individual - Turco Inglés Diccionario

individual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

individual — Definition

Significado:
birey, tekil
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌɪndɪˈvɪdʒuəl/ – BrE /ˌɪndɪˈvɪdjʊəl/)
Categoría gramatical:
İsim; Sıfat
Sinónimo:
person, single entity, self
Antónimos:
collective, group, mass

Significados de "individual" en diccionario turco inglés : 54 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
individual n. birey
It is our task to guarantee that the individual is not powerless before the institutions of the EU.
Bireyin AB kurumları karşısında güçsüz olmamasını temin etmek bizim görevimizdir.

More Sentences
individual adj. bireysel
We have already been through the pain barrier and currently have an individual identification system in place.
Acı bariyerini çoktan aştık ve şu anda yürürlükte olan bir bireysel tanımlama sistemimiz var.

More Sentences
individual adj. ferdi
General
individual n. kişi
We had to answer the endless questions of concerned individuals.
Endişeye kapılan kişilerin bitmek bilmeyen sorularını yanıtlamak zorunda kaldık.

More Sentences
individual n. birey
It is our task to guarantee that the individual is not powerless before the institutions of the EU.
Bireyin AB kurumları karşısında güçsüz olmamasını temin etmek bizim görevimizdir.

More Sentences
individual n. biri
She is an odd-looking individual, that's for sure.
Tuhaf görünen biri olduğu kesin.

More Sentences
individual adj. kişisel
Your bike should be customized to meet your individual needs.
Bisikletiniz kişisel ihtiyaçlarınızı karşılayacak şekilde özelleştirilmelidir.

More Sentences
individual adj. münferit
The dialogue on human rights is, in effect, an appropriate forum for the consideration of individual cases.
İnsan hakları diyaloğu aslında münferit vakaların değerlendirilmesi için uygun bir forumdur.

More Sentences
individual adj. tekil
Individual atoms can combine with other atoms to form molecules.
Tekil atomlar, molekülleri oluşturmak için diğer atomlarla birleşebilirler.

More Sentences
individual adj. tek
An American attack on Iraq would not only be an attack on an individual country.
Irak'a yönelik bir Amerikan saldırısı sadece tek bir ülkeye yönelik bir saldırı olmayacaktır.

More Sentences
individual adj. her bir
Individual bungalow has its own pool.
Her bir bungalovun kendine ait havuzu var.

More Sentences
individual adj. kendine özgü
He has his own individual style of playing the guitar.
Kendine özgü bir gitar çalma tarzı var.

More Sentences
Technical
individual n. birey
It is our task to guarantee that the individual is not powerless before the institutions of the EU.
Bireyin AB kurumları karşısında güçsüz olmamasını temin etmek bizim görevimizdir.

More Sentences
individual adj. ayrı
I, for my part, want to comment on two individual issues.
Ben kendi adıma iki ayrı konuda yorum yapmak istiyorum.

More Sentences
individual adj. bireysel
We have already been through the pain barrier and currently have an individual identification system in place.
Acı bariyerini çoktan aştık ve şu anda yürürlükte olan bir bireysel tanımlama sistemimiz var.

More Sentences
individual adj. tek
An American attack on Iraq would not only be an attack on an individual country.
Irak'a yönelik bir Amerikan saldırısı sadece tek bir ülkeye yönelik bir saldırı olmayacaktır.

More Sentences
Linguistics
individual n. birey
It is our task to guarantee that the individual is not powerless before the institutions of the EU.
Bireyin AB kurumları karşısında güçsüz olmamasını temin etmek bizim görevimizdir.

