özel - Turco Inglés Diccionario

özel

Significados de "özel" en diccionario inglés turco : 73 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
özel particular adj.
On this particular problem we do not have a real agreement and we are trying to find some common ground.
Bu özel sorun üzerinde gerçek bir anlaşmaya varmış değiliz ve ortak bir zemin bulmaya çalışıyoruz.

More Sentences
özel especial adj.
Biogas is a storable and renewable energy source and hence of especial strategic usefulness and value.
Biyogaz depolanabilir ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır ve bu nedenle özel bir stratejik faydası ve değeri vardır.

More Sentences
özel special adj.
We have not carried out any special assessments.
Herhangi bir özel değerlendirme yapmadık.

More Sentences
özel private adj.
The foundation received donations from private individuals.
Vakıf özel kişilerden bağışlar almıştır.

More Sentences
özel exclusive adj.
This is an exclusive club; they don't let just anyone in.
Burası özel bir kulüp; öyle herkesi içeri almıyorlar.

More Sentences
özel specific adj.
The best strategy for amending, for changing international legislation is to pass a specific European law.
Uluslararası mevzuatı değiştirmek için en iyi strateji, özel bir Avrupa yasası çıkarmaktır.

More Sentences
özel personal adj.
To be frank, her question was way too personal.
Dürüst olmak gerekirse sorusu fazlasıyla özeldi.

More Sentences
özel confidential adj.
General
özel one-off n.
John is a one-off man.
John özel bir adam.

More Sentences
özel specific n.
The doctor recommended a homeopathic specific for my condition.
Doktor durumum için özel bir homeopatik ilaç önerdi.

More Sentences
özel peculiar adj.
Moreover, we wish to abolish the peculiar tobacco derogation granted to Greece.
Ayrıca, Yunanistan'a tanınan özel tütün istisnasının da kaldırılmasını istiyoruz.

More Sentences
özel dedicated adj.
Dedicated human rights dialogues offer a particularly valuable opportunity to address the issue.
Özel insan hakları diyalogları, konunun ele alınması için özellikle değerli bir fırsat sunmaktadır.

More Sentences
özel personal adj.
To be frank, her question was way too personal.
Dürüst olmak gerekirse sorusu fazlasıyla özeldi.

More Sentences
özel exclusive adj.
This is an exclusive club; they don't let just anyone in.
Burası özel bir kulüp; öyle herkesi içeri almıyorlar.

More Sentences
özel specific adj.
The best strategy for amending, for changing international legislation is to pass a specific European law.
Uluslararası mevzuatı değiştirmek için en iyi strateji, özel bir Avrupa yasası çıkarmaktır.

More Sentences
özel proprietary adj.
There are many proprietary formulae for these solutions.
Bu çözümler için birçok özel formül vardır.

More Sentences
Politics
özel specific adj.
The best strategy for amending, for changing international legislation is to pass a specific European law.
Uluslararası mevzuatı değiştirmek için en iyi strateji, özel bir Avrupa yasası çıkarmaktır.

More Sentences
Technical
özel special adj.
We have not carried out any special assessments.
Herhangi bir özel değerlendirme yapmadık.

More Sentences
özel specific adj.
The best strategy for amending, for changing international legislation is to pass a specific European law.
Uluslararası mevzuatı değiştirmek için en iyi strateji, özel bir Avrupa yasası çıkarmaktır.

More Sentences
Computer
özel custom adj.
I bought a pair of custom shoes.
Bir çift özel ayakkabı aldım.

More Sentences
özel exclusive adj.
This is an exclusive club; they don't let just anyone in.
Burası özel bir kulüp; öyle herkesi içeri almıyorlar.

More Sentences
Telecom
özel dedicated adj.
Dedicated human rights dialogues offer a particularly valuable opportunity to address the issue.
Özel insan hakları diyalogları, konunun ele alınması için özellikle değerli bir fırsat sunmaktadır.

