piyasa - Turco Inglés Diccionario

piyasa

Significados de "piyasa" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
piyasa market n.
Increased bureaucracy and interference in contracts between companies will constrain the labour market.
Artan bürokrasi ve şirketler arasındaki sözleşmelere müdahale, işgücü piyasasını kısıtlayacaktır.

More Sentences
General
piyasa market n.
Increased bureaucracy and interference in contracts between companies will constrain the labour market.
Artan bürokrasi ve şirketler arasındaki sözleşmelere müdahale, işgücü piyasasını kısıtlayacaktır.

More Sentences
Trade/Economic
piyasa marketplace n.
The ultimate delivery of these services will have to come from the marketplace.
Bu hizmetlerin nihai sunumu piyasadan gelecektir.

More Sentences
piyasa market n.
Increased bureaucracy and interference in contracts between companies will constrain the labour market.
Artan bürokrasi ve şirketler arasındaki sözleşmelere müdahale, işgücü piyasasını kısıtlayacaktır.

More Sentences
Technical
piyasa market n.
Increased bureaucracy and interference in contracts between companies will constrain the labour market.
Artan bürokrasi ve şirketler arasındaki sözleşmelere müdahale, işgücü piyasasını kısıtlayacaktır.

More Sentences
General
piyasa promenade n.
piyasa quotation n.
piyasa rialto n.
piyasa cross [scotland] n.
Trade/Economic
piyasa trade n.
piyasa staple n.
piyasa mkt (market) abrev.

