yelken - Turco Inglés Diccionario

yelken

Significados de "yelken" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yelken sail n.
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
General
yelken sail n.
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
Technical
yelken sail n.
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
General
yelken gaff topsail n.
yelken cloth n.
yelken canvas n.
yelken vane N.
Marine
yelken gaff-topsail n.
Meteorology
yelken velum n.

Significados de "yelken" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
üçgen yelken teçhizatı lateen rig n.
pupa yelken full sail n.
yelken ipi weather sheet n.
dalgalanma (bayrak, yelken vb) flap n.
yelken ipi haulyard n.
yelken göğüs flail chest n.
üçgen yelken sereni lateen sail n.
ana yelken mainsail n.
hasır yelken lugsail n.
ön yelken foresail n.
üst yelken topsail n.
iki direkli yelken kayığı ketch n.
yelken direği pole n.
yelken sporu sailing n.
aşırma yelken lugsail n.
kare yelken square sail n.
pupa yelken seyir scud n.
üst yelken skysail n.
yelken bezi duck n.
yelken bezi canvas n.
yelken kulübü başkanı commodore n.
yelken planör sailplane n.
istanbul yelken kulübü istanbul sailing club n.
yan yelken ipi snotter n.
yelken ayakkabısı boat shoe n.
yelken dersi sailing lesson n.
yatta yelken işçisi tailer n.
yelken yapan kimse sailmaker n.
rüzgarın önünde giderken kullanılan üçgen şeklinde büyük yelken chute n.
girişte bulunan ve yelken bezi parçasından oluşan çadır eteği fly sheet n.
çadırın direği üzerine örtülüp çatı işlevi gören yelken bezi parçası fly n.
deri, yelken bezi, at kılı kumaş veya hasırdan yapılmış eyer kolanı sinch n.
(yelken) havada asılıyken şiddetli şekilde sarsılma veya dalgalanma slatting n.
yelken üretim atölyesi sail loft n.
yelken üreticisi sail maker n.
yelken üreticisi sailmaker n.
yelken yapımcılığı sailmaking n.
yelken üreticiliği sailmaking n.
yelken yapımcısı sailmaker n.
yelken yapımcısı sail maker n.
dolmak (yelken rüzgarla) swell v.
şişmek (yelken rüzgarla) swell v.
yelken açmak hoist sails v.
yelken açmak get under way v.
uzaklara yelken açmak sail away v.
şişmek (yelken) billow v.
rüzgarla şişmek (yelken) swell v.
pupa yelken gitmek go in full sail v.
yelken açmak set sail v.
açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi) unfurl v.
yelken açmak hoist sail v.
yelken açmak break out a sail v.
yelken açmak sail from some place to some place else v.
rüzgara doğru yelken açmak weather v.
saygı işareti olarak yelken indirmek vail [obsolete] v.
boyun eğme işareti olarak yelken indirmek vail [obsolete] v.
yelken sarmak hand v.
fazladan yelken taşımak drive v.
(yelken, asma köprü) çekerek hareket ettirmek draw v.
çok sayıda yelken taşımak spread a large clew v.
daha hızlı yelken açmak outsail v.
orta dikişi geçirmek (yelken) prick v.
yelken açmak skirr v.
yelken açmak scur v.
şiddetle dalgalanan yelken gibi ses çıkarmak slat v.
(bayrak, yelken vb.) dalgalanmak flap v.
(yelken veya bayrak) indirmek stoop [obsolete] v.
hızlıca yelken açmak spank v.
apar topar yelken açmak spank v.
(yelken, halat) gererek yükseltmek sweat v.
yelken salmış furled adj.
yelken gibi saily adj.
Phrasals
(gemiler) birbirine doğru yelken açmak bear down n.
yelken açmak bear down n.
(rüzgara vb) karşı yelken açmak/gitmek sail against something v.
-e yelken açmak sail for some place v.
-e yelken açmak set sail for v.
rüzgara uzakta yelken açmak keep away v.
(yelken açıldığı esnadaki mandar gibi) çekmek ride down v.
rüzgara karşı yelken açmak bear up for v.
Colloquial
yelken sporuyla ilgilenen yachtie [australia/new zealand]] n.
yelken yapmak go sailing v.
yelken yapmak sail v.
Idioms
yel yepelek yelken kürek hellbent for leather n.
yeni hayatlara yelken açma zamanı a parting of the ways n.
yeni hayatlara yelken açma zamanı the parting of the ways n.
yeni ufuklara yelken açmak set sail for new horizons v.
yeni bir hayata yelken açmak turn the page to a new life v.
sığ sularda yelken açmak make foul water v.
kıyı boyunca yelken açmak run down a coast v.
(yelken) fora etmek down with v.
(yelken) indirmek down with v.
rüzgara çok yakın yelken açmak hold a close wind v.
rüzgara yakın yelken açmak hold the wind v.
rüzgara çok yakın yelken açmak hold a good wind v.
rüzgara karşı yelken açmak sail against the wind v.
(bir yere) doğru yelken açmak set sail for (some place) v.
yel yepelek yelken kürek hell-for-leather expr.
Technical
balon yelken balloon sail n.
yelken yapımında kullanılan kumaş sailcloth n.
yelken makara düzeneği tackle n.
yelken bezi canvas n.
yan yelken trysail n.
yelken bezi sailcloth n.
üçgen şeklinde yelken spinnaker n.
yelken kanat dirseği hang gliding bracket n.
alışılagelmiş modelden farklı yelken teçhizatı jackass rig n.
pruvadan kıç bölümüne kadar uzanan, gemi yelken direği ile yürütülürken üzerinde yürünen bir bölüm running boards n.
Textile
yelken bezi halkası sailcloth ring n.
yelken bezi canvas n.
yelken bezi canvass n.
yelken bezine benzer canvaslike adj.
Transportation
ingiltere'de nehir ve kıyı taşımacılığı için kullanılan düşük düz tabanlı yelken mavna trow n.
Aeronautic
(hava aracı) yelken kanatlı delta-winged adj.
Marine
yelken alanı sail surface n.
yelken dikmekte kullanılan ip hank n.
yelken ipi brail n.
çalışan ana yelken working main n.
hafif ile orta ağırlıklı kumaştan yapılan ve rüzgar altı seyir esnasında kullanılan yelken balloon spinnaker n.
geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı rigging n.
iki veya üç direkli ve aşırmalı yelken lugger n.
dörtgen yelken lugsail n.
geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken jib n.
pik yelken topsail n.
yelken dikmek için kullanılan sicim hank n.
latin yelken lateen sail n.
yelken bağlama ipi jackstay n.
gemilerin ana direğiyle 45* açı yapan üç köşeli yelken lateen sail n.
blister yelken blister n.
aşırmalı yelken lugsail n.
ana yelken main sail n.
dayanıklı kumaştan yapılan ve şiddetli fırtınalarda kullanılan yelken storm spinnaker n.
yelken bezi canvas n.
yelken yakası leech n.
yelken astarı leech n.
pupa yelken full sail n.
yelken ipi halliard n.
yelken ipi haulyard n.
ön yelken headsail n.
yelken ipi halyard n.
aşırma yelken lugsail n.
hasır yelken lugsail n.
yan yelken trysail n.
ön yelken foresail n.
direğine üçgen ya da dörtgen yelken gerilmiş tekne gaff-topsail n.
üst yelken gaff-topsail n.
yelken bezi sail-cloth n.
yelken bezi sailcloth n.
dört yelken gradin yakası leech n.
üç köşeli yelken leg of-mutton (sail) n.