More Sentences
General
özel privacy n.
özel pvt n.
özel individual adj.
özel single adj.
özel esoterical adj.
özel sole adj.
özel extraordinary adj.
özel intimate adj.
özel state adj.
özel express adj.
özel own adj.
özel distinctive adj.
özel closet adj.
özel esoteric adj.
özel privy adj.
özel teteatete adj.
özel exceptional adj.
özel specifical adj.
özel rarefied adj.
özel ad hominem adj.
özel rarified adj.
özel extra-special adj.
özel white-glove adj.
özel boon adj.
özel boutique adj.
özel homely [dialect] [uk] adj.
özel hushed adj.
özel heart-to-heart adj.
özel offscreen adj.
özel fancy adj.
özel internal adj.
özel intrinsic [obsolete] adj.
özel pearly adj.
özel postern adj.
özel corporal adj.
özel singular [obsolete] adj.
özel snooty adj.
özel sotto voce adj.
özel sub-rosa adj.
özel oughne [obsolete] adj.
özel retired [obsolete] adj.
özel excl (exclusive) abrev.
Idioms
özel closed-door adj.
Trade/Economic
özel proper adj.
Law
özel proper adj.
Latin
özel ad hominem adj.
özel ad hoc adj.
Archaic
özel home-felt adj.
Slang
özel office n.
özel hellacious adj.
British Slang
özel spesh expr.

