kaynama - Turco Inglés Diccionario

kaynama

Significados de "kaynama" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kaynama boiling n.
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
Technical
kaynama boiling n.
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
Automotive
kaynama boiling n.
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
General
kaynama bubble n.
kaynama joining n.
kaynama simmer n.
kaynama teeming n.
kaynama ebullition n.
kaynama boil n.
kaynama conglutination n.
kaynama rebullition [obsolete] n.
kaynama bile [dialect] n.
kaynama itch n.
kaynama priming n.
kaynama simmering n.
Technical
kaynama sticking n.
kaynama coction n.
Automotive
kaynama freezing n.
kaynama seizure n.
Biochemistry
kaynama fusion n.
Military
kaynama ebullism n.

Significados de "kaynama" con otros términos en diccionario inglés turco: 113 resultado(s)

Turco Inglés
General
girdap gibi kaynama gurgitation n.
fokurdayarak kaynama gurgitation n.
kaynama noktası boil n.
içi böcek kaynama bugginess n.
kaynama için gereken ısı derecesi simmer n.
içten içe kaynama simmering n.
pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede) simmer v.
pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede) simmer v.
kaynama noktasına gelmek bile [dialect] v.
kaynama noktasına getirmek bile [dialect] v.
(sıvıyı) kaynama noktasının üzerinde ısıtmak superheat v.
kaynama noktası yüksek heavy adj.
kaynama derecesinde boiling adv.
Colloquial
deniz kenarında insan kaynama beach spreading n.
Idioms
içinde yüzme/ile kaynama veya bolca olma swimming in something n.
fıkır fıkır kaynama piss and vinegar n.
kaynama derecesine erişmek come to a boil v.
kaynama noktasına gelmek come to a boil v.
kaynama noktasına gelmek reach boiling point v.
kaynama noktasına gelmek/erişmek come to a boil v.
bir şeyi kaynama noktasına getirmek bring something to a boil v.
kaynama noktasına ulaşmak reach (a) boiling point v.
(birileri veya bir şeyler) kaynama swimming with someone or something adj.
Technical
ince yüzey kaynama film boiling n.
kaynama sıcaklığı aralığı dağılımı boiling range distribution n.
kaynama ısısı heat of fusion n.
kaynama noktası boiling point n.
kaynama karakteristiği nature of boiling n.
film kaynama film boiling n.
kaynama ile giderilen çözünmüş kalsiyum ve magnezyum bikarbonat gibi tuzların varlığı nedeniyle suyun sertliği hardness temporary n.
kaynama ile giderilemeyen çözünmüş kalsiyum ve magnezyum kiorürler gibi tuzların varlığı nedeniyle suyun sertliği hardness permanent n.
petrolün kaynama noktalarını saptamada kullanılan bir laboratuvar yöntemi englar distillation n.
kaynama noktası yükselimi boiling point elevation n.
kaynama sıcaklığı boiling temperature n.
kaynama noktası diyagramı boiling point diagram n.
kaynama ısısı boiling temperature n.
ortalama kaynama noktası average boiling point n.
düşük kaynama noktalı sıvı low-boiling liquid n.
nihai kaynama noktası final boiling point n.
yüksek kaynama noktalı yağ high boiling oil n.
düşük kaynama noktalı organik bileşikler low-boiling organic compounds n.
eş kaynama azeotropism n.
eş kaynama azeotropy n.
birincil kaynama primary boiling n.
çift kaynama noktaları double boiling points n.
kaynama eğilimi tendency to reboil n.
kaynama noktası ölçeri ebullioscope n.
kaynama gözleyim ebulliocopy n.
kaynama kabarcığı reboil bubble n.
kaynama noktasını yükseltme değişmezi ebulloscopic constant n.
kaynama noktası yükselimi elevation of boiling point n.
kabarcıklı kaynama nucleate boiling n.
