submarine - Turco Inglés Diccionario

submarine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

submarine — Definition

Significado:
denizaltı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌsʌbməˈriːn/ – BrE /ˌsʌbməˈriːn/)
Categoría gramatical:
İsim: submarine (submarines)
Sinónimo:
U-boat (contextual)
Antónimos:
surface ship

Significados de "submarine" en diccionario turco inglés : 42 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
submarine n. denizaltı
The submarine provided up-to-date priceless hydrographic data.
Denizaltı, paha biçilemez güncel hidrografik veriler sağlamıştır.

More Sentences
General
submarine n. denizaltı
The submarine provided up-to-date priceless hydrographic data.
Denizaltı, paha biçilemez güncel hidrografik veriler sağlamıştır.

More Sentences
Marine
submarine n. denizaltı
The submarine provided up-to-date priceless hydrographic data.
Denizaltı, paha biçilemez güncel hidrografik veriler sağlamıştır.

More Sentences
Military
submarine n. denizaltı
The submarine provided up-to-date priceless hydrographic data.
Denizaltı, paha biçilemez güncel hidrografik veriler sağlamıştır.

More Sentences
General
submarine n. denizdibi
submarine n. denizaltı gemi
submarine v. suyun altında olmak
submarine v. suyun altında hareket etmek
submarine v. suyun altında çalışmak
submarine v. suyun altında bulunmak
submarine v. denizaltı kullanmak
submarine v. su altında yüzmek
submarine v. su altı dalış yapmak
submarine v. bir şeyin altına girmek
submarine v. bir şeyin altına dalmak
submarine v. bir şeyin altına geçmek
submarine adj. denizin altında olan
submarine adj. denizaltında yetişen
submarine adj. saklı
submarine adj. gizli
submarine adj. gizemli
submarine adj. su altı
Idioms
submarine n. uzun sandviç
submarine n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
submarine n. bütün bir francala içine et, peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
submarine n. öksüz doyuran sandviç
Technical
submarine v. denizaltı ile saldırmak
Marine
submarine n. su altında seyredebilen taşıt
Gastronomy
submarine n. italyan sandviçi
submarine n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
Marine Biology
submarine n. sualtı organizması
Military
submarine v. denizaltı ile saldırmak
submarine v. denizaltı ile dalış yapmak
Sport
submarine v. (savunma çizgi oyuncusu) karşı iki oyuncuyu atlatmak için baş ve omuzlarını rakip iki oyuncunun önüne atmak
Baseball
submarine n. el/kol altından yapılan atış
submarine v. (topu) el altından göndermek
Slang
submarine n. hizmetçi baldırı
submarine n. palamut
submarine n. kalın sarılmış esrarlı/marihuanalı sigara
submarine n. (kadınların adet dönemlerinde kullandıkları) tampon
submarine v. kazada direksiyonun altına sıkışmak
submarine v. çarpışırken emniyet kemeri kopmak

Significados de "submarine" con otros términos en diccionario inglés turco: 138 resultado(s)