More Sentences
General
individual n. zat
individual n. kimse
individual n. fert
individual n. en küçük bölünmez parça
individual n. numune
individual n. koleksiyon eşyası
individual n. dizi elemanı
individual adj. başlıbaşına
individual adj. özgün
individual adj. tek kişilik
individual adj. özel
individual adj. şahsi
individual adj. ayrık
individual adj. kendine ait
individual adj. kendine özel
individual adj. kişiye özgü
Law
individual n. (yasal bağlamda) şahıs
individual n. tüzel olmayan unsur
Technical
individual n. fert
individual n. şahıs
individual adj. ferdi
Logic
individual n. örneği bulunmayan durum
individual n. (teorinin söylem alanında) unsur
individual n. özel değişken
individual n. özel isimle bahsedilen şey
individual n. en düşük mantıksal türe ait (isim, değişken)
Chemistry
individual n. tek bir kimyasal madde
Biology
individual n. tek başına yaşayan canlı
individual n. yaratık (bağımsız varlık)
individual n. tekil organizma
individual n. tek dölleme ürünü
individual n. nesiller arası değişim gösteren bir organizmanın tüm vejetatif soyu
individual adj. canlı
Card
individual n. bir çeşit briç turnuvası
Archaic
individual adj. aynı
individual adj. özdeş
individual adj. farksız