Significados de "özel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
özel öğretmen tutor n.
özel dedektif private detective n.
özel bir amaç için ad hoc adv.
özel bir amaç için kurulmuş ad hoc adv.
General
erkeklere özel parti stag n.
özel bir program special n.
özel mülkiyetteki bilgi proprietary information n.
özel toplantı conclave n.
kutlama (özel bir günü) observance of n.
özel alet aracılığıyla herhangi bir boşlukta bulunan havayı boşaltma exsufflation n.
reklam için kullanılan özel cihaz gimmick n.
özel araştırmacı private investigator n.
özel çevre koruma alanı special environmental area n.
reklamı etkili kılan özel sunuş gimmick n.
özel şart special condition n.
özel müfettiş private instructor n.
özel güvenlik hizmetleri private security services n.
konukların yemeklerini hazırladığı özel gün potluck n.
özel müşteri kasası safe deposit box n.
bir ürüne ait özel ad brand name n.
küçük özel oda cabinet n.
özel şoför chauffeur n.
il özel idareleri provincial special administrations n.
özel öğretmen coach n.
özel eşya personalty n.
özel yetenekleri olan kişi wiz n.
iki nokta arasında bu amaçla özel olarak kurulmuş olan bir şirket tarafından yapılan taşıma işi carriage n.
özel giriş yetkisiyle ziyaret visit with special right of access n.
özel istihdam bürosu employment agency n.
özel oda kadın bower n.
özel emniyet kuralları special safety rules n.
özel klinik nursing home n.
özel bir tren (normal tarifede bulunmayan) special n.
özel ilkokul prep n.
özel baskı extra n.
özel oda chamber n.
özel bölgeler tasarımı designation of specific areas n.
dini bir kuruluş veya grubun yönetimindeki özel okul parochial school n.
özel dil argot n.
özel görevi olan memur envoi n.
gizli ve kişiye özel bilgiler confidential and privileged information n.
özel görüşme tete a tete n.
özel göreve verme detail n.
özel anlaşma specialty n.
hakimin özel odası camera n.
tesis (özel bir hizmet için yapılmış) facility n.
özel okul müdiresi headmistress n.
özel ilaç specific n.
özel yaşam privacy n.
özel ad proper name n.
özel kütüphaneler special libraries n.
özel güvenlik kuvveti private security force n.
özel sayı special n.
özel şey specialty n.
özel ilgi alanı specialty n.
özel indirim special n.
çaygillerden bir ağaççık türünün özel işlemlerle kurutulan yaprağı stream n.
özel durum spirit n.
özel yetenek flair n.
özel teşebbüs private enterprise n.
özel hak special right n.
özel oda boudoir n.
ağaçları özel saksılar içinde özel tekniklerle budayarak estetik bir görüntü kazandırma sanatı bonsai n.
özel sevgi partiality n.
özel jüri kararı special verdict n.
özel bir indirim (fiyatta) special n.
özel etiket private label n.
özel tim special team n.
özel gözlem alanı area of special observation n.
özel isim proper name n.
özel ortaokul ve lise prep school n.
özel görevli emissary n.
üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük posh n.
lordların yerel anlaşmazlıklar sebebiyle yargılanmış oldukları altı aylık veya bir senelik özel mahkeme leet n.
özel mülk peculiar n.
özel sekreter private secretary n.
özel okul private school n.
özel ihtiyat funded reserve n.
özel bölüm private parts n.
küçük özel hastane nursing home n.
bilimsel olarak özel öneme sahip görülen ve bu nedenli girişin kısıtlandığı alan site of special scientific interest n.
özel iş firmaları private business firms n.
koleje hazırlayan özel okul prep school n.
hizmet (özel bir) facility n.
özel dil jargon n.
özel kalem müdürü executive assistant n.
özel bir görevle gönderilen kişi emissary n.
özel operasyonlar special operations n.
özel öğretmenlik tutorship n.
özel ses tonu timbre n.
özel olma exclusiveness n.
erkeklere özel parti stag party n.
engelliler için özel eğitim special education for handicapped n.
özel ürün speciality n.
özel hoca tutor n.
özel ulak express n.
garaj ile cadde arasındaki özel yol driveway n.
indirimli fiyattan eşlik eden kişiye çıkarılan özel tarife partner fare n.
özel eğitim öğretmenleri special education teachers n.
özel eşya personal effects n.
özel araba yolu driveway n.
özel ulak courier n.
özel yol private road n.
özel doku parenchyma n.
özel ev private house n.
çok özel hava koşullarında güneş veya ay etrafında ışık çemberi halo n.
özel imkanlar private facilities n.
özel ad (bir ürüne ait) brand n.
özel bilgi privately owned knowledge n.
özel ders süresi tutorial n.
özel ürün specialty n.
gala öncesi özel gösterim preview n.
özel savunma special pleading n.
özel ev partisi private house party n.
özel okul müdürü headmaster n.
özel zevk hobby n.
papazlara özel bölme presbytery n.
büro içerisinde kişiye özel masalar olmaksızın serbestçe çalışılması hoteling n.
yokuştan aşağı kayılan veya bunun için özel hazırlanmış parklarda yapılan bir çeşit kızak etkinliği tubing n.
özel ulak special delivery n.
kızlara özel olan ve genellikle erkeklerin anlam veremediği durum girl thing n.
sahibine özel bilgi proprietary information n.
özel satış override n.
özel olaylar special events n.
özel güç kaynağı dedicated power supply n.
özel daimi komite special standing committee n.
özel teşebbüs yatırımı private enterprise n.
uzun yolculuk (özel bir amaçla yapılan) expedition n.
özel bilgi Proprietary information n.
özel hoca coach n.
özel eşya peculiar n.
özel ilişki private corporation n.
kadının küçük özel odası boudoir n.
özel durum special case n.
özel meclis privy council n.
özel sekreter girl friday n.
özel üniversite private university n.
özel hayatın gizliliği right of privacy n.
özel istihdam bürosu private employment office n.
özel oda retiring room n.
özel durum special occasion n.
özel işlenmiş peynir process cheese n.
özel baskı special edition n.
doğuştan gelen özel yetenek endowment n.
düşmana saldırmaya izinli özel ticaret gemisi privateer n.
özel dedektifler private investigators n.
özel baskı excerpt n.
özel üniforma livery n.
özel baskı special n.
bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya relic n.