slump - Turco Inglés Diccionario

slump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slump — Definition

Significado:
ani düşüş
Pronunciación (IPA):
(AmE /slʌmp/ – BrE /slʌmp/)
Categoría gramatical:
İsim: slump (slumps); Fiil: slump (slumps – slumped – slumping)
Sinónimo:
downturn
Antónimos:
surge

Significados de "slump" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
General
slump n. durgunluk (piyasa)
There is a tourism slump in the country caused by terrorist attacks.
Terörist saldırılar nedeniyle ülkede turizmde bir durgunluk var.

More Sentences
slump n. ekonomik kriz
The stock market is in a prolonged slump.
Menkul kıymetler borsası sürüp giden bir ekonomik kriz içindedir.

More Sentences
slump n. düşüş (fiyat/oy/müşteri sayısı vb'nde)
A chip shortage caused a slump in many products' sales.
Çip kıtlığı birçok ürünün satışında düşüşe neden oldu.

More Sentences
slump n. çökme
He seems to be in a slump.
Çökmüş gibi görünüyor.

More Sentences
slump n. çöküş
Are we forecasting a slump, yes or no?
Bir çöküş öngörüyor muyuz, evet mi hayır mı?

More Sentences
slump v. düşmek (fiyat/oy/müşteri sayısı vb)
Bicycle sales slumped by 70% because of the harsh winter.
Sert geçen kış nedeniyle bisiklet satışları %70 oranında düştü.

More Sentences
slump v. yığılmak
The woman slumped back in her car's seat in a bored manner.
Kadın sıkılmış bir şekilde arabasının koltuğuna geri yığıldı.

More Sentences
Construction
slump n. çökme
He seems to be in a slump.
Çökmüş gibi görünüyor.

More Sentences
Sport
slump n. mağlubiyet serisi
Celtic FC was in a slump for the last year.
Celtic FC geçen yıl bir mağlubiyet serisi yaşadı.

More Sentences
General
slump n. iktisadi bunalım
slump n. ani düşüş
slump n. düşme
slump n. birdenbire düşme
slump n. fiyatların birden düşmesi
slump n. toprak kayması
slump n. iş durgunluğu
slump n. birden düşme
slump n. kendini bırakmış bir şekilde oturma veya yürüme
slump n. ansızın düşme
slump n. düşüş
slump n. çok büyük miktar
slump n. kalabalık öbek
slump n. topak
slump n. yığın
slump n. kambur duruş
slump n. omuzların eğik durması
slump n. yamuk pozisyon
slump v. birden düşmek
slump v. toprak kaymak
slump v. suya düşmek
slump v. birdenbire ve şiddetle düşmek
slump v. gevşemek
slump v. pat diye düşmek
slump v. birdenbire düşmek
slump v. çöküp düşmek
slump v. ansızın düşmek
slump v. çökmek
slump v. -e yığılmak
slump v. aşağı kaymak
slump v. kayarak düşmek
slump v. aşağı düşmek
slump v. yerleşmek
slump v. hafifçe yerleşip yayılmak
slump v. aynı sınıfa koymak
slump v. birlikte düşünmek
slump v. gruplamak
slump v. bir araya toplamak
slump v. düşmek
Trade/Economic
slump n. birden bire ve hızlı düşüş
slump n. ekonomik durgunluk
slump n. ticarette durgunluk
slump v. (pazarda) durgunluğa neden olmak
slump v. (piyasada) ani düşüş yaratmak
Construction
slump n. slamp
slump v. göçmek
Gastronomy
slump n. meyveli turta
Geography
slump n. (toprak, kaya) düşme
slump n. (toprak, kaya) kayma
slump n. heyelan
slump n. göçü
Sport
slump n. kötü performanslar dönemi

Significados de "slump" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Inglés Turco
General
global slump n. küresel çöküş
slump [dialect] [uk] n. bataklık yer
slump [dialect] [uk] n. çamurlu yer
slump [scotland] n. tok ve yumuşak düşme sesi
slump [scotland] n. şlop sesi
slump down v. çökmek
slump down v. yığılmak
(one's price) slump v. fiyatı düşmek
slump onto v. -in üstüne çöküvermek
slump over v. -in üstüne çöküvermek
slump into v. -e çöküvermek
slump to v. -in üstüne çöküvermek
Phrasals
slump down in v. bir yere yığılmak
slump down into v. bir yere yığılmak
slump behind (someone or something) v. arkasına çökmek
slump behind (someone or something) v. sırtına eğilmek
slump behind (someone or something) v. arkasına yığıla kalmak
slump behind (someone or something) v. arkasına düşmek
slump behind (someone or something) v. arkasına yığılmak
slump behind (someone or something) v. arkasına çöküvermek
slump behind (someone or something) v. arkasına kendini atmak
slump down into (something) v. (bir şeyin) içine çökmek
slump down in (something) v. (bir şeyin) içine çökmek
slump down in (something) v. (bir şeye) yayılmak/yığılmak
slump down into (something) v. (bir şeye) yayılmak/yığılmak
Trade/Economic
slump in oil revenues n. petrol gelirlerindeki ani gerileme/düşüş
boom and slump n. ani artış-düşüş
Technical
slump test n. kıvam testi
slump cone n. slamp konisi
slump cone n. slamp hunisi
collapse slump n. yıkılış çökmesi
slump test n. slamp testi
low-slump concrete n. düşük çökmeli beton karışımı
slump test n. göçürtme deneyi
slump test n. göçme deneyi
slump flow test n. çökme-yayılma testi/deneyi
Construction
slump cone n. çökme konisi
k slump set n. k tipi slump seti
slump test n. çökme deneyi
no slump concrete n. çökmesiz beton
slump test set n. slump test seti
high-slump concrete mix n. çok çökmeli beton karışımı
no-slump concrete n. çökmesiz beton
no-slump concrete mix n. çökmesiz beton karışımı
slump loss n. çökme kaybı
Aeronautic
slump test n. çökme deneyi
Marine
slump test n. yayılma deneyi
Mining
slump material n. slamp materyal (kıvam kalitesi)
Education
sophomore slump n. (çok başarılı olan ilk seneye oranla) okuldaki ikinci senesinde öğrencinin performansının düşüşe geçmesi