camera - Turco Inglés Diccionario

camera

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

camera — Definition

Significado:
kamera
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkæmərə/ – BrE /ˈkæmərə/)
Categoría gramatical:
İsim: camera (cameras)
Sinónimo:
recorder

Significados de "camera" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
camera n. fotoğraf makinesi
The camera has a built-in flash.
Fotoğraf makinesinde dahili flaş bulunmaktadır.

More Sentences
camera n. kamera
All their hearings have taken place in camera.
Tüm duruşmalar kamera önünde gerçekleştirilmiştir.

More Sentences
Photography
camera n. fotoğraf makinesi
The camera has a built-in flash.
Fotoğraf makinesinde dahili flaş bulunmaktadır.

More Sentences
General
camera n. hakimin özel odası
camera n. gizli
camera n. fotograf makinesi
camera n. alıcı
Law
camera n. hakimin odası

Significados de "camera" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
camera dolly n. kamera arabası
cine camera n. sinekamera
film camera n. film makinesi
hidden camera n. gizli kamera
camera stand n. kamera ayağı
camera ready copy n. baskıya hazır nüsha
miniature camera n. 35 mm'lik veya daha dar bir film kullanan fotoğraf makinesi
electronic camera n. elektronik kamera
movie camera n. film makinesi
candid camera n. kamera şakası
studio camera n. stüdyo kamerası
camera prank n. kamera şakası
polaroid camera n. polaroit fotoğraf makinesi
portable camera n. el kamerası
television camera n. televizyon kamerası
pinhole camera n. iğne deliği kamera
candid camera n. kamera şakaları
security camera n. güvenlik kamerası
camera dolly n. şaryo
moving picture camera n. film kamerası
photographic camera n. fotograf kamerası
candid camera n. gizli kamera
underwater camera n. denizaltı kamerası
aerial camera n. hava kamerası
camera car n. şaryo
polaroid camera n. polaroit
digital camera n. dijital fotoğraf makinesi
camera equipment n. kamera ekipmanı
video camera n. video kamera
surveillance camera n. güvenlik kamerası
amateur movie camera n. amatör film kamerası
camera recorder n. kamera kaydedici
hand camera n. el kamerası
hand camera n. portatif kamera
mirror camera n. aynalı kamera
mirror camera n. aynalı alıcı
miniature camera n. minyatür kamera
portable camera n. portatif kamera
closed circuit camera system (cctv) n. kapalı devre kamera sistemi
closed circuit camera system n. kapalı devre kamera sistemi
movable camera n. hareketli kamera
mobile video camera n. hareketli kamera
hand held camera n. el kamerası
camera surveillance system n. kamera izleme sistemi
moving camera n. hareketli kamera
closed circuit camera monitoring system n. kapalı devre kamera izleme sistemi
hidden camera prank n. gizli kamera şakası
hidden camera shooting n. gizli kamera çekimi
camera light n. kamera ışığı
document camera n. doküman kamerası
automatic camera n. otomatik fotoğraf makinesi
camera shyness n. kameralardan utanma
candid camera n. küçük fotoğraf makinesi
cine camera n. film çekme kamerası
single-use camera n. tek kullanımlık fotoğraf makinesi
disposable camera n. tek kullanımlık fotoğraf makinesi
camera shooting location n. kamera çekim mekanı
gopro camera n. aksiyon kamera
on-camera acting n. kamera önü oyunculuğu
security camera records n. güvenlik kamerası kayıtları
bwv camera n. giysiye takılı video
bwv camera n. giysiye takılı video kamerası
body worn video camera n. giysiye takılı video
body worn video camera n. giysiye takılı video kamerası
camera phone n. kameralı cep telefonu
concealed camera n. gizli kamera
bodycam (body camera) n. giysiye takılı kamera
