town - Turco Inglés Diccionario

town

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

town — Definition

Significado:
kasaba, şehir
Pronunciación (IPA):
(AmE /taʊn/ – BrE /taʊn/)
Categoría gramatical:
İsim: town (towns)

Significados de "town" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
town n. şehir
The issue today is town and country planning.
Bugünün konusu şehir ve ülke planlamasıdır.

More Sentences
town n. kasaba
The mining towns became desolated after the mines were depleted.
Madenler tükendikten sonra maden kasabaları ıssızlaştı.

More Sentences
General
town n. ilçe
Gerger is a town and a district of Adıyaman Province of Turkey.
Gerger, Adıyaman ilinin bir ilçesidir.

More Sentences
town n. kent
As we know, most of Aceh's 4.2 million people live outside the two main towns.
Bildiğimiz gibi Açe'nin 4.2 milyonluk nüfusunun çoğu iki ana kentin dışında yaşamaktadır.

More Sentences
town n. belde
Most of the people in the town produce corn and wheat for a living.
Beldede yaşayanların çoğu geçimlerini sağlamak için mısır ve buğday üretiyor.

More Sentences
town n. şehir merkezi
I found a really nice pizza shop in the old town.
Eski şehir merkezinde şirin bir pizzacı keşfettim.

More Sentences
town n. kasaba
The mining towns became desolated after the mines were depleted.
Madenler tükendikten sonra maden kasabaları ıssızlaştı.

More Sentences
town n. çarşı
I will go to the town to shop afternoon.
Öğleden sonra alışveriş yapmak için çarşıya gideceğim.

More Sentences
town n. şehir/kasaba halkı
The whole town protested against the new building.
Bütün kasaba halkı yeni binayı protesto etti.

More Sentences
Law
town n. kasaba
The mining towns became desolated after the mines were depleted.
Madenler tükendikten sonra maden kasabaları ıssızlaştı.

More Sentences
General
town n. metropol
town n. belirli günlerde pazar kurulan ingiliz kasabası
town n. (kanada ve avustralya eyaletlerinde) birleşik belediye birimi
town n. başkent
town n. şehrin karakteristik bölgesi
town n. bucak
town n. nahiye
town n. (new england dışındaki eyaletlerde) geniş kapsamlı bir toprak birimi
town adj. kasabaya/ilçeye ait
town adj. kasabaya/ilçeye özgü
town adj. kasaba/ilçe ile ilgili
Colloquial
town n. londra
town n. bir bölgenin en önemli şehri
town n. kent sakinleri
Politics
town n. nitelikli seçmen vatandaşlar
town n. kasaba/bölge sakinleri adına hareket eden devlet görevlileri
Zoology
town n. bir grup çayır köpeği ini
town n. toplu halde bulunan penguen yuvaları
Education
town n. üniversite kenti
town n. üniversite kentinin sakinleri
Archaic
town n. sosyete

