birey - Turco Inglés Diccionario

birey

Significados de "birey" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
birey individual n.
We must make certain that we respect the rights of the individual.
Bireyin haklarına saygı gösterdiğimizden emin olmalıyız.

More Sentences
General
birey person n.
The Turkish Labour Law foresees that private and public institutions employ disabled persons.
Türk İş Kanunu, özel ve kamu kuruluşlarının engelli bireyleri istihdam etmesini öngörmektedir.

More Sentences
birey individual n.
We must make certain that we respect the rights of the individual.
Bireyin haklarına saygı gösterdiğimizden emin olmalıyız.

More Sentences
Technical
birey individual n.
We must make certain that we respect the rights of the individual.
Bireyin haklarına saygı gösterdiğimizden emin olmalıyız.

More Sentences
Linguistics
birey individual n.
We must make certain that we respect the rights of the individual.
Bireyin haklarına saygı gösterdiğimizden emin olmalıyız.

More Sentences
General
birey individuum n.
birey thing n.
birey unit n.
birey face n.
birey body n.
birey human being n.
birey particular [obsolete] n.
birey single n.
birey sinner [dialect] n.
birey sort n.
birey stick n.
birey subsistence n.
birey specimen n.
Colloquial
birey man jack n.
birey duck n.
Law
birey private individual n.
Philosophy
birey hypostasis n.
Archaic
birey singular n.
birey subsistency n.
Slang
birey sister n.