be caught on camera v. kameralara yakalanmak
be caught on camera v. kameraya yakalanmak
install a hidden camera v. (odaya vb) (gizli) kamera koymak
secretly install a hidden camera in a room v. (odaya vb) (gizli) kamera yerleştirmek
secretly install a hidden camera in a room v. (odaya vb) (gizli) kamera koymak
install a hidden camera v. (odaya vb) (gizli) kamera yerleştirmek
turn on the camera v. kamera açmak
install a hidden camera v. gizli kamera koymak
install a hidden camera v. gizli kamera yerleştirmek
place a hidden camera v. gizli kamera koymak
place a hidden camera v. gizli kamera yerleştirmek
pose for a camera v. objektif karşısına geçmek
pose for a camera v. objektifler karşısına çıkmak
pose for a camera v. objektifler karşısına geçmek
be spotted on a security camera v. güvenlik kamerasına yakalanmak
put a camera in someone's bedroom v. birinin yatak odasına kamera yerleştirmek
in camera adj. mahrem
in camera adj. şahsi
in camera adj. gizli
camera-ready adj. baskıya hazır
camera-shy adj. filme alınmaktan ya da fotoğraflanmaktan utanan
camera-ready adj. fotoğraflanmaya hazır (yazı/çizim vs.)
off-camera adj. özel hayatta olan
off-camera adv. özel hayatta olacak şekilde
off-camera adv. özel hayatta
in camera adv. özel olarak
in camera adv. gizlice
Colloquial
atm camera across the street n. yolun karşısındaki bankamatiğin kamerası
a camera shy n. kameradan utanan kimse
a camera shy n. kameralardan utanan kimse
lights, camera, and action! expr. ışıklar, kamera ve motor!
Idioms
shaky camera n. titrek kamera
off camera adv. kamera arkasındaki
off camera adv. kamera dışındaki
off camera adv. kamera arkasındaki
off camera adv. kamera dışında kalan
off camera adv. karenin dışında
off camera adv. kamera arkasında
off camera adv. kamera dışında
on camera adv. kamera önündeki
on camera adv. kamera içinde kalan
off camera adv. gerçek hayatta
on camera adv. kamera önündeki
off camera adv. kamera dışında kalan
on camera adv. karenin içindeki
off camera adv. karenin dışındaki
off camera adv. karenin dışında
off camera adv. gerçek hayatta
off camera adv. karenin dışındaki
off camera adv. kamera arkasında
on camera adv. (kamera) kayda başlama
off camera adv. (kamera) kayda başlamama
off camera adv. kamera dışındaki
on camera adv. kamera içindeki
off camera adv. film, fotoğraf çekilmiyorken
on camera adv. (kamera) kayda geçme
on camera adv. kamera içinde
off camera adv. sette
off camera adv. film, fotoğraf çekilmiyorken
on camera adv. karenin içinde kalan
on camera adv. karenin içinde
on camera adv. kamera önü
on camera adv. kamera önü
off camera adv. sette
on camera adv. film, fotoğraf çekilirken
on camera adv. film, fotoğraf çekilirken
off camera adv. (kamera) kayda geçmeme
off camera adv. karenin dışında kalan
off camera adv. karenin dışında kalan
off camera adv. kamera dışında
lights, camera, action [cliché] expr. ışık, kamera, oyun
Speaking
I don't have a web camera expr. web kameram yok
don't you have a camera expr. sende kamera yok mu
do you have a camera expr. kamera var mı
I don't have a web camera expr. webcamim yok
I haven't got a camera expr. kameram yok
don't you have a camera expr. kameran yok mu
what kind of camera do you have? expr. ne tür bir kameran var?
they were spotted on a security camera three days ago stealing a vehicle expr. üç gün önce bir araç çalarken güvenlik kamerasına yakalanmışlar
the camera cannot lie expr. kamera yalan söylemez
turn that camera off expr. kapat o kamerayı
do you have a camera? expr. kameran var mı?
there is a camera in the room expr. odada kamera var