat
allowance for market decline in the value of long term security investments n. bağlı menk kıy değer düş karş
regional market n. bölgesel pazar