Significados de "piyasa" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
piyasa fiyatı quotation n.
piyasa fiyatı market value n.
piyasa ebadı market size n.
piyasa incelemeleri market surveys n.
iç piyasa domestic market n.
piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı devlet state bound by market and price mechanism n.
serbest piyasa kurulu free market board n.
piyasa bölünmesi market segmentation n.
durgunluk (piyasa) recession n.
piyasa araştırması market investigation n.
piyasa gözetimi market suveillance n.
serbest piyasa ekonomisi free market economy n.
piyasa mesleki eğitim modeli liberal vocational education model n.
canlılık (piyasa) boom n.
sosyal piyasa ekonomisi social market economy n.
durgunluk (piyasa) slump n.
zayıf piyasa weak market n.
açık piyasa işlemleri open market operations n.
dış piyasa foreign market n.
piyasa tahmini market estimate n.
piyasa boşluğu gap in the market n.
yurtiçi piyasa domestic market n.
çekirdek piyasa core market n.
piyasa disiplini market discipline n.
serbest piyasa free market n.
serbest piyasa-pazar ekonomisi free market economy n.
yerleşik piyasa established market n.
genel piyasa general market n.
bilimsel olmayan piyasa araştırması unscientific market research n.
teminat olarak gösterilen kredi tutarı ile piyasa değeri arasındaki fark margent n.
piyasa fiyatlarının baz aldığı temel pamuk kalitesi middling n.
tüccarları bir malı sattıkları fiyattan daha yüksek fiyata almaya zorlayan ani piyasa değişimi hug n.
hisse senedi fiyatlarını yükseltmek için iki piyasa yapıcının birlikte hareket etmesi ghosting n.
piyasa bozucu eylemleri ile bilinen kimse pirate n.
ticari ürünün piyasa nüfuz ölçütü penetration n.
serbest piyasa laissez-faire n.
(piyasa yapmak için) arabayla yavaş yavaş dolanma cruising n.
piyasa yapan kimse promenader n.
piyasa fiyatını bildirmek quote v.
piyasa etmek promenade v.
piyasa açılmak (market) pick up v.
piyasa açılmak (market) rally v.
piyasa yapmak promenade v.
(piyasa) tekelinde olmak have the market cornered v.
piyasa etmek parade v.
durgun (piyasa) depressed adj.
istikrarlı (piyasa) strong adj.
(iş, piyasa) hareketsiz featureless adj.
(iş, piyasa) durgun featureless adj.
piyasa değeri olmayan priceless adj.
piyasa fiyatına göre değerlendirilmiş at value adv.
durgun bir şekilde (piyasa) depressedly adv.
Phrasals
(biriyle/bir hayvanla) piyasa yapmak parade (someone or an animal) out v.
(bir şey) nedeniyle piyasa aniden yükselmek surge off (of) (something) v.
Phrases
piyasa durgun the market is flat expr.
değeri ederi (piyasa karşılığı) kadardır worth of a thing is what it will bring expr.
Colloquial
demografik piyasa demo n.
(finansal piyasa) aniden ve çarpıcı şekilde artmak/yükselmek melt up v.
Idioms
mal arzının talebe göre yüksek olduğu, dolayısıyla fiyatların düşük ve seçeneğin çok olduğu piyasa a buyer's market n.
satıcının avantajlı/hakim olduğu piyasa a seller's market n.
satıcı tekelindeki piyasa a seller's market n.
talebin arzı aştığı piyasa a seller's market n.
piyasa değerlerini belirten liste blue book n.
piyasa fiyatları yükseldiğinde hisse senedi almak cover one's short contracts v.
borsada bir anda piyasa değeri çakılmak/düşmek take a dive v.
piyasa yapmak make a market v.
piyasa ortalamasının üzerinde fiyat vermek price (oneself, someone, or something) out of the market v.
piyasa ortalamasının üzerinde fiyat vermek price yourself out of the market v.
piyasa değerlerine ilişkin blue book adj.
piyasa ne kadar karı kaldırırsa as much as the traffic will bear adv.
piyasa ne kadarını kaldırırsa o kadar as much as the traffic will bear adv.
maksimum/en yüksek piyasa fiyatı üzerinden as much as the traffic will bear adv.
Trade/Economic
işlem hacmi düşük olan piyasa thin market n.
hareketli piyasa active market n.
piyasa değeri fair cash value n.
piyasa sinyalleri market signals n.
piyasa payı analizi market share analysis n.
kote edilmiş piyasa fiyatı quoted market price n.
piyasa yapıcılığı market maker n.
piyasa düzenleyicisi market maker n.
birincil piyasa primary market n.
aktif piyasa active market n.
tefeciliğe dayalı piyasa unorganized money market n.
dinamik açık piyasa işlemleri dynamic open market operations n.
piyasa dengesi market equilibrium n.
piyasa arzı industry supply n.
piyasa faiz oranı market interest rate n.
abd'de 400 sanayi 40 finans ve 20 taşıma şirketinin piyasa sonuçlarına dayalı olarak hazırlanan bir indeks standard & poor's index n.
piyasa araştırması marketing research n.
piyasa analizi market analysis n.
hisselerin toplam piyasa değeri market capitalization n.
alıcısı tek satıcısı çok (piyasa) monopsony n.
piyasa hacmi size of the market n.
piyasa yapıcı market maker n.
piyasa değeri market cap n.
piyasa fiyatının üzerinde fiyatlandırma abovemarket pricing n.
etkin işleyen piyasa operationally efficient market n.
paralel piyasa parallel market n.
piyasa deneyimleri market experiments n.
satıcı tekelindeki piyasa seller's market n.
piyasa riskine maruz tutar value at market risk n.
sığ piyasa shallow market n.
serbest piyasa kuru free market rate n.
piyasa araştırması market survey n.
piyasa aksaklıkları market failure n.
sürekli çıkan piyasa bull market n.
orijinal parça piyasa payı genuine coverage rate n.
piyasa duyarlılığı market sentiment n.
pay senetlerinin asıl fiyatıyla piyasa fiyatı arasındaki artış premium n.
piyasa büyüme oranı market growth rate n.
piyasa mekanizması market system n.
piyasa bölümlendirmesi market segmentation n.
piyasa teamülü market practice n.
piyasa gücü market power n.
tutsak piyasa captive market n.
işlem hacmi düşük piyasa narrow market n.
örgütlü piyasa organized market n.
piyasa değeri market capitalisation n.
iç pazar ya da piyasa home market n.
rekabetin çok olduğu piyasa highly competitive market n.
bir borç senedi ya da tahvilin piyasa fiyatının nominal değerinin altında bulunması below par n.
çok hareketli piyasa active market n.
piyasa yapıcılığı sistemi primary dealer n.
piyasa bölümü profili market segment profile n.
piyasa indeksi market index n.
fiyatların normal piyasa fiyatından yüksek olduğu piyasa grey market n.
orijinal parça piyasa payı genuine share n.
rekabetçi piyasa koşulları competitive market conditions n.
bankalararası piyasa interbank market n.
piyasa dengesi modeli market clearing model n.
cari piyasa faiz oranı effective interest rate n.
gerileyen piyasa declining market n.
piyasa kapitalizasyonu market capitilization n.
rekabetçi piyasa competitive market n.
fiyatların yükseldiği talebin canlı olduğu piyasa bull market n.
spot piyasa spot market n.
çok sayıda telafi edici açık piyasa işlemlerine girişerek toplam rezerv düzeyinin göreceli olarak ufak bir miktarda değiştirilmesi süreci churning n.
piyasa katılımcısı market participant n.
serbest piyasa fiyatlandırması arm's length pricing n.
piyasa portfolyosu market portfolio n.
hisse senedi fiyatlarında düşme beklentilerinin olduğu piyasa bear market n.
belirli bir tarihe kadar geçerli olan piyasa fiyatı ile sipariş orders good until a specified time n.
oligopol piyasa oligopoly market n.
serbest piyasa fiyatı free market rate n.
anlık piyasa momentary run n.
perakende piyasa retail market n.
piyasa mekanizması market mechanism n.
bölümlere ayrılmış piyasa segmented market n.
piyasa şartlarında muvazaasız işlem arm’s length transaction n.
piyasa analizi market analyst n.