duck - Turco Inglés Diccionario

duck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

duck — Definition

Significado:
ördek, eğilmek, sakınmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /dʌk/ – BrE /dʌk/)
Categoría gramatical:
İsim: duck (ducks); Fiil: duck (ducks – ducked – ducking)
Sinónimo:
waterfowl, dodge
Antónimos:
face, confront

Significados de "duck" en diccionario turco inglés : 72 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
duck n. ördek
Ducks live in freshwater and sea, too.
Ördekler hem tatlı suda hem de denizde yaşarlar.

More Sentences
General
duck n. ördek
Ducks live in freshwater and sea, too.
Ördekler hem tatlı suda hem de denizde yaşarlar.

More Sentences
duck n. dişi ördek
Ducks make a loud quack.
Dişi ördekler yüksek sesle vaklarlar.

More Sentences
duck n. kanka
Hey ducks, how is everything?
Hey kankalar, ne var ne yok?

More Sentences
duck n. oyun dışı kalma
Unfortunately, the team lost the game because of the golden duck.
Maalesef ilk atışta oyun dışı kalan oyuncuları yüzünden takım maçı kaybetti.

More Sentences
duck v. eğilmek
He ducked to avoid the low ceiling.
Alçak tavandan kaçınmak için eğildi.

More Sentences
duck v. suya batırmak
Ducking someone underwater is a dangerous game.
Birini suya batırmak tehlikeli bir oyundur.

More Sentences
duck v. saklanmak
The thief saw a policeman coming, and ducked behind a car.
Hırsız bir polisin geldiğini gördü ve eğilip bir arabanın arkasına saklandı.

More Sentences
Colloquial
duck v. geçiştirmek
The rapporteur has managed to duck the issue in 31 convoluted paragraphs.
Raportör konuyu 31 dolambaçlı paragrafla geçiştirmeyi başarmıştır.

More Sentences
duck v. kaçmak
It was useless to duck out of the rules.
Kurallardan kaçmak faydasızdı.

More Sentences
Gastronomy
duck n. ördek eti
The honey roast duck was delicious last night.
Dün geceki ballı ördek eti kızarması çok lezzetliydi.

More Sentences
General
duck n. badi
duck n. sevgili
duck n. sakat tip
duck n. acayip tip
duck n. suda işleyebilen kamyon
duck n. vakvak
duck n. eğilme
duck n. branda bezi
duck n. yelken bezi
duck n. sakat kişi
duck n. engellilik yüzünden düzgün hareket edemeyen kimse
duck n. kaya üstüne misket konarak oynanan bir oyun
duck n. duck oyununu oynayan kimse
duck n. misket
duck n. baş veya vücudun aniden eğilmesi
duck n. daldırma
duck n. hızlı dalış
duck n. suya dalma
duck v. başını suya sokup çıkarmak
duck v. sıvışmak
duck v. suya daldırmak
duck v. kaytarmak
duck v. daldırıp çıkarmak
duck v. sinmek
duck v. başını çabucak eğip kaldırmak
duck v. dalmak
duck v. başını eğerek savuşturmak
duck v. suya dalmak
duck v. batmak
duck v. sesi kısmak
duck v. kısık sesle çalmak
duck v. suya sokmak
duck v. yere eğilmek
duck v. suda yüzen elmayı dişleriyle kapmaya çalışmak
duck v. eğilip saklanmak
duck v. sakınmak
Colloquial
duck n. yatak lazımlığı (erkek)
duck n. sürgü (erkekler için çiş kabı)
duck n. bilet
duck n. kişi
duck n. birey
duck v. kaçınmak
duck v. vergi indirimine gitmek
duck v. kesintiye/indirime gitmek
Technical
duck n. dok
Textile
duck n. branda bezi
duck n. duck kumaştan yapılmış hafif giysiler
duck n. duck kumaştan pantolon
duck n. genellikle pamuktan yapılan dayanıklı ve sık dokunmuş bir kumaş
Automotive
duck n. branda bezi
Geography
duck n. north carolina eyaletinde yerleşim yeri
Military
duck n. hava önlemesinde 'ilerde sorun var' anlamında kod
duck n. pervaneli ve su geçirmez gövdeli bir tür kamyon
Sport
duck n. vurucunun puan alamaması
duck n. oyuncunun sıfır puan alması
Card
duck v. (briçte) elinde daha yüksek kart varken daha düşük kartı oynamak
Slang
duck n. mahkumlara memur arkadaşları hakkında bilgiler veren ispiyoncu ceza evi memuru
duck n. kendine özgü zihinsel veya fiziksel özelliklere sahip kimse
duck n. şahsına münhasır kimse
duck n. çiş kabı
British Slang
duck interj. ahbap

