boiling - Turco Inglés Diccionario

boiling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

boiling — Definition

Significado:
kaynama, kaynar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbɔɪlɪŋ/ – BrE /ˈbɔɪlɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim/Sıfat: boiling

Significados de "boiling" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
boiling n. kaynama
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
General
boiling adj. kaynayan
Add the onions to the boiling water.
Soğanları kaynayan suya ekleyin.

More Sentences
Technical
boiling n. kaynama
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
boiling adj. kaynayan
Add the onions to the boiling water.
Soğanları kaynayan suya ekleyin.

More Sentences
Automotive
boiling n. kaynama
At the end of the boiling phase, a warning tone sounds again.
Kaynama aşamasının sonunda tekrar bir uyarı sesi duyulur.

More Sentences
General
boiling n. haşlama
boiling n. kaynatma
boiling adj. kaynatan
boiling adj. kavurucu
boiling adj. köpüren
boiling adj. kızgın
boiling adj. kaynar
boiling adj. çok sıcak
boiling adj. haşlayan
boiling adj. şiddetle çalkalanan
boiling adj. şiddetle dönen
boiling adv. kaynar halde
boiling adv. kaynama derecesinde
boiling adv. aşırı derecede
Technical
boiling n. kaynatma
Food Engineering
boiling n. kaynama noktası
Archaic
boiling n. grup
boiling n. yığın
boiling n. parti

