dalmak - Turco Inglés Diccionario

dalmak

Significados de "dalmak" en diccionario inglés turco : 75 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dalmak dive v.
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
General
dalmak be engrossed in v.
Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
Takeo, matematik problemlerini çözmeye dalmış.

More Sentences
dalmak barge v.
Tom barged into Mary's office with a gun in his hand.
Tom elinde bir silahla Mary'nin ofisine daldı.

More Sentences
dalmak rush into v.
Tom rushed into the room.
Tom odaya daldı.

More Sentences
dalmak be absorbed in v.
He is absorbed in his research.
O, araştırmasına dalmış.

More Sentences
dalmak dip v.
The downhill route dips into the valley.
Yokuş aşağı inen yol vadinin içine dalıyor.

More Sentences
dalmak plunge in v.
The book is approximately 2000 pages long, so be prepared to plunge in.
Kitap yaklaşık 2000 sayfa uzunluğunda, bu yüzden dalmaya hazır olun.

More Sentences
dalmak dive into v.
Are you ready to dive into the art of digital knife throwing and claim your high score?
Dijital bıçak fırlatma sanatına dalmaya ve yüksek puanınızı almaya hazır mısınız?

More Sentences
dalmak fall v.
As he was so tired, he fell fast asleep.
Öyle yorgundu ki derin bir uykuya daldı.

More Sentences
dalmak dash into v.
Anne dashed into the kitchen.
Anne mutfağa daldı.

More Sentences
dalmak dive v.
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
dalmak plunge to v.
Tom plunged to his death.
Tom ölümüne daldı.

More Sentences
dalmak burst v.
You can't just burst into the room without knocking first.
Kapıyı çalmadan odaya öylece dalamazsınız.

More Sentences
dalmak steam v.
Mr. Jackson steamed in and asked for the project file.
Bay Jackson içeri dalarak proje dosyasını istedi.

More Sentences
dalmak sweep v.
She swept into the room as the band started to play.
Grup çalmaya başladığında kız da odaya daldı.

More Sentences
dalmak space v.
Did he say that? I must have spaced out during the meeting.
Bunu o mu dedi? Toplantı sırasında dalmışım herhalde.

More Sentences
Phrasals
dalmak dive in v.
It's dangerous to dive in shallow water.
Sığ suda dalmak tehlikeli.

More Sentences
dalmak dive into v.
Are you ready to dive into the art of digital knife throwing and claim your high score?
Dijital bıçak fırlatma sanatına dalmaya ve yüksek puanınızı almaya hazır mısınız?

More Sentences
Automotive
dalmak dive v.
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
General
dalmak bathe v.
dalmak rush in v.
dalmak meditate v.
dalmak duck v.
dalmak conk v.
dalmak jut into v.
dalmak drop off v.
dalmak involve v.
dalmak bounce v.
dalmak engross v.
dalmak lose oneself in v.
dalmak fling v.
dalmak pitch into v.
dalmak break into v.
dalmak pore over v.
dalmak plummet v.
dalmak pore v.
dalmak groove v.
dalmak drowse off v.
dalmak daydream v.
dalmak nip in v.
dalmak cut into v.
dalmak fall asleep v.
dalmak muse v.
dalmak break v.
dalmak drop v.
dalmak sink into v.
dalmak submerge v.
dalmak contemplate v.
dalmak plunge v.
dalmak immerge v.
dalmak be lost in thought v.
dalmak dove v.
dalmak cave [dialect] v.
dalmak enwallow v.
dalmak lapse v.
dalmak jouk v.
dalmak immerse v.
dalmak implunge [obsolete] v.
dalmak dop [obsolete] v.
dalmak inrush [obsolete] v.
dalmak poach v.
dalmak squatter v.
dalmak deve [dialect] adj.
Phrasals
dalmak spring in v.
dalmak bog in v.
dalmak zone out v.
dalmak caught up in v.
dalmak dunk in (something) v.
dalmak dunk into (something) v.
dalmak switch off v.
dalmak zoom in v.
Idioms
dalmak take a dip v.
Technical
dalmak sink v.
Archaic
dalmak ingross v.
Slang
dalmak pass the fuck out v.

