tekil - Turco Inglés Diccionario

tekil

Significados de "tekil" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tekil singular adj.
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
General
tekil individual adj.
Individual atoms can combine with other atoms to form molecules.
Tekil atomlar, molekülleri oluşturmak için diğer atomlarla birleşebilirler.

More Sentences
tekil singular adj.
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Technical
tekil singular adj.
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Math
tekil singular adj.
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Linguistics
tekil singular adj.
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
General
tekil proper name n.
tekil particular adj.
tekil monic adj.
tekil single adj.
tekil isolated adj.
tekil nondual adj.
tekil odd [dialect] adj.
tekil sing (singular) adj.
tekil sing. (singular) adj.
tekil stand-alone adj.
Computer
tekil burst adj.
Construction
tekil monolithic adj.
Latin
tekil egregius adj.

Significados de "tekil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
tekil veri individual data n.
tekil sayı singular number n.
tekil-dizge unisystem n.
tekil olay singular event n.
shall yardımcı fiilinin geçmiş zaman kipinde ikinci tekil şahsı should n.
tekil sayılabilen isimler singular countable nouns n.
birinci tekil şahıs çeviri direct speech interpreting n.
birinci tekil şahıs çeviri first-person interpreting n.
mezun (tekil) alum n.
tekil konuşma acroasis n.
birinci tekil şahıs zamirini sıkça kullanan kimse me n.
tekil konuşma monology [obsolete] n.
tekil terim singulars n.
tekil sayıyı ifade eden çekim singular n.
tekil sözcük singular n.
tekil önerme singulars n.
tekil sayı singular n.
tekil unsur individuality n.
olmak (birinci tekil) am v.
tekil isim singular adj.
(eskiden londra'da) tekil şarkıların eklendiği sahne oyunlarında oynayan veya bu tür oyunlar yapan illegitimate [obsolete] adj.
(eskiden londra'da) tekil şarkıların eklendiği sahne oyunlarına ait veya bu tür oyunlarla ilgili illegitimate [obsolete] adj.
tekil olarak singularly adv.
Proverb
tekil ve saçma durumlar için konulan kurallara uyulmasını beklemek de saçmadır hard cases make bad laws
Trade/Economic
tekil ifadeler çoğul ifadeleri, çoğul ifadeler ise tekil ifadeleri de kapsayacak şekilde anlaşılacaktır words importing the singular shall include the plural and vice versa n.
tekil bilanço unconsolidated balance sheet n.
tekil bazda işletme stand- alone entity n.
tekil bazda on a stand-alone basis expr.
Law
tekil yararlanma hakkı estate in severalty n.
Industry
evrensel tekil tanımlama numarası (ettn) universally unique identifier (uuid) n.
Advertising
tekil ziyaretçi unique visitor n.
tekil kullanıcı unique user n.
Technical
tekil yük single load n.
tekil kuvvet single force n.
tekil nokta singular point n.
tekil yük concentrated load n.
tekil pissu havalandırma borusu individual vent n.
tekil olmayan matris nonsingular matrix n.
tekil çözüm singular solution n.
tekil sayrılık idiopathy n.
tekil tarama modeli single survey model n.
tekil olmayan nonsingular adj.
tekil olmayan non-singular adj.
Computer
tekil artı unary plus n.
tekil ziyaretçi unique visitor n.
tekil eksi unary minus n.
tekil kip burst mode n.
tekil olmayan non-burst adj.
tekil kullanıcı single-user adj.
Informatics
tekil kip burst mode n.
tekil matris singular matrix n.
tekil nokta singular point n.
tekil çözüm singular solution n.
tekil matris singular set n.
Telecom
tekil ziyaretçi unique visitor n.
Construction
tekil kristal single crystal n.
tekil temel column footing n.
tekil temel individual footing n.
tekil yük point load n.
tekil temel spread footing n.
tekil kazık single pile n.
tekil temel pad foundation n.
tekil temel isolated footing n.
tekil dağılımlı monodisperse adj.
Marine
tekil değer ayrışması singular value decomposition n.
tekil nokta dağılım yöntemi singular point distribution method n.
cauchy tekil noktası cauchy’s singular point n.
Medical
tekil gebelik singleton pregnancy n.
Psychology
tekil temsiller single representations n.
Math
tekil matris singular matrix n.
tekil fonksiyon singular function n.