Significados de "individual" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
individual annuity insurance n. bireysel emeklilik sistemi
individual differences n. kişisel farklılıklar
individual responsible n. sorumlu
individual difference n. şahsi fark
individual disaster prevention n. afetten bireysel korunma
individual responsible n. sorumlu kişi
individual valuation during the development of career n. kariyer geliştirmede ferdi değerlendirme
individual data n. tekil veri
individual interview n. bireysel görüşme
individual differences n. bireysel farklılıklar
individual coefficient n. birey katsayısı
individual career decision n. kişisel kariyer kararı
individual choice n. kişisel tercih
individual service n. bireysel hizmet
techniques of individual recognition n. bireyi tanıma teknikleri
individual recognition techniques n. bireyi tanıma teknikleri
individual rights and freedoms n. kişi hak ve özgürlükleri
individual units n. münferit birimler
individual attention n. bireysel ilgi
individual privacy n. birey mahremiyeti
individual countries n. tek tek ülkeler
individual registration number (irn) n. bsn
individual talent n. bireysel kabiliyet
individual application n. kişisel başvuru
individual sports n. bireysel spor
normal weight individual n. normal kilolu birey
normal weight individual n. normal kilolu kimse
individual's personality n. bireyin kişiliği
individual use n. kişisel kullanım
individual use n. bireysel kullanım
individual components n. bireysel bileşenler
raise individual(s) v. birey yetiştirmek
adopt an individual perspective v. bireysel bakış açısı benimsemek
individual or joint adj. müstakil veya müşterek
individual [obsolete] adj. bölünemeyen
individual [obsolete] adj. bölünmez
on an individual basis adv. ayrı ayrı
on an individual basis adv. bireysel olarak
on an individual basis adv. ayrı olarak
on an individual basis adv. tek tek
on an individual basis adv. teker teker
on an individual basis adv. münferit olarak
on an individual basis adv. tek olarak
individ (individual) abrev. bireysel
indiv. (individual) abrev. bireysel
Phrases
no emotion, any more than a wave, can long retain its own individual form expr. bir dalgadan daha büyük hiçbir duygu yoktur ki kendi formunu uzun süre sürdürebilsin
Trade/Economic
individual pension account n. bireysel emeklilik hesabı
individual demand n. bireysel talep
individual automobile credit n. ferdi otomobil kredisi
individual enterprise n. ferdi firma
individual's demand schedule n. bireysel talep şedülü
individual pension intermediary registration number n. bireysel emeklilik aracısı sicil numarası
individual housing credit n. ferdi konut kredisi
individual income tax n. kişisel gelir vergisi
individual branding n. bireysel markalama
close members of the family of the individual n. raporlayan kuruluşların kararlarında etkin olan grup şirketleri
individual proprietorship n. gerçek kişi mülkiyetindeki işletmeler
individual's demand curve n. bireysel talep eğrisi
summary of individual pension account profile n. bireysel emeklilik hesabı özet profili
individual retirement account n. özel kişisel emeklilik planı
close members of the family of the individual n. bireyin yakın aile fertleri
individual earnings n. kişi başına düşen gelir
individual enterprise n. tek kişinin sahip olduğu firma
individual supply n. bireysel arz
individual output n. kişi başına düşen verim
individual earnings n. kişi başına düşen kazanç
individual interviews n. kişisel mülakat
individual credit n. ferdi kredi
individual financial statements n. bireysel finansal tablolar
individual direct sales n. bireysel direkt satış
individual enterprise n. ferdi teşebbüs
independent individual pension intermediary n. bağımsız bireysel emeklilik aracısı
individual products n. bireysel ürünler
individual investor n. bireysel yatırımcı
individual account n. münferit hesap
individual proprietor n. tek sahip
individual enterprise n. kişisel girişim
individual estate n. şahsi mal mülk
individual income tax n. şahsi gelir vergisi
individual tariff n. bireysel tarife
individual training n. kişileri hedef tutan eğitim
individual entrepreneur n. özel girişimci
individual entrepreneur n. kendi başına çalışan girişimci
individual financing n. bireysel finansman
individual consumption expenditures n. kişisel tüketim harcamaları
individual retirement n. bireysel emeklilik
individual pension n. bireysel emeklilik
individual saving n. kişisel tasarruf
individual pension plan n. bireysel emeklilik planı
qualified individual n. nitelikli birey
individual registration no n. birey sıra no
individual voluntary arrangement n. bireysel borçların (gönüllü olarak) yeniden yapılandırılması yöntemi
individual financial statement n. bireysel finansal tablo
individual work n. bireysel çalışma
individual stocks n. münferit hisse senetleri
individual demand n. bireysel talep
ultra-high-net-worth individual n. ultra yüksek net değerli birey
high-net-worth individual n. yüksek net değerli birey
individual contract n. bireysel sözleşme
based on individual accounts expr. bireysel hesaplara dayalı
Law
individual signature n. münferit imza
immunity of individual n. bireyin dokunulmazlığı
duties of individual n. kişinin ödevleri
individual right n. şahsi hak
privacy of individual life n. özel hayatın mahremiyeti
privacy of individual life n. hususi hayatın gizliliği
rights of individual n. kişinin hakları
rights and duties of individual n. kişinin hakları ve ödevleri
individual rights n. bireysel haklar
individual case n. münferit dosya
individual ownership n. ferdi mülkiyet
private individual n. tek birey
private individual n. birey
private individual n. hakiki şahıs
private individual n. özel şahıs
rights and duties of the individual n. kişinin hakları ve ödevleri
individual labor law n. bireysel iş hukuku
individual political responsibility n. bireysel siyasi sorumluluk
individual rights n. kişisel haklar
protection of individual privacy n. kişinin özel hayatının korunması
principle of individual criminal responsibility n. cezanın şahsiliği ilkesi
principle of individual criminal responsibility n. cezanın kişiselliği ilkesi
principle of individual criminal responsibility n. cezaların kişiselliği ilkesi
principle of individual criminal responsibility n. cezaların şahsiliği ilkesi
individual application n. bireysel başvuru
individual migration n. bireysel göç
individual armament n. bireysel silahlanma
individual case expr. bireysel dosya
Politics
individual and collective freedom n. bireysel ve toplumsal özgürlük
individual exemption n. bireysel muafiyet
individual lobbyist n. bireysel lobici
the individual holders of exclusive rights n. münhasır hakların sahipliği
right to individual application n. bireysel başvuru hakkı
individual liberty n. bireysel hürriyet
individual lobbyists n. bireysel lobiciler
individual freedom n. bireysel özgürlük
individual partnership program n. bireysel ortaklık programı
office for the administration and settlement of individual entitlements n. bireysel istihkakları idare ve ödeme ofisi
individual rights and freedoms n. kişisel hak ve özgürlükler
individual application bureau n. bireysel başvuru bürosu
Insurance
individual and group life total n. ferdi ve grup sigortaları toplamı
individual life insurances n. ferdi hayat sigortaları
individual life total n. ferdi sigortalar toplamı
independent individual pension intermediary n. bağımsız bireysel emeklilik aracısı
individual direct sales n. bireysel direkt satış
individual pension advisory board n. bireysel emeklilik danışma kurulu
individual pension system n. bireysel emeklilik sistemi
individual pension intermediary registration number n. bireysel emeklilik aracısı sicil numarası
individual pension intermediary n. bireysel emeklilik aracısı
the individual pension savings and investment system law n. bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi kanunu