pazar - Turco Inglés Diccionario

pazar

Significados de "pazar" en diccionario inglés turco : 30 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
pazar sunday n.
The Sunday papers are full of articles swearing allegiance to culture, but nothing ever comes of it.
Pazar gazeteleri kültüre bağlılık yemini eden makalelerle dolu ama hiçbir şey çıkmıyor.

More Sentences
pazar bazaar n.
We entered the ancient bazaar.
Tarihi pazarın içine girdik.

More Sentences
pazar market n.
They launched several new products in the European market.
Avrupa pazarında birkaç yeni ürün piyasaya sürdüler.

More Sentences
General
pazar bazaar n.
We entered the ancient bazaar.
Tarihi pazarın içine girdik.

More Sentences
pazar farmers market n.
And you'll also find vendors selling locally grown food, farmers markets, wine, and sweets.
Ayrıca yerel olarak yetiştirilen yiyecekler, çiftçi pazarları, şarap ve tatlılar satan satıcıları da bulacaksınız.

More Sentences
pazar outlet n.
Buying only from outlets can be a good way to save money.
Sadece pazarlardan alışveriş yapmak tasarruf etmek için iyi bir yol olabilir.

More Sentences
pazar mart n.
I bought two sheep from the local mart.
Bölgedeki pazardan iki koyun aldım.

More Sentences
Trade/Economic
pazar outlet n.
Buying only from outlets can be a good way to save money.
Sadece pazarlardan alışveriş yapmak tasarruf etmek için iyi bir yol olabilir.

More Sentences
pazar market n.
They launched several new products in the European market.
Avrupa pazarında birkaç yeni ürün piyasaya sürdüler.

More Sentences
pazar marketplace n.
A new investor has made a commercial investment in the marketplace.
Yeni bir yatırımcı pazara ticari bir yatırım yapmıştır.

More Sentences
pazar market place n.
The report signals this clear message to the market place very strongly.
Rapor bu açık mesajı pazara çok güçlü bir şekilde iletiyor.

More Sentences
Technical
pazar market n.
They launched several new products in the European market.
Avrupa pazarında birkaç yeni ürün piyasaya sürdüler.

More Sentences
General
pazar debouche n.
pazar fair n.
pazar wet market n.
pazar outdoor market n.
pazar mercat [scotland] [obsolete] n.
pazar feyre n.
pazar suk n.
pazar sun. abrev.
Trade/Economic
pazar trade n.
pazar opening n.
pazar staple n.
pazar fair n.
pazar exchange n.
pazar farmers' market n.
pazar farmer's market n.
pazar mkt (market) abrev.
Computer
pazar sun n.
Archaic
pazar fayre n.

