relic - Turco Inglés Diccionario

relic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

relic — Definition

Significado:
kalıntı, kutsal emanet
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈrɛlɪk/ – BrE /ˈrɛlɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: relic (relics)
Sinónimo:
artifact, remnant
Antónimos:
innovation

Significados de "relic" en diccionario turco inglés : 15 resultado(s)

Inglés Turco
General
relic n. kutsal emanet
Istanbul is home to a substantial part of the relics which belonged to Prophet Muhammad.
İstanbul, Hazreti Muhammed'e ait kutsal emanetlerin önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor.

More Sentences
relic n. kalıntı
The building stands as the last remaining relic of the town's mining history.
Bina, kasabanın madencilik tarihinden geriye kalan son kalıntı olarak durmaktadır.

More Sentences
Construction
relic n. kalıntı
The building stands as the last remaining relic of the town's mining history.
Bina, kasabanın madencilik tarihinden geriye kalan son kalıntı olarak durmaktadır.

More Sentences
General
relic n. eski eser
relic n. rölik
relic n. hatıra
relic n. yadigar
relic n. bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya
relic n. andaç
relic n. naaş
relic n. beden kalıntısı
Biology
relic n. soyu tükenmiş bir flora, fauna veya organizmanın kalıntısı
Social Sciences
relic n. eskide kalmış bir inancın, pratiğin ya da geleneğin izi
Linguistics
relic n. önceden çok yaygın olup daha sonraları yalnızca sınırlı bölgede kullanılmaya başlayan terim, biçim veya telaffuz
Geology
relic n. eski bir yer şekline ait kalıntı

Significados de "relic" con otros términos en diccionario inglés turco: 5 resultado(s)

Inglés Turco
General
relic of the past n. maziden kalan
relic of the past n. geçmişten kalan
Linguistics
relic area n. uzak bölge
relic area n. eski lehçe bölgesi
Star Wars
tusken relic cave n. tusken yadigar mağarası