Inglés Turco
General
submarine valley n. denizdibi koyağı
submarine rocket n. denizaltı roketi
submarine valley n. denizdibi vadisi
lifeguard submarine n. kurtarma denizaltısı
submarine plants n. denizdibi bitkileri
submarine chaser n. avcı botu
submarine cables n. denizaltı kabloları
submarine work n. denizaltı işleri
submarine cook n. denizaltı aşçısı
submarine communications cable n. su altı haberleşme kablosu
submarine armor n. dalış giysisi
submarine operations area n. denizaltı harekat sahası
submarine exercise area coordinator n. denizaltı eğitim sahası koordinatörü
submarine armor n. denizaltı zırhı
submarine armor n. dalış zırhı
Idioms
submarine (sandwich) n. uzun sandviç
submarine (sandwich) n. bütün bir francala içine et, peynir ve diğer malzemeler konularak yapılan sandviç
submarine (sandwich) n. (bütün) bir ekmek/francala arasına yapılan sandviç
submarine (sandwich) n. öksüz doyuran sandviç
Politics
submarine launched ballistic missiles n. denizaltı balistik füzeleri
Institutes
chief engineering of submarine scanning n. denizdibi tarama başmühendislikleri
Technical
submarine cable n. denizaltı kablosu
submarine engine n. denizaltı motoru
auxiliary research submarine n. yardımcı araştırma denizaltısı
submarine ladle n. torpido potası
submarine cable n. deniz altı kablosu
submarine cables n. denizaltı kabloları
submarine pipelines n. deniz altındaki boru hatları
submarine telegraph cable n. denizaltı kablosu
submarine telegraph cable n. denizaltı telgraf kablosu
Telecom
submarine cable n. denizaltı kablosu
Electric
submarine cable n. denizaltı kablosu
Aeronautic
anti-submarine warfare n. denizaltılarına karşı savaş
anti-submarine action n. denizaltı savar harekatı
Marine
submarine blasting n. denizaltı patlaması
submarine tillage n. denizaltı tarımı
submarine excursion n. denizaltı gezintisi
submarine canyon n. denizaltı kanyonu
submarine topography n. denizaltı topoğrafyası
submarine spring n. deniz yatağından çıkan kaynak
classification of submarine topography n. denizaltı topoğrafyasının sınıflandırılması
submarine trench n. denizaltı hendeği
submarine landslide n. denizaltı heyelanı
submarine valley n. erozyonla oluşan yeraltı vadisi
submarine ridge n. denizaltı dağ sırası
attack submarine n. saldırı denizaltısı
submarine works n. denizaltı çalışmaları
submarine earthquake n. denizaltı depremi
submarine prospecting n. denizaltı araştırması
submarine oil field n. denizaltı petrol alanı
submarine park n. denizaltı parkı
submarine sightseeing vessel n. denizaltı gezme aracı
submarine forest n. denizaltı ormanı
submarine resources n. denizaltı kaynakları
submarine oil production system n. denizaltı petrol üretme sistemi
submarine pipeline n. denizaltı boru hattı
submarine spring n. denizaltı kaynağı
submarine sightseeing n. denizaltı manzarası
submarine volcano n. denizaltı volkanı
submarine mine n. deniz altı mayını
submarine chaser n. denizaltı avcı botu
Gastronomy
submarine sandwich n. fransız ekmeğinin arasına konan et, peynir, domates, soğan, marul ve çeşni ile yapılan sandviç
submarine sandwich n. italyan sandviçi
Marine Biology
submarine canyon n. deniz altı kanyonu
Environment
submarine slope failure n. deniz dibi yamaç kayması
submarine earthquake n. deniz dibi depremi
submarine volcano n. deniz dibi volkanı
Geography
submarine geomorphology n. denizaltı jeomorfolojisi
submarine relief n. denizdibi engebeleri
submarine valley n. denizdibi koyağı
submarine sill n. denizdibi eşiği
submarine volcano n. denizdibi yanardağı
submarine valley n. denizdibi vadisi
Geology
submarine active fault n. sualtı aktif fayı
submarine slope n. deniz altı yamacı
submarine fan sediment/deposit n. denizaltı yelpaze çökeli
Military
high-speed submarine n. yüksek süratli denizaltı
submarine mine planter n. mayın gemisi
submarine attack nuclear n. nükleer tahrikli denizaltı
nuclear submarine n. nükleer denizaltı
moving submarine haven n. seyyar denizaltı barınağı
submarine action area n. denizaltı faaliyet bölgesi
anti-submarine n. denizaltısavar
submarine net n. denizaltı engel ağı
submarine exercise area n. denizaltı eğitim sahası
submarine launched missile n. denizaltıdan atılan füze
submarine rocket n. denizaltı roketi
submarine mine n. sualtı mayını
submarine base n. denizaltı üssü
submarine patrol area n. denizaltı karakol sahası
submarine chaser n. denizaltı avcısı
submarine torpedo n. denizaltı torpidosu
patrol and anti-submarine warfare ship n. denizaltı savunma harbi ve keşif-karakol gemisi
submarine locator acoustic beacon n. denizaltı yeri tespit eden akustik biykın
submarine mine field n. su altı mayın engeli
submarine mine n. su altı mayını
submarine patrol zone n. denizaltı karakol bölgesi
submarine sanctuaries n. denizaltı sığınakları
submarine striking forces n. denizaltı darbe kuvvetleri
submarine exercise coordinator n. denizaltı tatbikatı koordinatörü
submarine operating authority n. denizaltı harekat makamı
submarine movement advisory authority n. denizaltı harekatı istişare makamı
submarine mining n. denizaltı ile mayın dökme
anti-submarine n. denizaltı savar
submarine-launched ballistic missile n. denizaltıdan atılan balistik füze
submarine plotting board n. denizaltı plot levhası
submarine notice n. denizaltı ilanı
submarine rescue vessel n. denizaltı kurtarma gemisi
unti-submarine warfare n. denizaltı harp
submarine havens n. denizaltı barınakları
submarine movement advisory authority n. denizaltı harekatı danışma makamı
anti submarine rocket n. denizaltı avcı gemisi
submarine mine n. denizaltı mayını
submarine chaser n. denizaltı avlama botu
submarine mine control system n. sualtı mayın ateşleme sistemi
submarine minefield n. sualtı mayın tarlası
distressed submarine personnel n. deniz dibinde hareketsiz kalmış denizaltı personeli
submarine safety lane n. emniyetli denizaltı geçidi
guided missile submarine n. güdümlü mermili
guided missile nuclear submarine n. güdümlü mermili
controlled submarine n. kontrollü denizaltı mayını
life-guard submarine n. kurtarma denizaltısı
lifeguard submarine n. kurtarma denizaltısı
distressed submarine personnel n. acil durumdaki denizaltı personeli
fleet ballistic missile nuclear submarine n. balistik mermili denizaltı
nuclear-powered ballistic missile-firing submarine n. balistik füze atan nükleer denizaltı
submarine hull n. denizaltı gövdesi
non-submarine contact chart n. deniz dibi temas haritası
bess (basic enlisted submarine school) n. temel askeri denizaltı okulu
midget submarine n. cep denizaltısı
fleet ballistic missile submarine n. nükleer tahrikli balistik füze denizaltısı
slcm (submarine-launched cruise missile) n. denizaltından fırlatılan seyir füzesi
Baseball
submarine pitch n. kol altından yapılan atış
submarine ball n. kol altından yapılan atış
Modern Slang
about as useful as a screen-door on a submarine expr. işe yaramaz
about as useful as a screen-door on a submarine expr. gereksiz
about as useful as a screen-door on a submarine expr. önemsiz
about as useful as a screen-door on a submarine expr. değersiz