Significados de "duck" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
musk duck n. misk ördeği
tufted duck n. tepeli patka
canvasback duck n. yabani ördek
ruddy duck n. kara başlı dikkuyruk
duck soup n. kolay iş
mandarin duck n. çinördeği
bombay duck n. çiroz
wood duck n. ördek
lake duck n. göl ördeği
lame duck n. sakat
ferruginous duck n. pasbaş patka
wild duck n. yaban ördeği
decoy duck n. çığırtkan kuş
ugly duck n. çirkin ördek
ferruginous duck n. pasbaş
long-tailed duck n. telkuyruk
duck-bill n. dakbil
duck-bill n. ördek gagası
white-headed duck n. domuzburunlu patka
white-headed duck n. dikkuyruk
rubber duck n. plastik ördek
rubber duck n. oyuncak ördek
rubber duck n. lastik ördek
duck season n. ördek sezonu
duck egg blue n. cam göbeği rengi
duck egg blue n. cam göbeği mavisi
duck egg blue n. cam göbeği
duck hunting n. ördek avı
duck hunt n. ördek avı
duck duck goose n. yağ satarım, bal satarım oyunu
diving duck n. dalgıç ördek
duck bill n. ördek gagası
duck feather n. ördek tüyü
lame duck n. görev dönemi sonuna yaklaşan seçilmiş kişi
little duck n. ördekçik
duck nest n. ördek yuvası
male duck n. suna
giant duck n. dev ördek
duck [uk] n. çekici şey
duck down n. ördek tüyü
duck boot n. sağlam ve suya dayanıklı bir bot çeşidi
duck [uk] n. sıfır puan
duck [uk] n. çekici kimse
pheasant duck n. kılkuyruk
pheasant duck n. büyük tarakdiş
duck out of v. kaytarmak
duck the head v. şaşırtmak
duck one's head v. başını eğmek
duck one's head v. başını öne eğmek
duck-tape one's mouth v. ağzını bantlamak
duck and weave v. aşağı yukarı eğilip kalkarak hareket etmek
duck-legged adj. (insan, hayvan) kısa bacaklı
duck's-bill adj. ördek gagası şeklinde
like a dying duck adv. şaşkın şaşkın
duck [uk] exclam. canım
duck [uk] exclam. sevgilim
Phrasals
duck into v. bir yere dalmak
duck down v. (öne doğru) hızla eğilmek
duck under v. (bir şeyin)altına gizlenmek/tünemek
duck out (of something) v. (bir şeyden) kurtulmak/sıvışmak
duck out (of something) v. (bir şeyden) kaçmak
duck out (of something) v. (bir şeyden) kaytarmak
duck out (of something) v. (bir şeyi) başından savmak
Phrases
if it looks like a duck and walks like a duck, it is a duck expr. görünen köy kılavuz istemez
if it looks like a duck and walks like a duck, it is a duck expr. her şey ortada
if it looks like a duck and walks like a duck, it is a duck expr. aşikar
Proverb
it looks like a duck and swims like a duck, then it is a duck görünen köy kılavuz istemez
Colloquial
a dead duck n. ölü doğmuş (plan/proje)
a dead duck n. başarılı olamamış/olamayacak tasarı
a dead duck n. umutsuz vaka
a dead duck n. işe yaramaz değersiz kimse
duck lip n. ördek dudağı
strange duck n. sıra dışı/tuhaf/acayip kişi
duck-squeezer n. çevreyle kafayı bozmuş
strange duck n. şahsına münhasır kişi
duck test n. bir durumu anlamak için onu gözlemleyerek test etme
strange duck n. kendine has/mahsus/özgü kişi
mud duck n. çirkin/tipsiz kadın
