boil - Turco Inglés Diccionario

boil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

boil — Definition

Significado:
kaynamak, çıban çıkmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /bɔɪl/ – BrE /bɔɪl/)
Categoría gramatical:
İsim: boil (boils); Fiil: boil (boils – boiled – boiling)
Sinónimo:
simmer
Antónimos:
cool

Significados de "boil" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
boil n. çıban
The doctor will remove the boil next week.
Doktor önümüzdeki hafta çıbanı çıkaracak.

More Sentences
boil v. kaynamak
The pot is boiling.
Tencere kaynıyor.

More Sentences
boil v. haşlamak
Tom suggested that I steam vegetables rather than boil them.
Tom sebzeleri haşlamak yerine buharda pişirmemi önerdi.

More Sentences
General
boil n. kaynatma
Boil a bottle of water for 10 minutes to sterilize it.
Sterilize etmek için bir şişe suyu 10 dakika kaynatın.

More Sentences
boil v. kısaltmak
Boil the news down to a hundred words.
Haberi yüz kelimeye kadar kısalt.

More Sentences
boil v. köpürmek
The man was boiling with anger.
Adam öfkeden köpürüyordu.

More Sentences
boil v. kaynatmak
Boil the water before using it.
Kullanmadan önce suyu kaynatın.

More Sentences
boil v. haşlamak
Tom suggested that I steam vegetables rather than boil them.
Tom sebzeleri haşlamak yerine buharda pişirmemi önerdi.

More Sentences
boil v. kaynamak
The pot is boiling.
Tencere kaynıyor.

More Sentences
boil v. kaynatarak yıkamak
My grandmother always boils the clothes.
Büyükannem her zaman çamaşırları kaynatarak yıkar.

More Sentences
Technical
boil v. kaynamak
The pot is boiling.
Tencere kaynıyor.

More Sentences
boil v. kaynatmak
Boil the water before using it.
Kullanmadan önce suyu kaynatın.

More Sentences
Textile
boil v. kaynamak
The pot is boiling.
Tencere kaynıyor.

More Sentences
Medical
boil n. çıban
The doctor will remove the boil next week.
Doktor önümüzdeki hafta çıbanı çıkaracak.

More Sentences
Gastronomy
boil v. kaynar suda pişirmek
Boil the egg for ninety seconds.
Yumurtayı doksan saniye kaynar suda pişirin.

More Sentences
General
boil n. son radde
boil n. galeyan
boil n. kaynama
boil n. kızışma
boil n. şekil veya boyut olarak tohuma benzeyen şey
boil n. çalkalanan sıvı kütlesi
boil n. kaynayan sıvı kütlesi
boil n. hareket eden sıvı kütlesi
boil n. kaynama noktası
boil n. balığın suyu hareket ettirmesi
boil n. suyun set gibi bir yapının altına girmesi nedeniyle toprak yüzeyinde meydana gelen hareket
boil v. fokurdamak
boil v. galeyan etmek
boil v. haşlanmak
boil v. fokurdatmak
boil v. galeyana gelmek
boil v. pişmek
boil v. pişirmek
boil v. sinirden çatlamak
boil v. içinde kaynar sıvı bulunmak
boil v. dalgalandırmak
boil v. çalkalamak
boil v. aceleyle hareket etmek
boil v. gürültülü bir şekilde hareket etmek
boil v. (mecazi anlamda) bir yere dalmak
boil v. yayılmak
boil v. patlamak
boil v. (balık) hızla zıplamak
boil v. (hava) kaynamak
boil v. (hava) aşırı sıcak olmak
boil v. çok sıcaklamak
boil v. derinden üzülmek
boil v. çıban çıkmak
Technical
boil n. kabarcık
boil n. metal banyosunun gaz çıkışı nedeniyle kaynıyormuş gibi göründüğü aşama
boil v. buhar durumuna dönüşmek
boil v. pişmek
boil v. pişirmek
Medical
boil n. kan çıbanı
Gastronomy
boil n. haşlanmış deniz ürünü yemeği
boil n. haşlanmış deniz ürünü yemeğinin servis edildiği davet
boil v. (yiyecek) haşlamak
Chemistry
boil v. buharlaştırma ile ayırmak
boil v. kaynama noktasına gelmek
boil v. kaynama noktasına getirmek
Engineering
boil n. kazıya istenmeyen su ve katı madde akışı

