kaynamak - Turco Inglés Diccionario
Historia

kaynamak



Significados de "kaynamak" en diccionario inglés turco : 34 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kaynamak boil v.
General
kaynamak surge up v.
kaynamak bubble up v.
kaynamak join v.
kaynamak stew v.
kaynamak conglutinate v.
kaynamak bubble v.
kaynamak teem v.
kaynamak come to the boil v.
kaynamak be alive with v.
kaynamak well out v.
kaynamak boil away v.
kaynamak founder v.
kaynamak swarm with v.
kaynamak swarm v.
kaynamak ferment v.
kaynamak weld v.
kaynamak teem with v.
kaynamak abound v.
kaynamak be thick with v.
kaynamak well v.
kaynamak surge v.
kaynamak seethe v.
kaynamak boil v.
kaynamak effervesce v.
kaynamak ebulliate [obsolete] v.
Idioms
kaynamak come to a boil v.
kaynamak come to a boil v.
Technical
kaynamak boil v.
kaynamak stick v.
Textile
kaynamak boil v.
Automotive
kaynamak seize v.
Biochemistry
kaynamak fuze v.
kaynamak fuse v.

Significados de "kaynamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 70 resultado(s)

Turco Inglés
General
arada kaynamak pass unnoticed v.
kanı kaynamak take a shine to somebody v.
kanı kaynamak cotton to v.
içten içe kaynamak simmer v.
arada kaynamak get lost in the shuffle v.
kaynamak (kırık bir kemiğin uçları birbirine) set v.
özü kalana kadar kaynamak boil down v.
kanı kaynamak be full of life v.
kaynamak (gizli bir iş) simmer v.
yavaş yavaş kaynamak simmer v.
kanı kaynamak click v.
kanı kaynamak be full of beans v.
kaynamak (öfke vb duygularla için için) simmer with v.
kaynamak (kemik) knit v.
fıkır fıkır kaynamak boil up v.
kanı kaynamak take to v.
kanı kaynamak hit it off with somebody v.
karınca yuvası gibi kaynamak be as busy as grand central station v.
kanı kaynamak hit it off v.
ile kaynamak abound in v.
ünlü kaynamak be packed with celebrities v.
kanı kaynamak take a liking to someone v.
kanı kaynamak take a fancy to something v.
kanı kaynamak take a liking to something v.
kanı kaynamak take a fancy to someone v.
fokur fokur kaynamak boil up v.
fokur fokur kaynamak boil profusely v.
böcek kaynamak be crawling with insects v.
amele kaynamak be crowded with rednecks v.
maganda kaynamak be full of hicks v.
maganda kaynamak be crowded with hicks v.
maganda kaynamak be crowded with rednecks v.
maganda kaynamak be full of rednecks v.
bir taşım kaynamak come to a boil v.
ile kaynamak/dolu olmak/dolup taşmak be flooded with v.
sinirden kaynamak be boiling with anger v.
tekrar kaynamak reboil v.
tekrar kaynamak re-boil v.
Phrasals
araya kaynamak blend in v.
ile kaynamak pullulate with v.
ile kaynamak teem in v.
(bir yer) -ile kaynamak crawling with someone v.
-ile kaynamak bustle with v.
Proverb
başında beklediğin tencere kaynamak bilmez a watched kettle never boils
Colloquial
amele kaynamak be crowded with hicks v.
amele kaynamak be full of hicks v.
maganda kaynamak be full of hicks v.
maganda kaynamak be crowded with hicks v.
böcekle kaynamak be crawling with insects v.
böcek kaynamak be crawling with insects v.
Idioms
birbirine anında kanı kaynamak get on like a house afire v.
arada kaynamak fall/drop/go/slip through the cracks v.
bir şeyle kaynamak be seething with v.
bir kazanda kaynamak row in the same boat v.
böcek/karınca vs. kaynamak crawling with some kind of creature v.
birisine kanı kaynamak take a shine to someone v.
fıkır fıkır kaynamak champ at the bit v.
fıkır fıkır kaynamak be full of piss and vinegar v.
kanı kaynamak hit it off v.
kanı kaynamak develop liking v.
kanı kaynamak take a shine to v.
kanı kaynamak take a fancy to v.
kanı kaynamak take a shine to someone v.
suyu ısınmak/kaynamak one's goose is cooked v.
suyu kaynamak cook one's goose v.
(bir yer) (insan vb.) kaynamak be alive with (people or things) v.
(bir yer) (insan vb.) kaynamak be alive with something v.
Slang
suyu ısınmak/kaynamak be in a pickle v.
suyu ısınmak/kaynamak get in a pickle v.
Gastronomy
yavaş yavaş kaynamak coddle v.