Significados de "town" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
down town n. çarşı
migration from the country to town n. köyden kente göç
town planner n. planlamacı
town house n. sıraev
garrison town n. garnizon şehri
town gas n. hava gazı
home town n. memleket
town twinning n. kardeş şehir
town planning n. kentçilik
town planning n. şehir planlaması
town clerk n. kasaba satıcısı
county town n. ilçe merkezi
town planner n. şehir plancısı
jerkwater town n. taşra
little ottoman town caravanserai n. han
town crier n. kasaba tellalı
town house n. kasaba evi
town hall n. belediye dairesi
town planner n. şehirci
man about town n. boşgezen
man about town n. tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam
city and town life in literature n. edebiyatta şehir ve kasaba hayatı
coastal town n. liman kenti
town house n. sıraevlere ait ev
town twinning n. kardeş şehircilik
town hall n. belediye binası
home town n. kişinin doğduğu ve büyüdüğü yer
town meeting n. kasaba mitingi
small town n. kasaba
town crier n. tellal
city and town life in motion pictures n. sinemada kent ve kasaba yaşamı
town planning n. şehircilik
town planner n. kent tasarcısı
market town n. pazar kurulan kasaba
recreational town n. dinlence köyü
mushroom town n. mantar kent
city and town life n. kent ve kasaba yaşamı
cape town n. cape town
satellite town n. yakınında bulunduğu şehre bağımlı yerleşim yeri
town crier n. çığırtkan
port town n. iskele
ghost town n. terkedilmiş yerleşim yeri
capital town n. başkent
dormitory town n. koğuşkent
boom town n. hızla kalkınmış kent
boom town n. mantar kent
dormitory town n. yatıkent
ghost town n. ölü kent
home town n. bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü
town council n. belediye meclisi
satellite town n. uydu kent
home town n. bir ülkede yaşayan bireylerin bütünü
ghost town n. hayalet kasaba
small town n. küçük kasaba
town hall n. belediye sarayı
city and town life n. şehir ve kasaba yaşamı
which town n. hangi şehir
hill town n. höyük
boom town n. mantar şehir
fishing town n. balıkçı kasabası
border town n. sınır kasabası
company town n. şirket şehri
commercial town n. ticaret şehri
coastal town n. kıyı şehri
coastal town n. liman şehri
ghost town n. hayalet şehir
ghost town n. ölüşehir
man about town n. gösteriş düşkünü
garden town n. bahçeşehir
down-town n. şehir merkezi
town-dweller n. kentli
town-dweller n. kasabalı
town people n. şehir halkı
little town n. küçük şehir
little town n. kasaba
town house n. şehir evi
town gas n. havagazı
town center n. şehir merkezi
town architecture n. şehircilik
town gas n. şehirgazı
town architecture n. şehir plancılığı
open town n. açık şehir
shanty town n. gecekondu semti
commuter town n. şehir dışı yerleşim yerleri
commuter town n. her gün şehir merkezindeki iş yerlerine seyahat edilen şehir dışındaki yerleşim yerleri
town square n. şehir meydanı
town square n. kent meydanı
town centers n. ilçe merkezleri
a border town n. bir sınır kasabası
plague town n. salgın kasabası
the name of the town n. kasabanın adı
a small town near a lake n. gölün kıyısında küçük bir kasaba
demolition of a shanty town n. gecekondu yıkımı
town musicians of bremen n. bremen mızıkacıları
the town embraced by the natural beauties and the historical cities n. doğal güzellikler ve tarihi kentlerin kucakladığı belde
town hall meeting n. genel katılımlı toplantı
town hall meeting n. köy/kasaba meclisi toplantısı
a very small town n. çok küçük kasaba
a very small town n. küçücük kasaba
town water n. şehir suyu
hick town n. taşra kasabası
beat your neighbour out of town n. bir kağıt oyunu
centre of town n. kent merkezi
center of town n. kent merkezi
old town n. şehrin tarihi kısmı
coastal town n. sahil kenti
coastal town n. sahil şehri
centre of town n. şehrin merkezi
neighboring town n. komşu kasaba
spa town n. kaplıca kenti
spa town n. kaplıca şehri
town hall n. belediye binası
town car n. limuzin
college town n. öğrenci şehri
tank town n. ufak kasaba
tank town n. trenlerin su ikmali için durduğu kasaba
tank town n. ilginç olmayan kasaba
tank town n. önemsiz kasaba
the town n. şehrin yönetimi
the town n. belediye
the town n. valilik
town house n. ortak bir yan duvar ile başka eve bağlı olan çok katlı aile evi
town [dialect] n. küçük köy
town planner [us] n. şehir plancısı
town [dialect] n. mezra
town mark n. şehrin adını gösteren posta damgası
town's end n. kasaba veya köyün sokaklarının bittiği yer
town end [dialect] n. kasaba veya köyün sokaklarının bittiği yer
town talk n. şehir efsanesi
town talk n. dedikodu
tso (town suboffice) n. ilçe şubesi
cow town n. (kuzey amerika'nın batısında) sığır yetiştiriciliği yapılan küçük kasaba
dog town n. çayır köpeği sürüsü
post town n. merkez posta ofisi bulunan kasaba
post town [uk] n. posta kasabası
post town n. şehir merkezi
shire town [dialect] n. gezici mahkeme ve jürili mahkeme gibi üst yargı yetkisi bulunan bir mahkemeye sahip kasaba
shire town n. kontluk idaresinin merkezi olan kasaba
shire town n. ilçe hükümet konağı
shire town [dialect] n. kontluk bürolarının bir kısmının bulunduğu kasaba
mountain town n. dağ kasabası
go to town v. çok başarılı olmak
go to town v. şehre gitmek
go to town v. hızlı çalışmak
be out on the town v. şehirde yiyip içip eğlenmek
be in town v. şehirde olmak
go to town v. hovardalık etmek
go to town v. büyük bir gayretle çalışmak
become a town v. ilçe olmak
go out of town v. şehir dışına gitmek