Significados de "boil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
aleppo boil n. halep çıbanı
lime boil n. kireçle kaynatma
head of a boil n. çıban başı
boil-off n. buharlaşma kaybı
boil [dialect] n. kabuklu deniz canlılarının yendiği piknik
boil [rare] n. şahinler
rolling boil n. suyun fokurdaması
boil with rage v. galeyan etmek
boil over v. köpürmek
boil down v. özetlemek
boil up v. fıkır fıkır kaynamak
boil down v. kısaltmak
boil away v. kaynamak
boil down to v. demeye gelmek
come off the boil v. yatışmak
boil over v. galeyana gelmek
make somebody's blood boil v. tepesinin tasını attırmak
boil down v. kısa kesmek
boil up v. coşmak
boil over v. taşmak
boil over v. kudurmak
boil away v. kaynayarak buharlaşıp yok olmak
make somebody's blood boil v. tepesini attırmak
boil off v. zamk gidermek
boil down v. kaynayarak suyunu çekmek
boil down to v. indirgenmek
boil down v. özü kalana kadar kaynamak
make somebody's blood boil v. afyonunu patlatmak
boil over v. taşmak (kaynarken)
boil down v. kısmak
come to the boil v. kaynamak
come to the boil v. kızışmak
boil up v. fokurdamak
boil over with rage v. feveran etmek
boil down v. suyunu çekmek
put something on to boil v. kaynamaya bırakmak
make someone's blood boil v. tepesini attırmak
make one's blood boil v. kanına dokunmak
make one's blood boil v. çok kızdırmak
boil the chickpeas v. nohutları haşlamak
boil profusely v. fokur fokur kaynamak
boil up v. fokur fokur kaynamak
boil egg v. yumurta haşlamak
boil an egg v. yumurta haşlamak
boil an egg v. yumurta kaynatmak
boil egg v. yumurta kaynatmak
come to a boil v. bir taşım kaynamak
boil the potatoes v. patatesleri haşlamak
re-boil v. tekrar kaynatmak
re-boil v. yeniden haşlamak
re-boil v. tekrar kaynamak
re-boil v. yeniden kaynatmak
boil up [australia/new zealand] v. çay yapmak
Phrasals
boil over v. kontrolden çıkmak
boil over with something v. küplere binmek
boil down v. kaynatarak koyulaştırmak
boil (something) out of (something) v. (bir şeyi başka bir şeyden) kaynatarak çıkarmak
boil something out of something v. bir şeyi başka bir şeyden kaynatarak çıkarma
boil something down v. kıvamlandırmak
boil down to (something) v. (bir şey) olana kadar buharlaşmak
boil something down v. kaynatarak yoğunlaştırmak
boil (something) away v. buharlaştırmak
boil something away v. bir şeyi buharlaşana kadar kaynatmak
boil up v. kaynatmak
boil something down v. kaynatarak koyulaştırmak
boil off v. kaynatarak buharlaştırmak
boil with v. galeyan etmek
boil down to something v. bir noktaya varmak
boil with v. ile galeyana gelmek
boil down to v. kısaltmak
boil with something v. bir şeyle feveran etmek
boil with (an emotion) v. (bir duyguyla) galeyan etmek
boil something up v. bir şey haşlamak
boil down to v. azaltmak
boil up v. haşlamak
boil down to v. basitleştirmek
boil out of v. -den kaynatarak buharlaştırmak
boil something away v. bir kimyasalı bir çözeltiden buharlaştırarak ayrıştırmak
boil something away v. bir çözeltiden uçucu bir kimyasalı kaynatarak buharlaştırmak
boil out v. kaynar suyla çıkartmak
boil down to (something) v. (bir şeye/noktaya) varmak