kaynama noktasına yakın sıcaklıkta yıkama laundering near the boiling point n.
suyun kaynama noktası altındaki sıcaklığa kadar ısıtılması heating water below boiling temperature n.
kaynama taşı boiling stone n.
kaynama taşı boiling chip n.
denge reflü kaynama noktası equilibrium reflux boiling point n.
kaynama noktasının altında muhafaza etmek simmer v.
kaynama nedeniyle buharlaşmak boil away v.
kaynama noktası yaratmak solder v.
Automotive
kaynama başlangıç gerilimi gassing voltage n.
kaynama sıcaklığı boiling point n.
ıslak kaynama noktası wet boiling point n.
art kaynama afterboil n.
kaynama noktası boiling point n.
kuru kaynama noktası dry boiling point n.
Petrol
yüksek kaynama noktalı sıvı high-boiling liquid n.
(benzin) az uçucu ve yüksek kaynama noktalı low-test adj.
Medical
yüksek kaynama kalıntıları high boiling residues n.
röntgen üzerinde görülen kemik kaynama hattı symphysis n.
Anatomy
kemik kaynama noktası synosteosis n.
köprülü kaynama synostosis n.
Food Engineering
kaynama noktası bubble point n.
kaynama noktası yükselmesi boiling point elevation n.
kaynama noktası boiling point n.
kaynama noktası boiling n.
Gastronomy
kaynama derecesi boiling temperature n.
Physics
kaynama sıcaklığı boiling temperature n.
film kaynama leidenfrost effect n.
film kaynama film boiling n.
suyun kaynama sıcaklığı melting temperature of water n.
suyun kaynama noktası boiling point of water n.
suyun donma ve kaynama noktalarını 0 ve 80 derece olarak kabul eden sıcaklıkölçer réaumur thermometer n.
sıvının kaynama noktasındaki değişimin gözlemlenmesiyle basınç ölçümüne olanak sağlayan cihaz thermobarometer n.
Chemistry
su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu bumping n.
kaynama aralığı boiling range n.
ortalama kaynama noktası average boiling point n.
kaynama noktası yükselimi elevation of boiling point n.
başlangıç kaynama noktası initial boiling point n.
kaynama noktası yükselmesi boiling-point elevation n.
kaynama noktası aracılığıyla ortalama moleküler ağırlığın belirlenmesi ebulliometry n.
kaynama noktası boiling point n.
kreosot yağı düşük kaynama sıcaklığı damıtığı creosote oil lowboiling distillate n.
kreosot yağı yüksek kaynama damıtığı creosote oil highboiling distillate n.
kaynama noktası aracılığıyla ortalama moleküler ağırlığı belirleyen alet ebullioscope n.
kaynama noktası aracılığıyla ortalama moleküler ağırlığı belirleyen alet ebulliometer n.
kaynama noktası aracılığıyla ortalama moleküler ağırlığı belirleme tekniği ebullioscopy n.
kaynama noktası boiling-point n.
tam akışkan geçiş noktası ve 4.2 k derece kaynama noktası arasında normal akışkan halde bulunan sıvı helyum helium i n.
uçucu yağlarda bulunan yüksek kaynama noktalı bir sıvı aldehit decanal n.
uçucu yağlarda bulunan yüksek kaynama noktalı bir sıvı aldehit capraldehyde n.
uçucu yağlarda bulunan yüksek kaynama noktalı bir sıvı aldehit apric aldehyde n.
uçucu yağlarda bulunan yüksek kaynama noktalı bir sıvı aldehit decylaldehyde n.
kaynama noktasına gelmek boil v.
kaynama noktasına getirmek boil v.
kaynama yoluyla çıkarılmak boil off v.
kaynama noktası aracılığıyla ortalama moleküler ağırlığı belirleme tekniğine ait ebullitional adj.
Biochemistry
kaynama noktası ölçümü ebullioscopy n.
Environment
kaynama noktası boiling point n.
Geography
kaynama noktası boiling point n.
Meteorology
kaynama noktası boiling point n.
Engineering
belirli yükseklikte suyun kaynama noktasını belirleyerek yüksekliği ölçen alet hypsometer n.
Slang
kanı kaynama no chill n.