Significados de "boiling" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
concentrate by boiling n. kaynatarak koyulaştırma
pan boiling n. pişirme
boiling water n. kaynar su
boiling cauldron n. kaynayan kazan
boiling oil n. kızgın yağ
boiling pan n. kaynatma tenceresi
concentrate by boiling v. kaynatarak koyulaştırmak
pour pasta into boiling water v. haşlanmış suya makarna dökmek
be boiling with anger v. sinirden kaynamak
boiling hot adj. hamam gibi
boiling over adj. coşkun
boiling hot adj. cehennem gibi
boiling up adv. fokur fokur
in boiling water adv. kaynayan suda
Colloquial
boiling cauldron n. kaynayan kazan
Idioms
boiling point n. sabrının son noktası
boiling point n. taşma noktası
boiling point n. sabrının sınırı
boiling point n. geri dönüşü olmayan nokta
boiling the ocean n. beyhude işlere girme
boiling the ocean n. olmayacak duaya amin deme
boiling point n. çığırından çıkmış bir hal
boiling frog syndrome n. kaynayan kurbağa sendromu
boiling frog n. kaynayan kurbağa
boiling point n. vahim durum
boiling frog n. fark ettirmeden/yavaş yavaş çığırından çıkan durum
boiling frog n. yavaş yavaş gelişen bir durumun/problemin vahim bir hale gelene kadar kendini fark ettirmemesi/fark edilmemesi
boiling frog n. hissettirmeden/alttan alta felakete götüren durum
boiling point n. kritik nokta
keep the pot boiling v. geçinip gitmek
keep the kettle boiling v. bir şeyi sürdürmek
keep the pot boiling v. bir şeyi sürdürmek
have a low boiling point v. çabuk sinirlenmek
have a low boiling point v. kolay sinirlenmek
reach boiling point v. kontrol edilemeyecek noktaya gelmek
reach boiling point v. patlama noktasına gelmek
have a low boiling-point v. çok çabuk sinirlenmek
have a low boiling-point v. çok çabuk öfkelenmek
keep the pot boiling v. ilgiyi canlı tutmak
reach boiling point v. kaynama noktasına gelmek
be at the boiling point v. çok kızgın olmak
keep the pot boiling v. ilgiyi canlı tutmak
keep the pot boiling v. bir şeyi sürdürmek
be boiling with rage v. küplere binmek
reach (a) boiling point v. siniri tepesine çıkmak
reach (a) boiling point v. sabrının sonuna gelmek
reach (a) boiling point v. patlama noktasına gelmek
reach (a) boiling point v. kaynama noktasına ulaşmak
reach (a) boiling point v. vahim noktaya gelmek
reach (a) boiling point v. kritik noktaya gelmek
reach (a) boiling point v. kontrol edilemeyecek noktaya gelmek
reach (a) boiling point v. kontrolden çıkmak
boiling hot expr. çok ama çok sıcak
Speaking
put the pasta in the boiling water expr. makarnayı kaynar suyun içine atın
put the pasta in the boiling water expr. makarnayı kaynar suyun içine atın
Technical
boiling water absorption n. kaynar su soğurması
boiling tub n. kaynatma kazanı
kier boiling plant n. pişirme tesisi
kier boiling jigger n. pişirme jiggeri
boiling flask n. kaynatma kabı
film boiling n. film kaynama
kier boiling fastness n. pişirme haslığı
boiling range distribution n. kaynama sıcaklığı aralığı dağılımı
nature of boiling n. kaynama karakteristiği
boiling point n. kaynama noktası
boiling of sand n. kum kaynaması
boiling test n. pişirme deneyi
boiling fastness n. kaynatma haslığı
kier boiling n. pişirme
partial boiling n. yarı kaynatma
boiling tub n. pişirme kazanı
soda boiling n. soda ile kaynatma
film boiling n. ince yüzey kaynama
laboratory boiling flask n. laboratuvar kaynatma kabı
boiling point elevation n. kaynama noktası yükselimi
boiling temperature n. kaynama sıcaklığı
boiling point diagram n. kaynama noktası diyagramı
boiling-off bath n. zamk giderme banyosu
boiling-off agent n. zamk giderme maddesi
boiling-off loss n. pişirme kaybı
boiling-off loss n. kaynatma kaybı
boiling-of loss n. kaynatma kaybı
boiling-of-bath n. zamk giderme banyosu
boiling-of loss n. pişirme kaybı
fastness boiling n. kaynatma haslığı
fastness kier boiling n. kazanda pişirme haslığı
kier boiling liquor n. pişirme çözeltisi
kier boiling n. kazanda pişirme
boiling off n. zamkını giderme
boiling temperature n. kaynama ısısı
boiling plant n. kaynatma tesisi
average boiling point n. ortalama kaynama noktası
low-boiling liquid n. düşük kaynama noktalı sıvı
final boiling point n. nihai kaynama noktası
high boiling oil n. yüksek kaynama noktalı yağ
low-boiling organic compounds n. düşük kaynama noktalı organik bileşikler
boiling flaks with conical ground joints n. konik traşlı cam bağlantılı kaynatma balon
rapid boiling n. hızlı kaynatma
double boiling system n. çift kaynamalı dizge
primary boiling n. birincil kaynama
double boiling points n. çift kaynama noktaları
boiling water reactor n. kaynar su tepkimeci
elevation of boiling point n. kaynama noktası yükselimi
boiling in water n. suda kaynatma
resistance to boiling aqueous solution of mixed alkali n. alkali karışımı kaynar sulu çözeltisine dayanıklılık
nucleate boiling n. kabarcıklı kaynama
resistance to boiling water n. kaynar suya dayanıklılık
resistance to boiling citric acid n. kaynayan sitrik aside dayanıklılık
resistance of flat surfaces of vitreous and porcelain enamels to pure boiling citric acid n. düz camsı ve porselen emaye yüzeylerin kaynayan saf sitrik aside dayanıklılığı
laundering near the boiling point n. kaynama noktasına yakın sıcaklıkta yıkama
heating water below boiling temperature n. suyun kaynama noktası altındaki sıcaklığa kadar ısıtılması
matter soluble in boiling water n. kaynar suda çözünebilir madde
boiling frog syndrome n. haşlanmış kurbağa sendromu
boiling stone n. kaynama taşı
boiling chip n. kaynatma taşı
boiling chip n. kaynama taşı
boiling stone n. kaynatma taşı
equilibrium reflux boiling point n. denge reflü kaynama noktası
resistant boiling adj. kaynatmaya karşı dirençli
high-boiling adj. yüksek derecede kaynar
Textile
fastness to kier boiling n. kazanda pişirme haslığı
fastness to boiling n. kaynatma haslığı
boiling fastness n. kaynatma haslığı
kier boiling jigger n. pişirme jiggeri
kier boiling liquor n. pişirme çözeltisi
kier boiling fastness n. pişirme haslığı
kier boiling n. pişirme
kier boiling plant n. pişirme tesisi
kier boiling n. kazanda pişirme
fast to boiling adj. kaynatmaya karşı has
resistant to boiling adj. kaynatmaya karşı has
fast to boiling adj. kaynatmaya karşı dayanımlı
resistant to boiling adj. kaynatmaya karşı dirençli
Automotive
boiling point n. kaynama sıcaklığı
boiling the hides n. lastikleri yakma
wet boiling point n. ıslak kaynama noktası
dry boiling point n. kuru kaynama noktası
boiling point n. kaynama noktası
Petrol
high-boiling liquid n. yüksek kaynama noktalı sıvı
Medical
high boiling residues n. yüksek kaynama kalıntıları
Food Engineering
boiling house n. pişirme istasyonu
boiling point n. kaynama noktası
boiling point elevation n. kaynama noktası yükselmesi
pan boiling n. pişirme
hard boiling n. zor pişirme
hard boiling n. yavaş pişirme
Gastronomy
boiling temperature n. kaynama derecesi
hard boiling n. zor pişirme
boiling house n. pişirme istasyonu
hard boiling n. yavaş pişirme