boil down to (something) v. (bir şeyi) buharlaşıp bir şeye indirgenmek
boil something away v. buharlaştırmak
boil something up v. bir şey kaynatmak
boil with something v. bir şeyle kızışmak
boil out v. (bir sıvıdan bir şeyi) kaynatarak buharlaştırmak
boil up v. suda haşlamak
boil with (an emotion) v. (bir duyguyla) galeyana gelmek
boil something down v. bir şeyi basitleştirmek
boil down to v. özetlemek
boil (something) down to (something) v. (bir şeyi bir şeye) kısaltmak
boil out of v. -den kaynatarak çıkartmak/ayrıştırmak
boil down to something v. bir şeyin özü/ana fikri olmak
boil down to v. özetini çıkartmak
boil down to (something) v. ana/temel unsuruna/unsurlarına indirgenmek
boil down to (something) v. (bir şey) kalana kadar buharlaşmak
boil (something) down to (something) v. (bir şeyi bir şeye) indirgemek
boil down to v. -e indirgemek
boil with v. ile kaynamak/kızışmak
boil out v. kaynatarak çıkartmak
boil with something v. bir şeyle galeyan etmek
boil down to (something) v. (bir şeye) indirgenmek
boil (something) away v. (bir şeyi) kaynatarak buharlaştırmak
boil something down v. bir problemi ana hatlarına indirgemek
boil with something v. bir şeyle galeyana gelmek
boil down to something v. bir şeye/yere varmak
boil out v. (bir sıvıdan bir şeyi) kaynatarak ayrıştırmak/çıkartmak
boil with (an emotion) v. (bir duyguyla) feveran etmek
boil with (an emotion) v. (bir duyguyla) kızışmak
Colloquial
boil down v. özetlemek
boil down v. özetini çıkarmak
come to the boil v. kritik noktaya gelmek
come to the boil v. son raddeye gelmek
come to the boil v. kızışmak
Idioms
a blind boil n. baş vermemiş şey
make someone's blood boil v. sinirden kudurtmak
make someone's blood boil v. birisini sıkmak
make someone's blood boil v. sinirlerini ayağa kaldırmak
make someone's blood boil v. birini çok kızdırmak
make someone's blood boil v. çok öfkelendirmek
make someone's blood boil v. gıcık etmek
make someone's blood boil v. küplere bindirmek
go off the boil v. eski canlılığını yitirmek
go off the boil v. durgunlaşmak
go off the boil v. durulmak
be on the boil v. hazır olmak
be on the boil v. hazırlanmak
make one's blood boil v. küplere binmek
make one's blood boil v. çok kızdırmak
make one's blood boil v. öfkelendirmek kanını beynine sıçratmak
can't boil an egg v. yumurta bile kıramaz
come to a boil v. kontrol edilemeyecek noktaya gelmek
bring someone to a boil v. küplere bindirmek
come to a boil v. kaynama derecesine erişmek
make someone's blood boil v. çok sinirlendirmek
come to a boil v. kaynamak
bring someone to a boil v. çok sinirlendirmek
come to a boil v. patlama noktasına gelmek
make someone's blood boil v. çileden çıkarmak
boil something down to something v. özetini çıkarmak
bring someone to a boil v. çileden çıkarmak
come to a boil v. kaynama noktasına gelmek
go off the boil v. etkisini yitirmek
boil down to v. -den ibaret olmak
boil with rage v. küplere binmek
boil with rage v. öfkeden kudurmak
make one's blood boil v. kan beynine sıçramak
lance the boil v. darbeyi vurmak
boil the ocean v. olmayacak şeylerle uğraşmak
boil the ocean v. olmayacak duaya amin demek