Significados de "birey" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
birey katsayısı individual coefficient n.
birey olma durumu personhood n.
birey olmaktan uzaklaşma deindividualization n.
gerçeği anlamış kişi/tamamen aydınlanmış birey fully realized person n.
birey mahremiyeti individual privacy n.
insancıl birey people person n.
soğuk birey cold person n.
birey sıra no (bsn) person sequence number n.
ortalama birey average person n.
engelli birey person with disabilities n.
normal kilolu birey normal weight individual n.
normal kilolu birey normal weight person n.
güvenilir birey reliable person n.
birey olmayan varlık nonindividual n.
eril birey male person n.
orta büyüklükte burnu olan birey mesorrhine n.
orta büyüklükte burnu olan birey mesorhine n.
iki birey arasındaki çatışma monomachia n.
eril birey mother's son n.
beslenmesi gereken birey mouth n.
olgun olmayan birey immature n.
(deneyde, incelemede) davranışı gözlemlenen birey behaver n.
kafası anormal derecede küçük olan birey pinhead n.
kadın birey female person n.
birey veya toplumun yapısını değiştiren faktör ferment n.
çift cinsiyetli birey intersexual n.
postadolesan birey postadolescent n.
benzeyen birey first cousin n.
kamusal yaşamdan ayrışan birey particular [obsolete] n.
brakisefal birey shorthead n.
kırk dokuz birey forty-nine n.
varsayılan ilk birey protoplast n.
önceki prototipi örnekleyen birey prototype n.
endomorf yapılı birey pycnic n.
hayatta kalan birey survival n.
sağ kalan birey survival n.
yetişkin (birey) grown-up n.
birey kültü personality cult n.
birey olarak var olma individuation n.
hamile birey parturient n.
sosyokültürel örüntü sergileyen birey davranışı patterning n.
birey olmak individuate v.
birey yetiştirmek raise individual(s) v.
birey içi intraindividual adj.
birey üstü transindividual adj.
(ölmüş veya soyu tükenmiş bir birey, ırk, tür ile) kan bağı bulunan descended adj.
birey üstü superindividual adj.
çocuğa birey olarak yaklaşan ve geleneksele karşı çıkan (eğitim modeli) progressive adj.
çok benzeşen iki birey two peas in a pod expr.
trans birey transgender N.
cüce birey runt N.
Idioms
ortalama bir birey kadar as ... as the next man expr.
ortalama bir birey kadar (bir şey) as (something) as the next man/woman/person expr.
Trade/Economic
nitelikli birey qualified individual n.
birey sıra no person sequence number n.
birey sıra no individual registration no n.
faydası birden çok birey tarafından paylaşılabilen ve belli bir maliyet karşılığında faydası bir gruba tahsis edilebilen mallar club goods n.
yüksek net değerli birey high-net-worth individual n.
ultra yüksek net değerli birey ultra-high-net-worth individual n.
Law
tek birey private individual n.
birey haklarını sınırlayan yasaların ölçülü olması balance of convenience n.
birey sıra numarası person sequence number n.
Politics
ekonomide bırakınız yapsınlar politikasını, refah karşıtlığını ve birey haklarının kamu yararından önce geldiğini savunan radikal sağcı bir ideoloji new right n.
(özellikle dezavantajlı gruplar olmak üzere) tüm birey ve grupların her türlü faaliyete dahil edilmesi inclusion n.
Insurance
tek birey ödemeli sağlık sistemine ait veya ilgili single-payer adj.
(sağlık sistemi) tek birey ödemeli single-payer adj.
Computer
internette dolaşmayı yaşam tarzı seçmiş birey cyberpunk n.
Medical
skafosefalizm gösteren birey scaphocephalic n.
görme engelli birey sight-disabled person n.
insülin duyarlılığı bozulmuş birey person with impaired insulin sensitivity n.
birey memnuniyeti personal satisfaction n.
hastalıklı birey diseased individual n.
serebral paralizili birey cerebral palsied individual n.
hipertansif diyabetik birey hypertensive diabetic individual n.
beyin felçli birey cerebral palsied individual n.
erken biyolojik preformasyon teorisi destekçilerine göre sperm hücresinde mevcut olduğuna inanılan tam gelişmiş minyatür birey homunculus n.
temaslı durumundaki birey contact n.
Psychology
birey içi değişkenlik intra-individual variability n.
birey kültü cult of personality n.
pek çok ortak psikolojik özelliği olan bir grup birey biotype n.
birey merkezli terapi client-centred therapy n.
agresif kişilik sergileyen birey somatotonic n.
Pathology
kaynamış göz çukuru anomalisine sahip birey cyclops n.
tek göz anomalisine sahip birey cyclops n.
Logic
verili bir sınıfın her üyesinin mantıksal parçası olan en büyük birey nucleus n.
Biology
salgıcı birey secretory individual n.
türünün veya alt türlerinin sonuncusu olan birey endling n.
resesif özelliği fenotipinde göstermeyip genotipinde taşıyan birey carrier n.
melezleme ile meydana gelen birey topincross n.
türünün ayırt edici niteliklerini sergileyen birey type n.
yarı kromozomlu bir organizmadaki kromozomların dört katına sahip melez hücre veya birey allotetraploid n.
yarı kromozomlu bir organizmadaki kromozomların dört katına sahip melez hücre veya birey allotetraploidy n.
yarı kromozomlu bir organizmadaki kromozomların dört katına sahip melez hücre veya birey amphidiploid n.
annenin görevlerini yerine getiren biyolojik anne dışındaki birey allomother n.
ebeveynin görevlerini yerine getiren biyolojik ebeveyn dışındaki birey alloparent n.
eşeyli üreyen birey amphimict n.
kromozom tamamlayıcısı tek bir genomun dört kopyasından oluşan birey veya suş autotetraploid n.
aynı türün farklı çeşitlerinden iki birey arasındaki bir melezleme variety hybrid n.
bir başkasıyla yüzeysel benzerlik taşıyan birey homeomorph n.
genetik lokuslarda eşit alellere sahip diploid birey homozygote n.
kromozom sayısı diploid sayıdan bir eksik olan birey monosomic n.
bir veya daha fazla kromozom eksiği bulunan birey monosome n.
tek bir genomdan oluşan kromozom grubuna sahip birey monoploid n.
fizyolojik bireyden farklı olarak biçiminin belirliliği ile karakterize morfolojik birey morphon n.
mozayikizm sergileyen birey mosaic n.
çoğalan birey reproductive n.
üreyen birey reproductive n.
yapısal olarak eksik olmasına rağmen tam dişi görevi gören canlı birey gynecoid n.
sekiz uzuvlu birey octopod n.
sekiz bacaklı birey octopod n.
türünden farklı birey rogue n.
farklı cins veya türlerin soy içi melezlenmesiyle oluşturulmuş birey incrossbred n.
soy içi türemeyle oluşan birey incross n.
poliploidi birey polyploid n.
melez birey crossbred n.
çaprazlama geçiş özelliklerine sahip birey crossover n.
geri melezleme ürünü birey introgressant n.
yassı burunlu birey platyrrhinian n.
yassı burunlu birey platyrhine n.
yassı burunlu birey platyrhinian n.
yassı burunlu birey platyrhine n.
mutasyona uğramış birey saltant n.
kodominant birey codominant n.
yetişkin olmayan birey preadult n.
parental hattan bir veya birkaç genetik karakterle farklılaşan birey veya grup segregate n.
öz döllenme ile meydana gelen birey self n.
(türe ait) birey individuum n.
bünyesinde hem erkek hem dişi organları bulunduran (birey) monoecious adj.
değişen genetik yapılı hücrelere sahip (birey) mosaic adj.
canlı birey üzerinde gerçekleştirilen intravitam adj.
canlı birey üzerinde gerçekleştirilen intravital adj.
canlı birey anlamı veren ön ek onto- pref.
Biochemistry
(birey) antikor üretmek seroconvert v.
Breeding
melez zigotlar ile meydana gelen birey topcrossbred n.
Social Sciences
yaşanmışlıkların birey üzerindeki etkisi effects of life experiences on the individual n.
birey veya grupların aynı toplumsal statüde kalarak öncekinden farklı pozisyonlara hareketi horizontal mobility n.
çok ırklı birey multiracial n.
birey yerine toplumun önemini savunan bir öğreti multitudinism n.
birey veya grubun çevreye yanıt verme veya uyum sağlama şekli dynamic n.
birey veya grubun çevreye yanıt verme veya uyum sağlama şekli dynamics n.
soyağacının kalanından farklı fenotip taşıyan ilk birey propositus n.
Linguistics
birey dil idiolect n.
birey ayırdedilebilirliği person discriminability n.
birey dil tarihçesi ontogeny n.
birey dil dialect [rare] n.
History
(ortaçağ ve öncesinde) tötonik birey veya halklara ait bağımsız mülk odal n.
Archaeology
zinjanthropus cinsine ait birey zinjanthropus n.
Philosophy
ussal birey rational individual n.
rasyonel birey rational individual n.
özne olarak birey hypostasis n.