duck test n. mantıksal/sezgisel çıkarım yoluyla test etme
strange duck n. garip biri
duck-squeezer n. çevre manyağı
lucky duck n. şansı açık kimse
duck-squeezer n. heyecanlı/ateşli çevreci
duck test n. somut kanıt olmadığı durumlarda akıl yürüterek anlama
mud duck n. çirkin/suratsız/gudubet kimse
mud duck n. gudubet kadın
lucky duck n. çok şanslı kimse
duck test n. çıkarım yaparak bir durumu anlamaya çalışma
strange duck n. tuhaf tip
duck and cover v. kaytarmak
duck and cover v. çömelip/eğilip saklanmak
duck and cover v. kaçamak cevap vermek
duck and cover v. konuyu/problemi geçiştirmek
duck and cover v. bir şeyden kaçınmak
duck and cover v. paçayı kurtarmak/sıyırmak
duck and cover v. cevap vermekten kaçınmak
duck and cover v. sorumluluktan kaçmak
duck and cover v. saklanmak
duck and cover v. cevap vermekten kaçmak
duck and cover v. yan çizmek
duck and cover v. konudan sıyrılmak
duck and cover v. eğilip siper almak
duck and cover v. savuşturmak
duck and cover v. yakayı sıyırmak/kurtarmak
duck and cover v. geçiştirmek
duck and cover v. yere yatmak (çatışmadan korunmak için)
duck shove [australia/new zealand] v. sorumluluktan kaçmak
duck and cover expr. eğil ve siper al (kendini koru/kolla)
easy as duck soup expr. çok kolay
lord love a duck! expr. aman tanrım!
and quacks like a duck it is a duck expr. öyleyse/öyle diyorlarsa öyledir
duck away expr. defol git
duck away expr. uza
god love a duck! expr. tanrı/allah aşkına!
ay up me duck [dated] [uk] expr. bir selam verme ifadesi
god love a duck! expr. aman ya rabbi!
ay up me duck [dated] [uk] expr. selam
god love a duck! expr. aman tanrım!
Idioms
sitting duck n. kolay hedef
a dead duck n. umutsuz vaka
dead duck n. umutsuz vaka
dead duck n. ümitsiz vaka
a dead duck n. ümitsiz vaka
dead duck n. hapı yutacak olan
a dead duck n. hayal kırıklığı
a dead duck n. fiyasko
dead duck n. ayvayı yiyecek olan
a dead duck n. ayvayı yiyecek olan
a dead duck n. hapı yutacak olan
milking a duck n. iğneyle kuyu kazma
a lame duck n. güçsüz siyasetçi/hükumet
a lame duck n. desteğe ihtiyacı olan kimse şey
a lame duck n. kör topal ilerleyen kimse/şey
a lame duck n. zayıf kimse/şey
a lame duck n. sakat kimse/şey
a lame duck n. görev döneminin sonuna yaklaşmış gibi davranan siyasetçi/hükumet
a sitting duck n. kolay hedef
a sitting duck n. savunmasız kimse
a sitting duck n. saldırıya açık kimse
dead duck n. başarısızlığa mahkum proje
break one's duck v. şeytanın bacağını kırmak
duck out v. toz olmak
duck out v. ortadan kaybolmak
duck the issue v. sorunlardan kaçmak
duck the issue v. boğuntuya getirmek
duck out of v. (sorumluluktan vb) kaçınmak
duck out v. (sorumluluktan vb) kaçınmak
take to something like a duck to water v. (bir şeyi yapmayı) kolayca öğrenmek
be like water off a duck's back v. yöneltilen eleştiriler vız gelmek
be like water off a duck's back v. kendisine yapılan eleştirilere/hakaretlere aldırmamak