Significados de "pazar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
venedik'te tarihi bir pazar meydanı rialto n.
General
paskalyadan önceki ikinci pazar passion sunday n.
hal (pazar yeri) marketplace n.
dinsel tatil günü (hristiyanların pazar yahudilerin cumartesi günü) the sabbath n.
ortak pazar the european economic community n.
pazar günü dominicus n.
ortak pazar the common market n.
rekabetçi pazar competitive market n.
pazar günü domingo n.
kimi müslüman ülkelerde pazar yeri souk n.
iç pazar domestic market n.
pazar araştırmaları market surveys n.
pazar kurulan kasaba market town n.
cumartesi ve pazar günleri dışındaki resmi tatil bank holiday n.
pazar yeri marketplace n.
iç pazar home market n.
çarşı pazar shopping district n.
çarşı pazar dolaşma shopping n.
pazar paylaşımı market share n.
pazar günü (çoğu hristiyan için) the sabbath n.
pazar bölümleme market segmentation n.
ispanyolca konuşan ülkelerde pazar yeri ya da meydan plaza n.
pazar günü the lord's day n.
pazar günü lord's day n.
dış pazar foreign market n.
pazar kahvaltısı brunch n.
temsili pazar representative market n.
pazar yeri emporium n.
cumartesi ve pazar dışında herhangi bir gün weekday n.
paskalyadan sonraki yedinci pazar gününe rastlayan bir yortu whitsunday n.
pazar yeri piazza n.
paskalyadan önceki pazar günü palm sunday n.
paskalya öncesi perhizden önceki ikinci pazar sexagesima n.
pazar isteği demand for market n.
paskalyadan sonraki yedinci pazar whit sunday n.
pazar yeri kalabalıklığı nundination n.
pazar alanları marketplaces n.
pazar tahmini market estimate n.
pazar fırsatları market opportunities n.
pazar fırsatı market opportunity n.
bir pazar öğleden sonrası one sunday afternoon n.
kitle pazar mass market n.
çekirdek pazar core market n.
pazar ağı market network n.
niş pazar niche market n.
pazar arabası shopping trolley n.
serbest pazar free market n.
serbest piyasa-pazar ekonomisi free market economy n.
pazar yeri market-square n.
pazar günü sunday n.
pazar yeri bazaar n.
pazar yeri agora n.
genel pazar general market n.
pazar okulu sunday school n.
meyve sebze satılan pazar wet market n.
pazar yeri bazaar place n.
pazar akşamı sunday evening n.
paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü whitsuntide n.
paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü whitsun n.
paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü whitsunday n.
paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü whitweek n.
paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü pentecost n.
su üstünde kurulmuş pazar floating market n.
geçen pazar last sunday n.
kapalı pazar yeri covered market n.
pazar gecesi sunday night n.
paskalyadan sonraki 7. pazar gününe rastlayan bir yortu pentecost n.
pazar tatili sunday holiday n.
renkli pazar colorful market n.
renkli pazar colourful market n.
pazar sabahı sunday morning n.
pazar sendromu sunday night blues n.
pazar sendromu sunday blues n.
pazar filesi market net n.
pazar satıcısı market vendor n.
pazar gelişimi market development n.
pazar standı market stall n.
pazar tezgahı market booth n.
pazar tezgahlarının ya da mezarların üzerini kapatan gölgelik tabernacle work n.
ana pazar primary market n.
noel öncesi dört haftanın ilk pazar günü advent sunday n.
ülkeyi dolaşarak pazar için çiftlik ürünleri satın alan komisyoncu regrater [dialect] n.
pazar alanı tolbooth [scottish] n.
belirli günlerde pazar kurulan ingiliz kasabası town n.
pazar filesi string shopping bag n.
büyük pazar mandi n.
pazar kurularak tebligatların verilmesi veya ilamların okunması gibi faaliyetlerin yürütüldüğü haç şeklinde bina market cross n.
mayıs'ın ikinci pazar'ında kutlanan, annelere adanmış gün mother's day n.
pazar yeri rialto n.
pazar alanı chowk n.
pazar yeri chowk n.
siyahi kadınların kiliselerdeki pazar ayinlerinde taktığı bir şapka church hat n.
işletmenin pazar değeri sayılabilecek olumlu itibarı good will n.
(özellikle paskalya tarihini belirtmek için) yıl içerisinde pazar günlerini ifade eden harf dominical n.
pazar günü dominical [obsolete] n.
(i. ve ii. dünya savaşında ölenlerin anıldığı) 11 kasıma en yakın pazar günü poppy day n.
pazar alanı fence n.
her türden ürünün satıldığı pazar pantechnicon n.
kül çarşambasından önceki pazar shrove sunday n.
pazar tezgahı souk n.
(kuzey afrika ve orta doğu'da) pazar yeri suk n.
pazar tezgahı suk n.
pazar okulunun mensupları sunday school n.
pazar günü dağıtılan gazete sunday n.
sadece pazar günleri yayımlanan gazete sunday paper n.
pazar günü dinlenme geleneği sundayism n.
pazar tezgahı suq n.
(kısaca) pazar sun n.
(ticarette) pazar market n.
pazar kurmak set up on open market v.
pazar araştırması yapmak conduct a market research v.
çarşı pazar dolaşmak shop for v.
pazar payını genişletmek extend one's market share v.
en uygun fiyatların peşinde çarşı pazar dolaşmak shop around v.
belirli şeylerin peşinde çarşı pazar dolaşmak shop for v.
pazar genişletmek enlarge one's market v.
pazar kaybetmek lose one's market v.
pazar genişletmek extend one's market v.
pazar genişletmek develop one's market v.
pazar payı almak get a market share v.
pazar oluşturmak create a market v.
pazar payını genişletmek expand one's market share v.
pazar payı almak have a market share v.
pazar genişletmek expand market v.
pazar genişletmek develop market v.
pazar araştırması yapmak conduct a market study v.
pazar araştırması yapmak do a market study v.
her pazar kiliseye gitmek go to church every sunday v.
pazar günü evde takılmak hang around at home on sunday v.
pazar yeri gibi olmak move v.
pazar etkinliklerine katılmak sunday v.
pazar günüyle ilgili dominical adj.
pazar gününe ait dominical adj.
pazar ekonomisine geçmiş marketized adj.
pazar ekonomisine geçmiş marketised adj.
artık fazla büyümeyen veya gelişmeyen (sektör, pazar veya ürün) mature adj.
pazar gününe ait veya ilgili sunday adj.
pazar gününe uygun sunday adj.
pazar günleri on sundays adv.
pazar günü on sunday adv.
pazar gününe kadar until sunday adv.
önümüzdeki pazar next sunday adv.
gelecek pazar next sunday adv.
normal pazar fiyatına at a fair market price adv.
pzr (pazar) sunday abrev.
pazar yeri mart N.
Phrasals
(bir şeyin) en uygun fiyatlısını bulmak için çarşı pazar dolaşmak shop around (for something) v.
Phrases
pazar öğleden sonra sunday afternoon expr.
cumartesi ve pazar'ın arasında bir gün daha olmasına ihtiyacım var I really need a day between saturday and sunday expr.
cumartesi ve pazar arasında bir güne daha ihtiyacım var gerçekten I really need a day between saturday and sunday expr.