Significados de "dalmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ayaklarını tutarak dalmak jackknife v.
düşünceye dalmak be lost in thought v.
su altına dalmak dive v.
suya dalmak plunge into water v.
gözü dalmak stare v.
suya dalmak duck v.
derinlere dalmak be plunged in thought v.
suya dalmak dive v.
eğlenceye dalmak kick up one's heels v.
balıklama dalmak fling oneself into v.
düşünceye dalmak brood v.
düşünceye dalmak muse v.
lafa dalmak be lost in conversation v.
hafif uykuya dalmak nap v.
uykuya dalmak doze off v.
derin düşüncelere dalmak muse v.
düşünceye dalmak meditate v.
suya dalmak plunge v.
gözü dalmak gaze at v.
çalışmaya dalmak work away v.
hayale dalmak fall into a reverie v.
derine dalmak (balina) sound v.
birden içeri dalmak barge in v.
derin bir uykuya dalmak sink into a deep sleep v.
balıklama dalmak dive headfirst v.
hayale dalmak daydream v.
uykuya dalmak fall asleep v.
balıklama dalmak jump at something v.
derin uykuya dalmak fall fast asleep v.
uykuya dalmak drop asleep v.
sohbete dalmak be deep in conversation with v.
uykuya dalmak drop off v.
uykuya dalmak drift into sleep v.
uykuya dalmak drift off v.
uykuya dalmak dope off v.
uykuya dalmak flake out v.
uykuya dalmak fall into sleep v.
havuza dalmak plunge into the pool v.
uykuya dalmak sink into sleep v.
uykuya dalmak nod off v.
uykuya dalmak go to sleep v.
araya dalmak cut in v.
-e dalmak plunge into v.
hayale dalmak wool-gather v.
uykuya dalmak get off to sleep v.
koyu sohbete dalmak move into deep conversation v.
kalabalığın içine dalmak dive into the crowd v.
kalabalığa dalmak dive into the crowd v.
sessizliğe dalmak lapse into silence v.
sükuta dalmak lapse into silence v.
gözleri dalmak stare into space v.
hayallere dalmak stargaze v.
gözü dalmak stare into space v.
(derinlere) dalmak be in trance v.
tekrar uykuya dalmak get back to sleep v.
hülyaya dalmak dream v.
hülyaya dalmak daydream v.
yatağa dalmak tumble into bed v.
çalılıklara dalmak dive into the bushes v.
tartışmanın ortasına dalmak jump in the middle of the discussion v.
hayallere dalmak daydream v.
suya dalmak dove v.
su altına dalmak dove v.
ayaklarını tutarak dalmak jack-knife v.
kalabalığın arasına dalmak (araçla) plough into a crowd v.
skuba ile dalmak scuba-dive v.
tüple dalmak scuba-dive v.
tefekküre dalmak recollect v.
(zihin) düşünceye dalmak recollect v.
yeniden dalmak redip v.
gaflete dalmak nap v.
uykuya dalmak get asleep v.
düşüncelere dalmak forget one's self v.
düşünceye dalmak amuse [obsolete] v.
(bir şeye) dalmak dive into (something) v.
seyre dalmak gaze off into the view v.
sıvıya dalmak bathe v.
suya dalmak beduck v.
(mecazi anlamda) bir yere dalmak boil v.
derin düşüncelere dalmak wrestle v.
içeri dalmak bulge v.
(mecazen) bir şeye dalmak clap v.
bir şeyin derinliğine dalmak immerge v.
aniden dalmak crater v.
suya dalmak dook v.
suya dalmak douk v.
aniden suya dalmak dop [obsolete] v.
rüyalara dalmak dream v.
düşünceye dalmak dump [obsolete] v.
hayale dalmak fancify v.
hızlıca dalmak pop v.
balık gibi dalmak porpoise v.
yoğun çalışmaya dalmak pore v.
konuya dalmak dive v.
suya dalmak pudder [obsolete] v.
romantik hayallere dalmak romanticise v.
romantik hayallere dalmak romanticize v.
(lafa) dalmak shoot v.
sünger toplamak için dalmak spunge v.
suya dalmak squatter v.
bir şeyin altına dalmak submarine v.
palas pandıras dalmak rattle v.
hayallere dalmak dream v.
aniden dalmak step [obsolete] v.
sünger toplamak için dalmak sponge v.
(düşüncelere) iyice dalmak swamp v.
ayrıntıya dalmak digress v.
düşüncelere dalmak brood v.
pat diye dalmak barge v.
Phrasals
bir yere paldır küldür dalmak barge in v.
içeri dalmak blow in v.
bir yere dalmak duck into v.
birden içeri dalmak barge in some place v.
birden içeri dalmak barge in to some place v.
içeriye dalmak breeze in to some place v.
içeri dalmak barge into v.
birşeye dalmak welter in something v.
kafa göz dalmak lay into v.
içine dalmak dart into v.
bir yere dalmak plunge into something v.
uykuya dalmak pan out v.
aceleyle dalmak fall in [obsolete] v.
içeriye dalmak blow in v.
içeriye dalmak blow into v.
içeriye dalmak blow in v.
içeri dalmak burst in (to some place) v.
içeri dalmak close in v.
hızla içeri dalmak charge in (to some place) v.
hızla içeri dalmak charge into v.
hızla içeri dalmak charge in v.
hayallere/hülyalara dalmak daydream about someone or something v.
suyun/bir sıvı kütlesinin içine dalmak dunk in (something) v.
suyun/bir sıvı kütlesinin içine dalmak dunk into (something) v.
içine dalmak dip in v.
direkt dalmak dive in v.
bir şeyin içine dalmak dive in v.
bir şeyin içine dalmak dive into v.
korkusuzca dalmak dive in v.
balıklama dalmak dive in v.
(bir şeyin) içine dalmak get into (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) bodoslama dalmak whale away at (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) bodoslama dalmak whale into (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) bodoslama dalmak whale on (someone or something) v.
(bir yere) dalmak barrel into v.
(bir yere) dalmak barrel in v.
işe dalmak bury in v.
hemen/acilen dalmak jump on v.
(birine) kafa göz dalmak lay into (someone) v.
(bir şeyin/yerin) içine roket gibi dalmak rocket into (something or some place) v.
hızla (bir şeyin/yerin) içine dalmak rocket into (something or some place) v.