tekil integral singular integral n.
yalıtık tekil nokta isolated singular point n.
tekil olmayan dönüşüm nonsingular transformation n.
tekil olmayan matris nonsingular matrix n.
tekil olmayan dizey nonsingular matrix n.
tekil olmayan matris non-singular matrix n.
tekil çözüm singular solution n.
tekil nokta singular point n.
tekil nokta isolated point n.
tekil pertürbasyon teorisi singular perturbation theory n.
hareketli tekil nokta movable singularity n.
tekil nokta acnode n.
cebirsel yüzey üzerinde bir tür tekil nokta pinch point n.
eğri üzerindeki tekil nokta singular point in a curve n.
tekil olmayan nonsingular adj.
tekil olmayan non-singular adj.
tekil nokta ile ilgili acnodal adj.
Logic
tekil alt sınıf particular n.
tekil unsur particular n.
tekil önerme singular proposition n.
tekil terim singular term n.
Statistics
tekil ağırlıklandırma tasarımı singular weighing design n.
tekil dağılım singular distribution n.
tekil değer ayrışımı singular value decomposition n.
tekil olmayan dağılım non-singular distribution n.
tekil değer ayrışması singular value decomposition n.
kontrole ve deney koşuluna tabi, tekil farklılıkları ortadan kaldırmak amacıyla eşleştirilmiş denek çiftlerinin bağımlı değişkenlerinin ölçümü ile ilgili olan (deney) matched-pairs design n.
Physics
sabit hızda yayılım yaparken şeklini koruyarak kendi kendini güçlendiren tekil dalga soliton wave n.
tekil dalga soliton n.
Chemistry
tekil kristaller boyunca transcrystalline adj.
tekil kristallerin içinden transcrystalline adj.
Biology
tekil kromozom monosom n.
bileşik organizmayı oluşturan tekil bireylerin her biri zoon n.
gövdeleri boncuk dizisine benzeyecek şekilde gevşek bir şekilde birleşmiş tekil hücrelerden oluşan bir mantar veya küf türü bead mold n.
tekil organizma genetic individual n.
tekil organizma individual n.
tekil üye individuum n.
tekil yaşayan (organizma) solitary adj.
Botanic
bitki iletim sisteminin bir damarını oluşturan tekil hücrelerden biri vessel element n.
seri düzende bitki gövdesini oluşturan tekil yapısal birimlerden her biri phytomer n.
Education
tekil tarama modeli single screening model n.
Linguistics
tekil sözcük individual word n.
birinci tekil veya çoğul şahıs first person n.
tekil kelime individual word n.
tekil karşıtlık isolated opposition n.
tekil konuşma monologue n.
ikinci tekil şahıs second-person singular n.
üçüncü tekil şahıs third-person singular n.
birinci tekil şahıs first-person singular n.
cinsiyetsiz tekil zamir neopronoun n.
tekil sözcük biçimi singular form n.
tekil sözcük yapısı singulative n.
tekil sözcük biçimi singulative n.
have (birinci ve ikinci tekil şahıs) ha' [dialect] [uk] v.
have (birinci ve ikinci tekil şahıs) ha [dialect] [uk] v.
tekil ekleyici singulative adj.
tekil-dönüşlü mono-reflexive adj.
(arapçada çoğul isim) tekil halinden ünlü seslerindeki farklılıkla ayırt edilen broken adj.
ikinci tekil şahsa göre çekimli (zamir, fiil) intimate adj.
fiilleri üçüncü tekil şahıs haline getiren son ek -es suf.
eski ingilizcede 3. tekil şahıs çekim eki -eth suf.
(eski ingilizcede) tekil ikinci kişi zamiri eki -st suf.
Philosophy
insan kişiliğine özgü tekil rasyonel bileşen subsistence n.
Environment
tekil dalga solitary wave n.
Geography
(özellikle porto riko'da) karstik bir bölgedeki tekil, dik kenarlı ve konik bir kireçtaşı tepesi pepino n.
Geology
eşdeğer tekil yük equivalent point load n.
tekil ve eşzamanlı ters çözüm individual and simultaneous inversion n.
tekil ters çözüm tekniği individual inversion technique n.
Archaic
shall fillinin ikinci tekil şahıs çekimi shalt n.
tekil nesne singular n.
'can' yardımcı fiilinin ikinci tekil şahıs için kullanılan biçimi (eski) canst v.
to be fiilinin ikinci tekil şahısta şimdiki zaman çekimi art v.
olmak fiilinin ikinci tekil kişi çekimi bist [dialect] v.
tekil hale getirmek single v.
eski ingilizcede say fiilinin 3. tekil şahıs hali saith v.
ikinci tekil şahıs eki -est suf.
Engineering
her bir tekil alt kümesi açık olan discrete adj.
Entomology
vücudu boyunca tekil kıllara sahip olan hermafrodit toprak ve tatlı su halkalı solucanları oligochaete n.
Star Wars
tekil yönetim rule of one n.